<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/2626 E.  ,  2025/4568 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/2626<br>Karar No : 2025/4568 <br><br>DAVACI : ... Üniversitesi Rektörlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>MÜDAHİL (DAVACI YANINDA): ... Başkanlığı / ... <br>VEKİLİ: Av. ...<br> <br>DAVANIN KONUSU : 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarihli ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 10. maddesinin 1., 3. ve 5. fıkralarının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile birlikte kullanıma yönelik imzalanmış ve halen yürürlükte olan protokollerinin olduğu, bu davayı açmakta menfaatlerinin bulunduğu, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 3. fıkrası gereği müşterek kullanılan hastanede eğitim sorumluluğunun dekana ait olması gerektiği, eğitim sorumluluğunun başhekime verilmesinin sorunlar doğuracağı, Yönetmeliğin üniversitelerinin ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın uygun görüşü alınmadan düzenlendiği, Yönetmeliğin dayanak Kanunun emredici düzenlemesine açıkça aykırı olduğu, düzenlemenin 2547 sayılı Kanuna da aykırı olduğu, bu Kanunda eğitim işinin dekanın asli görevleri arasında sayıldığı, önceki düzenlemenin dayanak Kanuna uygun olduğu, buna karşılık yeni düzenleme ile üst normlara aykırı işlem yapıldığı, başhekimin asli görevi olan hastane yönetimi ve vatandaşa kaliteli hizmet sunumundan uzaklaşacağı, üniversite öğrencilerinin lisans ve yüksek lisans eğitimi ile meşgul olacağı, böylece kamu hizmetinin aksayacağı iddia edilmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında, birlikte kullanıma tâbi birden fazla tesis olabileceği, her bir tesisin geneli için tesiste verilecek eğitim hizmetlerinden sorumlu olarak dekana yardımcı olmak üzere bir eğitim sorumlusu görevlendirileceği öngörülerek eğitim sorumlusunun görevlendirilme usulünün düzenlendiği, Kanun’un 6745 sayılı Kanun ile değişik mevcut hükmünün önceki düzenlemeden farklı olduğu, Yönetmelikte bu farklı durumun gözetildiği, 3359 sayılı Kanun ve Yönetmeliğin 8. maddesinde birilikte kullanılan sağlık tesisinde verilen eğitimin “tamamından sorumlu” olarak yapılacak görevlendirmenin düzenlendiği, Kanun hükmünün birim/program bazlı düzenleme getirmediği, program/birim eğitim sorumluluğu hususunda ek 9. madde ile birlikte bu maddenin yaptığı atıf çerçevesinde aynı Kanun’un ek 1. maddesi hükmünün uygulanacağı, bu çerçevede bu alanda başhekimin sorumlu olduğu, davacı tarafın, “tesis eğitim sorumlusu” ile “birim eğitim sorumlusu” kavramları aynı kavramlarmış gibi Kanuna aykırılık iddialarını ileri sürdüğü, iptali istenilen Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan program yöneticisi ile Yönetmeliğin 8. maddesinde düzenlenen eğitim sorumlusu kavramlarının, uzmanlık eğitimlerinin birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde kurum ve birim bazında yapılmasına göre ayrım göstermekte olduğu, eğitim hizmetlerinin yerine getirilmesinden genel olarak dekan yetkili ve sorumlu ise de; birlikte kullanım ve işbirliği mevzuatına göre başhekimin sağlık tesisindeki her türlü sağlık ve destek hizmeti, üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dahil olmak üzere eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan ve verimli şekilde yürütülmesi için her türlü tedbiri almaya yetkili olduğu, bu konuda dekan ile işbirliği içerisinde çalıştığı göz önüne alındığında, eğitim sorumlusunun dekan tarafından; klinikte yürütülen uzmanlık eğitimi programlarının planlanması, yürütülmesi ve denetiminden sorumlu olan program yöneticisinin ve idari işleyişten sorumlu idari sorumlunun başhekim tarafından görevlendirilmesinin mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olduğundan bozulan kısımla sınırlı olarak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 08/05/2018 tarihli ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile üçüncü fıkrasındaki “hastane yöneticisine” ibaresi “başhekime” ibaresi olarak, 08/05/2018 tarihli ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilmiştir.<br> 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesi ile; 16/6/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, yürürlükten kaldırılmıştır.<br>Açıklanan nedenle, dava konusu Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 02/11/2022 tarih ve E:2019/9580, K:2022/4912 sayılı dava konusu düzenlemelerin kısmen iptali kısmen davanın reddi yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/11/2023 tarih ve E:2023/1002, K:2023/2935 sayılı kararı ile kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. <br> Bunun üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin 9. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 10. maddesinin 1.,3. ve 5. fıkralarında yapılan değişikliklerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br>Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 02/11/2022 tarih ve E:2019/9580, K:2022/4912 sayılı kararıyla, dava konusu 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarihli ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 10. maddesinin 1. fıkrası ile aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan"...uygun..." ibareleri yönünden iptaline; Yönetmeliğin dava konusu diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davacı, davalı ve davacı yanında müdahil tarafından, anılan Daire kararının aleyhlerine ilişkin kısımlarına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/11/2023 tarih ve E:2023/1002, K:2023/2935 sayılı kararı ile Daire kararının, Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "...uygun..." ibarelerinin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, Yönetmeliğin temyize konu diğer kısımları yönünden onanmasına karar verilmiştir. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Kanun'un 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği kurala bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar imkanı tanınmamıştır.<br>Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun - dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle - ek 9. maddesinde, “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar. <br>Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir. <br>Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini, eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz. <br> Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır. <br> Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir. <br> 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır. <br>Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür. <br>Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir. <br>Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir.<br> Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.<br>Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yönetmeliğin, dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibareleri yönünden;<br> 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 1. fıkrasında, Sağlık Bkanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarının, eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak birlikte kullanılabileceği; 2. fıkrasında, birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için birlikte kullanım protokolü imzalanacağı; 3. fıkrasında ise, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği, tesisin üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği ve başhekimin aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı hükmü düzenlenmiştir. <br> Yönetmeliğin, dava konusu 10. maddesinin 1. fıkrasında, birlikte kullanımdaki tesislerde, her uzmanlık eğitimi programı yürütülen birim için uzmanlık eğitimi mevzuatındaki şartları haiz bir program sorumlusunun görevlendirileceği; 3. fıkrasında, program yöneticisinin müfredata uygun olarak ilgili mevzuat çerçevesinde tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesinden sorumlu olduğu; 5. fıkrasında ise program yöneticisinin, programa dâhil olan tüm eğiticilerle birlikte eğitim programını hazırlayarak, başhekimin uygun görüşü ile birlikte ana dallarda ilgili anabilim dalı başkanı, yan dallarda ise bilim dalı başkanı ve anabilim dalı başkanı aracılığıyla Dekana sunarak eğitim programını onaylatacağı, eğitim programı değişikliklerinde de yine başhekimin uygun görüşünün alınacağı kurala bağlanmıştır.<br> Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin birlikte sunulduğu tesisler olup, anılan hizmetlerin etkin ve verimli bir biçimde sunulabilmesi, işbirliği ve koordinasyon içinde hareket edilmesini zorunlu kılmaktadır. <br> Buna göre, program yöneticisi tarafından hazırlanan eğitim programının, sağlık tesisinin uzmanlık programının yürütüldüğü birimlerde uygulanacağı, anılan eğitimlerin ise bu birimlerde sunulan sağlık hizmetleriyle birlikte ve koordinasyon içinde yürütüleceği hususları göz önüne alındığında, eğitim programının hazırlanarak onaylanması ve gerektiğinde değiştirilmesi aşamalarında sağlık tesisinin yönetiminden sorumlu başhekimin uygun görüşünün aranmasında hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarihli ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibareleri yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. İlk karardan önce yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak anılan kararda hüküm kurulmuş olması ve davanın netice olarak yine kısmen iptal, kısmen ret kararı ile sonuçlanmış olması nedeniyle anılan yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; temyiz aşamasında yapılan yargılama giderinin davacının posta avansından karşılandığı görüldüğünden davacı üzerinde bırakılmasına, iş bu kararın tebliği için gerekli olan ... TL posta giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Davanın kısmen retle sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için ilk kararda davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden, bu kararda davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>4. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetlerine göre taraflara iadesine,<br> 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

lisans