<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4021 E. , 2025/4728 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/4021<br>Karar No : 2025/4728 <br><br>DAVACI : ... Sanayi ve Ticaret A. Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLLERİ : Huk. Müş. ...<br> Huk. Müş. ...<br> <br>DAVANIN_KONUSU : 10/02/2022 tarih ve 31746 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, ... Üniversitesi ile şirketlerine ait ... Hastanesi arasında işbirliği protokolü bulunduğu, bu Protokole istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu ile "Sosyal Güvenlik Kurumu/Vakıf Üniversiteleri ile ... Hastane Sağlık Hizmetleri Protokolü" imzalandığı, böylece özel hastanelerinin sağlık uygulama ve araştırma merkezi-üniversite hastanesi niteliği kazandığı, halen bu statüde eğitim-öğretim ve hizmet sunumu gerçekleştirmekte iken dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı, anılan Yönetmeliğin geçici 1. maddesine dayanılarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aralarındaki sözleşmenin feshedildiğine dair işlem tesis edildiği, dava konusu düzenlemenin 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 15. maddesi ile geçici 10. maddesine aykırı olduğu, Kanun'da vakıf üniversitesi ile işbirliği yapan özel hastanenin, vakıf üniversiteleriyle arasındaki işbirliği protokolünün, protokollerde belirlenen sürelerin sonuna kadar mevcut hak ve yükümlülüklerle devam edeceğinin düzenlendiği, ancak dava konusu düzenlemenin buna aykırılık teşkil ettiği, anılan düzenlemenin konuya ilişkin yargı kararıyla korunan statüyü de ihlal ederek kararları uygulanamaz hale getirdiği, nitekim afiliye olan/işbirliği yapan özel hastanenin eğitim öğretim yetkisine de sahip olduğu, tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri bakımından devlet üniversite hastaneleri ile aynı yükümlülükleri haiz olduğu ve aynı fonksiyonu yerine getirdiği, hasta sayısı ve çeşidi yönünden de bunun zorunluluk olduğu, sağlık ve eğitim hizmetlerinin ertelenemez ve ikame edilemez niteliği dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin telafisi güç zararlara neden olacağı, bu nedenle iptaline karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul bakımından, dava konusu düzenlemenin 30/07/2022 tarih ve 31908 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmiş olduğundan davacının işbu davayı açmakta menfaatinin kalmadığı; esas bakımından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 15. maddesi gereğince vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerin belli koşullar çerçevesinde işbirliği yapabileceği, işbirliği yapılan özel hastanenin, sağlık uygulama ve araştırma merkezi, yani üniversite hastanesi olarak kabul edileceği, dolayısıyla aslında üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına eşdeğer konuma geldiği, yine anılan Kanun'un geçici 10. maddesine göre maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılıp uygulanmakta olan protokollerin, protokollerde belirlenen sürelerin sonuna kadar mevcut hak ve yükümlülükleri ile geçerli olacağı, bunun sonucu olarak da bu sürenin sonuna kadar hastanenin üniversite hastanesi niteliğini koruyacağı, yasaya aykırı olarak bu hakların ihlalinin mümkün olmayacağı, dava konusu düzenlenmenin de buna istinaden getirildiği, zira dava konusu Yönetmeliğe göre üniversite hastanesi niteliği taşıyan işbirliği yapılan özel hastanelerin mutlak surette üçüncü basamak olarak basamaklandırılması gerektiği, aslında dava konusu madde ile amaçlananın, vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü sona eren özel hastanenin bu tarihten itibaren dava konusu Yönetmeliğe tabi olması gerektiği, dava konusu maddedeki yazıma dayanarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sözleşmelerin feshedildiği, burada vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastanelerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapmış oldukları sözleşmenin süresi ile işbirliği protokolünün süresinin paralellik göstermesi gerektiğinin ifade edilmek istendiği, düzenlemenin üst hukuk normlarına, hukuka ve hizmetin gereklerine uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava,10/02/2022 tarih ve 31746 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>10/02/2022 tarih ve 31746 sayılı Resmî Gazete'de Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastaneler, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeleri bitiminde bu Yönetmelik hükümlerine tabi olur." hükmüne yer verilmiştir.<br>Söz konusu Yönetmeliğin yayımlanmasının akabinde, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ... Hastanesi ile ... Üniversitesi ... Hastanesine gönderilen ... tarih ve E-... sayılı yazı ile Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 1. maddesi nedeniyle halihazırda Sosyal Güvenlik Kurumu ile afiliye sağlık hizmeti alım protokolü bulunan ve vakıf üniversiteleri ile işbirliği protokolü bulunan özel sağlık hizmeti sunucularının statüleri değişmiş olacağından ve söz konusu hastanelerin talep etmeleri halinde Kurum ile özel sağlık hizmet sunucuları (ikinci ve üçüncü basamak için geçerli olacak) ile yapılan tip sözleşme metnini imzalayabilecekleri düşünüldüğünden "Sosyal Güvenlik Kurumu / Vakıf Üniversitesi ile ... Hastane Sağlık Hizmetleri Protokolü" nün "6.Protokolün feshi" başlıklı maddesinde yer alan "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla protokolü her zaman feshedebilir." hükmüne istinaden Kurum ile afiliye sağlık hizmeti sunucusu olarak imzalanan protokolün fesih edildiği bildirilmiştir. <br>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Hizmet basamakları ve sevk zinciri" başlıklı 70. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun'un uygulanması bakımından sağlık hizmeti sunucuları birinci, ikinci ve üçüncü basamak olarak Sağlık Bakanlığı tarafından basamaklandırılır. Bu basamaklar ve sağlık hizmet sunucuları arasında sevk zinciri; tanı, ön tanı, hekimlerin ve diş hekimlerinin uzmanlıkları dikkate alınmak suretiyle tüm yurtta veya il ya da ilçe bazında Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurum tarafından belirlenir. Aile hekimleri birinci basamak hizmet sunucuları içinde yer alır." hükmüne yer verilmiştir.<br> 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla, bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. <br> Anılan Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Düzenleme görev ve yetkisi" başlıklı 508. maddesinde ise, "Bakanlık görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idarî düzenlemeler yapabilir." hükmü yer almaktadır.<br>Bununla birlikte, 3359 sayılı Kanun'a, 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen ek 15. maddesinde;<br> "Tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri; tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir. İlgili üniversite ve özel hastanenin yetkili makamları arasında işbirliği protokolü imzalanır ve Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun onayıyla uygulamaya konulur.<br>İşbirliği yapılan özel hastane, üniversite için sağlık uygulama ve araştırma merkezi kabul edilir. Burada fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanları, ilgili dekan ve hastane yöneticisinin talebi üzerine rektör tarafından görevlendirilir. Görevlendirilen üniversite personeline kendi mevzuatı uygulanır. İşbirliği yapılan özel hastane, öğretim üyelerinin faaliyetleri ve üniversitenin eğitim ve araştırma işlevleri dışında kendi mevzuatına tabi olmaya devam eder.<br>Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir.” hükmü yer almaktadır.<br>Aynı Kanun'a, yine 6745 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinde ise, "Bu Kanunun ek 15 inci maddesi kapsamındaki usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca üç ay içinde belirlenir.<br>Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce vakıf yükseköğretim kurumlarıyla özel hastaneler arasında yapılmış olup uygulanmakta olan protokoller, protokollerde belirlenen sürelerin sonuna kadar mevcut hak ve yükümlülükleri ile geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. <br>Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığı tarafından, bünyesinde tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi olan vakıf üniversitelerinden sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayanlar ile sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı olmayanların özel hastanelerle işbirliğine dair usul ve esasların belirlenmesi amacıyla Yükseköğretim Kurulunun da görüşü alınarak "Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İşbirliğine İlişkin Usul ve Esaslar" hazırlanmış, 17/05/2017 tarih ve 54567092-010.03-2274 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulmuştur. <br>Söz konusu Usul ve Esasların 5. maddesinin birinci fıkrasında, tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısını sağlayamayan vakıf üniversitelerinin, tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı olan ve fakülteyle aynı ilde bulunan özel hastane ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabileceği; ikinci fıkrasında, işbirliği yapılan hastanenin, üniversite için sağlık uygulama ve araştırma merkezi olarak kabul edileceği; üçüncü fıkrasında da, işbirliği yapılan hastanenin, öğretim üyelerinin faaliyetleri ile üniversitenin eğitim ve araştırma işlevleri dışında 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Özel Hastaneler Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır. Aynı Usul ve Esasların 8. maddesinde, hastanenin kapasitesi ve standartlarına; 9. maddesinde ise, eğitim hizmetlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. <br> Dava konusu düzenleme, Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastanelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeleri bitiminde bu Yönetmelik hükümlerine tabi olacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, 3359 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi gereğince vakıf üniversitesi ile özel hastane arasında yapılmış olan işbirliği protokolü, protokolde belirlenen sürenin sonuna kadar mevcut haliyle ve protokolde belirlenen statü ile hukuken geçerli iken, dava konusu Yönetmelik hükmünde, bu sürenin, işbirliği yapılan özel hastane ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında yapılan sözleşmenin süresiyle sınırlandırıldığı görüldüğünden, anılan düzenlemenin 3359 sayılı Kanun'a aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. <br> Açıklanan nedenle dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 23/10/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ... ile davalı idare vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi:<br><br>MADDİ OLAY : <br>Davalı idare tarafından, sağlık hizmet sunucularının hizmet sunumu bakımından basamağının belirlenmesi amacıyla 10/02/2022 tarih ve 31746 sayılı Resmî Gazete'de Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmelik yayımlanmıştır. <br>Anılan Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastaneler, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeleri bitiminde bu Yönetmelik hükümlerine tabi olur." hükmüne yer verilmiştir.<br>Söz konusu Yönetmeliğin yayımlanmasının akabinde, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ... Hastanesi ile ... Üniversitesi ... Hastanesine gönderilen ... tarih ve E-... sayılı yazı ile Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 1. maddesi nedeniyle halihazırda Sosyal Güvenlik Kurumu ile afiliye sağlık hizmeti alım protokolü bulunan ve vakıf üniversiteleri ile işbirliği protokolü bulunan özel sağlık hizmeti sunucularının statüleri değişmiş olacağından ve söz konusu hastanelerin talep etmeleri halinde Kurum ile özel sağlık hizmet sunucuları (ikinci ve üçüncü basamak için geçerli olacak) ile yapılan tip sözleşme metnini imzalayabilecekleri düşünüldüğünden "Sosyal Güvenlik Kurumu / Vakıf Üniversitesi ile ... Hastane Sağlık Hizmetleri Protokolü" nün "6.Protokolün feshi" başlıklı maddesinde yer alan "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla protokolü her zaman feshedebilir." hükmüne istinaden Kurum ile ... sağlık hizmeti sunucusu olarak imzalanan protokolün fesih edildiği bildirilmiştir. <br>Bunun üzerine, davacı tarafından fesih işleminin dayanağı olarak gösterilen Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Hizmet basamakları ve sevk zinciri" başlıklı 70. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun'un uygulanması bakımından sağlık hizmeti sunucuları birinci, ikinci ve üçüncü basamak olarak Sağlık Bakanlığı tarafından basamaklandırılır. Bu basamaklar ve sağlık hizmet sunucuları arasında sevk zinciri; tanı, ön tanı, hekimlerin ve diş hekimlerinin uzmanlıkları dikkate alınmak suretiyle tüm yurtta veya il ya da ilçe bazında Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurum tarafından belirlenir. Aile hekimleri birinci basamak hizmet sunucuları içinde yer alır." hükmüne yer verilmiştir.<br> 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla, bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. <br> Anılan Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Düzenleme görev ve yetkisi" başlıklı 508. maddesinde ise, "Bakanlık görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idarî düzenlemeler yapabilir." hükmü yer almaktadır.<br>Bununla birlikte, 3359 sayılı Kanun'a, 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen ek 15. maddesinde;<br> "Tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri; tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir. İlgili üniversite ve özel hastanenin yetkili makamları arasında işbirliği protokolü imzalanır ve Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun onayıyla uygulamaya konulur.<br>İşbirliği yapılan özel hastane, üniversite için sağlık uygulama ve araştırma merkezi kabul edilir. Burada fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanları, ilgili dekan ve hastane yöneticisinin talebi üzerine rektör tarafından görevlendirilir. Görevlendirilen üniversite personeline kendi mevzuatı uygulanır. İşbirliği yapılan özel hastane, öğretim üyelerinin faaliyetleri ve üniversitenin eğitim ve araştırma işlevleri dışında kendi mevzuatına tabi olmaya devam eder.<br>Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir.” hükmü yer almaktadır.<br>Aynı Kanun'a, yine 6745 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinde ise, "Bu Kanunun ek 15 inci maddesi kapsamındaki usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca üç ay içinde belirlenir.<br>Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce vakıf yükseköğretim kurumlarıyla özel hastaneler arasında yapılmış olup uygulanmakta olan protokoller, protokollerde belirlenen sürelerin sonuna kadar mevcut hak ve yükümlülükleri ile geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. <br>Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığı tarafından, bünyesinde tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi olan vakıf üniversitelerinden sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayanlar ile sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı olmayanların özel hastanelerle işbirliğine dair usul ve esasların belirlenmesi amacıyla Yükseköğretim Kurulunun da görüşü alınarak "Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İşbirliğine İlişkin Usul ve Esaslar" hazırlanmış, 17/05/2017 tarih ve 54567092-010.03-2274 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulmuştur. <br>Söz konusu Usul ve Esasların 5. maddesinin birinci fıkrasında, tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısını sağlayamayan vakıf üniversitelerinin, tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı olan ve fakülteyle aynı ilde bulunan özel hastane ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabileceği; ikinci fıkrasında, işbirliği yapılan hastanenin, üniversite için sağlık uygulama ve araştırma merkezi olarak kabul edileceği; üçüncü fıkrasında da, işbirliği yapılan hastanenin, öğretim üyelerinin faaliyetleri ile üniversitenin eğitim ve araştırma işlevleri dışında 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Özel Hastaneler Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır. Aynı Usul ve Esasların 8. maddesinde, hastanenin kapasitesi ve standartlarına; 9. maddesinde ise, eğitim hizmetlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Sağlık hizmetinin yerine getirilmesinde görevli bulunan davalı Sağlık Bakanlığının, sağlık kurum ve kuruluşlarının basamaklandırılması konusunda düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu muhakkaktır. Zira, yukarıda yer verilen 5510 sayılı Kanun'un 70. maddesi, 3359 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanılarak çıkarılan dava konusu Yönetmelik ile sağlık hizmet sunucuları; birinci basamak sağlık hizmet sunucuları, ikinci basamak sağlık hizmet sunucuları ve üçüncü basamak sağlık hizmet sunucuları olarak sınıflandırılmış; üçüncü basamak sağlık hizmet sunucularının koşul ve standartları ile izleme ve değerlendirme kriterleri ayrıntılı olarak belirlenmiştir.<br> Anılan Yönetmeliğin -davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- dava konusu geçici 1. maddesinde ise, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastanelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeleri bitiminde bu Yönetmelik hükümlerine tabi olacağı kurala bağlanmıştır.<br> Dava konusu geçici maddenin vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastanelere ilişkin olduğu ve anılan düzenleme nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan sözleşmelerin feshedildiği görüldüğünden, uyuşmazlığa vakıf üniversiteleri ile özel hastaneler arasında yapılan işbirliği açısından bakılması gerekmektedir. <br> 3359 sayılı Kanun'un ek 15. maddesinde, vakıf üniversitesi ile özel hastane arasında yapılacak olan işbirliği yasal dayanağa kavuşturulmuş, bu işbirliğine ilişkin ana esaslar ve koşullar belirlenmiştir. Bununla birlikte, aynı Kanun'da anılan düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce yapılan işbirliği protokollerine ilişkin olarak da özel bir geçiş hükmüne yer verilmiştir. <br> Buna göre, 3359 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce vakıf yükseköğretim kurumlarıyla özel hastaneler arasında yapılmış olup uygulanmakta olan protokollerin, protokollerde belirlenen sürelerin sonuna kadar mevcut hak ve yükümlülükleri ile geçerli olacağı hüküm altına alınmış olup, maddenin yürürlüğe girdiği 07/09/2016 tarihinden önce vakıf üniversiteleri ile özel hastane arasında yapılmış işbirliği protokolleri, mevcut protokolde belirlenen sürenin sonuna kadar geçerliliklerini koruyacaktır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, vakıf yükseköğretim kurumlarıyla özel hastaneler arasında yapılan ve uygulanmakta olan protokollerin süreleri sonuna kadar geçerli olması, vakıf üniversitelerindeki eğitim ve öğretim hizmetlerinin aksamadan devam etmesi amacıyla getirilmiştir. Nitekim anılan hükmün iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi tarafından da bu hususa değinilerek aynı Kararda bundan başka, "vakıf üniversiteleri ile özel hastaneler arasında işbirliğine yönelik bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce yapılmış mevcut protokollerin geçerliliklerini devam ettireceklerinin belirtilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında" olduğu vurgulanmıştır. (Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarih ve E:2016/181, K:2018/111 sayılı kararı.)<br> Kanunla getirilen bu geçici madde kapsamında dava konusu düzenleme irdelenirken kazanılmış hak kavramına da değinmek gerekecektir. Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi kazanılmış hakkı, "özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak, bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunmasıdır. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır." şeklinde tanımlamaktadır. (Anayasa Mahkemesinin 17/03/2011 tarih ve E:2010/106, K:2011/55 sayılı kararı.)<br> Bu nedenle, kanun koyucunun geçici maddeye ilişkin düzenleme yapmasının temel sebeplerinden biri de daha önceki düzenlemelerden doğan kazanılmış hakların korunmasının sağlanmasıdır. Bundan yola çıkılarak 3359 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesiyle anılan maddenin yürürlüğe girdiği 07/09/2016 tarihinden önce vakıf üniversiteleri ile özel hastane arasında yapılmış olan protokoller ile kazanılan hakların, protokollerin süreleri sonuna kadar korunması öngörülmüştür. Başka bir deyişle, belirtilen tarihten önce yapılan işbirliği protokolleri, yapıldıkları andaki mevzuat hükümlerine tabi olacaktır. Bu koruma ve statü kanun koyucu tarafından getirildiği için de, idareler tarafından anılan statüyü değiştirecek ya da ortadan kaldıracak şekilde düzenleme yapılması mümkün olmayacaktır. <br> Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde dava konusu düzenlemeye bakıldığında, Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastanelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeleri bitiminde bu Yönetmelik hükümlerine tabi olacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, 3359 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi gereğince vakıf üniversitesi ile özel hastane arasında yapılmış olan işbirliği protokolü, protokolde belirlenen sürenin sonuna kadar mevcut haliyle ve protokolde belirlenen statü ile hukuken geçerli iken, dava konusu Yönetmelik hükmünde, bu sürenin, işbirliği yapılan özel hastane ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında yapılan sözleşmenin süresiyle sınırlandırıldığı görüldüğünden, anılan düzenlemenin 3359 sayılı Kanun'a aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. <br> Öte yandan, davalı idare savunmasında, vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapılan özel hastanenin, sağlık uygulama ve araştırma merkezi, yani üniversite hastanesi olarak kabul edilmekte olduğu, dolayısıyla aslında üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına eşdeğer konuma geldiği, 3359 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılıp uygulanmakta olan protokollerin, protokollerde belirlenen sürelerin sonuna kadar mevcut hak ve yükümlülükleri ile geçerli olacağı, bunun sonucu olarak da bu sürenin sonuna kadar hastanenin üniversite hastanesi niteliğini koruyacağı, hiçbir şekilde yasaya aykırı olarak bu hakların ihlalinin mümkün olmadığı, dava konusu Yönetmelik maddesinin de, aslında bu düzenlemeye binaen getirildiği, çünkü Yönetmeliğe göre, üniversite hastanesi niteliği taşıyan işbirliği yapılan özel hastanelerin mutlak surette üçüncü basamak olarak basamaklandırılması gerektiği, aslında dava konusu madde ile amaçlananın, vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü sona eren özel hastanenin bu tarihten itibaren Yönetmeliğe tabi olması olduğu, vakıf üniversiteleri ile işbirliği protokolü bulunan özel hastanelerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapmış oldukları sözleşmenin süresi ile işbirliği protokolünün süresinin paralellik göstermesi gerektiğinin ifade edilmeye çalışıldığının belirtildiği görüldüğünden, anılan savunmadan da, dava konusu düzenlemenin ifade ediliş şeklinin, 3359 sayılı Kanun hükmünün getiriliş amacına ve davalı idarenin muradına uygun olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. <br> Nitekim bakılmakta olan uyuşmazlık kapsamında, dava konusu hükmün davacıya ait hastane ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında yapılmış olan sözleşmenin feshine neden olması karşısında, dava konusu hükmün getiriliş amacına uygun düşmemesi dışında uygulamada da karışıklıklara ve yanlış anlaşılmalara sebebiyet verdiği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu 10/02/2022 tarih ve 31746 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetlerine göre taraflara iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
lisans