<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/1030 E. , 2025/1903 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/1030<br>Karar No : 2025/1903 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacı tarafından, daire başkanlığı görevinden alınarak aynı genel müdürlük emrine sağlık uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br> Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacının daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atandığının görüldüğü, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğu, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından ve davacının geçmiş hizmetleri, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, adıgeçenin takdiren atandığı daire başkanlığı kadrosundan alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının sağlık uzmanı olarak atanmasına ilişkin kısma gelince; davacının daire başkanı olarak 3600 ek gösterge ile atandığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 35. maddesinde sayılan yöneticiler arasında bulunmadığı, bu nedenle davacının atanacağı kadro ve pozisyonun, Ek 37. madde uyarınca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin mülga Ek 18. maddesi kapsamında belirleneceği, 3600 ek göstergeli daire başkanlığı görevi sona eren davacının, Ek 18. maddenin 1. fıkrasının "c" bendinin (2) numaralı alt bendi hükmü kapsamında sağlık uzmanlığı kadrosuna atamasına ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; <br>Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 21/11/2024 tarih ve E:2024/3101, K:2024/5673 sayılı kararıyla;<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Hemşirelik Yüksekokulu ön lisans, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu lisans ve Türk Hava Kurumu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sağlık Kurumları İşletmeciliği yüksek lisans programlarından mezun olduğu, 1989 yılında Diyarbakır Merkez 4 Nolu Sağlık Ocağında sağlık memuru olarak göreve başladığı, 1993 yılında Ankara Dr. Z. Tahir Burak Kadın Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yaptığı, 1999-2001 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Merkez Teşkilatı Bilgi İşlem Daire Başkanlığında geçici görevlendirmeyle sağlık memuru olarak kamu hizmetine devam ettiği, 2001-2012 yılları arasında Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yaptığı, bu görevi sırasında davacıya "hasta hakları birim sorumlusu" ve "hasta hakları il koordinatörlüğü" görevi de verildiği, 2012 yılında geçici görevle Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunda sosyal çalışmacı olarak görev yaptığı, 2013 yılında Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunda Destek ve İdari Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığında sosyal çalışmacı olarak görev yaptığı, 2014 yılında geçici görevlendirmeyle İzleme Ölçme ve Değerlendirme Kurum Başkan Yardımcılığında sosyal çalışmacı olarak görev yaptığı, 2014-2017 yılları arasında ... olarak görev yaptığı, davalı idarenin teşkilat yapısı değiştikten sonra ise 30/09/2017 tarihinde Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı olarak atandığı, ... tarih ve ... sayılı işlemle davacının daire başkanlığı görevinden alınarak aynı müdürlük emrinde sağlık uzmanı kadrosuna atandığı, bunun üzerine davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı,<br>Olayda, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak sağlık uzmanı kadrosuna atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında, hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi-belge ve görevden alınmasını gerektirir bir disiplin soruşturması veya idari teklif bulunmadığından, geçmiş hizmetlerindeki görevleri ve süreleri de dikkate alındığında salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ısrar kararının gerekçesiz olduğu; bu zamana kadar bulunduğu görevler incelendiğinde, memur, sosyal çalışmacı, sosyal hizmet uzmanı, birim sorumlusu, danışman ve il koordinatörlüğü görevlerini yürüttüğü, dolayısıyla daire başkanlığı görevine atanmadan önce sırasıyla alt görevlerde uzun yıllar görev yaparak kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde atanmış olduğu ve bu görevi iki sicil döneminden uzun süredir yürüttüğü, daire başkanlığı görevinde yetersiz veya başarısız olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi görevi sırasında herhangi bir disiplin cezası almadığı, adli ya da idari soruşturma geçirmediği, davalı idarenin görevden alınmasını gerektiren somut bir neden ileri sürmediği, takdir yetkisinin kamu yararına, hizmet gereklerine dolayısıyla hukuka aykırı kullanıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacı, ... tarih ve ... sayılı işlem ile Daire Başkanlığı görevinden alınarak aynı genel müdürlük emrine sağlık uzmanı olarak atanmıştır. <br>Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, idari dava türleri sayılmış, iptal davaları; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava türü olarak düzenlenmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmakla birlikte, idarenin diğer işlemleri gibi takdire dayalı idari işlemlerinin de 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı tabiidir. <br>Sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. Öte yandan, idari işlemler, mevzuatında özgülendiği amaca uygun olmak zorunda oldukları gibi bu işlemlerin nihai olarak kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde tesis edilmeleri gerekliliği de idare hukukunun genel ilkelerindendir.<br>İdare hukukunda sebepsiz idari işlem olamayacağından ve idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeyi amaçlayan bir sebebe dayanması gerektiğinden, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının değerlendirilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin yanı sıra kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğunun da idarece yargılama sürecinde verilecek savunmalar ile ibraz edilecek bilgi ve belgelerle ortaya konulması veya bu hususların yargı yerince anlaşılabilir nitelikte olması gerekmektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacının Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Hemşirelik Yüksekokulu ön lisans, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu lisans ve Türk Hava Kurumu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sağlık Kurumları İşletmeciliği yüksek lisans programlarından mezun olduğu, 1989 yılında Diyarbakır Merkez 4 Nolu Sağlık Ocağında sağlık memuru olarak göreve başladığı, 1993 yılında Ankara Dr. Z. Tahir Burak Kadın Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yaptığı, 1999-2001 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Merkez Teşkilatı Bilgi İşlem Daire Başkanlığında geçici görevlendirmeyle sağlık memuru olarak kamu hizmetine devam ettiği, 2001-2012 yılları arasında Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yaptığı, bu görevi sırasında davacıya "hasta hakları birim sorumlusu" ve "hasta hakları il koordinatörlüğü" görevi de verildiği, 2012 yılında geçici görevle Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunda sosyal çalışmacı olarak görev yaptığı, 2013 yılında Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunda Destek ve İdari Hizmetler Kurum ... da ... olarak görev yaptığı, 2014 yılında geçici görevlendirmeyle İzleme Ölçme ve Değerlendirme Kurum Başkan Yardımcılığında sosyal çalışmacı olarak görev yaptığı, 2014-2017 yılları arasında ... olarak görev yaptığı, davalı idarenin teşkilat yapısı değiştikten sonra ise ... tarihinde ... olarak atandıktan sonra davalı idarece, davacının görevinden alınmasını gerektirecek haklı ve hukuki bir sebep gösterilmeksizin, takdir yetkisine dayalı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı ve hukuki bir sebep ortaya konulmadığı gibi dava dosyasından işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca tesis edildiği hususu da anlaşılamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemde sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br>2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br> KARŞI OY <br>X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
lisans