<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2115 E. , 2025/5334 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/2115<br>Karar No : 2025/5334 <br><br>DAVACI : ... Başkanlığı / ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>DAVANIN_KONUSU: 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 23/02/2022 tarih ve 5210 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe konulan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "on beş gün içinde" ibaresi ile "Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır." şeklindeki 2. cümlesinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. <br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "on beş gün içinde" ibaresinin, mülga Yönetmelikte otuz gün olarak belirlendiği, taslaklara ilişkin görüş bildirme süresinin on beş güne düşürülmesinin demokratik hukuk devletinin bir gereği olan katılımcılık ilkesine aykırı olduğu, idare tarafından kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarından usulen görüş alınmasının hedeflendiği, mevzuat taslaklarına görüş bildirmek için tanınan on beş günlük sürenin yeterli ve makul olarak kabul edilemeyeceği, bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları tarafından aylarca çalışılarak hazırlanan mevzuat taslaklarının birbirinden çok farklı konularda olabildiği, nitelikli inceleme yapılması için on beş gün sürenin yeterli olmayacağı, görüş alınmasındaki amacın hasıl olmayacağı, Anayasa'ya, idare hukuku ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu, Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının "Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır." şeklindeki 2. cümlesinin de hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, Türk hukuk sisteminde yer alan zımni ret kurumu ile bağdaşmadığı, dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, usul yönünden, davacının dava konusu Yönetmelik kuralının sivil toplum kuruluşlarına yönelik kısmı bakımından davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığından incelemenin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sınırlı olarak yapılması gerektiği; esas yönünden, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "on beş gün içinde" ibaresi bakımından düzenlemenin, resmi yazışmalarda teknolojik gelişmelerden faydalanılması ve elektronik yazışmanın etkin kullanılması suretiyle mevzuat hazırlama sürecinin hızlandırılması gayesi taşıdığı, taslakların hazırlanmasında katılımcılığa önem verileceği, Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının "Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır." şeklindeki 2. cümlesi bakımından düzenlemenin eski halinin korunduğu, düzenlemenin aksine, görüş verilmemesi durumunda olumsuz görüş verildiğinin kabulü durumunda, olumlu görüşü olan tüm kurum ve kuruluşlar dahil her kurum ve kuruluşun görüş bildirmesi gerekeceği, dava konusu yönetmeliğin hazırlık sürecinde taslak metin hazırlandıktan sonra tüm kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının ve davacı Birliğin de görüşüne başvurulduğu, davacı tarafından taslak halinde sunulan görüşte dava konusu düzenlemeler hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, düzenlemenin üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>DANIŞTAY SAVCISI: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 23/02/2022 tarih ve 5210 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe konulan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "on beş gün içinde" ibaresi ile "Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır." şeklindeki 2. cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 7. Maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde Mevzuat hazırlama usul ve esaslarının belirlenmesi için gerekli çalışmaları yapmak Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış, 537. Maddesinde de "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir." kuralı yer almıştır.<br>Dava konusu Mevzuat Hazırlama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Görüşlerin bildirilmesi başlıklı 7. Maddesinin 2. fıkrasında "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları da taslaklara ilişkin görüşünü on beş gün içinde bildirir. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. <br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almaktadır.<br>Anayasanın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, yasa, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmamaktadır.<br>Hukukumuzda genel olarak sürelerin belirlenmesinde kural koyucunun takdir yetkisinin bulunduğu ancak belirlenecek sürenin hakkın kullanımını zorlaştıran ya da engelleyecek şekilde olmaması gerektiği ilke olarak benimsenmiştir.<br>Bu bağlamda idarenin iç işleyişine dair ve ihtiyari olan taslaklara ilişkin görüş verme hususunda sürenin on beş gün olarak belirlenmesinde takdir yetkisinin kullanılması bakımından hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.<br>Diğer yandan görüş istemlerine on beş gün içinde cevap verilmemesi halinde taslak hakkında eleştiriye değer veya katkı sunulacak bir hususun bulunmadığı sonucuna ulaşılacağından olumlu görüş verilmiş sayılmasında da hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/11/2025 tarihinde, davacı vekili Av....'in ve davalı Cumhurbaşkanlığı vekili Av...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 23/02/2022 tarih ve 5210 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe konulan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "on beş gün içinde" ibaresi ile "Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır." şeklindeki 2. cümlesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Öte yandan; dava konusu kuralların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşları yönünde de düzenlemeler içerdiği anlaşıldığından, davacının kamu kurumu niteliğinde meslek üst kuruluşu olduğu gözetilerek dava konusu kurallara yönelik hukuka uygunluk incelemesi, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları yönünden yapılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br><br>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin düzenlendiği İkinci Kısmında yer alan "Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü" başlıklı 7. maddesinde,<br>" (1) Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:<br>...<br>e) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan mevzuat taslaklarını; Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı Programına uygunluğu açısından incelemek,<br>f) Mevzuat hazırlama usul ve esaslarının belirlenmesi için gerekli çalışmaları yapmak,<br>g) Mevzuatı bilgi işlem sistemi içinde takip etmek,<br>ğ) Resmi Gazete'nin yayımlanmasını sağlamak,<br>...<br>j) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, kararları ile yönetmelik taslaklarını hazırlamak.<br>k) Makam tarafından verilen benzeri görevleri yapmak." hükmüne;<br>"Yönetmelikler" başlıklı 537. madesinde,<br>" (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. <br>Yukarıda aktarılan mevzuata dayanılarak hazırlanan ve 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 23/02/2022 tarih ve 5210 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe konulan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in;<br>"Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde,<br>" (1) Bu Yönetmeliğin amacı; mevzuat taslaklarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.<br>(2) Bu Yönetmelik; Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan mevzuat taslaklarını kapsar.<br>(3) Milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun teklifleri bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır."<br>"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde,<br>" (1) Bu Yönetmelikte geçen;<br>...<br>ç) Mevzuat: Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanı kararı, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemleri,<br>... ifade eder.";<br>"Taslak hazırlamada uyulacak ilkeler" başlıklı 4. maddesinde,<br>" (1) Taslaklar hazırlanırken aşağıdaki ilkelere uyulur:<br>a) Taslaklar üst hukuk normlarına aykırı olamaz.<br>b) Taslaklar düzenleme amacına uygun olarak hazırlanır.<br>c)Taslaklar hazırlanırken yargı kararları, ülkemizin taraf olduğu milletlerarası andlaşmalar, ülkemizin üyesi veya aday üyesi olduğu uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan düzenlemeler, Cumhurbaşkanlığı programı ile kalkınma plan ve programları göz önünde bulundurulur.<br>ç) Taslaklar hazırlanırken düzenlenen alanlara ilişkin mevzuatın tamamı gözden geçirilerek, gerekiyorsa mevcut hükümlerde gerekli değişiklikler yapılır veya anılan hükümlerden ihtiyaç duyulanlar taslağa alınarak ihtiyaç duyulmayan hükümler yürürlükten kaldırılır.<br>d) Çerçeve taslaklarda, ilgili mevzuata işlenemeyecek ve onun dışında kalarak tek metin olma özelliğini bozacak hükümlere yer verilmemesi esastır.<br>e) Taslakların kapsam maddesi, herhangi bir tereddüde yol açmayacak açıklıkta düzenlenir ve amaç maddesinin tekrarı biçiminde yazılmaz. Taslağın kapsamı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmuyorsa taslakta ayrıca kapsam hükmüne yer verilmez.<br>f) Taslakların madde metinleri kısa ve anlaşılır biçimde düzenlenir, zorunluluk bulunmadıkça ayraç içinde açıklayıcı hükümlere yer verilmez.<br>g) Taslakların birden fazla kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına ilişkin hükümler içermesi hâlinde mutabakatla hazırlanması esastır.<br>ğ) Taslakların hazırlanmasında istişare ve katılımcılığa önem verilir." ;<br>"Görüş alma" başlıklı 6. maddesinde,<br>"(1) Cumhurbaşkanlığına sunulmadan önce taslaklar hakkında kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleri gereğince görüş alınması zorunlu olan kurumların ve ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınır. Görüş isteme yazısına, taslak metin, karşılaştırma cetveli, genel gerekçe ile varsa madde gerekçeleri, düzenleyici etki analizi ve bütçe etki formu eklenir. Bu çerçevede ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra;<br>a) Ekonomik ve sosyal politikalar ve tedbirlerle ilgili taslaklar, kamu gelir ve giderlerini etkileyen taslaklar ile mali konuları düzenleyen taslaklar hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının,<br>b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerince Sayıştayın denetim alanına giren mali konularda düzenlenecek yönetmelik ve yönetmelik niteliğindeki düzenleyici işlem taslakları hakkında Sayıştay Başkanlığının,<br>c) Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde hazırlanan taslaklar hakkında Avrupa Birliği Başkanlığının,<br>görüşlerinin alınması zorunludur.<br>(2) Bakanlıklar ile bunlara bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gönderilecek görüş isteme yazısı, taslağın mahiyeti ve aciliyet durumu değerlendirilerek bakan veya ilgili bakan yardımcısı tarafından, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile diğer kurum ve kuruluşlarda ise en üst yönetici tarafından imzalanır.<br>(3) Sayıştay Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığından görüş alınması gereken hâllerde diğer kurum ve kuruluşlardan alınacak görüşlerin tamamlanması ve değerlendirilmiş olması zorunludur.<br>(4) Taslaklar hakkında konuyla ilgili mahallî idareler, üniversiteler, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının, iş ve yatırım ortamına ilişkin taslaklar hakkında ise ayrıca özel sektör paydaşlarının görüşlerinden de faydalanılır.<br>(5) Kamuoyunu ilgilendiren taslaklar, Cumhurbaşkanlığına iletilmeden önce teklif sahibi bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından internet, basın veya yayın aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunulabilir. Bu suretle taslak hakkında toplanan görüşler değerlendirildikten sonra teklifte bulunulur.<br>(6) Cumhurbaşkanlığı taslaklara ilişkin doğrudan görüş alabilir." ;<br>"Görüşlerin bildirilmesi" başlıklı 7. maddesinde,<br>"(1) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları, taslaklara ilişkin görüşlerini en geç on beş gün içinde bildirir. Bu süre, Cumhurbaşkanlığı tarafından istenilen görüşlerde daha kısa olarak uygulanabilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş vermek için ek süre isteyebilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş bildirmekten kaçınamaz. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.<br>(2) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları da taslaklara ilişkin görüşünü on beş gün içinde bildirir. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.<br>(3) Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının taslakları kendi görevleri bakımından incelemeleri esastır. Ancak görüş bildirmeleri istenen kurum ve kuruluşlar hukukun genel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden genel değerlendirmelerini de bildirebilir.<br>(4) Görüşler, EK-1’de yer alan form doldurulmak suretiyle düzenlenebilir formatta görüş isteyen kuruma gönderilir.";<br>"Yürürlükten kaldırılan yönetmelik" başlıklı 30. maddesinde,<br>"(1) 19/12/2005 tarihli ve 2005/9986 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemeleri yer almıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak kanunların uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma yetkileri bulunmaktadır.<br>Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. <br>Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin; ancak kanunda verilmiş olan bir hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.<br> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 7. maddesi ile Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan mevzuat taslaklarını Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı Programına uygunluğu açısından incelemek ve mevzuat hazırlama usul ve esaslarının belirlenmesi için gerekli çalışmaları yapmak görevi Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü'ne verilmiş ve anılan Kararname'nin 537. maddesi ile bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği kurala bağlanmış, verilen yetki doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı tarafından 23/02/2022 tarih ve 5210 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe konulan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik düzenlenmiştir.<br>Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. İdareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda, idarenin düzenleme yetkisine yönelik çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıyla takdir yetkisi olduğu kabul edilmektedir.<br>Anayasa Mahkemesi, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, bu takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (AYM, E:2015/109, K:2016/28, 7/4/2016).<br>Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin düzenleyici işlemleri tesis ederken kullandığı takdir yetkisinin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçü (referans) olarak dikkate alınması mümkündür. Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.<br>Nitekim, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.<br>1-) Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "on beş gün içinde" ibaresinin incelenmesi:<br>Dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırdığı 19/12/2005 tarihli ve 2005/9986 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in (mülga Yönetmelik) 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının mevzuat taslaklarına ilişkin görüşlerini "otuz gün" içinde bildirmesi gerektiği düzenlenmiş; dava konusu kuralın 1. cümlesinde ise bu süre "on beş gün"e düşürülmüştür. <br>İki Yönetmelik arasındaki söz konusu süre farkını davalı idare, mülga Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 17/02/2006 tarihinde mevcut teknolojinin yetersizliği ve/veya azlığı nedeniyle uygulamada genellikle fiziki ortam tercih edilmekte iken dava konusu Yönetmelik'in yürürlüğe konulduğu 24/02/2022 tarihinde teknolojik gelişmelerden yararlanılması suretiyle elektronik ortam üzerinden görüş bildirilmesi esasının kabul edilmesine bağlı olarak ortaya çıkan mevzuat yapım sürecinin hızlandırılması ihtiyacı ve amacı olarak açıklamıştır.<br>Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde de belirtildiği üzere, istişare ve katılımcılığa verilen öneme istinaden mevzuat taslağı hakkında görüşleri sorulan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına görüşlerini bildirmeleri için tanınan on beş günlük sürenin; elektronik yazışma yöntemlerinin ve diğer teknolojik unsurların resmi yazışma usulünde yaygınlaşması sonucu elektronik ortam üzerinden görüş bildirileceği, bu nedenle hakkın kullanımının zorlaştığından bahsedilemeyeceği, ayrıca Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan sürenin de aynı olduğu dikkate alındığında, makul ve yeterli bulunduğu; bu haliyle idarenin takdir yetkisini adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullandığı sonucuna varılmıştır. <br>Her ne kadar Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan on beş günlük görüş bildirme süresinin ek süre istenilmesi halinde uzatılması söz konusu ise de; Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve faaliyet alanının, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görev ve faaliyet alanına nazaran görece daha geniş ve çeşitli olması, Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının -yakın tarihlerde- farklı ve çok sayıda mevzuat taslağı için görüşleri talep edilirken kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına iletilen görüş taleplerinin çok daha sınırlı kalması, dava konusu Yönetmelikte Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüş bildirmekten kaçınamayacağının düzenlenmesi, ayrıca kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından görüş alınmasının çoğunlukla ihtiyari olması karşısında; süre uzatımının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bakımından uygulanmaması eksik düzenleme niteliğinde görülmemiştir.<br>2-) Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının "Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır." şeklindeki 2. cümlesinin incelenmesi:<br>Gerek dava konusu Yönetmeliğin gerekse mülga Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde, süresinde görüş verilmemesi halinde olumlu görüş verilmiş sayılacağı öngörülmüştür.<br>Anayasa’nın 135. maddesinde düzenlenen ve demokratik hayatın vazgeçilmez öğelerinden olan, demokratik katılım ve çoğulculuk ilkeleri çerçevesinde özellikle belirli bir mesleğe yönelik teknik bilgi ve tecrübelerine istinaden görüşüne başvurulan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kendilerine iletilen mevzuat taslaklarına ilişkin görüş taleplerine suskun kalması veya makul bir sürede cevap vermemesinin; mevzuat taslağının sürüncemede kalmasına, buna bağlı olarak da kamu hizmetinin aksamasına neden olabileceği kuşkusuzdur.<br>Bununla birlikte, kamu hizmetlerine hâkim olan ilkelerden biri olan "kamu hizmetinin sürekliliği" kavramı; tatmininde kamu yararı bulunan ortak ihtiyaçların sürekli ve düzenli bir şekilde yürütülmesi ve bu hizmetlerin kesintiye uğratılmamasını ifade eder. Kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi, zaman bakımından (şeklen) kamu hizmetlerinin devamlılığını gerektirmesinin yanı sıra; kamu hizmetlerinin “içerik ve yoğunluk” bakımından (nitelik olarak) da devamlı olmasını gerektirir.<br>Buna göre, kamu hizmetinin düzenli, sürekli, zamanında, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla mevzuat taslaklarına ilişkin görüşlerin bildirilmesi için azami bir süre belirlenmesinde ve belirlenen bu sürede görüş bildirilmemesi halinde olumlu görüş verilmiş sayılacağının düzenlenmesinde hukuka, kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.<br>Nitekim, aynı düzenleme (süresinde görüş verilmemesi halinde olumlu görüş verilmiş sayılacağı) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları bakımından da aynen kabul edilmiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br> 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 18/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
kurum