<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6309 E. , 2025/5548 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/6309<br>Karar No : 2025/5548 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten; ... ve <br> ...'e velayeten ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>TEMYİZ EDEN DAVALI YANINDA <br>MÜDAHİL : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI YANINDA <br>MÜDAHİLLER : 1- ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı yanında müdahil ... tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar vekili tarafından, müvekkillerinin yakını ...'in hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık ... için 500,00 TL maddi (miktar artırımı sonrası 369.701,09 TL), 100.000,00 TL manevi, ... için 500,00 TL (miktar artırımı sonrası 44.538,42 TL) maddi, 125.000,00 TL manevi ve ... için 500,00 TL maddi (miktar artırımı sonrası 58.078,29 TL), 125.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi (miktar artırımı sonrası toplam 472.317,80 TL) ve 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, nispi harcın davalı idareye yükletilmesi gerekirken kendilerine yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmolunan manevi tazminat miktarının düşük olduğu, davalı idare tarafından, Adli Tıp Kurumu raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, olayda hastanın herhangi bir sefalosporin grubu antibiyotiğe karşı alerjisi olduğunu belirtmediği, sadece "..." alerjisi olduğunu belirttiği, anılan ilacın da penisilin grubu bir antibiyotik olduğu, dolayısıyla hastaya bu bilgiler çerçevesinde yapılan "..." isimli ilaç uygulamasının ayrıca alerji uzmanına danışılarak verilmesinin tıbben beklenemeyeceği, hükmolunan tazminat miktarlarının yüksek olduğu, davalı yanında müdahil ... tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunun kendisiyle ilgili kısmı bakımından hüküm kurmaya elverişli olmadığı, herhangi bir kusurunun bulunmadığı, hastanın alerjisinin gelişmesine neden olan "..." isimli antibiyotiğin kendisi tarafından reçete ve enjekte edilmediği, hastada gelişen anaflaktik şokun hekim uygulamasından bağımsız gelişen komplikasyon olduğu, hükmolunan tazminat miktarlarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>A) Temyize Konu Kararın Esasa İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B) Temyize Konu Kararın, Hükmedilen Tazminat Miktarı Üzerinden Hesaplanan Nispi Harç Yönünden İncelenmesi:<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br> 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.<br>Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.<br>Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılması yönünde karar veren İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Bu durumda, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına "İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Hükmedilen toplam 652.317,80 TL tazminat tutarı için belirlenen 44.559,82 TL nisbi karar harcından davanın açılışı sırasında peşin alınan 1.198,84 TL karar harcı ve ikmal edilen 1.610,00-TL nisbi karar harcının mahsubu ile kalan 41.750,98 TL nisbi karar harcının, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca davacıya tamamlattırılması için ilgili Vergi İdaresine müzekkere yazılmasına,' ibaresinin "Hükmedilen tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 44.559,82 TL nispi harçtan peşin olarak yatırılan 1.198,84 TL harcın mahsubu sonucu eksik kalan 41.750,98 TL harcın davalı idareden tahsil edilmesine, 44.559,82 TL nispi harçtan peşin olarak yatırılan 1.198,84 TL nispi harcın davalı idareden alınarak davacılara verilmesine şeklinde düzeltilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin esas yönünden REDDİNE, nispi karar harcı yönünden KABULÜNE, davalı idarenin ve davalı yanında müdahil ...'in temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2025 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, nispi karar harcı yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmış, Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar ve ilam harcı alınacağı belirtilmiştir.<br>Harçlar Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerinden anlaşılacağı üzere, yargı harçlarının mükellefi davayı açan kişiler yani davacılardır. Dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının dörtte birini oluşturan kısmı, harcın kanuni mükellefi olan bu kişiler tarafından ödenerek dava açılmaktadır. Yine aynı yasal düzenlemeler uyarınca, mahkemece hüküm altına alınan değer (yani kabulüne karar verilen miktar) üzerinden hesaplanan nispi harç tutarından, davanın açılması aşamasında peşin olarak ödenen nispi harç miktarı düşüldükten sonra kalan bakiye nispi karar harcının da kanuni mükellef olan davacılara tamamlattırılması yolunda hüküm kurulması, hüküm fıkrasının devamında ise, artık gelinen aşama itibariyle "yargılama gideri" niteliğini kazanan söz konusu harcın yargılama tekniğine uygun olarak davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine hükmedilmesi icap etmektedir.<br>Mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcından, davanın açılması aşamasında peşin alınan kısım mahsup edildikten sonra kalan bakiye harcın, yargılama tekniğine uygun olarak nasıl olsa sonuç itibariyle bu harcın yargılama giderleri kapsamına dahil olacağı ve davalı idarece davacıya ödeneceği yaklaşımıyla, davalı idarece (ilgili tahsil birimine) ödenmesine hükmedilmesi yargı harcının bir türü olan nispi karar harcının yasal mükellefinin yargı kararıyla değiştirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Kaldı ki, böyle bir yaklaşım başka olumsuz neticelerin doğmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu bağlamda, iyi niyetle hareket ederek yargı kararıyla kendisine harç ödeme yükümlülüğü getirilen bir davalı idarenin, söz konusu dosyaya ilişkin kararda aleyhine hükmedilen nispi karar harcını ödemek için ilgili tahsil dairesine müracaat etmesi durumunda bile harcın kanuni mükellefi olmaması nedeniyle kendisinden harç tahsilatı yapılamaması durumu söz konusu olabilecektir. Başka bir olumsuzluk ise, mahkeme kararında bakiye nispi karar harcının davalı idarece ödenmesine hükmedilmesine rağmen ilgili idarece harcın mükellefinin davacı olduğu değerlendirmesiyle ödeme yoluna gidilmemesi halinde yargı kararında hükmedilen harcın (harca konu olan yargılama hizmeti verilmiş olmasına rağmen) maliye hazinesine girmemesi durumuyla karşılaşılabilecektir. Zira, böyle bir karar nedeniyle peşin alınan nispi karar harcının bakiye kısmının tahsili için ilgili tahsil birimine kendiliğinden harç tahsil müzekkeresi yazılmayacağından, tahsil biriminin re'sen harekete geçerek tahsilat yoluna gitmesi de mümkün olmayacaktır. Oysa, nispi karar harcının ödenmesi ile ilgili olarak yukarıda aktarılan hukuka uygun yöntemin işletilmesi yani harcın kanuni mükellefi olan davacı(lar) tarafından ödenmesine karar verilmesi durumunda, uygulamada, kararın taraflara tebliği aşamasında, idari yargı merciince, (harcın yasal mükellefi olan) davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılarak harcın tahsiline imkan hazırlandığı ve maliye hazinesine dahil olması gereken nispi harcın boşlukta bırakılmamasına özen gösterildiği bilinmektedir. <br>Öte yandan, yargılama faaliyetleri nedeniyle maliye hazinesine dahil olan tek maddi değer, yargı harçlarıdır. Bu harçlar ancak mükellefi tarafından ödenmekle devlet maliyesine gelir olarak dahil olur. Aralarında yargı harçlarının (başvuru, karar ilam harçları) da bulunduğu yargılama giderleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31 inci maddesinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıf yapılmak suretiyle düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332 nci maddesinin 1 inci fıkrasında; yargılama giderlerini mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir. Bu itibarla, mahkemece re'sen hükmedilecek giderler arasında olan yargı harçlarının yükletileceği taraf belirlenirken hem tarafların davadaki haklılık durumunun hem de harcın mükellefi ile ilgili hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.<br>Tüm bu olası hukuka aykırı durumların bertaraf edilebilmesi için, bakiye nispi karar harcının, harcın kanuni mükellefi olan davacıya tamamlattırılmasına ve bunun sağlanabilmesi için de ilgili tahsil dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına hükmetmek gerekmektedir. Buna göre; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının davanın açılması aşamasında peşin olarak yatırılan harç mahsup edildikten sonra (şayet başlangıçta peşin olarak ödenen harç, hükmedilen miktar nedeniyle hesaplanan nispi karar harcından düşük ise) bakiye nispi karar harcının önce davacılara tamamlattırılması daha sonra tamamının yargılama gideri olarak dikkate alınmak suretiyle davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden ve temyize konu mahkeme kararında da bu şekilde hüküm kurulduğundan çoğunluk kararına nispi harçla ilgili hüküm yönünden katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>
kurum