<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/16439 E.  ,  2025/4184 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/16439<br>Karar No : 2025/4184<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden incelenmeden gerekçesiz bir şekilde istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden, kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği ve masumiyet karinesinden yaralanma hakkının OHAL dönemlerinde dahi askıya alınamayacağı, KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle somut hiçbir delil gösterilmeden terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, iltisak ve irtibat gibi belirsiz kavramlar üzerinden kanunilik ilkesine aykırı şekilde işlem tesis edildiği, Bank Asya'daki ilk hesabını 2010 yılında açtığı ve bu yıl içerisinde beş farklı vadesiz mevduat hesabının bulunduğu, başkaca bir hesabının bulunmadığı, Masak raporundan da görüleceği üzere 2013 yılı sonrasında aylık toplam bakiye değerlerinin sıfır olduğu ve herhangi bir işlem bulunmadığı, bu banka hesabının 2010 yılında özel eğitim kurumunda çalışırken maaş hesabı olarak kullanıldığı, ilgili kurumdan ayrılması akabinde kullanılmadığı, örgütsel faaliyet kapsamında bir işlem gerçekleştirilmediği, dört yıl boyunca çalıştığı kurumun FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkili olduğunu bilmediği, kaldı ki o dönem itibariyle bu yapının ülke genelinde bir eğitim ve ahlak hareketi olarak bilindiği, Aktif Eğitimciler Sendikası'nın örgütle bağlantısını bilmediği, sendika üyeliğinin örgütsel irtibat ve iltisak saikiyle gerçekleştirildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, tamamen muhtaç kişilere yardımda bulunmak amacıyla diğer yardım kuruluşları ve derneklere gönderdiği gibi Kimse Yok Mu Derneğine de bağışta bulunduğu, bu hususun örgüt ile irtibat ya da iltisak olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

kurum