<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2262 E.  ,  2025/4464 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/2262<br>Karar No : 2025/4464 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan ...'nin Mardin İl Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken 30/11/2015 tarihinde katıldığı Mardin ili, Derik ilçesinde bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik başlatılan operasyonda yaralanarak engelli hale gelmesinde davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile 600.000,00 TL manevi, eşi ... için 125.000,00 TL manevi, diğer davacı kardeşi ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılardan ...'nin Mardin İl Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken 30/11/2015 tarihinde Mardin ili, Derik ilçesinde birliğince icra edilen operasyon sırasında bölücü terör örgütü mensupları tarafından açılan ateş sonucu ağır şekilde yaralandığı, görevin ifası sırasında ve görev nedeniyle meydana gelen zarar ile eylem arasındaki nedensellik bağının varlığı da gözetildiğinde, uğranılan maddi ve manevi zararların kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi kapsamında karşılanmasının gerektiği, ...'ye sağlanan maddi yararlar dikkate alındığında adı geçenin maddi zararlarının karşılandığı ve aktif ve pasif dönemde karşılanmamış maddi bir zararının bulunmadığı, davacılardan ...'nin görevin ifası sırasında gerçekleşen terör saldırısı sonucu yaralanması nedeniyle, görevini ifa ettiği sırada manevi zararı doğuran yaralama olayının gerçekleşmiş olması ve adı geçene atfı kabil bir kusurun da bulunmaması karşısında davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle ... için 125.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL, kardeşi ... için ise 20.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacılardan ...'nin maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden davanın kısmen kabulüne, toplam 195.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 29/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, davacılardan ...'nin görme yetisini kaybettiği, maddi tazminat isteminin bilirkişi incelemesi yapılmaksızın reddedildiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu, bu tutara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir. <br>Davalı idare tarafından, olayda manevi tazminata hükmedilmesi için aranan şartların gerçekleşmediği, manevi tazminatın ölçülülük ilkesi de gözetilerek belirlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Davacılardan ...'nin Mardin İl Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken, 30/11/2015 tarihinde katıldığı Mardin ili, Derik ilçesinde bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik başlatılan operasyonda yaralandığı, davacılar tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılanması istemiyle 25/11/2016 tarihli dilekçeyle başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun zımnen reddi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>1) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısımlarına Karşı Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. <br>2) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan ...'nin Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: <br>Olayda, davacılardan ...'nin Mardin İl Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken, 30/11/2015 tarihinde katıldığı Mardin ili, Derik ilçesinde bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik başlatılan operasyonda yaralandığının sabit olduğu, bu itibarla, tazminata yürütülen bir kamu hizmetinin bünyesinde taşıdığı riskler nedeniyle kamu personelinin uğramış olduğu zararların kusur şartı aranmaksızın giderilmesini öngören mesleki risk ilkesi uyarınca hükmedilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında bu yönden isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğradığı kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İşgücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.<br> İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.<br>Temyize konu kararla hukuka ve usule uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, ...'ye Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında 182.510,20 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 15/05/2017 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında görevdeki emsallerinin aldığı emsal aylığı kadar vazife malullüğü aylığı bağlandığı, söz konusu aylığa adı geçenin bakıma muhtaç olması nedeniyle bakıcı ücretinin ilave edildiği, ayrıca davacıya müsteşar aylığının 30 katı tutarı olan 155.002,50 TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği ve ödendiği, diğer taraftan davacıya 5434 sayılı Kanunun Ek 79. Maddesi uyarınca ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirildiği ve yıl bazında ödendiği, sağlanan bu maddi yararlar dikkate alındığında ...'nin maddi zararlarının karşılandığı ve adı geçenin aktif ve pasif dönemde karşılanmamış maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verildiği görülmektedir.<br>“Tam bağımlı engelli”, “ağır özürlü” ya da “bakıma muhtaç” gibi kavramlarla ifade edilir hale gelen ve bu durumu sağlık kurulu/bilirkişi raporuyla tespit edilen kişiye (kalıcı) bakıcı giderinin ödenmesi hususunda tartışma bulunmamaktadır.<br>Öncelikle, efor tazminatı ile bakıcı giderinin birlikte verilip verilemeyeceği hususuna yönelik olarak 10/02/2025 tarihli Dairemizin başkan ve bütün üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen büyük heyette;<br>"Efor" tazminatı ve "bakıcı" tazminatının ayrı tazminat kalemleri olduğu, bir başka ifadeyle geçici ve/veya kalıcı sakatlığın neden ve tesiri neticesinde meydana gelen efor/güç kaybına bağlı olarak uğranılan geçici ve/veya kalıcı işgöremezlik zararının ayrı, kalıcı sakatlık nedeniyle zarar görenin bakıcı yardımına ihtiyacı olduğunun tespit edilmesi halinde bakıcıya ödeyeceği ücret gideri karşılığı uğranılan zararın ise ayrı bir zarar kalemi olduğu, her iki zarar kaleminin amaç ve kapsamının farklılık arz ettiği, her iki tazminat kaleminin birlikte verilmesinin mükerrerliğe yol açmayacağı yolunda karar verilmiştir.<br>Buna göre, Dairemizin başkan ve bütün üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda alınan ilke kararı gereğince efor tazminatı ve bakıcı giderinin birlikte verilemeyeceği hususundaki uygulamadan dönülmüştür. Esasen, bireylerin makul güvenlerinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesi, içtihadın değişmezliği şeklinde bir hak bahşetmemektedir. (Unedic/Fransa, B. No:20153/04, 18/12/2008, S 74; Nejdet Şahin ve Perihan Şahin / Türkiye, S 58). Mahkemelerin yorumlarında dinamik ve evrilen bir yaklaşımın sürdürülememesi reform ya da gelişimi engelleyeceğinden kararlardaki değişim, adaletin iyi idaresine aykırılık teşkil etmez. (Atanasovski/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No:36815/03, 14/01/2010. S 38).<br>Bakılan uyuşmazlıkta, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına göre, ...'nin rahatsızlığının 30/11/2015 tarihindeki yaralanmaya bağlı olduğu, birinci derecede vazife malulü olduğu, maluliyetinin sürekli olduğu, yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olduğu görülmekte olup, bu durumda adı geçenin günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.<br>Dava konusu olay nedeniyle davacı ...'nin talep ettiği efor (güç kaybı) tazminatının hesaplanması için, meslekte kazanma güç kaybı oranının tespit edilmesi, bu tespit yapılırken de 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenecek sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir. <br>Bu durumda, anılan Yönetmeliğe göre alınacak sağlık raporunda belirtilen güç (efor) kaybı oranı esas alınmak suretiyle aşağıdaki ilkeler çerçevesinde hesap bilirkişisince yeniden hesaplama yapılmalıdır.<br>Davacının aktif dönemdeki, (olay tarihinden yasal emeklilik yaşının sonuna kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.<br>Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle ( AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir. <br>Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.<br>Bununla birlikte; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya ödenen nakdi tazminatın ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin de olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi zarar tutarından, rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin mahsup edilmesi; vazife malullüğünü gerektiren olay olmasaydı davacının kamu görevlisi olmanın doğal ve olağan sonucu olarak almaya devam edeceği aylıkları, emsaline ödenen görev aylığı kadar olan bir tutarda vazife malullüğü aylığı olarak 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre almaya devam ettiği ve yine yasal olarak emekli olacağı tarihte alacağı emekli ikramiyesinin de bu Kanun'a göre emsali kamu görevlisinin görev aylığı üzerinden ödendiği dikkate alındığında, vazife malullüğü aylığı ile emekli ikramiyesinin hesaplanan efor/güç kaybı zararından mahsup edilmemesi gerekmektedir. <br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı ...'nin aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararına karşılık ödenmesi gereken tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak adı geçene ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacı ...'nin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyine konu kararının davacıların manevi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA, davacılardan ...'nin maddi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde davacı ...'nin manevi istemi yönünden oy çokluğuyla, davacıların diğer istemleri yönünden oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br>(X) - KARŞI OY :<br>Temyize konu karar ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararıyla, davacı ...'nin manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 125.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmişse de manevi tazminatın, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde ve dava konusu olay sonrasında davacının fokal beyin yaralanmasının bulunduğu, iki gözünün de görme yetisini kaybettiği, sürekli suretteki bu maluliyeti nedeniyle yaşamak için bir başkasının yardım ve desteğine muhtaç olduğu dikkate alındığında davacı ...'nin manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu, manevi tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesi, makul ve hakkaniyete uygun olarak yeniden tazminat miktarının belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının da bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına bu yönden katılmıyorum.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

kurum