<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/2783 E. , 2025/5944 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/2783<br>Karar No : 2025/5944 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : I- (DAVACILAR) <br> 1- ... 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> II- (DAVALI)<br> ... İl Özel İdaresi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DİĞER DAVALI : ...Birliği<br> ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ...'nin 19/05/2020 tarihinde Iğdır ili, Aralık ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan ... numaralı orta gerilim elektrik direğinde kaçak akıma kapılarak vefat etmesinden kaynaklanan zararların giderilmesinin idarenin sorumluluğunda bulunduğu iddiasıyla ve bunların giderimi talebiyle 01/07/2021 tarihinde yaptıkları başvurularının ilgili gerilim hattı direğinin Aralık İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliğine devredildiğinden bahisle Iğdır İl Özel İdaresi Hukuk Müşavirliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddi nedeniyle; meydana gelen zararları kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maddî zararlarına karşılık anne ve baba yönünden ayrı ayrı 15.000,00-TL (miktar artırımı suretiyle anne ... için 382.912,34-TL ve baba ... için 358.168,78-TL olmak üzere) defin-cenaze giderlerine mukabil ayrı ayrı 10.000,00-TL ve manevî zararlarına karşılık ayrı ayrı 250.000,00-TL'nin olayın meydana geldiği 19/05/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; söz konusu vefat olayında müteveffa ...'nin orta gerilim elektrik direğine tırmanarak direğin orta kısmında bulunan korkuluk demirlerini de aşması üzerine elektrik akımına kapılarak vefat ettiği, müteveffanın olayda asli ve %75 oranda kusurlu olduğu, (kusur durumu müteveffanın yaşının 13 olmasından ötürü kontrol ve gözetim yükümlülüğü bulunan anne baba için takdir edilmiştir) idarenin ise orta gerilim elektrik direğinde tehlike uyarı ölüm levhası olmaması nedeniyle tali ve %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, aktüerya bilirkişisinin hazırladığı rapor uyarınca, idarenin olayda %25 kusurlu olduğu gözetilerek, anne ... için 95.728,08-TL, baba ... için 89.542,19-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 185.270,28-TL tutarındaki maddi tazminatın, davacılar yakını ...'nin hayatını kaybetmesi dolayısıyla davacıların duydukları üzüntünün karşılığında sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak ve hakkaniyet ölçülerine uygun görülen; anne ... için 35.000,00-TL, baba ... için 35.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 70.000,00-TL tutarındaki manevi zararın davalı idarece tazmini gerektiği, Mahkemece 29/11/2022 ve 28/02/2023 tarihlerinde yapılan ara kararlar ile defin- cenaze giderlerine ilişkin olarak yapılan harcamalara ait faturaların istenildiği ancak dava dosyasına herhangi bir faturanın ibraz edilmediği görülmekle tazminat davalarında ancak kanıtlanabilen maddi zararların tazmini mümkün olup, ihtimale dayalı tazminat taleplerinin gerçek zarar ilkesi kapsamında karşılanması mümkün olmadığı gibi bir kişinin hangi sebeple olursa olsun ölümü halinde yakınları tarafından bir kısım giderlerin her halde yapılacağı açık olduğundan olayda bu kısım açısından her halde yakını ölümü sebebiyle bir kısım masrafların yapılacağı gerçeği karşısında davacılar tarafından ayrı ayrı 10.000,00-TL tutarındaki tazmin talebinin reddi gerektiği neticesine varıldığı belirtilerek, davacıların maddi tazminat istemi bakımından davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, toplam 185.270,27-TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatı) idareye yapılan başvuru tarihinden (01/07/2021) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin toplam 555.811,12-TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatı isteminin ve toplam 20.000,00-TL tutarındaki cenaze- defin masrafları tazmini isteminin reddine, davacıların manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile davacıların manevi zararına karşılık toplam 70.000,00-TL manevi tazminatın idareye yapılan başvuru tarihinden (01/07/2021) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, davacılar tarafından talep edilen kalan 430.000,00-TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayda idarenin sorumluluğunun kusur sorumluluğuna dayanmadığı halde subjektif değerlendirmeye dayalı olarak ölen çocuğa %75 oranında kusur izafe edilmesinin hukuka aykırı olduğu, müteveffanın elektrik direğine tırmandığını gösteren herhangi bir somut bulgu bulunmadığı, olay tarihinde 13 yaşında olan çocuğa kusur atfedilemeyeceği, davalı idarelerin olaydaki sorumluluklarının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca belirlenmesi gerektiği, miktar artırım dilekçesinin 22/03/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda belirlenen miktar esas alınarak verildiği, ilk derece Mahkemesinin kusur değerlendirmesi önceden bilinemeyeceğinden ilk derece Mahkemesinin miktar artırım dilekçesi verildikten sonra yaptığı kusur değerlendirmesine göre karar verilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının olay açısından az olduğu, defin giderlerinin tespiti için ilgili kurumlara yazı yazılarak tespit yapılabilecekken bu yapılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir. Davalı Iğdır İl Özel İdaresi tarafından, dava konusu yerdeki bakım ve denetim yükümlülüğünün ... Birliğine devredildiği, sorumluluklarının bulunmadığı, davayı kabul etmemekle birlikte olayın meydana geldiği yerde gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı, olayın meydana geldiği tarihte pandemi nedeniyle sokağa çıkma yasağının bulunduğu, olayda anne ve babanın ihmalinin olduğu, müteveffanın savcılık soruşturması kapsamında asli sorumlu bulunduğunun tespit edildiği, istenen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ileri sürülmektedir. <br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Dava; davacıların yakını ...'nin 19/05/2020 tarihinde Iğdır ili, Aralık ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan ... numaralı orta gerilim elektrik direğinde kaçak akıma kapılarak vefat etmesinden kaynaklanan zararların giderilmesinin idarenin sorumluluğunda bulunduğu iddiasıyla ve bunların giderimi talebiyle 01/07/2021 tarihinde yaptıkları başvurularının ilgili gerilim hattı direğinin ...Birliğine devredildiğinden bahisle Iğdır İl Özel İdaresi Hukuk Müşavirliğinin ...tarih ve ... sayılı işlemiyle reddi nedeniyle; meydana gelen zararları kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maddî zararlarına karşılık anne ve baba yönünden ayrı ayrı 15.000,00-TL (miktar artırımı suretiyle anne ... için 382.912,34-TL ve baba ... için 358.168,78-TL olmak üzere) defin-cenaze giderlerine mukabil ayrı ayrı 10.000,00-TL ve manevî zararlarına karşılık ayrı ayrı 250.000,00-TL'nin olayın meydana geldiği 19/05/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. <br><br><br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 'Zararın ve kusurun ispatı' başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında; "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü yer almıştır. <br><br> 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 6. maddesinde, il özel idareleri, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında yapmakla görevli ve yetkili kılınmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdareler, yasalarla kendisine verilen kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, araç, gereç ve personeli o hizmetin gereklerine uygun biçimde hazırlamakla yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi, kusurlu ya da geç işlemesi nedeniyle kişilere verilen zararların idarece giderilmesi zorunludur.<br>İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle zorunlu olduğu, hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların hukuken geçerli biçimde ispatlanması şartıyla idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir. <br>Prensip olarak, idarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.<br>İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir. İdare üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmekle yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi nedeniyle verilen zararların hizmet kusuru ilkesi gereği tazmini gerekmektedir.<br>Hizmet kusuru, idari hizmetin kuruluş ve işleyişinden kaynaklanır. Kamu hizmeti eksik veya kötü yürütülmekteyse veya bu faaliyet beklenen hizmet gerekleriyle bağdaştırılamayacak nitelikteyse, idarenin hizmeti kusurlu yürüttüğünün kabulü zorunludur.<br>Kişilerin can ve mal güvenliğini korumakla görevli olan idare, üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli teşkilatı kurmak, her türlü araç ve olanağı hazır bulundurmak ve yine doğması muhtemel bazı olayların önlenmesi ve anında bertaraf edilmesi için gerekli önlemleri almak zorundadır.<br><br> a) Temyize konu kararın, toplam 20.000,00-TL tutarındaki cenaze- defin masraflarının tazmini isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın cenaze- defin masrafları tazmini isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacıların dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>b) Temyize konu kararın, fazlaya ilişkin toplam 555.811,12-TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine yönelik kısmının, davalı idarelerin ve müteveffanın olaydaki kusur oranları bakımından yapılan incelemede: <br> Kamu idarelerinin kusurlu sorumluluklarına dayanılan tam yargı davalarında, hiç kimsenin bir başkasının kusurundan kaynaklanan zararı tazmin etmek zorunda bırakılamayacağı ilkesinden hareketle, idarelerin ancak kendi kusurlarından kaynaklanan zararları tazmin etmeye mahkum edilebilecekleri açık olup, zarar görenin yada 3. kişinin de belli bir oranda kusurlu olması halinde davalı idareler aleyhine hükmedilecek tazminat miktarı belirlenirken bu hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.<br>Olay kapsamında, Aralık Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan ... sayılı soruşturma dosyasında, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 19/05/2020 tarihli bilirkişi raporu ve 16/11/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; olayın erozyonu önleme sahası içinde meydana geldiği, direk üzerinde ve çevresinde herhangi bir uyarı levhasının olmadığı ve direk üzerinden aşağı doğru sarkan ve kopan herhangi bir kablo parçasının olmadığı, bu nedenle orta gerilim elektrik tellerine doğrudan bir temas söz konusu olamayacağından elektrik akımına maktülün kapılmayacağı, direk orta kısmında bulunan korkuluk demirleri üzerinde zemine doğru demirlerin kısmi eğilmelerin olduğu, bu korkuluk demirlerinin orta gerilim elektrik tellerine doğrudan teması önleyici görev aldığı, maktülün elektrik direğine tırmanarak ve bu demir korkuluğu aşarak elektrik akımına kapıldığı, direğin üst tarafında elektrik hattının geçtiği üç adet ayrı fincan olduğu, bu fincanlardan kuzey istikametine bakan fincanda içe doğru kısmi eğilme olduğu, bu eğilmenin bir elektrik kaçağına neden olmadığı ve fincanlar üzerinde herhangi bir kırılmanın olmadığı, direkten bir önceki ... numaralı direkte yapılan kontrolde bu direk üzerinde uyarı levhasının mevcut olduğu, direk üzerinden aşağı sarkan herhangi bir kablo parçasının olmadığı, yine bu direğin orta fincan bölümünde de sola doğru bir eğilme olduğu, bu direğin orta kısmında bulunan korkuluk demirleri üzerinde kısmi olarak eğilmelerin olduğu, olayın meydana geldiği ... numaralı direk üzerinde AG dedektörü ile yapılan akım kaçak kontrolünde herhangi bir akım kaçağının olmadığının tespit edildiği, direk dibinde elektrik akımına kapılmasının söz konusu olmadığı, maktülün olay günü erozyonu önleme sahası bölgesinde ebeveynleri ile birlikte hayvanlarını otlattıkları, kaybolan hayvanlarını bulmak için erozyonu önleme sahası içinde bulunan orta gerilim elektrik direğine tırmandığı, direğin orta kısmında bulunan korkuluk demirlerini de aşması üzerine elektrik akımına kapıldığı ve olayın maktülün niyeti ile orantılı olduğu, maktülün olayda asli kusurlu olduğu, erozyonu önleme sahası içinde bulunan orta gerilim elektrik direğinde tehlike uyarı ölüm levhasının olmadığı, maktülün atıl bir elektrik direği düşüncesi ile tırmanmış olabileceği ve bu nedenle gerekli denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ilgili kurumun tali kusurlu olduğunun belirtildiği, ilk derece Mahkemesinin 18/11/2022 tarihli ara kararıyla idarenin %100 kusurlu olması durumunda davacıların destekten yoksun kalma tazminatının ne kadar olduğunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 22/03/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda hesaplamanın buna göre yapıldığı, İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu davacıların yoksun kaldığı destekten yoksun tazminatını kusur durumu belirtilmeksizin hesaplamakla birlikte, Mahkeme kararında müteveffa ...'nin orta gerilim elektrik direğine tırmanarak direğin orta kısmında bulunan korkuluk demirlerini de aşması üzerine elektrik akımına kapılarak vefat ettiği, müteveffanın olayda asli ve %75 oranda kusurlu olduğu, (kusur durumu müteveffanın yaşının 13 olmasından ötürü kontrol ve gözetim yükümlülüğü bulunan anne baba için takdir edilmiştir) idarelerin ise orta gerilim elektrik direğinde tehlike uyarı ölüm levhası olmaması nedeniyle tali ve %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.<br>Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; somut olayda erozyon önleme sahasının içerisinde bulunan ve ... Birliği ile Iğdır İl Özel İdaresi arasında imzalanan ve dönemin valisi tarafından da onaylanan 17/12/2019 tarihli "Iğdır İl Özel İdaresi Sorumluluğunda Bulunan Iğdır İli Aralık İlçesindeki Rüzgar Erozyonunu Önlemeye Yönelik Hizmetlerin Yürütülmesi ve Erozyon Sahasındaki Taşınır ve Taşınmazların Kullanma Hakkının Devrine İlişkin Protokol" uyarınca diğer davalı ... Birliği'ne devredilen taşınır ve taşınmazlar listesinde olmadığı görülen ... numaralı orta gerilim elektrik direğinde tehlike uyarı ölüm levhasının olmaması ve bu nedenle gerekli denetim görevini yerine getirmemesi nedeniyle, davalı Iğdır İl Özel İdaresinin %25 oranında kusurlu, 22/05/2020 tarihli "Olay Yeri İnceleme Raporu"nda yer verilen, elektrik hattının geçtiği erozyonu önleme sahasının çevresinde fens telinin, olay yerinde herhangi bir güvenlik kamerasının olmadığı tespitlerinden hareketle anılan protokolün "Genel Hükümler" başlıklı 5. maddesinde düzenlenen;"... (2) Koruma amaçlı tel çit ile çevrili 1307 ha alanda tel çitlerin kesilerek tahrip edilmesi Birlik tarafından önlenecek... (7) Birlik tarafından istasyonda 24 saat esasına göre bekçi görevlendirilecektir." sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle diğer davalı ... Birliğinin de %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmaktadır. <br>Müterafik kusur yönünden ise; dava dosyasına konu olay tarihinde müteveffa 13 yaşında olup davalı idarelerce can kaybı yaşanmaması adına herhangi bir güvenlik önlemi alınmadığı hususu dosya kapsamında bulunan keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konulduğundan, işbu dosyada da müteveffa ile anne ve baba yönünden %50 oranında müterafik kusur belirlemesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.<br>c) Temyize konu kararın, fazlaya ilişkin toplam davacılar tarafından talep edilen kalan 430.000,00-TL tutarındaki manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme: <br>Müterafik kusurun bulunduğu hallerde hükmedilecek manevi tazminat miktarı, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat tutarı üzerinden kusur oranının uygulanması suretiyle değil, meydana gelen olayda uğranılan manevi zararın niteliğine göre Mahkemece takdir edilen parasal karşılığa kusur oranının uygulanması suretiyle belirlenmelidir.<br>Olayda, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda davalı Iğdır İl Özel İdaresinin olayda %25 oranında, diğer davalı ... Birliğinin de %25 oranında kusurunun bulunduğu, müteveffa ile anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğü kapsamında ise %50 oranında müterafik kusurlu oldukları sonucuna varıldığından Bölge İdare Mahkemesince yeniden yapılacak yargılama sonucu; olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların sıfatı, olayın ağırlığı, tarihi, paranın satın alma gücü gibi kriterler dikkate alınarak takdir yetkisi çerçevesinde ölenin yakınlarının duyduğu elem ve üzüntünün elden geldiği ölçüde denkleştirilerek tatmin edilmesi amacıyla uygun bir manevi tazminatın takdir edilmesi gerekmektedir.<br>Öte yandan; belirlenen kusur oranına göre tazminat miktarı değişeceğinden bozma kararı sonrası oluşan bu yeni hukuki durum dikkate alınarak, davacıların miktar artırım taleplerinin olup olmadığının da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak yapılacak yargılama neticesinde yeniden bir karar verileceğinden, maddi tazminata ilişkin vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bu aşamada inceleme yapılmamıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı İl Özel İdaresinin temyiz isteminin reddine, davacıların temyiz istemlerinin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının,<br>a) Dava konusu toplam ...-TL tutarındaki cenaze- defin masrafları tazmini isteminin reddedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, <br>b) Dava konusu anne ve babanın diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak,19/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmali ile müteveffanın yaşı ve olayın oluş şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde takdiren tayin edilen müterafik kusur oranı hukuka uygun olduğundan, aksi yönde oluşan çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>
kurum