<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6474 E.  ,  2025/1661 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/6474<br>Karar No : 2025/1661 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2- ...<br> 3- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) : ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, müvekkillerinin yakını ...'nun rahatsızlanması sonucu başvurduğu Bartın Devlet Hastanesi acil servisinde gerekli teşhis ve tedavi uygulanmayarak vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık müteveffanın oğlu ...'na 3.000,00 TL, kızı ...'na 3.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 126.059,71 TL), eşi ...'na 4.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 597.980,62 TL) maddi tazminat ile her biri için 25.000,00 TL olmak üzere 75.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olaya ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu, davacıya yapılan ilk muayenede yetersiz kalındığı, müteveffa ...'na teşhis ve tedaviyi uygulayan hekimin eksik muayene yaparak kusurlu olduğunun sabit olduğu, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ve olay sonucu meydana gelen zarardan sorumlu tutulacağı, davacılar ... ve ...'nun, bilirkişi incelemesi ve somut verilerle ortaya konulan maddi zararının karşılanması gerektiği, davacılar ... ve ...'nun maddi tazminat isteminin kabulü ile davacı ...'na 597.980,62 TL, ...'na 126.059,71 TL maddi tazminatın ödenmesi gerektiği, manevi tazminata ilişkin olarak, müteveffa ...'nun, doktorun hatalı teşhis ve tedavisi sonucu vefat etmesinde, yapılan tespitler doğrultusunda davalı idarenin olaydaki hizmet kusuru da dikkate alınarak müteveffanın yakınları olan davacıların söz konusu olaya bağlı olarak ağır ruhsal elem ve üzüntü içerisine girdiği açık olduğundan, davacıların maruz kaldıkları elem ve ızdıraba karşılık olarak her biri için 25.000,00 TL olmak üzere talep ettikleri toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince, sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde bir tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, uygun olmayan manevi tazminat miktarlarına hükmedilmesinde isabet görülmediği, davacılardan her birine 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi yoluna gidildiği gerekçesiyle<br> davalı idare ve mühadilin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 17/09/2016 tarihinde müteveffa ...'nun fenalaşması üzerine 112 acil aranılarak ambulans ile Bartın Devlet Hastanesine getirildiği, hastanın denizde su yuttuğunu, fenalaştığını ve kalp krizi geçirdiğini beyan ettiği, bunun üzerine hastanın muayenesinin yapılarak... enjekte edildiği ve 10 dakika nazal yolla oksijen verilerek muayene edilmeden taburcu edildiği, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, temyize konu karar ile ilk derece Mahkemesince hükmolunan manevi tazminat miktarının düşürülmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından, müteveffanın acil servise geldiğinde genel durumunun iyi olduğu, bilincinin açık olduğu, vital bulgularının normal olduğu, fizik muayenesinin normal olduğu, kafa travmasının olmadığı, göğüs ağrısının olmadığı, her iki akciğer solunumunun eşit olduğu hususunun hastane kayıtlarından anlaşıldığı, hasta muayenesi, hastanın semptom (hastalık belirtisi, şikayeti) ve muayene eden doktorun tespit etmiş olduğu bulgular ışığında gerekli müdahale, tetkik ve tedavilerin yapılmasının beklenen bir durum olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Dosyanın incelenmesinden; davacıların murisi müteveffa ...'nun 17/09/2016 tarihinde denizde yüzdüğü esnada rahatsızlanarak mide bulantısı ve kalp sıkışması şikayetleriyle Bartın Devlet Hastanesi acil servise başvuruda bulunduğu, ardından anılan tarihte acil serviste görevli davalı yanında müdahil olan doktor tarafından dış muayenesinin yapılarak "..." isimli ilacın enjekte edildiği ve 10 dakikadan az bir süre oksijen tedavisi uygulanarak taburcu edildiği, daha sonra evindeyken aynı gün tekrardan fenalaşması üzerine ambulansla hastaneye sevk edildiği, yapılan müdahalelere rağmen vefat ettiği, davacılar tarafından, muris ...'na uygulanan teşhis ve tedavide davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle Mahkemenin E:... sayılı esasında açmış oldukları davada,... tarih ve K:... sayılı karar ile davalı idareye başvurmaksızın tam yargı davasının açıldığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-c maddesi uyarınca dava dilekçesinin merciine (Sağlık Bakanlığına) tevdiine karar verildiği, söz konusu talebin davalı idarece reddi üzerine de destekten yoksun kalınan zarar karşılığı olarak müteveffanın oğlu ...'na 3.000,00 TL, kızı ...'na 3.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 126.059,71 TL), eşi ...na 4.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 597.980,62 TL) maddi tazminat ile her biri için 25.000,00 TL olmak üzere 75.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda; 40 yaş üstü hastalarda psikiyatrik tanı (panik atak) tanısı koymadan önce organik nedenlerin ortadan kaldırılması için gerekli tetkiklerin yapılması gerektiği, bu hastada aniden kendini kötü hissetmesinin bir koroner arter hastalığına bağlı olabileceği düşünülerek EKG, enzim takibinin yapılması gerektiği, yapılmamasının eksiklik olduğu, dolayısıyla ilk başvurusunda (17/09/2016 saat 16:21) müdahale eden hekimin tıp kurallarına uygun davranmadığı, tıbbi uygulama hatası bulunduğu...' yönünde görüş bildirilmiştir.<br> İdare Mahkemesince, anılan rapor doğrultusunda olayda hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile davalı idare ve mühadilin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br> Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.<br> İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.<br> Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.<br> Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A) Temyiz istemine konu kararın, maddi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat istemine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B) Temyiz istemine konu kararın, manevi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:<br> Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir.<br> Dava konusu olay bakımından, davalı idarenin hizmet kusurunun müteveffa ...'nun ölümüne neden olması karşısında, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında Bölge İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre orantısız ve düşük kaldığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacıların uğradığı 75.000,00 TL manevi zararın tamamının giderilmesi gerekirken, 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, fazlaya ilişkin kısmın reddi yolunda verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, maddi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, manevi tazminat istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

kurum