<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5537 E. , 2025/1707 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/5537<br>Karar No : 2025/1707 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-...,... ve<br> ...adına velayeten kendi adına<br> asaleten ... <br> 2- ... <br> 3- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN <br>(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan operasyon ve tıbbi müdahalelerin zamanında ve gereği gibi yapılmayarak ölümüne sebebiyet verildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen destekten yoksun kalmadan kaynaklı müteveffanın eşi ..., çocukları ..., ... ve ... ile babası ...'a her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL (28/05/2020 tarihli miktar artırım dilekçesi ile toplamda 849.594,08 TL) maddi, eş ... için 100.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ... ve ...'in her biri için ayrı ayrı 150.000,00 TL, baba ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 19/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olay kapsamında bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu raporundaki tespitler doğrultusunda, komplikasyon sonrası süreçte uygulanan teşhis ve tedavinin tıp kurallarına uygun olmadığı dolayısıyla olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacıların 849.594,08 TL maddi tazminat talebinin kabulü ile eş ... için 491.438,16 TL, kız çocuk ... için 44.415,89 TL, kız çocuk ... için 75.818,87 TL, erkek çocuk ... için 101.240,33 TL, baba ... için 136.680,83 TL olmak üzere toplam 849.594,08 TL maddi tazminatın 25.000,00 TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihinden (25/10/2016) itibaren, 824.594,08 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 06/07/2020 tarihinden itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar idarece hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ... için 50.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için ise 20.000,00 TL olmak üzere toplam 345.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (25/10/2016) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, manevi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmı ile fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların ve davalı idare yanında müdahillin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin belirlemenin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat isteminin yetersiz olduğu; davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare yanında müdahil tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından ise savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının, ... için hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı ile hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilen yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı hariç diğer kısımlarına yönelik taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının incelenmesi:<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, ... için hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı ile hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilen yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı hariç diğer kısımlarına yönelik taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının, ... için hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br><br> İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br> Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdür. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.<br> İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.<br> Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.<br> Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.<br> Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br> Dava konusu olayda, davalı idarenin kusurlu olduğu, dolayısıyla davacıların uğradığı manevi zararın tazmini gerektiği açık ise de; davacı ... için takdir edilecek manevi tazminatın, davacılar yakını müteveffa ...'ın diğer çocuklarına göre düşük belirlenmesini gerektiren özel bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ... yönünden de manevi tazminata hükmedilirken, müteveffanın diğer çocuklarına hükmedilen tazminat miktarının esas alınması gerekmektedir.<br> Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince davacı ... yönünden takdir edilen manevi tazminat miktarı az bulunduğundan, yukarıda belirtilen ölçütlere göre hükmedilecek manevi tazminat tutarı yeniden belirlenmelidir.<br><br>C) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilen yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.<br>Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.<br>Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu durumda, miktar artırım dilekçesi ile artırılan maddi tazminat miktarına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 06/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamakta olup, Bölge İdare Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminatın tümü yönünden idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE<br>2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının, ... için hükmedilen ...TL manevi tazminata ilişkin kısmına ve hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilen yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısımlarının BOZULMASINA, İdare Mahkemesi kararının diğer kısımlarına yönelik olarak taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
kurum