<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/6059 E.  ,  2025/1677 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2022/6059<br>Karar No : 2025/1677 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2- ...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ...<br> 6- ...<br> 7-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, davacılardan uzman jandarma onbaşı ...'nün Ağrı ili, Diyadin ilçesi, ... mevkiinde 11/05/2017 tarihinde gerçekleştirilen operasyon esnasında bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan silahlı çatışmada yaralandığından bahisle uğradıkları ileri sürülen manevi zararlara karşılık ... için 250.000,00 TL, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ağır yaralanarak malûl hâle gelen davacı ...'nün icra ettiği görevin yüksek derecede tehlike barındırması, sürekli olarak ateşli silahlarla hareket etmesi gerekmesi ve bu kapsamda da katıldığı operasyon esnasında bölücü terör örgütü mensuplarınca girilen sıcak çatışmada yaralandığı açık olduğundan, idarenin ...'nün malûl hâle gelmesi nedeniyle kendisinin ve yakınlarının zararını, fedakârlığın denkleştirilmesi kapsamında kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde tazmin etmesi gerektiği, davacıların, ...'nün malûl hâle gelmesi nedeniyle duydukları elem ve ızdırabın giderilmesi bağlamında başkaca bir yol bulunmayışı, ayrıca ...'nün askerî görev esnasında yaralanmış olması, işinin niteliği gereği Türk toplumunda atfedilen önem de gözetilerek bir değerlendirme yapılmasının gerektiği, ...'nün yaralanması ve neticede malûl hâle gelmesinin askerî operasyon esnasında vuku bulması nedeniyle, işinin niteliği ve icra edilen operasyonun amacı da gözetilerek, ...'nün hayatı boyunca malûliyet yaşayacağı gözetildiğinde manevî olarak duyduğu elem ve ızdıraba karşılık 200.000,00 TL'nin, anne ve babası davacılar ... ve ...'nün çocuklarının malûl hâle gelmesinden dolayı duyduğu elem ve ızdıraba karşılık ayrı ayrı 75.000,00'er TL'nin, kardeşleri olan diğer davacıların kardeşlerinin malûl hâle gelmesi nedeniyle uğradıkları manevî zararlarına karşılık 10.000,00'er TL'nin tazmininin makûl ve yeterli olduğu gerekçesiyle ... için 200.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00'er TL ve kardeşleri için ayrı ayrı 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 390.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 05/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, dava konusu olay nedeniyle hayati tehlike yaşadığı, ciddi ameliyatlara maruz kaldığı, netice olarak malul hale geldiği, nispi karar harcının tamamının davalı idareye yükletilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, terör olayı kapsamında manevi zararlarının karşılanmasının mümkün olmadığı, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli ve düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY : <br> Davacılardan ...'nün Ağrı Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde uzman jandarma onbaşı olarak görev yapmakta iken, Ağrı ili, Diyadin ilçesi, ... mevkiinde 11/05/2017 tarihinde gerçekleştirilen operasyona katıldığı, bu operasyon sırasında bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan silahlı çatışmada yaralandığı, bir süre tedavi gördüğü, Gümüşhane Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Raporunda, Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamayacağının belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı bünyesindeki Sağlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda, malul olduğuna, maluliyetinin geçici olduğuna, kontrol muayenesi gerektiğine karar verilmesi sonrasında vazife malulü olarak kabul edilerek adı geçen davacıya 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlandığı, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun... tarih ve ... sayılı kararlarıyla da 2330 sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği görülmektedir. <br>Davacılar tarafından 05/03/2019 tarihli dilekçeyle olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararlarının tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür.<br> Kusursuz sorumluluk sebepleri arasında yer alan "risk ilkesi", idarenin hiçbir kusuru olmasa bile, yürüttüğü tehlikeli faaliyetler veya kullandığı tehlikeli araçlar nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü olmasını ifade etmektedir. <br> Mesleki risk ise, risk ilkesinin iş kazası ve meslek hastalığı alanındaki tezahürü olup, temelde idarenin, istihdam ettiği kamu görevlisini, görevin içerdiği riskten koruması yükümlülüğüne dayanmaktadır. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken, görevleri nedeniyle uğramış oldukları zararların da kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davalı İdarenin Sorumluluğu Yönünden İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyize konu karar ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararıyla, dava konusu olay nedeniyle kusursuz sorumluluk ilkelerinden fedakârlığın denkleştirilmesi kapsamında manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacılardan ...'nün Ağrı ili, Diyadin ilçesi, ... mevkiinde 11/05/2017 tarihinde gerçekleştirilen operasyona uzman jandarma onbaşı (keskin nişancı) olarak katıldığı ve bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan silahlı çatışmada yaralandığı, adı geçenin görevinin neden ve etkisiyle olaya maruz kaldığının sabit olduğu, bu itibarla, tazminata yürütülen bir kamu hizmetinin bünyesinde taşıdığı riskler nedeniyle kamu personelinin uğramış olduğu zararların kusur şartı aranmaksızın giderilmesini öngören mesleki risk ilkesi uyarınca hükmedilmesi gerekmekte ise de, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca hükmedilmesinde ve bu kısma yönelik istinaf başvurularının reddedilmesinde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamakta olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br><br>B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Nispi Karar Harcı Yönünden İncelenmesi:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br>492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.<br>Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.<br>Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ve nispi karar harcının yargılama giderleri içinde haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesine ilişkin kısımlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Bu durumda; temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına "İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan '6-) Aşağıda dökümü yapılan 26.808,15-TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre takdiren 13.404,08-TL'sinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına,' ve '9-) Toplam kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 26.640,90.-TL nispî karar harcından dava açılırken peşin yatırılan 2.561,65.-TL'nin mahsubu sonucu kalan 24.079,25.-TL'nin davacılara tamamlattırılması için ilgili merciine müzekkere yazılmasına,' ibarelerinin sırasıyla, '6-) Aşağıda dökümü yapılan nispi karar harcı hariç 167,25 TL yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre 87,00 TL'sinin davalı idarece davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,' ve '9-) Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 26.640,90 TL nispi harçtan dava açılışında peşin olarak alınan 2.561,65 TL'nin mahsubu ile kalan 24.079,25 TL nispi harcın davalı idareden tahsil edilmesine, 2.561,65 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,' şeklinde düzeltilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların nispi karar harcına ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE, diğer temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ...İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ve nispi karar harcı yönünden belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br> <br><br></font></p></body></html>

kurum