<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1958 E. , 2025/1472 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2022/1958<br>Karar No : 2025/1472<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ... Mirasçıları; 1- ... 2- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, işyerinde yanında çalışan işçinin 2008/09-2010/08 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma bildirilmediğinden bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca 33.450,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezinin...5 tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 05/07/2021 tarih ve E:2019/4786, K:2021/3818 sayılı bozma kararına uyularak davacının yanında sigortasız işçi çalıştırdığı mahkeme kararı ile sabit olmakla birlikte idari para cezasının davacıya 15/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, 01/10/2008 tarihinde yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 140. maddesinin 5. fıkrası uyarınca fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezaları zamanaşımına uğrayacağından 2008/09 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgesinin süresinde verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasının bu kısmı (638,70X2=1.277,00 TL) zamanaşımına uğradığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin 2008/9 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmının (1.277,00 TL) iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, murislerinin 07/07/2016 tarihinde öldüğü, cezaların şahsiliği ilkesi gereğince davaya konu idari para cezasının ölüm ile ortadan kalkması gerektiği, zamanaşımı süreleri dikkate alınarak işlemin iptali gerektiği; davalı idare tarafından, idari para cezasına konu ihlal tarihinin dava dışı sigortalının iş mahkemesinde açtığı hizmet tespiti davasının kabulü ve davacı yanındaki hizmetinin tespiti ile sonuçlandığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, bu durumda zamanaşımı süresinin tespit tarihi itibarıyla on yıl olduğu bu nedenle ihlalin zamanaşımına uğramadığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br> Dava dosyasının incelemesinden dava dışı ... isimli çalışanın,... İş Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile açtığı hizmet tespit davası ile hizmet akdine dayalı olarak 1994 - 2010 yıllarında davacılar murisinin yanında çalıştığının ... tarih ve K:... sayılı karar ile tespit edildiği, mezkur kararın temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin E:..., K:... sayılı ilamı ile kesinleşmesi üzerine, lehe olan zaman aşımı süreleri nazara alınarak 2008/9,10,11-2008/12,2009/1,2,3,4,5,-2009/6,7,8,9,10,11-2009/12,2010/1,2,3,4,5-2010/6 7,8 dönemleri itibarıyla ...'ın asıl veya ek nitelikli aylık prim ve hizmet belgelerinin süresi içerisinde verilmediğinden bahisle, Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca ... tarih ve...sayılı işlemle 33.450,00 TL idari para cezası uygulandığı, anılan işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması karar kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmüne; 2. fıkrasında da, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Gerçek kişilerin kişiliği ve medeni haklardan yararlanma ehliyeti, Medeni Kanun'un 28. maddesi uyarınca ölüm ile son bulduğundan, ölen kişinin davada taraf olma ehliyeti ortadan kalkar ve dolayısıyla onun temsili de düşünülemez. Çünkü objektif dava ehliyeti, bir kimsenin bizzat veya iradesi ile tayin ettiği bir temsilci vasıtasıyla kendi adına bir davayı yürütmesi ve buna ilişkin usul işlemlerini yapmasıdır. Bu nedenle, terekeye dahil olmayan, ölümden sonra da hukuken mirasçılara intikal etmesi mümkün bulunmayan haklardan dolayı mirasçıların dava açma olanağı bulunmamaktadır.<br>Ancak taraflardan birinin dava devam ederken hayatını kaybetmesi halinde, davaya mirasçıların devam edebileceği hususuna, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55. maddesinde yer verilmiş olup; bu kural 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinde özel biçimde düzenlenmiştir. Anılan maddede, yalnız öleni ilgilendiren davalar dışındaki davaların takip hakkının mirasçılara geçebileceği hükme bağlanmış; fakat bu davaların hangi tür davalar olduğu belirtilmemiştir.<br>2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden;... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin 2008/9 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmının (1.277,00 TL) iptaline karar verilmesi üzerine; anılan kararın davalı idare ve yargılama aşamasında 07/07/2016 tarihinde vefat eden davacı Armand Abravanel mirasçıları tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız suçu işleyenlerle iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini, hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmektedir. Ceza Hukukunun temel ilkelerinden biri olan bu ilkenin idari para cezaları için de geçerli olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.<br>Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının vefat etmesi ve dava konusu idari para cezasının, cezaların şahsiliği ilkesi gereği davacının mirasçılarından tahsil edilemeyecek olması dikkate alındığında, uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde olduğu gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava dilekçesinin iptaline karar verilmesini teminen, temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,<br>2....İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>
kurum