<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1462 E. , 2025/1524 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2019/1462<br>Karar No : 2025/1524 <br><br>DAVACI : ... Odası (... Şubesi) <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk müşaviri ...<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : İzmir İli, Karabağlar İlçesi, ... Mahallesi, Toplu Konut İdaresi mülkiyetindeki parseller ile bir kısım tescil dışı alanlara İlişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 25/07/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu plan değişikliklerinin yürürlükte bulunan üst ölçekli plan kararları, 1/5000 ölçekli Uzundere Revizyon Nazım ve 1/1000 ölçekli Uzundere Uygulama İmar Planları dikkate alınmamadan hazırlandığı, yapılmak istenen üniversite kampüsünün çevresi ile nasıl bir ilişki içinde olacağının yeterince tanımlanmadığı, İzmir’in kentsel yerleşik alan sınırında bulunan bir bölgeye yerleştirilen kampüsün bölgenin ve İzmir’in kentsel morfolojisini nasıl etkileyeceği yönünde üst ölçekten gelen kararlarla desteklenmiş ve kentsel gelişmeye olası etkileri hakkında bilimsel normlara ve araştırmalara dayalı herhangi bir açıklamaya plan raporlarında yer verilmediği, üniversite alanının yer seçimini içeren kullanım kararının, yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü, nüfus ve yapı yoğunluğu ve ulaşım sisteminin etkilenmesine neden olacağı, bahsedilen özellikleri içeren analiz çalışmaları yapılmadan gerçekleştirilen plan değişikliğinin planlama esaslarına aykırı olduğu, plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından zorunlu olduğunun bilimsel olarak ortaya koyulmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. bendine göre, üst ölçekli plan kararları ile alt ölçekli plan kararlarının uyum içinde olması gerektiği, anılan Yönetmelik hükmü, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planı plan notlarının 5.3.8 ve 7.2.4 maddeleri ve 1/25.000 ölçekli İzmir Çevre Düzeni Planı plan notlarının 5.3.5 ve 6.5 maddesinde yer alan hususlar dikkate alındığında, onaylanan plan değişikliklerinin parçacı bir yaklaşımla hazırlandığı, bütünlüklü bir kentsel çevre oluşturmaktan uzak ve bölgedeki doğal alanlar üstünde yapılaşma baskısını arttırıcı bir durum doğurduğu, koruma alanları ile doğal, yapay ve yasal eşiklerin dikkate alınmasının belirtilmesine rağmen yasal eşik kriterinin dikkate alınmadığı, üst ölçekli plan kararları için hesaplanmış olan nüfus öngörüsü üzerinde, bölgede öngörülen üniversite kampüsünün ve bitişiğinde yer alan konut alanlarının nasıl bir etki yapabileceğine dair bir bilgiye plan raporlarında detaylı bir şekilde yer verilmediği, planların İzmir Çevre Yolu ve bağlantı yolları ile söz konusu bölgedeki kent içi yollar üzerine getireceği muhtemel trafik yüklerinin yaratabileceği olumsuzluklara ve bu olumsuzlukların nasıl giderilebileceğine dair bir çözüm önerisine yer verilmediği, İzmir kenti için yürürlükte olan üst ölçekli planlarda belirlenen gelişme konut alanlarının büyük kısmının henüz boş olduğu dikkate alındığında, bu alanda yeni gelişme konut alanları belirlemenin üst ölçekli plan kararlarını bozacağı, söz konusu plan sınırlarının içinde kalmasına rağmen planlama alanına dahil edilmemiş parsellerin bulunması (... ve ... sayılı parseller), gelişme planlarının bütünlüklü hazırlanmaması ve parsel/mülkiyet düzeyinde müdahaleler taşıması nedeniyle şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, onaylanan plan değişikliklerinin, yürürlükte bulunan 13.02.2017 tarihli 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlardaki kamusal kullanım kararlarını yok saydığı, alt ölçekli planlardaki “belediye hizmet alanı ve mezarlık alanı” kullanımlarının yeni yapılan planda yer almamasının planlamaya aykırı olduğu, dava konusu plan değişikliği önerilerinin doğal alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını arttıracağı gibi yeşil kuşak ilkesinin bütünlüğünü bozacağı, alanın engebeli ve eğimli topografik yapısı göz önünde bulundurulduğunda, kamu kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması ilkesi ile plan kararları çeliştiğinden iptali gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, usul yönünden davacının ehliyetinin olmadığı, esas yönünden ise dava konusu plan değişikliğinin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile İzmir Demokrasi Üniversitesine tahsisli alanları kapsadığı, dava konusu kentsel gelişme alanının, İzmir Çevre Yolunun güney kesiminde yer alan Uzundere TOKİ Konutları ile bugün İzmir Merkez Kent içinde kalan Uzundere Mahallesi arasında kalan bölgeyi kapsadığı, alanın doğusunda ve batısında yapılaşmaların tamamlandığı, plan değişikliğine konu alanın çevresi ile ilişkilerinin kurulduğu bir plan raporunun bulunmadığı iddiasının gerçek olmadığı, dava konusu plan değişikliğinde plan sınırı dışında bırakılmış herhangi bir parsel bulunmadığı, mezarlık ve belediye hizmet alanı kullanımlarının da kentsel gelişme alanı içinde yer alabileceği, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam etmekte olan alt ölçekli planlara karşı açılan davada bu iddianın değerlendirilebileceği, davacının ulaşımla ilgili iddialarının büyük ölçüde alt ölçekli planların konusu olduğu, bununla birlikte dava konusu alan İzmir Çevre Yolunun güneyinde olup, en yakın çevre yolu bağlantı yoluna uzaklığın 1 km civarında olduğu, çevre düzeni planı değişikliği ile ortaya çıkacak nüfusun, İzmir Merkez Kent için belirlenen nüfus içinde olduğu ve alan için yeni bir nüfus artışı öngörülmediği, yeşil kuşak stratejisine aykırı düzenleme yapıldığı iddiasına yönelik olarak, değişiklik sınırları içinde orman kadastrosu sınırları içinde kalan veya tescilli mera niteliğinde bir alan bulunmadığı ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında makilik-fundalık-çalılık alan gösteriminin de yer almadığı, alanın doğu, batı ve kuzey yönlerinde yapılaşmanın tamamlandığı dolayısıyla bu bölgenin yeşil kuşak stratejisi kapsamında düşünülmesinin teknik açıdan doğru olmadığı, bölgenin eğimli olması, yerleşime uygun olmadığı anlamına gelmediği, eğimli alanların yerleşim alanı olarak kabul edilmesi, topografik açıdan daha düz olan tarım arazilerinin korunmasını beraberinde getirdiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, İzmir İli, Karabağlar İlçesi, ... Mahallesi, Toplu Konut İdaresi mülkiyetindeki parseller ile bir kısım tescil dışı alanlara İlişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 25/07/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarenin usule yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; 14/08/2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarih ve E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiş, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile onaylanmış, anılan plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında 30/12/2014 tarih ve 21137 sayılı Bakanlık Oluru ile ÇDP yeniden onaylanmış, bu plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (... sayılı paftaları ve plan hükümleri) 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planın L18 sayılı paftasında 27/01/2017 tarihinde değişiklik yapılmış, alanda gerek Karabağlar ilçesinin kalkınmasına fayda sağlayacak gerekse de İzmir'in bölgesel ölçekte gelişimini ve etki hinterlandını artıracak olan bir üniversite alanının oluşturulması, üniversite yerleşkesinde olması gereken bütün hizmetlerin bir bütün içerinde sağlanabileceği büyüklükte bir alan planlanması, üniversite alanının yaratacağı çarpan etkisi ile bölgede açığa çıkacak konut, sosyo-kültürel ve teknik altyapı alanları ihtiyaçlarının bir planlama hiyerarşisi doğrultusunda bütün olarak ele alınmış bir kent dokusu oluşturulması amaçlarıyla İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği yapılarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 25/07/2018 tarihinde onaylanmış, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, İzmir İli, Karabağlar İlçesi, Uzundere Mahallesi, Toplu Konut İdaresi mülkiyetindeki parseller ile bir kısım tescil dışı alanları kapsayan ve dava konusu plan değişikliğinden önce yürürlükte olan 16/11/2015 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında getirilen "kısmen kentsel gelişme alanı kısmen orman alanı" kullanım kararlarında yapılan ve bu davanın konusu olan plan değişikliğinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Danıştay 6. Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu plan değişikliğinin İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının genel planlama yaklaşımına, koruma-kullanma dengesine ilişkin ilkelerine, yeşil kuşak stratejisine ve planlama hükümlerine aykırı olduğu, plan değişikliği ile orman alanı kullanımında bulunan bir bölgenin bu kullanımdan çıkarılması ve gelişme konut alanı ile üniversite yerleşkesi olarak belirlenmesinin plan ana kararını zedeleyen, şehircilik ve planlama ilkeleriyle bağdaşmayan ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı bir değişiklik olduğu, İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planındaki ağaçlandırılacak alan kullanımı ve bu kullanımın bir parçası olduğu yeşil kuşak stratejisi davaya konu plan değişikliği işlemi öncesinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında benimsenmiş ve sürdürülmüş bir plan yaklaşım iken davaya konu plan değişikliği ile 1/25.000 ölçekli bu stratejinin üst ölçekte sürdürülmemesi ile sonuçlandığı, herhangi bir bilimsel açıklama ve değerlendirme yapılmaksızın üst ölçekte alana farklı bir kullanım getirilmesinin Çevre Düzeni Planının genel yaklaşımlarına ve ana stratejilerine aykırı bir plan kararı olduğu gibi, planların kademeli birlikteliği ilkesine ve bu yönüyle de Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği sonrasında davacının itirazları ve iddiaları doğrultusunda değişiklik yapılmadığı, yürürlükteki İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu plan değişikliği ile önerilen gelişme konut alanı ve üniversite kullanımı önerildiği şekli ile yer aldığı, alanın topografik yapısına dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı açısından bakıldığında, dava konusu plandan önceki planda bölge orman alanı gösteriminde bulunmakta, ayrıca riskli olduğuna dair bir gösterim ve notasyon bulunmadığı, plan değişikliğinde bilimsel modellere dayalı bir nüfus öngörüsünü temel almayan yeni gelişme alanı önerisi, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu, dava konusu plan değişikliği ile öngörülen kullanımlar göz önünde bulundurulduğunda, plan değişikliği ulaşım planlaması ve ulaşım kademelenmesi yönünden yetersiz olduğu ve bu yaklaşımın planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı tespitlerine yer verilmiştir.<br>Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile anılan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu plan değişikliğinin İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının genel planlama yaklaşımına, koruma-kullanma dengesine ilişkin ilkelerine, yeşil kuşak stratejisine ve planlama hükümlerine aykırı olduğu, plan değişikliği ile, orman alanı kullanımında bulunan bir bölgenin bu kullanımdan çıkarılarak kentsel gelişme alanı ve üniversite alanı olarak belirlenmesinin plan ana kararlarını zedelediği, alanın kısmen üniversite alanı olarak belirlenmesine yönelik herhangi bir bilimsel değerlendirme yapılmaksızın onaylanan plan değişikliği ile salt İzmir Demokrasi Üniversitesi'nin alanın "Üniversite Alanı" belirlenmesi yönündeki talebinin plan değişikliğine teknik ve hukuki gerekçe olamayacağından, ortada değişikliğin yapılmasını zorunlu kılan bir husus olmadığı gibi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı bütünlüğü içerisinde belirlenmiş olan "Üniversite Alanı" kullanımlarının yetersiz olduğuna dair bir hususun da hem plan değişikliği açıklama raporunda hem de dosya kapsamında davalı idarece ortaya konulmadığı, öte yandan, dava konusu plan değişikliği ile sınırları genişletilen "Kentsel Gelişme Alanı" kullanımının, nüfus öngörüsünü temel almadığı, planın nüfus kabullerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, halihazırda, plan bütünlüğü kapsamında belirlenen "Kentsel Gelişme Alanı" kullanımlarının yetersiz kaldığına dair bir hususun da ortaya konulamadığı, plan değişikliğinin ulaşım planlaması ve ulaşım kademelenmesi yönünden de yetersiz olduğu anlaşıldığından dava konusu edilen plan değişikliğinin imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, 25/07/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin uyuşmazlığa konu kısmının iptali gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : 14/08/2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarih ve E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiştir. <br>Söz konusu karar üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile onaylanmış, anılan plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Oluru ile ÇDP yeniden onaylanmıştır. <br>Yeniden onaylanan plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da yeniden düzenleme yapılan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (... sayılı paftaları ve plan hükümleri) 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planın ... sayılı paftasında 27/01/2017 tarihinde değişiklik yapılmıştır.<br>Akabinde;<br>- Dava konusu alanda gerek Karabağlar ilçesinin kalkınmasına fayda sağlayacak gerekse de İzmir'in bölgesel ölçekte gelişimini ve etki hinterlandını artıracak olan bir üniversite alanının oluşturulması,<br>- Bu doğrultuda üniversite yerleşkesinde olması gereken bütün hizmetlerin bir bütün içerinde sağlanabileceği büyüklükte bir alan planlanmasının hedeflenmesi, <br>- Üniversite alanının yaratacağı çarpan etkisi ile bölgede açığa çıkacak konut, sosyo-kültürel ve teknik altyapı alanları ihtiyaçlarının bir planlama hiyerarşisi doğrultusunda bütün olarak ele alınmış bir kent dokusu oluşturulması,<br>amaçlarıyla hazırlanan, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 25/07/2018 tarihinde onaylanmıştır.<br>Bunun üzerine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, İzmir İli, Karabağlar İlçesi, Uzundere Mahallesi, Toplu Konut İdaresi mülkiyetindeki parseller ile bir kısım tescil dışı alanları kapsayan ve dava konusu plan değişikliğinden önce yürürlükte olan 16/11/2015 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında getirilen "kısmen kentsel gelişme alanı kısmen orman alanı" kullanım kararlarında yapılan ve bu davanın konusu olan plan değişikliğinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br>3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde çevre düzeni planı; varsa mekansal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçekli planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.<br>10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.<br>Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.<br>Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.<br>Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Aynı maddenin 3.fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.<br>Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Usul Yönünden:<br> İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.<br> Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olan menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilmektedir.<br>Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/03/1979 tarihli, E:1971/1, K:1979/1 sayılı kararında, Türk Mühendis ve Mimar Odalarının, tüzel kişiliği haiz birlikler gibi hak ve yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle davacı ve davalı olarak taraf ve dava ehliyetleri bulunduğuna karar verilmiş, 521 sayılı Danıştay Kanununun 69. ve 70. maddelerinde yer alan "ilgililer" ibaresinin gerçek ve tüzel kişilerden daha kapsamlı olduğu vurgulanmıştır.<br>Çevre düzeni planlarına karşı açılan davalarda ifa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların ve şehir plancılarının oluşturduğu oda ve şubelerin de birlikler gibi doğrudan dava açabileceği kabul edilmektedir.<br>Bu bakımdan, TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir şubesinin; çevre düzeni planlarının mevzuata, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava açma ehliyetine sahip olduğu açıktır.<br> <br> Esas yönünden;<br>Dava konusu taşınmazlar açısından 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesi ve söz konusu madde ile Mekansal Planlar Yönetmeliğinde belirtilen, tanımlara, çevre düzeni planının niteliğine, planlama alanının tespitine, bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esaslara, çevre düzeni planı sınırları içinde kalan alanlarda uygulanacak temel esaslara, planların hazırlanması, hazırlattırılması ve incelenmesine ilişkin idari ve teknik usullere, alt ölçekli planlarla ilişkisine ve plan hiyerarşisine, plan değişikliğine ilişkin esaslara uygunluğunun, havza ve bölge bazında korunması gereken bölgeler, hassas bölgeler, ekosistemler ile ekolojik varlıkları gösteren; imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşıyıp taşımadığı ile ekolojik amaçlı olup olmadığının, önemli doğa alanları, ekolojik açıdan hassas olan ve uluslararası anlaşmalar ve yasal mevzuat gereğince koruma altına alınan alanlar ile gerekli koruma kullanma ilkelerinin göz önünde bulundurulup bulundurulmadığının, nüfus projeksiyonunun tespitinin ve bu tespit edilen nüfusa uygun planlama öngörülerinin yapılıp yapılmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmazlara verilen fonksiyonların yer seçimi ile birlikte arazinin yapılaşmaya uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden de incelenerek belirlenen fonksiyonun ve yol kullanımlarının planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygunluğunun, dava konusu plandan sonra 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında davacının itirazları ve iddiaları doğrultusunda değişiklik yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise yapılan değişikliklerin belirlenmesi suretiyle ilgili mevzuatta belirlenen esaslara, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olup olmadığı hususlarının iddia ve savunma ile dosyadaki bilgi ve belgeler de dikkate alınarak incelenmesi amacıyla Naip üye ... tarafından resen seçilen bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...'un katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 22/04/2022 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.<br>Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile, bilirkişi raporuna davalı idare tarafından yapılan itirazlar ve davacı beyanları birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık konusu çevre düzeni planı değişikliği incelenmiştir. <br>16/11/2015 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu taşınmazın "kısmen kentsel gelişme alanı kısmen orman alanı" kullanımı içerdiği; dava konusu işlem ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın kullanımının "kısmen kentsel gelişme alanı kısmen üniversite alanı" olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.<br>Bilirkişi raporunda: " Dava konusu plan değişikliği İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının genel planlama yaklaşımına, koruma-kullanma dengesine ilişkin ilkelerine, yeşil kuşak stratejisine ve planlama hükümlerine aykırıdır.<br>Plan değişikliği ile orman alanı kullanımında bulunan bir bölgenin bu kullanımdan çıkarılması ve gelişme konut alanı ile üniversite yerleşkesi olarak belirlenmesi plan ana kararını zedeleyen bir plan değişikliğidir; şehircilik ve planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine de aykırıdır.<br>İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planındaki ağaçlandırılacak alan kullanımı ve bu kullanımın bir parçası olduğu yeşil kuşak stratejisi davaya konu plan değişikliği işlemi öncesinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında benimsenmiş ve sürdürülmüş bir plan yaklaşımıdır. Davaya konu plan değişikliği ise 1/25.000 ölçekli bu stratejinin üst ölçekte sürdürülmemesi ile sonuçlanmakta olup, herhangi bir bilimsel açıklama ve değerlendirme yapılmaksızın üst ölçekte alana farklı bir kullanım getirilmesi Çevre Düzeni Planının genel yaklaşımlarına ve ana stratejilerine aykırı bir plan kararı olduğu gibi, planların kademeli birlikteliği ilkesine de aykırıdır ve bu yönüyle de Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırılık taşımaktadır. <br>Dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği sonrasında davacının itirazları ve iddiaları doğrultusunda değişiklik yapılmamıştır. Yürürlükteki İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu plan değişikliği ile önerilen gelişme konut alanı ve üniversite kullanımı önerildiği şekli ile yer almaktadır.<br>Alanın topografik yapısına dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı açısından bakıldığında, dava konusu plandan önceki planda bölge orman alanı gösteriminde bulunmakta, ayrıca riskli olduğuna dair bir gösterim ve notasyon bulunmamaktadır. Bu konunun izleyen alt ölçekli planlarda ayrıntılı olarak irdelenmesi gerekmektedir.<br>Dava konusu plan değişikliğinde bilimsel modellere dayalı bir nüfus öngörüsünü temel almayan yeni gelişme alanı önerisi, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırıdır.<br>Dava konusu plan değişikliği ile öngörülen kullanımlar göz önünde bulundurulduğunda, plan değişikliği ulaşım planlaması ve ulaşım kademelenmesi yönünden yetersizdir ve bu yaklaşım planlama ilkeleriyle bağdaşmamaktadır." tespitlerine yer verilmiştir.<br>Davalı idare tarafından, bilirkişi raporuna itiraz edilerek dava konusu işlem ile kabul edilen çevre düzeni planı değişikliğinin imar mevzuatı ve planlama ilkelerine uygun olduğu ileri sürülmüştür.<br>Dairemizce yapılan değerlendirme;<br> Dava konusu değişikliğin, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi için anılan plan düzenlemelerinin, Plan Notları ve Plan Açıklama Raporu çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir.<br> İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Hükümlerinde;<br>"4.8. Kentsel Gelişme Alanları: Bu planın hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejilerine göre bu planla kentsel yerleşime uygun bulunan kentsel kullanımların geliştirileceği alanlardır.<br>...<br>4.37. Üniversite Alanları: Yüksekokul, lisans, lisansüstü eğitim, araştırma-bilgi, öğretim ve iletişim merkezi işlevlerini yüklenen ve içerinde tekno-park tesislerinin de yer alabileceği alanlardır.<br>4.50. Orman Alanları: 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca saptanmış ve saptanacak alanlardır." tanımlarına yer verilmiş,<br>"7.1. Bu çevre düzeni planı, plan açıklama raporu ve plan hükümleriyle bir bütündür. Alt ölçekli planlar yapılırken bu belgelerin bütünü göz önünde bulundurulacaktır.<br>7.2. Bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemez. Bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanları, bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu alanların sınırları, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirilir.<br>...<br>8.1.1. Kentsel Yerleşme Alanları<br>8.1.1.1. Bu planda kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş olan alanların bütünüdür. Kentsel yerleşme alanları kapsamındaki kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarına ilişkin alt ölçekli planlarda nüfus kabulleri 9. bölümde yer alan tablolara göre belirlencektir.<br>...<br>8.1.1.3. Kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar v.b. yer alabilir.<br>..<br>...<br>8.11. Orman Alanları<br>8.11.1. Bu planda orman alanı olarak gösterilen alanlar, devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, özel ormanlar ve muhafaza ormanları olup 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine tabi alanlardır.<br>8.11.2. Planlama bölgesi içindeki orman alanları, orman amenajman planları esas alınarak bu plana işlenmiştir.<br>8.11.3. Orman sınırları konusunda tereddüt oluşması durumunda veya imar planlarının yapımı sırasında, orman kadastro sınırları esas alınacak olup ilgili kurum görüşünün alınması şarttır." düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Çevre düzeni planı kararlarının kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi ve bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle fiziki kullanım kararları içermemektedir.<br>Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.Bu amaç çerçevesinde, çevre düzeni planı ölçeğinde hangi usûl ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir.<br>Bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz.<br>Bilirkişiler tarafından plan değişikliği ile orman alanı kullanımında bulunan bir bölgenin bu kullanımdan çıkarılması ve gelişme konut alanı ile üniversite yerleşkesi olarak belirlenmesinin plan ana kararını zedeleyen bir plan değişikliği olduğundan şehircilik ve planlama ilkeleri ile Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planındaki ağaçlandırılacak alan kullanımı ve bu kullanımın bir parçası olduğu, yeşil kuşak stratejisinin davaya konu plan değişikliği işlemi öncesinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında benimsenmiş ve sürdürülmüş bir plan yaklaşımı olduğu, davaya konu plan değişikliğinin ise 1/25.000 ölçekli bu stratejinin üst ölçekte sürdürülmemesi ile sonuçlandığı, herhangi bir bilimsel açıklama ve değerlendirme yapılmaksızın üst ölçekte alana farklı bir kullanım getirilmesinin çevre düzeni planının genel yaklaşımlarına ve ana stratejilerine aykırı bir plan kararı olduğu görüşüne yer verilmiş ise de, dosyadaki belgelerin incelenmesinden uyuşmazlık konusu taşınmazın;<br>-İzmir Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı yazısı ile, planlama alanının kesinleşmiş sayısal orman sınır noktalarına göre bir kısmının orman sınırları içerinde kaldığı, yapılacak olan imar planı çalışmalarından önce orman sınırları içerisinde kalan kısımlarının ifraz edilmesi gerektiği ve bu kısımların imar planı çalışmaları dışarısında bırakılması gerektiği, geriye kalan alanın ise kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığının belirtildiği, orman kadastro haritasının yazı ekinde sunulduğu, İzmir Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, TOKİ planlaması yapılmak üzere dava konusu alanın 5403 sayılı Toprak koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamı dışında olduğunun belirtildiği görülmüştür.<br>Öte yandan, davalı idare tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin incelenmesinden, orman kadastrosu sınırları içerisinde orman alanı niteliği taşıyan alanın yaklaşık 1.9 ha olduğu, bu büyüklükteki bir alanının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu planla aynı tarihte onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde 1.9 ha.lık alanın orman alanı olarak planlama sınırı dışında bırakıldığı anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, anılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin ilgili kurumlardan alınan görüşlere uygun olarak çevredeki kullanımlar ve ulaşım alt yapısı göz önünde bulundurularak yapılmış olduğu, eğitim kurumu olan üniversitelerin bulundukları bölgeye çok önemli işlevler kattığı, ekonomik olarak da katkılar sağladığı, bu kapsamda değerlendirildiğinde kentsel sosyal altyapı alanları içerisinde yer alan üniversite alanı kullanım kararı ile kentsel gelişme alanı kullanımı getirilmesine ilişkin dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esas ve teknikleri ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yanında müdahil tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından keşif ve bilirkişi giderleri için yatırılan ... TL avansın davacıdan alınıp Hazine adına yatırılması için kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı BaşHukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'ne tebliğine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın ve fazladan ödenen ...-TL keşif harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kurum