<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12418 E.  ,  2023/2510 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/12418<br>Karar No : 2023/2510 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 14/03/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde … Mahallesi, … Caddesi No:… ve … Mahallesi, … Sokak No:… adreslerinde bulunan iş yerlerinin ve içinde bulunan malzemelerin bir kısmının zarar gördüğü veya çalındığı, süreç boyunca faaliyet gösterilememesi nedeniyle işletme karından mahrum kaldığı, işlerini yürütemediği için ödemekte olduğu kredi borçlarını yapılandırmak zorunda kaldığı, yasak süresince ilçe dışında kirada yaşamak zorunda kaldığı ileri sürülerek uğranılan zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin … Mahallesi, … Sokak No:… adresinde bulunan işyeri ve içindeki malzemeler yönünden uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini talebinin reddine ilişkin kısım yönünden incelenmesinden; davacının, işyerinin yakınlarında bulunan Ahmet Kaya Köprüsü üzerinde 29/02/2016 tarihinde patlayıcı maddenin infilak ettirilmesi sonucu ortaya çıkan patlama ve bu olay sonrasında bölgede uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde yaşanan olaylar sonucunda işyerinin zarar gördüğü iddiasıyla Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğü nezdinde 03/03/2016 ve 15/08/2016 tarihlerinde işyerinin kepenklerinin ve camlarının kırıldığı, malzemelerin yerinde olmadığı belirtilerek şikayetçi olduğu, yine bu doğrultuda davacı tarafından, anılan adresteki işyerinin hasar gördüğü ve işyerinde bulunan malzemelerin de bir kısmının zarar gördüğü, bir kısmının ise çalındığından bahisle 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat talep edilmiş olmasına karşın, davalı idarece davacının bu talebi hakkında 5233 sayılı Kanun kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığı, varsa zararın boyutunu tespit etmek amacıyla davacının Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğü nezdindeki müracaatlarına ilişkin evrakların temini dışında bilirkişi görevlendirmek, keşif yapmak gibi kapsamlı bir araştırma-inceleme yapmaksızın ispatlayıcı bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle bahsi geçen adresteki işyeri yönünden talebin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlemin … Mahallesi, … Caddesi No:... adresinde bulunan işyeri ve içindeki malzemeler yönünden uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini talebinin reddine ilişkin kısım yönünden incelenmesinden; değinilen adresteki işyerinin sokağa çıkma yasağı sürecinde zarar gördüğü iddiası üzerine davalı idarece görevliler eliyle keşif incelemesi yaptırıldığı, keşif incelemesine davacının da katıldığı, keşif üzerine tanzim edilen "Hasar Tespit Formu"nda davacının "...yasaklı dönemde işyeri sahasında bulunan bütün tuğla ve briket, asmalarım kaybolmuş, depoda bulunan çimentolar kayıp" şeklindeki beyanına yer verildiği, ilgili belgede başkaca bir tespitin bulunmadığı, belgenin davacı tarafından herhangi bir şerh düşülmeksizin görevlilerle birlikte imzalandığı dikkate alındığında, anılan adresteki işyerinde uğradığını ileri sürdüğü zarara ilişkin herhangi bir tespitin, bilgi, belgenin bulunmadığı kanaati ile dava konusu işlemle talebin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin, davacının, Nusaybin İlçesinde uygulanan sokağa çıkma yasağı tedbirinin uygulandığı dönemde işletme kazancından mahrum kalmasından kaynaklı zararları, kredi borçlarını yapılandırmasından kaynaklı zararları ve süreç boyunca ilçe dışında kirada yaşamak zorunda kalmasından kaynaklı kira ödemelerine ilişkin talepleri yönünden incelenmesinden; 5233 sayılı Kanun'un hükümleri dikkate alındığında, kredi borçlarının yapılandırılması, mahrum kalınan kazanç ve muhtemel gelir kayıpları ile kira giderlerinin kişilerin terör eylemlerine hedef olmalarından kaynaklanan zarar olarak nitelendirilemeyeceği ve anılan Kanun uyarınca karşılanacak zararlar kapsamına girmediği, 5233 sayılı Kanun kapsamında bir zararının karşılanabilmesi için ancak kişilerin taşınır/taşınmaz mal varlığının zarar görmesi veya rızası dışında mal varlığına ulaşamamasının gerektiği, olayda bu tür bir zararın bulunmadığı, bu itibarla, tazminat istemine konu kredi borçlarının yapılandırılmasından kaynaklı zararlar, kira ödemeleri ve işletme kar kayıplarının muhtemel zarar niteliğinde olduğundan, dava konusu işlemin kredi borcu yapılandırılmasından kaynaklı zararlar, kira ve gelir kayıplarının tazmini talebinin reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin davacının … Mahallesi, … Sokak No:… adresinde bulunan işyerine ilişkin talepleri reddine ilişkin kısmı yönünden iptaline, davacının … Mahallesi, … Caddesi No:… adresinde bulunan işyerine ilişkin talepleri ile kredi borçlarının yapılandırılması, kira ödemeleri ve işletme kazancına dair taleplerinin reddine ilişkin kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, … Mahallesi, … Caddesi, … numaralı adresteki işyerindeki tuğla, briket ve çimento torbalarının tahrip edildiği yahut çalındığı, bununla ilgili de Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğüne gerekli müracaatın yapıldığı, 5 ay süren işletme zararının da hesaplanıp ödenmesi gerektiği iddialarıyla; davalı idare tarafından, davacının iddiasına konu olayın terör veya terörle mücadele kapsamında meydana geldiğine dair soyut beyanları dışında somut bir bilgi veya belge sunmadığı, komisyonca gereki araştırmalar yapıldığı ancak davaya esas olayın kanun kapsamına girdiğine dair bir bilgi ve belgeye ulaşılmadığı iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi; davacının … Mahallesi, … Mahallesi, … Caddesi No:… adresinde bulunan eşya zararı ile kazanç kaybına ve kredi borcununun yapılandırılmasından kaynaklanan zarara yönelik temyiz isteminin reddi, ilçe dışında yaşamak zorunda kalınması nedeniyle ödenen kiraya yönelik temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın … Mahallesi, … Sokak No:… adresinde bulunan eşya zararına yönelik kısmının onanması; … Mahallesi, … Mahallesi, … Caddesi No:… adresinde bulunan eşya zararı ile kazanç kaybına ve kredi borcununun yapılandırılmasından kaynaklanan zarara yönelik kısmının gerekçeli onanması; ilçe dışında yaşamak zorunda kalması nedeniyle ödediği kiraya yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 14/03/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde … Mahallesi, … Caddesi No:… ve … Mahallesi, … Sokak No:… adreslerinde bulunan iş yerlerinin ve içinde bulunan malzemelerin bir kısmının zarar gördüğü yahut çalındığı, süreç boyunca faaliyet gösterilememesi nedeniyle işletme karından mahrum kaldığı, işlerini yürütemediği için ödemekte olduğu kredi borçlarını yapılandırmak zorunda kaldığı, yasak süresince ilçe dışında kirada yaşamak zorunda kaldığı ileri sürülerek uğranılan zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması talebiyle 08/11/2016 tarihinde başvuru yapılmış, başvurunun ardından … Mahallesi, … Caddesi No:… adresindeki eşya zararına yönelik yapılan inceleme sonrası düzenlenen, davacı ve muhtar tarafından imzalı Hasar Tespit Formunda; "beyan: yasaklı dönemde iş yeri sahasında bulunan bütün tuğla ve briket, asmolenlerim kaybolmuş, depoda bulunan çimentolar kayıp" ifadelerine yer verilmiş, Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile müracaatçının iş yerinin ve eşyalarının fiziki zararına ilişkin iddiasını ispatlayıcı herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı, müracaatçının diğer taleplerinin (ciro kaybı, kredi, kira gideri vs.) ise 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zararlar kapsamında kalmadığı gerekçesiyle bilgi ve belge eksikliği ile Kanun kapsamına girmediği belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiş, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; aynı Kanunun 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabileceği öngörülmüştür.<br>Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde, zarar görenin veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin başvurusu halinde bu Yönetmelik kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etme görevi olan Komisyon'un gerek görmesi halinde keşif yapabileceği, komisyon başkanının, belirlemiş olduğu keşif yeri ile gün ve saatini komisyon üyeleri ve/veya bilirkişi ile başvuru sahibine veya yetkili temsilcisine yazılı olarak bildireceği, başvuru sahibinin kendisi, veli veya vasisi veya yetkili temsilcisi ve varsa şahitlerinin keşif mahallinde hazır bulunacakları, muhtar veya o yer mahallinden iki kişinin de keşifte hazır bulunmasının temin edileceği, başvuru sahibi veya yetkili temsilcisinin keşif esnasında hazır bulunmaması halinde durumun tutanakta belirtileceği; 15. maddesinde, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararların, yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar olduğu, 16. maddesinde, 15. maddede belirtilen zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>A) Temyize Konu Kararın … Mahallesi, … Sokak No:… Adresinde Bulunan Eşya Zararına Yönelik Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>B) Temyize Konu Kararın … Mahallesi, … Mahallesi, … Caddesi No:… Adresinde Bulunan Eşya Zararına Yönelik Kısmının İncelenmesi:<br><br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>İdare Mahkemesi kararında anılan kısma yönelik yapılan incelemede yer verilen; değinilen adresteki işyerinin sokağa çıkma yasağı sürecinde zarar gördüğü iddiası üzerine davalı idarece görevliler eliyle keşif incelemesi yaptırıldığı, keşif incelemesine davacının da katıldığı, keşif üzerine tanzim edilen "Hasar Tespit Formu"nda davacının "...yasaklı dönemde işyeri sahasında bulunan bütün tuğla ve briket, asmolenlerim kaybolmuş, depoda bulunan çimentolar kayıp" şeklindeki beyanına yer verildiği, ilgili belgede başkaca bir tespitin bulunmadığı, belgenin davacı tarafından herhangi bir şerh düşülmeksizin görevlilerle birlikte imzalandığı dikkate alındığında, anılan adresteki işyerinde uğradığını ileri sürdüğü zarara ilişkin herhangi bir tespitin, bilgi, belgenin bulunmadığı yönündeki değerlendirmelere ek olarak, … Mahallesi, … Caddesi No:… ve … Mahallesi, … Sokak No:25 adreslerindeki iş yerlerinde oluşan eşya zararına yönelik davacı tarafından müracatta bulunulup bulunulmadığının, inceleme raporu tanzim edilip edilmediğinin araştırılmasına yönelik İdare Mahkemesinin 01/03/2018 tarihli ara kararına karşı dosyaya sunulan Mardin İlçe Emniyet Müdürlüğünün 28/03/2018 tarihli cevabi yazısında, davacının yalnızca … numaralı adresteki iş yerinin ve eşyaların zarar gördüğüne yönelik müracaatı olduğu, bunun haricinde başkaca bilgi belge bulunmadığının belirtilmesi, davacının da … numaralı iş yerinde bulunan eşyaların zarar gördüğüne yönelik emniyet güçlerine ya da savcılığa müracaat ettiğine dair dosyaya bilgi ve belge sunamamış olması da dikkate alındığında, … numaralı iş yerinde oluştuğu iddia olunan eşya zararının karşılanma olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> Bu durumda, dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>C) Temyize Konu Kararın Kazanç Kaybına ve Kredi Borcununun Yapılandırılmasından Kaynaklanan Zarara Yönelik Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Her ne kadar, İdare Mahkemesi kararında, davacının iş yerini işletilememesinden kaynaklanan kazanç kaybına ve kredi borcunun yapılandırılmasından kaynaklanan zararına ilişkin kısım yönünden, bu zararların 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sayılan ve anılan Kanun kapsamında tazmini gereken zararlardan olmadığı gerekçesinin yanı sıra anılan zararların muhtemel zarar niteliğinde olduğu gerekçesine yer verilerek davanın reddine karar verilmişse de talep edilen zararların, yalnızca 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sayılan zarar kalemleri arasında bulunmaması sebebiyle anılan Kanun kapsamında karşılanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda, dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>D) Temyize Konu Kararın İlçe Dışında Yaşamak Zorunda Kalınması Nedeniyle Ödenen Kiraya Yönelik Kısmının İncelenmesi:<br>5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararlar" Kanun kapsamında karşılanabilecek zarar kalemlerinden biri olarak sayılmıştır. Mal varlığının, bir kişinin para ile ölçülebilen hak ve borçlarının tümünü ifade ettiği dikkate alındığında, kişinin mülkiyetinde bulunan taşınmaza terörle mücadele faaliyeti nedeniyle ulaşamaması sonucu yapmak zorunda kaldığı masrafın da “mal varlığına ulaşamama” zararı kapsamında yer aldığı sonucuna varılmaktadır. <br>Uyuşmazlıkta, öncelikle, davacının mülkiyetinde olup ikamet ettiği konuta terörle mücadele faaliyetleri sebebiyle ulaşamama durumu bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 14/03/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde terörle mücadele faaliyeti kapsamında şiddetli çatışmaların yaşandığı, bu süreçte güvenlik kaygısı ile mülkiyetinde olup ikamet ettiği konutunu, dolayısıyla ilçeyi terk eden kişilerin mülkiyetinde olup ikamet ettiği konuta terörle mücadele faaliyeti kapsamında ulaşamadığının kabulü hakkaniyet gereğidir.<br>Buna göre, davacının tazminini talep ettiği zararın, kira sözleşmesi ile mülkiyetinde bulunan konuta, terörle mücadele faaliyetleri nedeniyle ulaşamaması sonucu, ilçe dışında barınma ihtiyacını gidermek için yaptığı kira ödemesinden kaynaklandığı anlaşıldığından zararların anılan Kanun'un 7. maddesinin (c) bendi kapsamında mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklanan zarar olarak değerlendirilmesi, söz konusu maddenin "amaçsal yorum" neticesinde ortaya çıkarılan anlamına uygun düşecektir.<br>Bu durumda, Komisyon tarafından, davacının 14/03/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde mülkiyetinde olan konutu güvenlik kaygısı ile terk etmesi üzerine ilçe dışında barınma ihtiyacını gidermek için ödemek zorunda kaldığı -5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan- konut kirası zararlarına ilişkin bilgi ve belgelerin (davacının anılan ilçede mülkiyetinde bulunan konutta ikamet ettiğine ve ilçe dışında kirada oturduğu konut için yaptığı ödemelere ilişkin hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgeler) davacıdan ve ilgililerden istenerek belge ile kanıtlanan maddi zararın belirlenmesi, zararın tamamının veya bir kısmının 5233 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen farklı bir yöntemle karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, karşılanan bir kısım varsa bu kısmın toplam maddi zarar miktarından düşülerek kalan tutarın davacıya ödenmesi için sulhname tasarısı hazırlanması gerektiği açıktır.<br>Bu itibarla, davanın bu zarar kalemi yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE; davacının ... Mahallesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No:... adresinde bulunan eşya zararı ile kazanç kaybına ve kredi borcununun yapılandırılmasından kaynaklanan zarara yönelik temyiz isteminin REDDİNE, ilçe dışında yaşamak zorunda kalınması nedeniyle ödenen kiraya yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. Dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … Mahallesi, … Sokak No:… adresinde bulunan eşya zararına yönelik kısmının ONANMASINA, Devrim Mahallesi, … Mahallesi, … Caddesi No:… adresinde bulunan eşya zararı ile kazanç kaybına ve kredi borcununun yapılandırılmasından kaynaklanan zarara yönelik kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçeler ile ONANMASINA, ilçe dışında yaşamak zorunda kalınması nedeniyle ödenen kiraya yönelik kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>

kira