<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12020 E.  ,  2023/2501 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/12020<br>Karar No : 2023/2501 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... San. ve Tic. Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 14/03/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde, beyaz eşya ve elektrikli küçük ev aleti perakende ticareti faaliyetini yürüttüğü işyerini çalıştıramadığından bahisle gelir kaybı yaşadığı, çalışan maaşı ve sigorta primi ödediği ileri sürülerek uğranılan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinde hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, yaralanma, sakatlanma ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin malvarlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan kesinleşmiş/kesin maddi zararların karşılandığının belirtildiği, doğrudan ticari nitelikli muhtemel zararların karşılanacağından bahsedilmediği, ticari nitelikli bir zararının karşılanabilmesi için ancak ticarete konu taşınır/taşınmaz malvarlığının zarar görmesi veya davacının rızası dışında malvarlığına ulaşamamasının gerektiği, bu durumda, davacının sokağa çıkma yasağı sürecinde iş yerinin kapalı kalması ve bu nedenle çalışamaması sebebiyle uğradığını ileri sürdüğü zararı ile anılan dönemdeki işçi maaş ödemeleri, SGK prim ödemeleri gibi giderler 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca karşılanabilecek zararlar kapsamına girmediğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava dilekçesinde davacı şirketin işyerinin zarara uğradığı, bu zararları karşılamak adına birtakım harcamalar yaptığı belirtilmiş ise de zararın tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvuruya ilişkin dilekçede işyerinde oluşan zarar kalemlerine ilişkin herhangi bir talebin bulunmadığı görüldüğünden, davacının yaptığı başvuru dilekçesi içeriği dikkate alınarak davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemle sınırlı olarak yargılama yapıldığından davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, 134 gün işyerine gidemediği için zarara uğradığı, işyerinde fiziki zarar da olduğu, komisyon keşfe gelseydi zararı tespit edebileceği, Kanunda malvarlığına ulaşamamaktan dolayı oluşan zararın karşılanacağının belirtildiği, kazanç ve gelir ihtimalinin de malvarlığının kapsamı içinde kaldığı, bu zararının karşılanması gerektiği, işyerinin kapalı kaldığı dönemde 11 işçinin maaşlarını ve sigorta primlerini ödemeye devam ettiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Davacının kazanç kaybına yönelik temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısmının gerekçeli onanması, sabit giderlere (çalışanların maaşı ve sigorta primi) yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 14/03/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde, beyaz eşya ve elektrikli küçük ev aleti perakende ticareti faaliyetini yürüttüğü işyerini çalıştıramadığından bahisle gelir kaybı yaşadığı, çalışan maaşı ve sigorta primi ödediği ileri sürülerek uğranılan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle 23/09/2016 tarihinde başvuru yapılmış, Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile müracaatçının zarar kalemlerinin tahmini / muhtemel (ciro kaybı, kira vs.) zarar talepleri olduğu, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zararlar arasında tahmini / muhtemel<br> zarar talepleri olmadığı, Kanun kapsamına girmediği belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; aynı Kanunun 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabileceği öngörülmüştür.<br>Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde, zarar görenin veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin başvurusu halinde bu Yönetmelik kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etme görevi olan Komisyon'un gerek görmesi halinde keşif yapabileceği, komisyon başkanının, belirlemiş olduğu keşif yeri ile gün ve saatini komisyon üyeleri ve/veya bilirkişi ile başvuru sahibine veya yetkili temsilcisine yazılı olarak bildireceği, başvuru sahibinin kendisi, veli veya vasisi veya yetkili temsilcisi ve varsa şahitlerinin keşif mahallinde hazır bulunacakları, muhtar veya o yer mahallinden iki kişinin de keşifte hazır bulunmasının temin edileceği, başvuru sahibi veya yetkili temsilcisinin keşif esnasında hazır bulunmaması halinde durumun tutanakta belirtileceği; 15. maddesinde, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararların, yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar olduğu, 16. maddesinde, 15. maddede belirtilen zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br><br>A) Temyize Konu Kararın Kazanç Kaybına Yönelik Kısmının İncelenmesi:<br><br>Bölge idare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Her ne kadar, İdare Mahkemesi kararında, davacının iş yeri işletilememesinden kaynaklanan kazanç kaybına ilişkin zararları yönünden, bu zararların 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sayılan ve anılan Kanun kapsamında tazmini gereken zararlardan olmadığı gerekçesinin yanı sıra anılan zararların muhtemel zarar niteliğinde olduğu gerekçesine yer verilerek davanın reddine karar verilmişse de talep edilen zararların, yalnızca 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sayılan zarar kalemleri arasında bulunmaması sebebiyle anılan Kanun kapsamında karşılanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br> Bu durumda, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>B) Temyize Konu Kararın Sabit Giderlere (Çalışanların Maaşı ve Sigorta Primi) Yönelik Kısmının İncelenmesi:<br><br>5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararlar" Kanun kapsamında karşılanabilecek zarar kalemlerinden biri olarak sayılmıştır. Mal varlığının, bir kişinin para ile ölçülebilen hak ve borçlarının tümünü ifade ettiği dikkate alındığında, kişinin mülkiyetinde bulunanların yanı sıra zilyetliğinde bulunan taşınır veya taşınmaz eşya ile sözleşmeden ya da kanundan doğan haklarına ulaşamamasından kaynaklanan zararların da “mal varlığına ulaşamama” zararı kapsamında yer aldığı sonucuna varılmaktadır. <br>Buna göre, davacı şirketin tazminini talep ettiği çalışan maaşı ve sigorta primi zararının iş sözleşmesinden doğan işçilerin hizmetinden yararlanma hakkına, terörle mücadele faaliyetleri nedeniyle ulaşamamasına rağmen, bu hakkının devamını sağlamak amacıyla ilgili giderleri yapmak zorunda kalmasından kaynaklandığı anlaşıldığından bu zararların anılan Kanun'un 7. maddesinin (c) bendi kapsamında mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklanan zarar olarak değerlendirilmesi, söz konusu maddenin "amaçsal yorum" neticesinde ortaya çıkarılan anlamına uygun düşecektir.<br>Bu durumda, Komisyon tarafından, davacı şirketin 14/03/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde işe devam edememesine rağmen katlanmak zorunda kaldığı -5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan- çalışan maaşları ve sigorta primleri zararlarına ilişkin bilgi ve belgelerin davacıdan ve ilgili kurumlardan istenerek belge ile kanıtlanan maddi zararın belirlenmesi, zararın tamamının veya bir kısmının 5233 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen farklı bir yöntemle karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, karşılanan bir kısım varsa bu kısmın toplam maddi zarar miktarından düşülerek kalan tutar için sulhname tasarısı hazırlanması gerektiği açıktır.<br>Bu itibarla, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının ve dava konusu işlemin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının kazanç kaybına yönelik temyiz isteminin REDDİNE, sabit giderlere (çalışanların maaşı ve sigorta primi) yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kazanç kaybına yönelik kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, sabit giderlere (çalışanların maaşı ve sigorta primi) yönelik kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>

kira