<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/773 E.  ,  2023/1937 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/773<br>Karar No:2023/1937<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Bakanlığı<br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …<br> Hukuk Müşaviri …<br> 2. (DAVACILAR) -… İnşaat Taahhüt Tic.San. Ltd. Şti. <br> -… <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği'nce gerçekleştirilen ve davacı şirket ile … İnşaat Mühendislik Mimarlık Turizm Tekstil Nakliye Gıda Temizlik ve Petrol Ürünleri İthalat İhracat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin (Badur Ltd. Şti.) oluşturduğu ortak girişimin üzerinde bırakılan "Yemekhane ve İdare Binası İnşaat İşi" ihalesinin ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun yerine getirilmediği gerekçesiyle, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşların ihalelerine katılmaktan yasaklanmalarına ilişkin 28/03/2012 tarih ve 28247 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali ile 50.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminata karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Davacı şirket yönünden yapılan değerlendirmede; UYAP üzerinde yapılan incelemede, davacı şirket ile … Ltd. Şti. tarafından sözleşmenin feshinin iptali ve irat kaydedilen teminatın iadesi istemiyle açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, "(...) işin süresi içerisinde teslim edilmediği, ancak yapım işinin süresinin uzaması nedeniyle davacı yüklenicinin süre uzatımına hak kazandığı, bu durumda, sözleşmenin feshi yerine tasfiyesinin gerekeceği, nitekim taraflar arasında imzalanan 24/07/2013 tarihli Tasfiye Durum Tutanağı ile tasfiyesinin, davalı yüklenici ile davalı işveren tarafından benimsendiği, sözleşmenin imzalanması sırasında yüklenici tarafından işveren idareye verilen teminat mektubunun nakde çevrilmeden idarece tutulmasının gerekeceği, kesin teminatın iadesi için SGK Başkanlığından ve Vergi Dairesi Başkanlığından ilişiksiz belgesi alınması gerektiği, dava dosyasında bu belgeler bulunmamakla birlikte işin tasfiyesine karar verildiği göz önünde tutulduğunda, kesin teminatın iadesinin hakkaniyete uygun olduğu, davacı tarafça son hakedişten sonra 2.017.665,28-TL imalat yapıldığı, sözleşmenin tasfiyesinde, kalan iş bölümü için tarafların kâr ve zarar talebinden vazgeçerek belli bir noktada sözleşmeyi sona erdirdiklerinin kabulü gerektiği, bu durumda davacı tarafın ayrıca kâr mahrumiyeti isteminde bulunamayacağı" gerekçesiyle sözleşmenin tasfiyesine ve irat kaydedilen teminatın ve son hakedişten sonra yapılan imalatların bedelinin yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onandığı, onama kararına karşı yapılan karar düzeltilme talebinin de aynı Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesi kararı dikkate alındığında, işin süresi içerisinde teslim edilmediği, ancak yapım işinin süresinin uzaması nedeniyle davacı yüklenicinin süre uzatımına hak kazandığı, bu durumda, sözleşmenin feshi yerine tasfiyesinin gerekeceği, ayrıca kesin teminat mektubunun iadesinin gerekeceği, her ne kadar davacı tarafından ihale konusu iş zamanın da bitirilememiş ise de, davacının projelerin geç onaylanması ve hak edişlerin geç ödenmesi nedenleriyle süre uzatımına hak kazandığı anlaşıldığından, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle kamu ihalelerinden yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> 50.000,00-TL maddi tazminat ödenmesi istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkemelerinin 13/04/2022 tarihli ara kararı ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların hangi kalemlerden oluştuğunun sorulduğu ve zararı ispatlamaya yarayan bilgi ve belgelerin sunulmasının istenildiği, davacı tarafından 10/05/2022 tarihinde Mahkemelerine sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının daha önceki yıllardaki cirosunun güncellenerek dava konusu yıllara ilişkin cironun hesaplandığı ve birtakım giderlerden bahsedildiği görülmekle, yasaklama dönemine ilişkin kâr kaybından dolayı uğradığını ileri sürdüğü zararın varsayıma dayandığı, varsayıma dayalı olarak tazminata hükmedilemeyeceği açık olmakla birlikte gider olarak gösterilen kira, muhasebe ücreti, vergi gibi harcamaların kaynağının dava konusu işlem olmadığı, bunların şirketin varlığı nedeniyle yapılan giderler olduğu görüldüğünden davacı şirketin maddi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği belirtilmiştir.<br> 50.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkemelerince iptal edilen davacı şirketin kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmasının yasaklanmasına ilişkin karar nedeniyle davacının ticarî itibarını zedeleyeceği, güvenirliğini azaltacağı açık olmakla birlikte, davacı tarafından istenilen manevi tazminat miktarının (50.000 TL) manevi tazminatın manevi tatmin amacını aşacak miktarda olduğu görüldüğünden, ihaleden yasaklamaya işleminin uygulamada kaldığı süre ve yargı kararı ile iptal edilen söz konusu işlemin davacı şirket üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alınarak işlem nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu manevi zarara karşılık olarak takdiren 30.000 TL manevi tazminatın davacı şirkete ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede; 28/03/2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu işlemde, davacı şirket ve … Ltd. Şti.'nin aynı yasaklama formu ile yasaklandığı, yasaklama formunda … Ltd. Şti.'nin isminin "ihalelere katılmaktan yasaklanan gerçek veya tüzel kişi" bölümünde, davacı şirketin isminin ise "ortak ve/veya ortaklıklar" bölümünde yazıldığı, davacı şirketin ortağı ...'un yasaklanmasına ilişkin bir işlem tesis edilmediğ, nitekim, Mahkemelerinin 27/06/2012 tarihli ara kararına istinaden davacılar vekili tarafından verilen cevapta, ...'un yasaklanmasına ilişkin bildikleri bir işlem olmadığının ifade edildiği, davacı ... hakkında tesis edilmiş bir yasaklama işlemi bulunmadığı görüldüğünden, davacı ... yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar vermek gerekmektedir. <br>. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin davacı şirket hakkında tesis edilen yasaklama yönünde iptaline, davacı ... hakkında verilen yasaklama yönünden incelenmeksizin reddine, davacı şirketin maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 30.000,00-TL'lik kısmının kabulüne fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın iptal ve kabule ilişkin kararların bozulması gerektiği; davacılar tarafından, tüm alacak ve tazminatların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği, dava dilekçesinde belirtilen maddi ve manevi tazminatların güncel tutarlarıyla ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacılar tarafından Mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının iptale ve kabule ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> Davacıların temyiz istemi yönünden;<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması hâlinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması hâlinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2'nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.", 7.fıkrasında ise, "temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması hâlinde altıncı fıkrada sözü edilen kararın, Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği" kurallarına yer verilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacılar vekili tarafından İdare Mahkemesi kararının temyiz edildiği, temyiz harcının ödenmediği, Dairemizin 14/03/2023 tarihli yazısı ile, temyiz isteminin işleme konulabilmesi için temyiz harç eksikliğinin 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca yazının tebliğinden itibaren 7 gün içinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz edilmemiş sayılacağına karar verileceğinin belirtildiği, 22/03/2023 tarihinde davacıya tebliğ edilen 14/03/2023 tarihli harç tamamlama yazısı üzerine verilen 7 günlük süre içinde söz konusu eksikliğin giderilmediği anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, davacılar tarafından, Mahkeme kararının 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 7. fıkrası uyarınca temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.<br>Davalı idarenin Temyiz istemi yönünden;<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen kararın iptale ve kabule ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılar yönünden TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA,<br> 2. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> . 3. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle davacı şirket yönünden iptali, davanın davacı ... yönünden incelenmeksizin reddi, maddî tazminat istemi yönünden reddi; manevî tazminat istemi yönünden ise kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, <br> 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde davalı idare tarafından kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kira