<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/3453 E.  ,  2023/2558 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2021/3453<br>Karar No : 2023/2558<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak anılan şirketin sahte belge düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle 2016 ve 2017 yılları ile 2016/1-3,4-6,7-9,10-12 , 2016/1 ila 12, 2017/1-3, 2017/1, 2, 3. dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, davacının asıl borçlu şirketin sahte belge düzenleme fiiline hangi fiilleri ile iştirak ettiği yönünde somut ve yeterli tespit yapılmadığı, davacı ile sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde etme eylemi arasında illiyet bağı kurulmadığı anlaşıldığından, davacı adına iştiraki nedeniyle kesilen tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, düzenlenen vergi tekniği raporları ile davacının, sahte belge düzenleme organizasyonunda yer alan şirketin eylemine iştirak ettiği somut tespitlerle açıkça ortaya konulduğundan kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341.maddede yazılı hallerde vergi ziyaı sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, 2. fıkrasında vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı kuralına yer verilmiş, "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" başlıklı 359. maddesinde ise; " Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı ifade edilmiş, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgenin sahte belge olduğu belirtildikten sonra, kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanmasının 344. maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kurala bağlanmıştır.<br>Ayrıca "Cezalarda İndirim" başlıklı 360. maddesinde ise; 359. maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatini bulunmaması halinde Türk Ceza Kanunu'nun suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısının indirileceği hüküm alıtına alınarak, cezalara iştirak hususunda Türk Ceza Kanunu hükümlerinin esas alınacağı vurgulanmıştır. Bu itibarla, vergi kanunlarında düzenlenen vergi suç ve cezaları ile ilgili hususlarda uygulanacak olan ceza kanununun ilgili hükümleri gereğince .iştirak, bir kişi tarafından işlenebilen bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda sözkonusu olup, iştirakin oluşabilmesi için birden fazla failin olması, faillerin suçu birlikte işleme iradesinin olması ve şuçun işlenmesi ile iştirak edenin fiili arasında nedensellik bağının bulunması yani iştirak edenin fiili olmadan suçun gerçekleşmesinin mümkün olmaması gerekmektedir.<br><br>Dava dosyasının incelenmesinden; ... ve oğlu olan ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının incelenmesinden; anılan mükellefin, sahte fatura ticareti yapmak amacıyla kurulduğu sonucuna varıldığından bu kişiler hakkında vergi tarhiyatları yapıldığı ve vergi ziyaı cezaları kesildiği, davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle, adına dava konusu olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344/2. maddesi uyarınca tek kat vergi ziyaı cezalarının kesildiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu olayda, Ankara ve Hatay merkezli olmak üzere; Ankara, Hatay, Adana, İstanbul, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır, İzmir illeri ile bağlantılı toplamda 173 gerçek kişi mükellefin/mükellef kurumun ve 12 serbest muhasebeci mali müşavirin organize biçimde sahte belge düzenleme faaliyeti içinde bulunduklarına ilişkin şüpheler oluşması üzerine bu kapsamda belirlenen mükelleflerin Vergi Denetim Kurulu tarafından incelemeye sevk edilmesi üzerine düzenlenen, ilgili diğer dava dosyalarında bulunan ... hakkındaki … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile oğlu ... hakkında düzenlenen 14/09/2018 tarih ve 5071/1 sayılı Vergi Tekniği Raporu ile eklerinde yer alan davacı ile diğer tanıkların ifadelerinden; ... ve ... öncülüğünde ... ve ... ve İstanbul ayağında ... aracılığıyla üçüncü kişiler adına kurulan bazı şirket veya gerçek kişi mükellefiyetleri ile aynı firma veya gerçek kişilerle mal alış verişi yapan faturalarının Hatay'dan aynı kişilerce düzenlenip gönderildiği, aynı muhasebecilerle muhasebe işlerinin yürütüldüğü ve vergi beyannamelerinin verildiği, kurulduktan kısa bir süre zarfında çok yüksek cirolara ulaşan ancak ticari varlığı bu beyan edilen ciroları elde etme hususunda yetersiz kalan, işçi sayısı ve araç kaydı bulunmayan, adlarına mükellefiyet tesis edilenlerin genelde işsiz güçsüz ya da asgari ücretli çalışan konumunda olduğu genellikle az bir ücret veya ödeme karşılığında adlarına mükelleiyet kurulmasına razı gelen kişiler olduğu, kuruluş işlemlerinin Ankara 9. Noterliğinde gerçekleştirildiği, ticari yapısı ile orantısız gözüken yüksek ciro elde etmeleri durumunu demir çelik sektöründe faaliyet gösterilmesi olarak izaha çalışan tecrübeli muhasebecilerle çalışan dolayısıyla bağlantılı ve organize şekilde hareket eden şahıslarca kurulan firma veya gerçek kişi mükellefiyetleri vasıtasıyla sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde edilmesinin amaçlandığı bu sebeple yapılan inceleme üzerine düzenlenen raporlara dayanılarak bahsi geçen cezaların kesildiği anlaşılmaktadır.<br><br>Nitekim mükellef ... adına düzenlenen raporda; 2016 ve 2017 hesap dönemi faaliyetleri konusunda mernis adresine defter belge isteme yazısının farklı tarihlerde üç kez gönderilmesine rağmen tebliğ edilemediği, söz konusu dönemlerde mal ve hizmet sattığı diğer mükelleflerin büyük bir çoğunluğunun sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelendiği veya haklarında vergi tekniği raporu bulunduğu, anılan kişinin mükellefiyetinin 31/03/2017 tarihinde re'sen terkin edildiği, 05/12/2015 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların gerçek bir ticari faaliyet olmaksızın komisyon geliri karşılığında düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığı; ... hakkında düzenlenen serbest muhasebeci mali müşavirin oluşturduğu organizasyon içinde yer aldığına ilişkin … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, ...'in sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği, 05/12/2015 tarihinden itibaren düzenlediği belgelerin sahte olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği, bu raporun 47. sayfasında "2.14-...'ın İfadesi" başlıklı kısmında, adı geçenin, organizasyon kapsamında incelenen Seğmenler Vergi Dairesi mükellefleri ... Demir Çelik...Ltd. Şti., … Demir Çelik...Ltd. Şti. ile Maltepe Vergi Dairesi mükellefi … Çelik İnşaat Oto. ...Anonim Şti., Çankaya Vergi Dairesi mükellefi … Yapı İnşaat ...Ltd. Şti. çalışanı olduğu, 18/07/2018 tarihli ifadesinde; mükellefin organizasyonun başında yer aldığı tespit edilen ... ile 2011 yılında tanıştığı 2015 yılında işsiz olduğundan aylık 1.500,00 TL'ye bu kişinin yanında çalışmaya başladığı, 2017 yılında Kaçakçılık ve Mali Suçlar Şubesinin işyerine baskın yaptığını, …'in kendisini ... ve ... ile tanıştırdığını, bu kişilerin organizasyonun alt yapısını oluşturmak amacıyla şirket veya gerçek kişi mükellefiyetleri kurmak amacıyla yardım almak amacıyla serbest muhasebeci mali müşavir ...'un Kızılay'daki ofisine gittikleri, burada kaç tane şirket veya mükellefiyet kurulacağını kararlaştırdıkları, kuruluş evraklarını bu muhasebeci ile çalışanı ...'ın hazırladığı, ayrıca bu kişilerden üçer adet imzalı boş kağıdın bu muhasebecilerce alındığı, sonra işyeri kiralamak üzere emlak ofisine gittikleri, orada emlakçı …'ın bürosuna giderek kiralama sözleşmelerini yaptıkları, komisyon ücreti ve kirayı ...'ün ödediği, emlakçı …'ın "bunlar tekin adamlar değil dikkat et " şeklinde kendisini uyardığını, Ankara 9. Noterliğinde tahminen 2.000 TL veya 3.000 TL karşılığında bazı kişiler adına mükellefiyet/şirketlerin kurulduğu, bu kişileri organizasyonun İstanbul ayağıyla ilgilenen "…" lakaplı ...'ın İstanbul'dan Ankara'ya getirdiği, hatta … ve babası ...'in ikametgahını da …'in Çankaya Nüfus Müdürlüğüne aldırdığı, resmi işlemleri başlatıp ...'un ofisine beraberce gittikleri, bu şekilde pek çok kişi adına şirketler ve mükellefiyetler kurulduğunu, işleri aynı muhasebeciler, aynı kişiler ve aynı Noterin yaptığını ve aynı adreste kurulduklarını, ...'ün kendisine …'i ara dediği onun da aradığını …'in muhasebecisine yönlendirdiği bunun üzerine … adlı kişiyle muhasebeciye gidip evrakları aldıkları, ...'a beraber gittikleri onun da devir işlemlerini gerçekleştirdiği, kendisinin bu evrakları alıp …'e gönderdiğini, bu firma ve mükelleflerin faturalarını ...'in sattığını, şirketler burada kurulup matbaada faturalar basıldıktan sonra ...'in adamı …'in adresi ve … Çelik...AŞ adresi görünen yere gittiği, oradan Hatay'a gönderildiği, orada düzenlendikten sonra ...'a gönderildiği, sistemin böyle işlediğini, ayrıca ...'a ait banka hesaplarının ... tarafından kullanıldığını beyan ettiği, ...'un 10/09/2018 tarihli ifadesinde; davacı …'in ... ile birlikte ...'in adamı olduğu, ...'e ait faturaların Hatay'dan ...'a ... ve … tarafından gönderildiği, bu mükellefiyetin de ... öncülüğünde ... ve ... tarafından kurdurulduğu, muhasebe ücretlerini de ... ve Yunus Yüksel'in ödediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.<br>Ayrıca temyiz incelemesi devam eden diğer ilgili dosyalardaki vergi tekniği raporları da beraber incelendiğinde, davacı … ile ilgili olarak; bu kişinin organizasyondaki firmalardan olan … Demir Çelik AŞ. nin %100 ortağı … Küçükçeşme'den vekalet aldığı, düzenlenen sahte faturaları, beyannameleri ve tahakkuk evraklarını Hatay'dan ...'un bürosuna mail ve kargo yoluyla gönderen kişi olduğu, bu kişinin e-posta adresi kullanılarak söz konusu belgelerin gönderildiğinin inceleme elemanlarınca da tespit edildiği anlaşılmıştır. <br><br>Bütün bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde; olayda, belli kişilerin yönetiminde, birden fazla kişi veya şirket adına mükellefiyet tesis edilerek oluşturulan sahte belge düzenleme organizasyonunda yer alan göstermelik olarak kurulan ...'in yanısıra incelenen birçok şirketin kuruluşundan bu yana sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde etme amacıyla faaliyet gösterdiği, söz konusu paravan mükellefiyetlerin, organizasyona baş olan ..., …, ..., ... ve arkadaşları aracılığıyla kurdurulduğunun anlaşıldığı; organizasyonun kuruluşu ve işleyişi hakkında çalışanların ayrıntılı ve birbiri ile tutarlı ifadeler de ortak tespitlerin olduğu görülmektedir. Davacı …'in de bu kişilerle irtibatlı hareket ettiği ve yapılanmanın amacını bildiği, işlerine yardımcı olduğu, ayrıca davacının organize biçimde sahte belge düzenleme faaliyeti içinde bulundukları şüphesi ile incelemeye sevk edilen bazı firmaların yetkililerinden vekalet aldığı, bazı organize firmalarda da çalışan olarak gösterildiği yönündeki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, gerçek bir ticari faaliyette bulunmadığı anılan raporla ortaya konulan söz konusu şirketin sahte belge düzenleme eylemine iştirak ettiği, suçun gerçekleşmesi hususunda kastı ve iştirak iradesi ile eylemleri arasında bir illiyet bağı bulunduğu, dolayısıyla davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir. <br>Ayrıca kesilen cezalara tekerrür hükmü uygulanması hususunda bir karar verilmesi gerektiği de tabiidir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> <br>(X) KARŞI OY :<br>Davacı tarafından, sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta konusu olayda davacı tarafından ...'in sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde etme eylemine ne suretle iştirak ettiği, hangi belgelerin düzenlenmesinde iştirak söz konusu olduğu, ceza ihbarnamelerinde belirtilen ceza tutarlarının belirlenmesinde hangi belgelerin dikkate alındığı, ziyaa uğratılan vergi miktarının ve hükmedilen ceza tutarının takdirinde hangi matrah tutarlarına göre nasıl bir hesaplama yapıldığının açıklanamadığı, diğer bir deyişle davacı ile anılan sahte belge düzenleme eylemi arasında illiyet bağı kurulamadığı, vergi ziyaı cezasının dayanaklarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyulamadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin bu gerekçelerle reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kira