<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/4627 E.  ,  2025/3964 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/4627<br>Karar No : 2025/3964 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., tapunun ... ada, ... parsel sayılı davacıya ait taşınmazlarda idarenin sorumluluğunda bulunan ... Korusu içerisindeki istinat duvarının güçlendirilmemesi ve yeterli bakım yapılmaması nedeniyle yağan yağmur sonucu 17-18/08/2017 tarihlerinde meydana gelen su baskınlarında oluşan maddi zararda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı davasında tespit edilen zararın karşılığı (şimdilik) 143.250,00-TL zararın, binanın temel ve kolonlarının korozyona ve çürümeye uğraması nedeniyle oluşan zararlar için (şimdilik) 480.000,00-TL, taşınmazların kiraya verilmediği için yoksun kalınan kira alacağı karşılığı (şimdilik) 1.984.079,00-TL, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı davasında yapılan yargılama giderleri olarak ödenen 2.000,00-TL olmak üzere toplam 2.609.329,00-TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi raporunda; "dava konusu ... ada, ... sayılı parsel ile komşu/bitişikteki park alanının kot olarak daha yukarıda kalması sebebi ile doğal yeraltı sularının drenajını sağlayan drenaj hattının eskimiş, kırılmış, yeterli kapasitede olup olmadığının davalı idarece irdelenmediği ve gerekli bakımların zamanında yapılmadığından davalı idarenin %50 oranında kusurlu olduğu" şeklinde kanaat bildirilmişse de bilirkişiler tarafından idarenin gerekli tüm tedbirleri almış olsaydı dahi, davacının davaya konu binasını arazi tabii kotunu kazarak (su basman seviyesinin aşağısına inerek) daha düşük bir kota inşa ettiğinden, ayrıca arsasına intikal eden zemin ve zemin altı sularının tahliyesi için gerekli önlemleri almadığından şiddetli ve yoğun bir yağışta söz konusu parselin içine su baskını olmasının kaçınılmaz olduğu şeklinde tespite yer verildiği, davacıya ait bodrum kat + zemin kat seviyesindeki yapının davacı tarafından bodrum katının su basman seviyesinin aşağısına inerek tamamen açığa çıkarıldığı hususunun tespit edilmesi üzerine ... tarih, ... sayılı encümen kararı ile söz konusu aykırıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13(d) maddesine göre yıktırılmasına karar verilmesine rağmen davacı tarafından söz konusu aykırılıkların giderilmediği, 17-18/07/2017 tarihinde meydana gelen yağış sonucunda davacı tarafından konut vasıflı kullanılmak amacıyla daireye çevrilen ve su basman seviyesinin aşağısında yer alan bodrum katında su baskını olduğu, davacının söz konusu binayı arazi tabii kotunu kazarak (su basman seviyesinin aşağısına inerek) daha düşük bir kota inşa etmiş olmasından dolayı şiddetli ve yoğun bir yağışta söz konusu parselin içinde dolayısıyla yapının bodrum katında su baskını olmasının kaçınılmaz olduğu görüldüğünden söz konusu olayın meydana gelmesinde davalı idareye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı sonucuna varıldığı, Mahkemece ... tarihli Ara Kararı ile dava dışı Meteoroloji Genel Müdürlüğünden; 17-18/07/2017 tarihinde, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokağın bulunduğu mevkide yağan yağış miktarı ile bu yağış miktarının hangi zaman aralığından hangi yoğunlukta düştüğü hususu ile söz konusu yağışın sınıflandırılmasının yapılıp yapılmadığının bildirilmesinin istenilmesi üzerine anılan Ara Kararına cevaben Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Veri İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından Mahkemeye sunulan 06/06/2022 tarihli yazıda söz konusu tarihleri içerisine alan yağış-şiddet-süre tekerrür analizine göre ... tarihi saat 08:49 lokal ile ... tarihi saat 08:48 lokal arasında 91,4 mm 24 saatlik yağış kayıt edildiği, yapılan analize göre yağışın şiddetli karakterde olduğunun görüldüğü, 1 saatlik standart zaman için tekerrür süresinin 78 yıl olarak hesaplandığı, İstanbul, Sarıyer için uzun yıllar (1991-2020) Temmuz ayı normalinin 21,8 mm olduğu, toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan, etkilenen toplumun baş etme kapasitesinin yeterli olmadığı doğa, teknoloji veya insan kaynaklı olayların afet olarak tanımlandığı, tanımda da belirtildiği üzere, bir meteorolojik olay ancak sonuçları itibarıyla meteorolojik afet olarak kabul edildiği, bu bağlamda; Genel Müdürlüğün kayıtlarına göre 18/07/2017 tarihinde İstanbul ili, Sarıyer ilçesinde meydana gelen yağış sonuçları itibarıyla meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebileceğinin belirtildiğinin görüldüğü, bu nitelikteki bir yağışın meydana gelen zararlar açısından idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde mücbir sebep niteliğinde olduğu, bu durumda illiyet bağının ortadan kalktığı, davacının söz konusu binayı arazi tabii kotunu kazarak (su basman seviyesinin aşağısına inerek) daha düşük bir kota inşa etmiş olmasından dolayı şiddetli ve yoğun bir yağışta söz konusu parselin içinde dolayısıyla yapının bodrum katında su baskını olmasının kaçınılmaz olduğu ve de söz konusu tarihlerde meydana gelen mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden yağmurun mücbir sebep olarak kabul edilecek doğal afet niteliğinde olduğu anlaşıldığından idarenin kusurlandırılarak tazminat ödemekle yükümlü tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu zararın taşınmazın yanında bulunan ... Korusu içerisindeki istinat duvarında kepçe ile hendek kazılmasından kaynaklandığı, bu esnada istinat duvarında çatlaklar meydana geldiği, davalı idareye %50 oranında kusur atfedilmesinin kabul edilemez olduğu, çünkü tüm kusurun davalı idareye yükletilmesi gerektiğinden bahisle usul ve hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, haksız ve mesnetsiz olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- İlke olarak mücbir sebep halleri, dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik nitelikleri nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunu tamamen ve kısmen kaldırmakta ise de idarenin tazmin sorumluluğunun varlığına karar verilirken öncelikle zararın meydana gelmesinde ya da artmasında idari eylemin katkısının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Diğer bir ifadeyle idari yargı mercileri öncelikle kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ve işleyişinde nesnel nitelikli bir boşluk, bozukluk veya aksaklık bulunup bulunmadığını araştırmak durumundadırlar. Eğer belirtilen şekilde bir kusur varsa hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde ortaya çıkar ve tazmin sorumluluğunu gerektirir. Böyle bir durumda, mücbir sebepler, beklenilmeyen haller, üçüncü kişinin kusuru ya da müterafik kusurun varlığı zararla, kamu hizmeti arasındaki illiyet bağını büsbütün kesmez, idarenin sorumluluğunu tümüyle ortada kaldırmaz, azaltır. Sorumluluğun ne düzeyde gerçekleşeceği olayın oluş şekline, zararın mahiyetine; zarar etkenlerinin boyutuna bağlıdır.<br>Olayda, her ne kadar davacının söz konusu binayı arazi tabii kotunu kazarak (su basman seviyesinin aşağısına inerek) daha düşük bir kota inşa etmiş olmasından dolayı şiddetli ve yoğun bir yağışta parselin içinde dolayısıyla yapının bodrum katında su baskını olmasının kaçınılmaz olduğu, ayrıca mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden yağmurun mücbir sebep olarak kabul edilecek doğal afet boyutuna ulaştığı anlaşıldığından, idarenin kusurlandırılarak tazminat ödemekle yükümlü tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 27/01/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda davalı idarenin kusuruna ilişkin olarak; dava konusu taşınmaz ile komşu bitişiğinde park alanının kot olarak daha yukarıda kalması sebebi ile doğal yer altı sularının drenajını sağlayan drenaj hattının eskimiş, kırılmış, yeterli kapasitede olup olmadığının davalı idarece irdelenmediği, mezkur yağmur suyu baskını olmadan önce irdelenmiş olsa idi davacı tarafından körlenmiş ve çıkış ağzı kapatılmış tonozların farkına varılacağının anlaşıldığı gerekçeleri ile davalı idarenin üzerine düşen bakım ve onarım sorumluluğunu yerine getirmediği ve %50 oranında kusurlu olduğu, yine davacının da %50 oranında sorumlu olduğu belirtildiğinden, yağan aşırı yağışlardan dolayı mücbir sebep unsurunun ve davacının müterafik kusurunun varlığının idarenin tazmin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu durumda davalı idareye atfedilen kusur oranında zararın hesaplanarak davacıya tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşüncesi ile onanmaya ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br><br></font></p></body></html>

kira