<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2921 E. , 2025/19 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2921<br>Karar No : 2025/19 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/606, K:2023/1540 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, "Okul Kantinlerinde Satılacak Gıdalar ve Eğitim Kurumlarındaki Gıda İşletmelerinin Hijyen Yönünden Denetlenmesi" konulu 10/11/2020 tarih ve 2020/8 sayılı Genelgesinin, B/2 numaralı "Gıda Güvenilirliği ve Beslenme ile İlgili Hususlar" başlığı altında yer alan (a) ve (b) bentlerinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/606, K:2023/1540 sayılı kararıyla;<br>1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendi ve 16. maddesinin 2. fıkrası; 09/02/2012 tarih ve 28199 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'nin 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 3. ve 163. maddesi; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 21. maddesinin 6. fıkrası ve 45. maddesinin 1. fıkrası; 05/02/2013 tarih ve 28550 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği'nin 31. maddesi; 22/10/2020 tarih ve 31282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Gıdası Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2020/23)'in 1., 4., 5., 10., 15., 16. ve 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle Tebliğ'e eklenen Geçici 1. madde hükümlerine yer verildikten sonra,<br>Okullardaki gıda işletmelerinde öğrencilere satışa sunulan gıda ve içeceklerin beden sağlığı ve gelişimi bakımından yararlananları doğrudan etkilemesi sebebiyle davalı Millî Eğitim Bakanlığı'na Millî Eğitim Temel Kanunu'nun yüklediği görevler karşısında Millî Eğitim Bakanlığı'nın; gıda güvenliği ve hijyenine ilişkin kuralları belirleyip denetim ve yaptırım konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı'na yetki veren mevzuat karşısında Tarım ve Orman Bakanlığı'nın; halk sağlığına ilişkin riskleri bertaraf etme konusunda Sağlık Bakanlığı'na yetki veren mevzuat karşısında da Sağlık Bakanlığı'nın denetim, kural koyma ve yaptırım uygulama yetkileri bulunduğu,<br>Sağlık Bakanlığı'nın halk sağlığının korunması, riskler ve hastalıklarla mücadele konusunda yetkili olduğu, bu yetkisi uyarınca çeşitli eğitici programlar düzenlendiği ve okullarda sağlığın korunması için de eğitim faaliyetlerinin yanı sıra danışma amacıyla Bilim Kurulu'nun oluşturulduğu; Sağlık Bakanlığı'nın yönetim ve girişimiyle oluşturulan bu Kurul'un dünya uygulamalarını da esas alan bilimsel çalışmalarına dayalı olarak okul kantinlerinde satışı yasak ürünleri belirleme konusunda Sağlık Bakanlığı'nın yetkisi yönünden mevzuata aykırılık görülmediği,<br>Diğer yandan okul kantinlerinde gıda güvenliği ve hijyen koşullarını belirleme konusunda da Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yetkili olduğu,<br>Davalı Millî Eğitim Bakanlığı'nın ise, Millî Eğitim Temel Kanunu'nun yüklediği görevler karşısında okul kantinlerini denetleme konusunda yetkili olduğu açık olmakla birlikte; dava konusu Genelge hükümlerinin Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu önerileri doğrultusunda Sağlık Bakanlığı'nca belirlenen esaslar ile Okul Gıdası Hakkında Tebliğ ile belirlenen esaslara uygunluğu sağlamaya yönelik bir işlemden ibaret olduğu, dava konusu düzenlemede yetki yönünden hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,<br>Diğer taraftan davalı idarenin savunma dilekçesinden, yemek hizmeti sunan okul sayısının yetersiz olduğu, öğrencilerin ihtiyacının kantin vasıtasıyla giderildiğinin anlaşıldığı,<br>Bu hâle göre; gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunan okullarda sağlıklı nesiller yetiştirmekle görevli olan idare tarafından bilimsel veriler ışığında halk sağlığını tehdit eden birçok hastalığı önleme amacı taşıdığı ve işlem tarihinde yürürlükte olan dayanak düzenlemelere uygun olduğu anlaşılan dava konusu Genelge hükümlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yaklaşık 14 yıldır okul kantini işletmeciliği yaptığı; 10/11/2020 tarihli Genelge'nin 2. maddesinin (Gıda Güvenilirliği ve Beslenme ile İlgili Hususlar) a ve b bentlerinin usul ve hukuka aykırı olduğu, daha önceden 10/03/2016 tarih ve 2852893 sayılı “Okul Kantinlerinde Satılacak Gıdalar ve Eğitim Kurumlarındaki Gıda İşletmelerinin Hijyen Yönünden Denetlenmesi" Genelgesi ile okul kantinlerinde sattığı birçok ürünün satışının yasaklandığı ve bu nedenle kantin işletmesinde kar marjının düştüğü, buna paralel olarak bağlı olduğu Millî Eğitim Müdürlüğü'nün her sene enflasyon oranında kiraları artırdığı, pandemi döneminde zaten zor durumda bırakan 2016 tarihli Genelge'nin yürürlükten kaldırılarak dava konusu Genelge'nin yürürlüğe konulmasıyla kantincilerin daha da zor duruma sokulduğu, dava konusu Genelge'de kantin logolu ürünlere satış onayı verilmesinden bahsedildiği ancak bunun uygulanabilirliğinin olmadığı ve bugüne kadar hiçbir üretici firma tarafından kantin logolu ürün üretilmediği, Genelge ile kantinlerde satışı yasaklanan ürünlerin tüm Türkiye'de marketlerde satıldığı, televizyonlarda ve sanal ortamlarda reklamının yapıldığı ve bu ürünleri öğrencilerin her yerden temin edebildiği, söz konusu ürünlerle ilgili kantin haricinde satışlarında genel bir kısıtlama olmadığı gibi okula gelen öğrencilerin okul beslenme çantalarına konulmasına da engel olmadığı, bu nedenle sağlık açısından Genelge ile ulaşılmak istenen amacın sağlanamadığı, Genelge ile getirilen satış yasağının sadece kantincilere uygulanmasının Anayasa'ya, ekonomiye, sosyal devlet anlayışına, eşitlik ilkesine, insan hak ve özgürlüklerine, barınma ve beslenme hakkına, genel ilke ve prensiplere aykırı olduğu, iptali istenen Genelge maddelerinin kamu yararı, amaç, sebep, konu bakımından usul ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyizi istenilen Daire kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü hususların temyiz sebeplerinden olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 29/03/2023 tarih ve E:2021/606, K:2023/1540 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 13/01/2025 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
kira