<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/8112 E.  ,  2025/1223 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/8112<br>Karar No : 2025/1223<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Anonim Şirketini <br> Birleşme yoluyla devir alan: ... Dağıtım Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, intifa hakkı sahiplerine yaptığı ödemeler için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kesinti yapmadığı yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporunu done alan vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılının Eylül ve Ekim dönemleri için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve sözü edilen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporunun iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, dava dışı ... ile arasında yapılan sözleşmelerle anılan şahsa ait olan ve akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösteren gayrimenkuller üzerindeki intifa hakkının belirli sürelerle davacıya bırakıldığı ve bu hususun tapu siciline şerh edildiği, davacı tarafından, bu şahıslara intifa hakkı karşılığında yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi stopajı yapılmadığının saptandığı, intifa hakkının konusunu taşınır mallar, taşınmaz mallar, haklar veya bir mal varlığının oluşturabileceği, bu mal ve haklar üzerinde sahibine tam yararlanma yetkisi sağlayacağı, taşınmazlar üzerinde intifa hakkı tesis edilebilmesi için tapu kütüğüne tescilin gerekli ve zorunlu olduğu, intifa hakkı sahibinin, bu hakkını herkese karşı ileri sürebileceği, bu hakkın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen sınırlı ayni haklardan olup aksine hüküm olmadıkça mülkiyete ilişkin hükümlerin uygulanacağı, kiralamanın ise kiralayana, ödeyeceği belli bir bedel karşılığında, belirli bir sürede, belirli bir şeyin veya hakkın kullanılması yetkisi sağlayan, ancak taraflarca bir birbirine karşı ileri sürülebilecek nitelikte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre tesis edilen şahsi bir hak niteliğini gösterdiği, buna göre intifa hakkı tesisi ile kiralama işleminin tesisinin, taraflara konusu üzerinde tanıdığı hakların ve yüklediği borçların sona erme koşul ve şartlarının, sona erme biçimlerinin, üçüncü kişilerle olan ilişki yönünden doğurduğu sonuçların, akde uygulanacak hükümlerin, niteliğinin bir birinden tamamen farklı hükümler içermesi karşısında intifa hakkı tesisi işleminin bir kiralama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde sayılan mal ve haklar üzerinde sahipleri, zilyedleri, intifa hakkı sahipleri tarafından yapılan kiralama işlemleri denilmek suretiyle esasında intifa hakkı ile kiralama işleminin farklı olarak değerlendirdiği, verginin kanuniliği ilkesi uyarınca kıyas yoluyla vergilendirme yapılması da mümkün olmadığından intifa hakkı bedelinin bir nevi kiralama bedeli kabul edilmesi mümkün olmadığından yapılan tarhiyatta hukuk uyarlık bulunmadığı, vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarının idari davaya konu olabilecek işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmış, vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporları yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İntifa hakkının belirli sürelerle davacı şirkete bırakılmasının kiralama niteliğinde olduğu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca kira gelirlerinin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edildiği halde davacı şirketin intifa sözleşmesi kapsamında yaptığı ödemeler üzerinden 193 sayılı Kanun'un 94. maddesi kapsamında tevkifat yapılmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br> 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “İntifa Hakkı ve Diğer İrtifak Hakları” başlıklı ikinci ayrımında yer alan 794. maddesinde; intifa hakkının, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabileceği, aksine düzenleme olmadıkça bu hakkın, sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayacağı, 795. maddesinde intifa hakkının taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulacağı, taşınır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde aksine düzenleme olmadıkça mülkiyete ilişkin hükümlerin uygulanacağı, 803. maddesinde ise intifa hakkı sahibinin, hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahip olduğu belirtilmiştir.<br> Tapuya tescil edilerek tesis edilen intifa hakkının, sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağladığı, sahibinin gayrimenkulü belirlenen süre içinde kullanma, yönetme ve ondan yararlanma hakkı elde ettiği bunun karşılığında da malike bir bedel ödediği göz önüne alındığında tesis olunan intifa hakkı ve karşılığında tahsil edilen bedelin kiralama işleminin unsurlarını oluşturduğunun kabulü gerekir. İntifa hakkının tesisi ile mülkiyete has olan hakların kullanımı söz konusu olsa da mülkiyet karşı tarafa devredilmemektedir. Bu durumda intifa hakkı tesisi karşılığında alınan bedelin gayrimenkul sermeye iradı olarak kabul gerekmektedir.<br>Bu durumda, intifa hakkı kurulması işlemi, bir taşınmazın kiralanması niteliğinde olduğundan, intifa hakkı bedeli üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendi uyarınca tevkifat yapılması gerektiğinden uyuşmazlık konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Bu nedenle, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum. <br><br><br><br></font></p></body></html>

kira