<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/22535 E.  ,  2025/945 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/22535<br>Karar No : 2025/945<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesinin 6. fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın zan üzerine verildiği, hukuken kabul edilebilir bir gerekçesinin olmadığı, hakkında verilen ve henüz kesinleşmeyen mahkumiyet kararının gerekçeye alındığı, ardışık arama tespitinin çelişki içerdiği, etkin pişmanlık kapsamında ifade verirken yanlış yönlendirildiği, örgütün etkin olduğu dönemlerde dahi zorlu görevlerde çalıştırıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''..Mahkememizde tanık olarak dinlenen K.Ç. beyanında; Lüleburgaz'da astsubay olarak görev yaptığını, sanık ile aynı bölükte çalıştıklarını, tam olarak yıllarını hatırlamadığını, sanığın da astsubay olduğunu, ... ile birlikte aynı evde kaldıklarını, sanığın evde tek başına kaldığını ve ev aradığını, kiranın fazla gelmesi nedeniyle ev kiralarını birleştirebilmek için aynı evde sanık ile kalmaya başladıklarını, eve ... isimli sivil kişinin geldiğini, arada sırada sohbet olduğunu, namaz kıldıklarını, örgütsel olarak bir şey yapmadıklarını, sanığın çok fazla evi kullanmadığını, sanığın güreş takımında olduğunu, sürekli şehir dışına çıktığını, kamplara gittiğini, ...'ın geldiği günlerde sanığın evde olmadığını veya sanığın ...'ın olduğu günler eve gelmediğini, sanığın çok fazla katılmadığını, evlerinin örgüt evi olmadığını, bekarların, askeri personelin kaldığı bir ev olduğunu, normal barınma amacıyla kullandıkları bir ev olduğunu, ...'ın ayda bir defa geldiğini, sanığın evde hangi aylarda kaldığını tam olarak hatırlamadığını, kendisinin 2011 yılında evlenip evden ayrıldığını, kendisi evlendikten sonra sanığın aynı evde kalmaya devam ettiğini ama sanığın sürekli şehir dışında olduğunu, kendisi evden çıktıktan sonra M.A. isimli astsubayı kirayı ortak ödemek için eve aldıklarını, ... isimli kişinin gerçek adını bilmediğini beyan etmiştir. Mahkememizde tanık olarak dinlenen Y.S. beyanında; ... isimli bir şahsın kendisini aradığını, ev arkadaşı aradığımı duyduğunu ve yardımcı olabileceğini söylediği, ...'ın kendisini K.Ç.'le tanıştırdığını ve K.Ç. ile ev tuttuklarını, daha sonra bu eve sanık...'in katıldığını 2013 yılına kadar bu şekilde birlikte kaldıklarını, sanığın güreş takımında olduğunu sanığın tayini çıkınca evden ayrıldığını, kendisinin ... ile birlikte ... isimli şahsın evine gittiklerini, Sanık ...'in kendileriyle birlikte ...'ın evine hiç gelmediğini, bazen kaldıkları eve ...'ın geldiğini ama ...'ın eve geldiğinde sohbet toplantısı şeklinde bir görüşme yapılmadığını, Sanığın içinde bulunduğu bir toplantı görüşmesinin olmadığını, ...'ın ...'e ... ile ilgilenmesi yönünde telkini olduğunu ama ...'in hiç gelmediğini, ...'in kod adı olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizde tanık olarak dinlenen M.C.Y. beyanında; kendisinin ilgilendiği bir asker grubunun olduğunu, sanığın da bu grup ile aynı evde kaldığını, eve gittiğinde sanık ile karşılaşamadığını , sanığın o dönem güreş takımında olduğu için sürekli güreş müsabakalarında olduğunu, örnek vermek gerekirse 10 kez eve gitmiş ise 1 kez sanıkla denk geldiğini, sanığın yapı mensupları gibi hareket etmediğini, kendisine sanıkla ilgili olarak "Ümit" olarak nitelendirdiklerini ve yapı içerisinde " bırak kafasına göre takılsın" şekilde kendisine bilgi verildiği için kendisini himmet ve namaz konusunda zorlamadığını, sanıkla çok nadir de olsa evde denk geldiğinde görüştüğünü onun dışında sanığın örgüte aidiyeti olmadığını, sanığı aramışlığının olduğunu ancak sadece hal hatır sormak amaçlı aradığını, görüşme talepli aramadığını, önceki beyan ve teşhislerinin aynen geçerli olduğunu beyan ettiği.. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde sanığın örgütle irtibata geçip örgüt içinde bulunduğu süreci dönemsel olarak anlattığı, yaptığı örgütsel faaliyetlere, diğer örgütsel görevleri veren örgüt yöneticisi ve/veya üyesinin kim olduğuna dair ayrıntılı ikrarı ve sanık anlatımlarının dosya içerisinde yer alan tanık beyanlarıyla örtüştüğü, sanığın kendisini ankesörlü telefondan arayan sivil mahrem imamın "..." isimli şahsı olduğunu beyan ettiği, sanığın ifadelerinde isimleri geçen K.Ç.(TC No:...), Y.S. (TC No:...), M.C.Y. (TC No:...) ve M.A.(TC No:...) şahısları teşhis ettiği,.....'' tespitleri ile dava dosyasında yer alan diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br><br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

kira