<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/353 E. , 2025/3049 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/353<br>Karar No:2025/3049<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediyesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, İstinye ve Tarabya koylarında karayla bağlantısı olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 99.144,407 m² alana ilişkin 14/09/2015 tarihli kullanım izni sözleşmesine istinaden ödenmesi gerektiği halde ödenmediği tespit edilen 2016 ve 2017 yıllarına ait kullanım izni bedeli ve yıllık hasılat paylarının daha önce yatırılan ilk yıl izin bedelinden mahsup edilmesi için davacı tarafından yapılan 29/09/2017 tarihli başvurunun reddedilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Defterdarlık Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Beyoğlu Emlak Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'te yer alan ön iznin, kullanma izni verilmeden önce imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da uygulama projelerinin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin yerine getirilebilmesi için verileceği açık olmakla birlikte, olayda olduğu gibi, ön izin sahibi davacı tarafından, kullanma izni sözleşmesi tarihine kadar gerekli olan yapı, tesis ve benzeri muhdesatı yapılması ve ilave yatırım gerekmeyecek şekilde hazır hale getirilmesi durumunda, sırf ön izin süresi verilmesindeki amacın bu olmadığı ileri sürülerek ön izin sahibi davacının yaptığı yapı, tesis ve benzeri muhdesatın davalı tarafından yapılmış ve davacıya hazır bir şekilde sunulmuş gibi kabul edilerek kullanım izni bedelinden ilk üç yıl için indirim yapılmaması hakkaniyete uygun olmadığından, davalı idarenin bu gerekçesinin kabul edilebilir olmadığı kanısına varıldığı;<br>Öte yandan, dava konusu taşınmazın kullanma izni sözleşmesi imzalanmadan önce, davacı tarafından 21/09/2012 tarihi itibarıyla resmi olarak hizmete açıldığı ve kullanıldığı, kullanma izni sözleşmesinin yapıldığı 14/09/2015 tarihinde ilk üç yıla ilişkin bedel indiriminin ileri sürülmediği gibi sözleşmede buna ilişkin herhangi bir hüküm de bulunmadığı, ilk yıl için kullanma izni bedelinin tamamının ödendiği ve şartlı ödendiğine ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir iddiasının da bulunmadığının görüldüğü; bu durumda, sözleşmenin imzalandığı ve ilk yıl kullanma izni bedelinin ödendikten sonraki bir tarihte indirim uygulanması gerektiği iddia edilerek yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde, anılan gerekçe ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, davacının, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kullanım izinlerinde, ilk üç yıllık bedelin yüzde yetmiş indirim uygulanarak tahsil edilmesi gerektiğinden bahisle ikinci ve üçüncü yıla ait kullanım izni bedellerinin ilk yıl yaptığı ödemeden bakiye kalan kısımdan mahsup edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ile imzalanan 14/09/2015 tarihli kullanım izni sözleşmesine ilişkin, davalı idarece mahallinde yapılan incelemelerde, kullanım izni verilen taşınmazın amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis ve benzeri muhdesatın bulunması ve esaslı nitelikte ilave yatırım gerekmediği tespit edildiğinden, ikinci ve üçüncü yıl kullanma izni bedellerinden indirim uygulanması söz konusu olmadığı, bu bedellerin tamamının ödenmesi gerektiği gerekçesi ile reddedildiğinin görüldüğü, olayda, kullanım izni sözleşmesi imzalandığı tarihte var olduğu tespit edilen yapı, tesis ve benzeri muhdesatın (karayla bağlantısı olmayan yüzer iskelelerin) davacı tarafından tamamlandığı (ön izin süresi içerisinde) konusunda ihtilaf bulunmamakla birlikte, davalı tarafından, kullanım izni sözleşmesi imzalandığı tarihte ilave yatırım gerekmediğinin de kabul edildiği;<br>Anılan Yönetmelikte yer alan ön iznin, kullanma izni verilmeden önce imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da uygulama projelerinin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin yerine getirilebilmesi için verileceği açık olmakla birlikte, olayda olduğu gibi, ön izin sahibi davacı tarafından, kullanma izni sözleşmesi tarihine kadar gerekli olan yapı, tesis ve benzeri muhdesatı yapılması ve ilave yatırım gerekmeyecek şekilde hazır hale getirilmesi durumunda, sırf ön izin süresi verilmesindeki amacın bu olmadığı ileri sürülerek ön izin sahibi davacının yaptığı yapı, tesis ve benzeri muhdesatın davalı tarafından yapılmış ve davacıya hazır bir şekilde sunulmuş gibi kabul edilerek kullanım izni bedelinden ilk üç yıl için indirim yapılmaması hakkaniyete uygun olmadığından, davalı idarenin bu gerekçesinin kabul edilebilir olmadığı; bu durumda, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 12. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ilk üç yıl için yüzde yetmiş indiriminden davacının faydalandırılması ve dolayısıyla ilk yıl için fazla ödeme yapılmış ise fazla ödenen bedelin sonraki yıllar için mahsup edilmek suretiyle bir işlem tesis edilmesi gerekirken, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, her ne kadar istinafa konu İdare Mahkemesince, davalı idarenin gerekçesinin hukuka uygun olmadığı kabul edilmekle birlikte, sebep ikamesi yapılarak, dava konusu taşınmazın kullanma izni sözleşmesi imzalanmadan önce, davacı tarafından, 21/09/2012 tarihi itibariyle resmi olarak hizmete açıldığı ve kullanıldığı, kullanma izni sözleşmesinin yapıldığı 14/09/2015 tarihinde ilk üç yıla ilişkin bedel indiriminin ileri sürülmediği gibi sözleşmede buna ilişkin herhangi bir hüküm de bulunmadığı, ilk yıl için kullanma izni bedelinin tamamının ödendiği ve şartlı ödendiğine ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın anılan Yönetmeliğin 12. maddesinin 3. fıkrasında yer alan yüzde yetmiş indirimden faydalandırılma talebinden kaynaklandığı, kullanma izni sözleşmesinin Yönetmelik ekinde yer alan matbu sözleşme olduğu, matbu sözleşmede kullanma izni süresi ve izin bedeli yer almakla birlikte, yüzde yetmiş indirimden faylalanıp faydalandırılmayacağı yönünde bir maddenin bulunmadığı, dolayıyla matbu olan sözleşmede bunu ileri sürmesinin beklenemeyeceği, ayrıca yüzde yetmiş indirimin bedelin belirlenmesine ilişkin olmayıp, sözleşmeyle belirlenen kullanım izni bedelinin tahsiline ilişkin bir hak niteliğinde olduğu, davacının 29/09/2017 tarihli başvurusu da 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bu haktan yararlanma niteliğinde bir başvuru olarak kabul edilmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin olarak verilen gerekçesinde bu yönüyle hukuki isabet görülmediği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu koylarda bulunan yüzer iskelelerin 14/09/2015 tarihinden önce ön izin sürecinde tamamlandığı ve 21/09/2012 tarihi itibarıyla tekne park yeri olarak hizmete açıldığı, kullanım izni verildiği tarihten sonra söz konusu alanlara ilave yatırım yapılmadığı, taşınmaz üzerinde kullanım izni amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis ve benzeri muhdesatın bulunduğu ve esaslı nitelikte ilave yatırım gerekmediği, kullanım izni ihalesinin 1.265.000,00-TL ilk yıl bedeli üzerinden yapıldığı, davacının ihale şartnamesindeki esasları kabul ve taahhüt ederek ihaleye katıldığı, ilk yıl bedeline ilişkin şartı kabul ederek sözleşmeyi imzaladığı, sözleşme ve şartnamede bedelde indirim yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ilk yıl bedeli ödendikten sonra 2. ve 3. yıl bedellerinin ödenmemesinin sözleşmeye aykırılık ve fesih nedeni olduğu, ihalenin hangi şartlarda gerçekleşeceği belli iken ve bedel kabul edildikten sonra indirim talep edilmesinin hak niteliği taşımadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> MADDİ OLAY : <br> İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, İstinye koyunda karayla bağlantısı olmayan yüzer iskele yapımı talep edilen 57.146,681 m² yüzölçümlü alan ile Tarabya koyunda karayla bağlantısı olmayan yüzer iskele yapımı talep edilen 41.997,726 m² yüzölçümlü olmak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 99.144,407 m² alana ilişkin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulü ile davacıya ön izin ihalesi yapılmış ve bu alana ilişkin davacı ile 28/01/2009 tarihinde ön izin sözleşmesi imzalanmış, 28/01/2010 ve 28/01/2011 tarihlerinde birer yıl süre ile ön izin sözleşmesinin süresi uzatılmıştır. <br>Davacı tarafından 02/07/2012 tarihinde yapımı planlanan yüzer iskelelere ilişkin ön izin yükümlülüklerinin yerine getirildiği belirtilerek kullanma izni verilmesi talep edilmiş, 15/02/2013 tarihinde mahallinde yapılan incelemede, karayla bağlantısı olmayan yüzer iskelelerin yapılarak dava konusu alanın 21/09/2012 tarihi itibariyla resmi olarak hizmete açıldığı tespit edilmiş, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, yüzer iskelelere ilişkin ön izin süresinin bittiği 28/01/2012 tarihinden bu alana ilişkin kullanma izni sözleşmesinin imzalanacağı tarihe kadar tahakkuk edecek ecrimisilin tahsil edilmesi kaydıyla söz konusu alana ilişkin ilk yıl tespit edilen 1.080.000,00-TL tahmini kullanma izni bedeli üzerinde 30 yıl süreli kullanma izni verilmesi amacıyla davacı ile 2886 sayılı Kanun'un 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulü ile kullanma izni ihalesi yapılmasının ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Olur'u ile uygun görüldüğü belirtilmiştir.<br>Bu sırada Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) ... tarih ve ... sayılı yazıda, 03/05/2013 tarihinde mahallinde yapılan incelemede, İstinye ve Tarabya koylarındaki yüzer iskele imalatlarının tamamlandığı ancak Tarabya Koyundaki A ve B yüzer iskeleleri önünde onaylı projesinde yer almayan 4x40 m ölçülerinde yüzer iskele imalatlarının yapıldığının gözlemlendiği bildirilmiştir. Bahse konu aykırılık nedeniyle yapılacak işlemin 06/08/2014 tarihli yazıyla sorulması üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, ön izin süresinin bittiği 28/01/2012 tarihinden bu alana ilişkin kullanma izni sözleşmesinin imzalanacağı tarihe kadar tahakkuk ettirilecek ecrimisilin tahsil edilmesi ve onaylı plana aykırı yapılan yüzer iskelelerin kaldırılması kaydıyla, söz konusu alana ilk yıl için tespit edilen 1.265.000,00-TL tahmini kullanma izni bedeli üzerinden 30 (otuz) yıl süreli kullanma izni verilmesi amacıyla 2886 sayılı Kanun'un 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulü ile kullanma izni ihalesi yapılmasının uygun görüldüğü belirtilmiştir. Bunun üzerine onanlı plana aykırı yapılan yüzer iskelelerin kaldırılması hususunda 18/05/2015 tarihinde mahallinde yapılan incelemede, onaylı projesinde yer almayan 4x40 m ölçülerinde 2 adet yüzer iskelenin kaldırıldığı tespit edilmiştir.<br>Dava konusu alana ilişkin belirlenen tahmini bedel üzerinden 07/08/2015 tarihinde 2886 sayılı Kanun'un 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulüyle yapılan kullanma izni ihalesinde davacının ilk yıl için teklif ettiği 1.270.000,00-TL bedel üzerinden ihale uhdesinde kalmış, davacı ile 14/09/2015 tarihinde Kullanma İzni Sözleşmesi imzalanmış, bu sözleşme uyarınca 2. yıl kullanım izni bedeli 1.308.481,00 TL ve 3. yıl kullanım izni bedeli 1.522.286,80 TL olarak hesaplanmıştır.<br>İlk yıl kullanım izni bedeli ödendikten sonra ikinci ve üçüncü yıl kullanım izni bedeli ve yıllık hasılat paylarının davalı idareye ödenmemiş, davacı tarafından 29/09/2017 tarihli başvuruda, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 12. maddesinin 3. fıkrasında uyarınca ilk üç yıllık bedelin yüzde yetmiş indirim uygulanarak tahsil edilmesi gerektiğinden bahisle birinci yıl ödediği kullanma izin bedelinin 381.000,00-TL olması gerektiği fazladan yatırılan 889.000,00-TL'nin bakiye bulunduğu, ikinci ve üçüncü yıl kullanım izni bedelleri ile birinci ve ikinci yıl izin sahibi hasılat paylarının, daha önce yatırılan 889.000,00-TL bakiyeden mahsup edilmesi talep edilmiş, dava konusu işlemle bu başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan (mülga) 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün görevlerinin sayıldığı 13. maddesinin (b) bendinde; "Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, kiralanması, trampası ve üzerinde sınırlı aynî hak tesisi, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve bu yerler için gerekli görülen hallerde kullanma izni verilmesi işlemlerini yapmak" görevine de yer verilmiştir.<br>2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesinde, "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür." kuralıyla Kanun'un kapsamı belirlenmiş; 4. maddesinde, "Trampa ve Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesisi: Borçlar Kanunu ile Türk Medeni Kanununun trampa ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile ilgili maddelerinde gösterilmiş işlemleri ifade eder." tanımına yer verilmiş; 51. maddesinin (g) bendinde, "Kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi" işinin pazarlık usulüyle yapılabileceği belirlenmiş; 74. maddesinde, "Tarihi ve bedii değeri olanlar hariç Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esasları Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir." kuralına yer verilmiştir.<br>Dayanakları arasında 2886 sayılı Kanun'un 74. maddesi de bulunan ve Maliye Bakanlığı'nca çıkarılarak 19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." şeklinde belirlenmiş; 4. maddesinin (ö) bendinde, " Kullanma izni: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde kişiler lehine İdarece verilen izni", (r) bendinde, "Ön izin: İrtifak hakkı kurulmadan veya kullanma izni verilmeden önce; tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da uygulama projelerinin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin yerine getirilebilmesi için İdarece verilen izni" ifade edeceği tanımlarına yer verilmiş; 12. maddesinin 3. fıkrasında "İrtifak hakkı ve kullanma izinlerinde ilk yıl bedeli ihale bedeline, ikinci ve üçüncü yıl bedelleri ise sözleşmeleri gereğince tespit edilecek bedellere yüzde yetmiş indirim uygulanarak tahsil edilir."; "İrtifak hakkı kurulması, kullanma izni verilmesi ve inşaat süresi" başlıklı 76. maddesinde, "...(2) Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde ilgili mevzuatı uyarınca yapılması mümkün olan yapı ve tesislerin yapılması amacıyla, en fazla kırkdokuz yıla kadar kullanma izni verilebilir.<br>(3) İrtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen taşınmazın hak lehtarına veya temsilcisine tesliminden itibaren altı ay içinde inşaat ruhsatı alınarak inşaata başlanır ve inşaat iki yıl içinde bitirilir. (...)"; "Kıyı yapıları" başlıklı 82. maddesinde, " (1) 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe uygun olarak kullanılmak ve ilgili kuruluşlardan izin alınmak suretiyle; kıyıda deniz turizmi tesisleri, tersane, liman, barınak, iskele, yanaşma yeri, rıhtım ve benzeri türde tesis yapan yatırımcılara azami kırkdokuz yıla kadar kullanma izni verilebilir.(2) Kullanma izni verilmesi ve bedelinin takdiri, alınacak hasılat payları, sözleşmenin sona ermesinde ve diğer hususlarda Yönetmeliğin ilgili hükümleri uygulanır." kurallarına yer verilmiştir.<br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve 26/04/2009 tarih ve 27211 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin “II. GENEL ESASLAR” başlıklı kısmının “14. Bedellerin tahsili” başlıklı 14. maddesinin “A. Ön izin, kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri” bölümünün 3. bendinde; "Bu maddenin ikinci fıkrası uyarınca tespit edilen ilk yıl kullanma izni veya irtifak bedeli, ikinci ve üçüncü yıllar için ise sözleşmesine göre tespit edilecek bedel yüzde yetmiş oranında indirim uygulanmak suretiyle hesaplanarak tahsil edilir, Ancak, kullanma izni verildiği veya irtifak hakkı tesis edildiği tarihte taşınmazın üzerinde kullanma izni amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis ve benzeri muhdesatın bulunması ve esaslı nitelikte ilave yatırım gerekmemesi halinde; kullanma izni ve irtifak bedellerinde ilk üç yıl için öngörülen yüzde yetmiş indirim uygulanmayacaktır." düzenlemesi yer almaktadır. <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Mevzuat kurallarından, kullanma izni öncesinde tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da uygulama projelerinin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin yerine getirilebilmesi için idarece ön izin verileceği, ön izin sürecinin tamamlanmasından sonra Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için ilgili mevzuatı uyarınca yapılması mümkün olan yapı ve tesislerin yapılması amacıyla, en fazla kırkdokuz yıla kadar kullanma izni verilebileceği, ilk yıl kullanma izni bedelinin, ikinci ve üçüncü yıllar için ise sözleşmesine göre tespit edilecek bedelin yüzde yetmiş oranında indirim uygulanmak suretiyle hesaplanarak tahsil edileceği, ancak, kullanma izni verildiği veya irtifak hakkı tesis edildiği tarihte taşınmazın üzerinde kullanma izni amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis ve benzeri muhdesatın bulunması ve esaslı nitelikte ilave yatırım gerekmemesi halinde, kullanma izni bedellerinde ilk üç yıl için öngörülen yüzde yetmiş indirimin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, dava konusu koylarda karayla bağlantısı olmayan yüzer iskele yapımı için 28/01/2009 tarihinde ön izin sözleşmesinin imzalandığı, 02/07/2012 tarihinde yapımı planlanan bu yüzer iskelelere ilişkin ön izin yükümlülüklerinin yerine getirildiği belirtilerek kullanma izni verilmesinin talep edildiği, bu arada kullanma izni verilmesiyle ilgili süreç devam ederken anılan yüzer iskelelerin tamamlanarak 21/09/2012 tarihi itibariyla resmi olarak hizmete açıldığı ve kullanılmaya başlandığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, ön izin süresinin bittiği 28/01/2012 tarihinden kullanma izni sözleşmesinin imzalanacağı tarihe kadar tahakkuk ettirilecek ecrimisilin tahsil edilmesi ve onaylı plana aykırı yapıldığı tespit edilen yüzer iskelelerin kaldırılması kaydıyla ilk yıl için tespit edilen 1.265.000,00-TL tahmini kullanma izni bedeli üzerinden kullanma izni ihalesi yapılmasının uygun görüldüğünün bildirildiği, 07/08/2015 tarihinde pazarlık usulüyle yapılan kullanma izni ihalesinin davacının ilk yıl için teklif ettiği 1.270.000,00-TL bedel üzerinden gerçekleştirildiği ve davacı ile 14/09/2015 tarihinde sözleşme imzalandığı, davacı tarafından ilk yıl bedeli ödendikten sonra ilk üç yıllık bedelin yüzde yetmiş indirim uygulanarak tahsil edilmesi gerektiğinden bahisle birinci yıl için ödediği kullanma izin bedelinin fazla kısmının diğer yıllara mahsup edilmesi yönünde 29/09/2017 tarihli başvurunun yapıldığı, davalı idarece, kullanım izni verilen taşınmazın amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis ve benzeri muhdesatın bulunması ve esaslı nitelikte ilave yatırım gerekmediği tespit edildiğinden bahisle anılan başvurunun reddedildiği görülmektedir. <br>Ön izin sürecinde yapılması planlanan yapı veya tesis için hazırlık işlemleri tamamlandıktan sonra kullanım izni sürecinde bu yapı ve tesislerin inşa faaliyetlerine başlanarak belli sürede bitirilmesi ve işletmeye alınması gerekmekte olup, kullanım izni sürecinin ilk yıllarında projeyi gerçekleştirmek adına yapım maliyetlerinin daha yoğun olduğu, işletmenin henüz gelir getirici faaliyete başlamadığı göz önünde bulundurularak yukarıda aktarılan mevzuat kuralları uyarınca kullanma izni bedellerinde ilk üç yıl yüzde yetmiş indirim desteği sağlanacağı, ancak kullanım izni verilen taşınmazda herhangi bir yatırım gerekmeden amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis ve benzeri muhdesat bulunuyor ise bu indirimin yapılmayacağı, zira hemen işletmeye ve gelir getirici faaliyete başlanacaksa böyle bir indirim yapılmasının düzenlemenin amacına uygun düşmeyeceği açıktır. <br>Bu durumda, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, İstinye ve Tarabya koylarında yapılması planlanan yüzer iskelelerin 21/09/2012 tarihi itibarıyla tamamlanarak kullanılmaya başlandığı, bu yüzer iskelelere ilişkin kullanım izni sözleşmesinin yapıldığı 14/09/2015 tarihi itibarıyla söz konusu alanda kullanım izni amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis ve benzeri muhdesat bulunduğu, kullanım izni sözleşmesi sonrasında ilave bir yatırım gerekmeden hemen alanın işletmesine ve gelir getirici faaliyete başlanacağı dikkate alındığında, davacının ilk üç yıllık kullanım izni bedellerinden indirim uygulanmayarak bu bedellerin tamamının ödenmesi gerektiği gerekçesi ile başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kira