<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4295 E.  ,  2025/8465 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4295<br>Karar No : 2025/8465 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- (DAVALI) ... Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Selçuk Üniversitesi Tıp fakültesi ... Anabilim Dalında Prof. unvanı ile öğretim üyesi olarak çalışmaktayken açığa alındığı 08/08/2016 tarihinden yeniden göreve başladığı 23/10/2019 tarihine kadar eksik ödenen maaş alacağı için 50.000,00 TL, ek ders ücreti için 50.000,00 TL ve döner sermaye ücreti için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00TL'nin (30/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi sonucu döner sermaye ücreti alacağı 410.543,14 TL, Ek ders ücreti alacağı 107.077,92 TL) ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının açığa alındığı 08/08/2016 tarihinden göreve başladığı 23/10/2019 tarihine kadar ödenmeyen döner sermaye alacağının tazmini isteminin kabulü ile davalı idarece hesaplanan döner sermaye tutarının 50.000,00 TL'lik kısmının tahakkuk tarihlerinden itibaren, 360.543,14 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının açığa alındığı 08/08/2016 tarihinden göreve başladığı 23/10/2019 tarihine kadar ödenmeyen 107.077,92 TL ek ders ücretinin tazmini istemi yönünden davanın reddine, davacının açığa alındığı 08/08/2016 tarihinden göreve başladığı 23/10/2019 tarihine kadar eksik ödenen maaşlarından 50.000,00 TL'nin tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ödemesi yapılan 1/3 maaş dışında ki ana maaşların ödenmeyen faizlerinin tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, davacının açıkta kaldığı döneme ilişkin ödenen1/3 oranındaki maaşının ödenmeyen yasal faizlerinin tazmini isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>DAVACININ İDDİALARI : Ek ders ücretlerinin ödenmesi gerektiği, bu kısım yönünden Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. <br>DAVALI İDARENİN İDDİALARI : Davacının açığa alınma süresi için ve emekli olunan dönem için ödenmesi gereken bütün ödemelerin yapıldığı, yapılan ödemeler haricinde davacıya ayrıca fiili çalışmaya dayalı olan döner sermaye ücreti ve haftalık ders programında yer almadığından ve fiilen yapılmadığından ek ders ücreti ödenemeyeceği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Dava, Selçuk Üniversitesi Tıp fakültesi ... Anabilim Dalında Prof. unvanı ile öğretim üyesi olarak çalışmaktayken açığa alındığı 08/08/2016 tarihinden yeniden göreve başladığı 23/10/2019 tarihine kadar eksik ödenen maaş alacağı için 50.000,00 TL, ek ders ücreti için 50.000,00 TL ve döner sermaye ücreti için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00TL'nin (30/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi sonucu döner sermaye ücreti alacağı 410.543,14 TL, Ek ders ücreti alacağı 107.077,92 TL) ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının, maaş ve 29/10/2016-23/10/2019 dönemine ait maaş faizi ile sabit döner sermaye alacağına ilişkin kısmının incelenmesi;<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının ek ders ücretine ilişkin kısmının incelenmesi;<br> 2914 sayılı Kanun'un 11. maddesi "... (Değişik birinci fıkra : 26/6/2001 - 4689/4 md.) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36 ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburi ders yükü saati dışında, kısmi statüde bulunanlar dahil öğretim elamanlarına görev unvanlarına göre Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mecburi ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenir. Ders yüklerinin tamamlanmasında öncelikle normal örgün öğretimde verilen ders ve faaliyetler dikkate alınır...." düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre davacıya talep etmiş olduğu ek ders ücretlerinin ödenebilmesi için fiili olarak çalışma şartını yerine getirmesi (fiilen çalışması) gerektiği düzenlenmiş ise de, davacının davalı üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken idarenin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle fiili olarak görevini yapamadığı, davacı istese dahi fiilen çalışma olanağına sahip olmadığı gibi kamu görevinden uzaklaştırılmamış veya ihraç edilmiş olmasaydı fiilen çalışma şartını yerine getireceği de tartışmasız olduğu anlaşıldığından, davacıya kamu görevinden uzak kaldığı döneme ilişkin olarak ek ders ücretleri ve yasal faizinin davacıya ödenmesi gerekmekte iken ek ders ücretlerinin ödenmesine ilişkin başvurusunun reddine dair dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu durumda; davacının kamu görevinden çıkarıldığı dönemde yoksun kaldığı ek ders ücretleri miktarının davalı idareye tespit ettirilerek, ayrı ayrı ilgili olduğu dönemden (hak edildiği tarihten) başlamak üzere hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerekmektedir. <br>Nitekim, Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi için yapılan başvuru üzerine verilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/10/2024 tarih ve E:2024/21, K:2024/45 sayılı kararı da bu yöndedir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, 8/8/2016-29/10/2016 dönemine ait maaş faizine ilişkin kısmı ile sabit döner sermaye faizine ilişkin kısımlarının incelenmesi;<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu; 'Mülkiyet hakkı' başlıklı 35. maddesinde herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu ve bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, yasayla sınırlanabileceği, 'Yargı yolu' başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu hükme bağlanmıştır.<br>Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hukuk devleti olduğu yukarıda belirtilen anayasal kurallarla düzenlenmiştir. Hukuk devleti; insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine açık olan, hukuka aykırı durum ve tutumlardan sakınan, hukuku devletin tüm organlarına hakim kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlettir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Yasası'nın 131. maddesinde asıl borcun ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde buna bağlı bir borç olan faiz borcunun da sona ereceği, ancak işlemiş faizin ifasını isteme hakkı saklı tutulmuş veya durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa bu faizin istenebileceği hükmü düzenlenmiştir.<br>Ekonomilerde değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Faiz ise, Anayasa Mahkemesi'nin 14.5.2011 tarihli ve 27934 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10.2.2011 gün, E:2008/58, K:2011/37 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ekonomik açıdan paranın fiyatıdır. Herhangi bir kişinin kendisine ait olmayan parayı belirli süre kullanması, asıl para sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğuracağı gibi, enflasyona maruz kalan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranında yitirmesine de neden olacağından, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlal edilen bu kişiye haksız kullanım karşığında faiz ödenmesi gerekmektedir.<br>657 sayılı Kanun'un 137 ve devamı maddeleri uyarınca kamu görevinden uzaklaştırılanların veya tutuklananların, görevden uzaklaştırıldıkları veya tutuklu kaldıkları süre boyunca maaşlarında kesinti yapıldığı, ancak bu kişilerin anılan süreç sonunda, kamu görevine iade edilmeleri veya iade edilme koşullarını elde etmeleri durumunda, maaşlarından yapılan kesintilerinin kendilerine geri ödeneceğinde duraksama bulunmadığı, ancak bu kesintilere ayrıca faiz işletilip işletilemeyeceği, işletilecek ise bu faizin başlangıç tarihinin nereden başlatılacağı, örneğin kesintinin yapıldığı tarihlerden itibaren mi ya da eksik ödemelerin yapılması talebiyle başvuruların yapıldığı tarihlerden mi faiz işletileceği hususlarının bu zamana kadar yargı makamları önlerinde dava konusu edildiği, Danıştayın istikrar kazanmış içtihatları doğrultusunda bu zamana kadar verilen kararlarda, yapılan kesintilere faiz verilebilecek ise de, kesinti yapılan tarihlerden itibaren verilemeyeceği, ancak göreve iade edilme veya göreve iade edilme koşulunun elde edilmesinden sonra eksik ödenen maaş kesintilerinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurular üzerine idarelerce ilgililere yapılan ödemelerin makul süre geçirilerek yapılması durumunda, bahsedilen makul sürenin aşıldığı süreler boyunca faiz işletilebileceğine karar verildiği, fakat; açığa alınan bir kamu görevlisinin kesilen maaşının göreve iade edildikten sonra değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nce verilen 07/02/2019 günlü, 2015/4812 başvuru sayılı kararda, "Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen sözkonusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idare ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu lehine bozduğu kanaatine varılmıştır. (...) başvurucunun maaşından yapılan kesintilerin daha sonra göreve iade edildiğinde enflasyon oranları karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle, mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmedildiği anlaşılmıştır.<br>Anayasa Mahkemesinin 2021/7047 Başvuru Numaralı kararında da "14. Somut olayda ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ise başvurucunun açıkta geçirdiği 15/6/2011 ile 2/5/2016 tarihleri arasındaki dönemde maaşından yapılan kesintilerin idareye başvuru tarihi olan 13/5/2019'dan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiştir. Başvurucuya geriye dönük olarak maaşının eksik ödenen kısmının iade edilmesi gerektiği kamu makamlarınca kabul edilmiş bir olgudur. Bununla birlikte başvurucunun maaş alacağının doğduğu tarihlerden idareye başvuru tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında enflasyon karşısında alacaktaki değer kaybını giderebilecek bir faiz ödemesi yapılmaması başvurucuya şahsi olarak aykırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Dolayısıyla söz konusu müdahalenin kanunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu sonucuna varılmalıdır.<br>15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir" hükmünü sevketmiştir.<br>Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesinin anılan kararları da dikkate alındığında, maaş kesintilerinin yapıldığı tarihlerden itibaren faiz ödenmesi gerektiğine dair bahsedilen Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemde maaşından yapılan kesintiler, daha sonra ödenmiş olsa dahi, değer kaybına uğratılarak ödendiği açık olduğundan, davacının görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin maaş alacağının, maaşlarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizinin ödenmesi gerektiği hususunun, mülkiyet hakkının bir gereği olduğu kanaatine ulaşılmıştır. <br>Bu durumda; dava konusu işlemin, davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemde maaşından yapılan 1/3'lük oranında kesintilerin faizinin ödenmemesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Dava konusu işlemin, davacının görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin maaş alacaklarının ödenmeyen faizlerinin ödenmemesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin maaş alacaklarının ödenmeyen faizlerinin her bir maaşın tahakkuk tarihinden hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekmektedir.<br>Ayrıca; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilen Konya 2. İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "döner sermaye tutarının 50.000,00 TL'lik kısmının tahakkuk tarihlerinden itibaren, 360.543,14 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte" ifadesi çıkarılarak yerine "hükmedilen 410.543,14 TL döner sermayen ücretlerinin herbirinin ayrı ayrı tahakkuk ettiği tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte" ifadesi eklenmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının <br>a) Maaş ve 29/10/2016-23/10/2019 dönemine ilişkin maaş faizi ile sabit döner sermayeye ilişkin kısmının ONANMASINA, oybirliği ile,<br>b) Sabit döner sermaye faizine ilişkin kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oybirliği ile,<br>c) Ek ders ücreti ile 8/8/2016-29/10/2016 dönemine ilişkin maaş faizine ilişkin kısmının BOZULMASINA, oyçokluğu ile,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 10/11/2025 tarihinde karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br><br>(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, kararın ek ders ücreti ile 8/8/2016-29/10/2016 dönemine ilişkin maaş faizine ilişkin kısımlarının da onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

kira