<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/3001 E.  ,  2024/5395 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/3001<br>Karar No:2024/5395<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ... Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda İnşaat Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: “İzmir-Aydın Otoyolu Km: 90+750’deki Selatin Kuzey, Km: 94+300’deki Selatin Güney ve Km:104+400’deki Germencik Güney Tarafı D Tipi Otoyol Hizmet Tesislerinin Projelendirilmesi, Yapımı, Bakımı, İşletilmesi, İşletme Süresince Gayri Safi Hasıla Üzerinden İDARE’ye Yıllık Pay Ödenmesi ile Görev Süresi Sonunda İDARE’ye Bedelsiz ve Kullanılabilir Durumda Devredilmesi İşi”nin yüklenicisi olan davacı şirketin sözleşmesinin feshedilmesinden sonra, söz konusu işe ilişkin 30/05/2024 tarih ve 32561 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ön Seçim İlanı ile anılan ilan uyarınca yapılacak olan ihalenin ve söz konusu ihalenin dayanağı olan Bakanlık Oluru'nun iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı Bakanlığın sözleşmeyi feshetmesi üzerine davacı şirket tarafından, sözleşmenin feshinin geçersiz olduğu, söz konusu yerde halen kiracı olduğu ileri sürülerek kiracılık sıfatının tespiti istemiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...kira sözlemesinde sözleşmeye aykırılık nedenine dayanan kiraya veren, öncelikle TBK'nın 316. maddesi uyarınca kiracıya yapacağı yazılı bildirimle aykırılığın giderilmesi için usulüne uygun süre vermeli, aykırılığın giderilmemesi halinde ise dava yolu ile tahliye kararı alarak kira sözleşmesini sona erdirmelidir. Aksi taktirde alıntılanan Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere akde aykırılık gerçekleşmiş ve dava açma koşulları oluşmuş olsa dahi mahkeme kararı ile tahliye ilamı alınmadığı sürece kira sözleşmesinin tek taraflı fesih ile sona erdiğinden söz edilemez. <br>Somut uyuşmazlıkta ise, davalı idarenin sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacı kiracıya gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini bildirdiği, bu suretle taraflar arasında kiracılık <br>sıfatına ilişkin muaraza oluştuğu, yukarıda açıklandığı üzere davalı idarenin mahkemeden tahliye kararı <br>almadan kira sözleşmesini tek taraflı feshederek davacıyı kiralanan yerden tahliyeye zorlaması hukuken <br>mümkün olmadığı gibi sözleşmenin süresinin de sona ermediği dikkate alınarak, taraflar arasındaki kira <br>ilişkisinin mahkemeden tahliye ilamı alınıncaya kadar devam ettiği anlaşıldığından, davanın kabulü ile <br>davacının kiralanan taşınmazdaki kiracılık sıfatının tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde <br>giderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle davacı şirketin 24/03/2006 tarihli sözleşmeye göre, kiracı olduğunun tespitine karar verildiği;<br>Bu durumda, davalı Bakanlık tarafından davacı şirketle olan sözleşmenin feshedilmesi üzerine söz konusu işin başka bir şirkete gördürülebilmesi için ön seçim ilanı yayımlanmış ise de, yargı kararıyla davacı şirketin söz konusu yerde halen kiracı olduğunun tespitine karar verildiği, dolayısıyla anılan yerde davacı şirketin halen kiracılık sıfatının devam ettiği, bu nedenle bu işin başka bir firmaca işletilmesine hukuken imkan bulunmadığı anlaşıldığından, bu amaçla tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, her ne kadar davalı idareler tarafından, dava konusu sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığı, yap-işlet-devret sözleşmesi olduğu, bu nedenle davacı şirketin kiracılık sıfatının bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, yapılan incelemede, ... Sulh Hukuk Mahkemesince dava konusu işe ait sözleşmenin kira sözleşmesi olduğu kabul edilerek, davacı şirketin kiracı olduğunun tespitine karar verildiği dikkate alındığında, davalı idarelerin anılan iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.<br>Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından, yap-işlet-devret sözleşmesinin kira sözleşmesi olmadığı, bu nedenle Mahkemece davacının kiracılık sıfatının devam ettiği belirtilmiş ise de ortada kiracılık sıfatı bulunmadığı, davacı şirketin görevli şirket olduğu ve sözleşmenin feshi ile bu sıfatının da ortadan kalktığı; davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir işlem mahiyetinde olmadığı, görevlendirme sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği, taraflar arasında kira sözleşmesi ve kiracılık ilişkisi bulunmadığı, yap-işlet-devret sözleşmesi ve görevli şirketin bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte olduğu, yap-işlet-devret sözleşmelerinin işletme aşamasının Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca kira sözleşmesi olduğu, temyize konu Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idarelere iadesine,<br>5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

kira