<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3899 E. , 2024/7736 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2022/3899<br> Karar No : 2024/7736 <br><br> TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Belediye Başkanlığı- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2-(DAVACI) ... Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı kooperatif tarafından, maliki olduğu Manisa ili Yunusemre ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazlarına ilişkin 2012 ila 2017 yılları ile 2018/1. taksit için ödenen emlak vergileri ve ferilerinin faiziyle iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi ve 2018/2. taksite ve 2019 yılına ilişkin tahakkuk eden ve ödenmeyen emlak vergisinin terkini istemine ilişkindir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin 2012-2013 yıllarına ilişkin kısmı yönünden; dava dilekçesinde her ne kadar 28/07/2017 tarihinde yapılan 283.278,94-TL ödemenin 2017 yılına ilişkin olduğu belirtilse de söz konusu ödemenin 2012 ila 2016 yıllarına ait bina vergisi olduğu anlaşıldığından ve olayda 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 126. maddesinde gösterilen ayrık durumlardan hiç birisi gerçekleşmediğinden, 2012 yılı için en geç 31/12/2017, 2013 yılı için en geç 31/12/2018 tarihinde düzeltme başvurusunda bulunulması gerekirken, bu tarihler geçirildikten, zamanaşımı süresi dolduktan sonra 03/12/2019 tarihinde yapılan düzeltme başvurusu yapıldığı görüldüğünden, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin kısımları bakımından; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun "Daimi muaflıklar" başlıklı 4. maddesinde, aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek şartıyla bina vergisinden daimi olarak muaf olacağı, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle)(7033 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle eklenen ibare) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binaların muafiyet kapsamında olduğu hüküm altına alındığı, 7033 sayılı Kanunla getirilen kiraya verilmemek şartıyla sanayi sitelerinde yer alan binaların bina vergisinden muafiyetini düzenleyen maddenin yürürlük tarihiniin 01/07/2017 olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin 2017/2. ve 2018/1. taksitine ilişkin ödenen arsa ve bina vergilerinin kaldırılması ve faiziyle iadesi ile 2018/2. taksitine ve ilişkin ödenmeyen arsa ve bina vergileri ile 2019 yılına ilişkin arsa vergilerinin kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun "Daimi muaflıklar" başlıklı 4. maddesinde, aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek şartıyla bina vergisinden daimi olarak muaf olacağı, (m) bendinde, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binaların muafiyet kapsamında olduğu hüküm altına alındığı, aynı Kanunun 12.maddesinde; "Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar." hükmünün yer aldığı, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Usul Hükümleri başlıklı 98. maddesinde; "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır."düzenlemesinin yer aldığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 127. ve devamı maddelerinde yoklama ile hususların düzenlendiği, Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, kooperatife ait iş yerlerinin kooperatif üyeleri tarafından kullanıldığı, hiçbir dönemde kiralanmasının söz konusu olmadığı, üyelerin isim ve unvanları ile olağan genel kuruldaki hazirun cetvellerinin, kooperatif üyelerinin elektrik, su, katı atık ödemelerini gösteren belgelerin sunulduğu, tapu kayıtlarının kooperatif adına olduğu işleten kişilerin kooperatif üyeleri olduğunun tespit edildiği ibarelerine yer verilen belgelerin olduğunun anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu taşınmazların yukarıda mevzuat hükümlerinde yer verilen daimi muafiyet alanlarından sanayi sitesinde yer aldığı, taşınmazların kooperatifin üyeleri tarafından kullanıldığı, üyeler dışında bir kimseye kiraya verildiği yönünde davalı idare tarafından yapılan herhangi bir yoklamanın olmadığı ve bu konu hakkında Mahkemelerine sunulan herhangi bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde 2017/2 ve 2018/1,2 taksitlerine ilişkin bina vergileri bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı, davaya konu arsa ve arazilerin niteliğine yönelik olarak emlak vergisinden muaf tutulmalarına ilişkin Emlak Vergisi Kanunu'nda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden 2017/2, 2018/1,2, 2019/1,2 taksitlerine ilişkin arsa vergileri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının 2017/2 ve 2018/1 dönemlerine ilişkin bina vergileri bakımından ödediği tutarın yasal faiziyle iadesi hususundaki istemine gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120'nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği belirtildiği ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun, Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkındaki 10/03/2021 tarih ve E:2021/1, K:2021/3 sayılı kararında yasal/kanuni faiz talebinden, Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6322 sayılı Kanunla değişik 4. fıkrasında belirtilen tecil faizinin anlaşılması gerektiği belirtildiğinden, dava konusu 2017/2. ve 2018/1. taksitlerine ilişkin bina vergilerinin tecil faiziyle iadesinin gerektiği; dava konusu işlemin 2019/1,2 taksitlerine ilişkin ödenmeyen bina vergilerinin kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden; mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında, davacı adına tahakkuk eden 2019 yılına ilişkin bina vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilerek söz konusu verginin kaldırılmasına karar verildiğinden, dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin 2017/2., 2018/1.,2., 2019/1.,2. taksitlerine ilişkin bina vergilerine ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2017/2. ve 2018/1. taksitlerine ilişkin ödenen bina vergilerinin tecil faiziyle iadesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca da emlak vergisinden muaf tutulmaları gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVALININ İDDİALARI: ... Mahallesi 6360 sayılı Kanun'dan önce de mahalle statüsünde olduğundan bu Kanun kapsamında uyuşmazlık konusu taşınmazlara tanınan bir vergi istisnasının bulunmadığı, Emlak Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan binaların ancak kiraya verilmemesi şartı ile muafiyetten yararlanılabileceği, tapuda kooperatif adına kayıtlı bulunan taşınmazları kullananlar kooperatif üyeleri olduğundan bu kapsamda da davacı tarafa tanınan bir muafiyet bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile kısmen gerekçeli onanması, kısmen onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Davacı kooperatif tarafından, maliki olduğu Manisa ili Yunusemre ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazlarına ilişkin 2012 ila 2017 yılları ile 2018/1. taksit için ödenen emlak vergileri ve ferilerinin faiziyle iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi ve 2018/2. taksite ve 2019 yılına ilişkin tahakkuk eden ve ödenmeyen emlak vergisinin terkini istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 3. maddesinin 15. fıkrasında, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların bu Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri, kanun yollarına başvurmamaları ve başvuru süresi içerisinde yazılı olarak bu iradelerini belirtmelerinin şart olduğu hükme bağlanmıştır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin kısmına dair hüküm fıkrası dışında kalan kısımları usul ve hukuka uygun olup, taraflarca dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına ilişkin davacı temyiz istemine gelince;<br>Yapılandırma kanunlarının ortak amacı, vergi uyuşmazlıkların “sulh yoluyla” sonlandırılması olup, mükelleflere ve ceza muhataplarına tanınan bu haktan yararlanmanın dava açmama, açılmış davalardan vazgeçme, kanun yollarına başvurmama koşullarına bağlanması, bu yasaların ortak amacıyla uyumlu olup, ilgililerin bu haklarını kullandıktan sonra, yapılandırılan vergilerin aslına ilişkin iddialarla dava konusu edebilmelerine olanak bulunmamaktadır. Nitekim, 7020 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri de bu doğrultuda olup, Kanun'dan yararlanabilmenin, dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi, kanun yollarına başvurulmaması şartına bağlandığı görülmektedir. <br>Dosyanın incelenmesinden, davacı kooperatif tarafından, 2012 ila 2016 yıllarına ilişkin emlak vergisi ve ferilerine ilişkin borçlarının 7020 sayılı Kanun'dan yararlanılarak yapılandırıldığı, taksit ödemelerinin yapılmasından sonra, sanayi sitesinde bulunan vergisi ihtilaflı taşınmazların, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun "Daimi muaflıklar" başlıklı 4. maddesi kapsamında emlak vergisinden muaf tutulmaları gerektiğinden bahisle yapılan düzeltme ve şikayet başvurularının reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Mükelleflerin borçlarını 7020 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak ödemek istemeleri halinde koşullardan biri de dava açmamaları, açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları olduğundan, bu Yasa'dan yararlanılarak, vergilerin yapılandırılması ve ödemenin yapılması durumunda, anılan Yasa hükümlerinin idarece yanlış uygulanması sonucu doğacak uyuşmazlıklar ile mükelleflerce sehven yaptıkları başvurular üzerine borçları yapılandırmaları gibi durumlar hariç herhangi bir sebeple aynı borçlar için dava açılması söz konusu olamaz. <br>Bu durumda, 7020 sayılı Kanun uyarınca kesinleşen borçlar için yapılandırma talep edilmesinden ve yapılandırılan borcun ödenmesinden sonra, ödenen tutarın iadesi istemiyle düzeltme şikayet yolu ile davalı idareye başvurulduğu görülmüş olup, anılan Kanun'dan yararlanılarak yapılandırılan vergilerin aslına ilişkin iddialarla dava konusu edilmesine olanak bulunmadığı ve davacının başvurusunun da vergi aslına ilişkin iddiaları kapsadığı anlaşıldığından Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Tarafların temyiz isteminin reddine,<br>Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, <br>Temyiz isteminde bulunanlardan ...-TL maktu harç alınmasına,<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kira