<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5228 E. , 2024/7375 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/5228<br>Karar No : 2024/7375 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... İnşaat Ticaret İthalat İhracat ve Turizm Limited Şirketi <br> VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Valiliği <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 4.500,00 m²'lik kısmının inşaat şantiyesi olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 19/11/2013-15/01/2015 dönemi için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin ve yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin 123.500,65 TL'lik kısmı yönünden hukuka uyarlık, 195.001,38 TL'lik kısmı yönünden ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 123.500,65-TL'lik kısmının iptaline, davanın 195.001,38-TL'ye yönelik kısmının ise reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporundaki verilere TEFE-ÜFE oranları uygulanarak güncelleme yapılmış ise de, taşınmaz emlak vergi değerinin beyan dönemleri arasındaki yıllarda yeniden değerleme oranına göre belirlenmesi, ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması halinde; ecrimisil hesabının, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin TEFE veya ÜFE'ye göre değil, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle yapılması gerektiği, bilirkişilerce 2014 yılı için yıllık 168.000,00 TL olarak belirlenen birim değerin Mahkemelerince de uygun görülerek bu bedel üzerinden ve yeniden değerleme oranı dikkate alınarak 19/11/2013-15/01/2015 dönemi için hesaplama yapıldığında ecrimisil getirisinin 194.566,54 TL olarak hesaplandığı, buna göre dava konusu 318.502,03 TL tutarlı ecrimisil ihmarnamesinin 123.935,49 TL'lik kısmında hukuka uyarlık, 194.566,54 TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 194.566,54 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 123.935,49 TL'lik kısmın ise iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu taşınmaza yönelik işgal olmadığı, taşınmaz üzerinde yerleşkelerinin olup olmadığının tespit edilmediği, dava dosyasına sunulan belgelerden dava konusu taşınmaza girmelerine yüklenici firma tarafından izin verilmediğinin anlaşıldığı, belirlenen ecrimisil bedelinin fahiş olduğu, emsal teşkil eden ve yakın bölgedeki araziye yönelik kira sözleşmesinin incelenmesi neticesinde bu hususun görüleceği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Hazine taşınmazlarının gerçek ve tüzel kişiler tarafından işgali halinde hangi şekilde ve usulde ecrimisil tahakkuk ettirileceğinin açıklanmış olduğu, mevcut yasal veriler ele alınarak ecrimisil bedelinin tespit edildiği, ecrimisil bedeli takdir edilirken taşınmazın ticari alan mahiyeti ile şantiye alanı olduğu dikkate alınarak emlak vergi değerinin %5'inden az olmamak üzere önceki yıl ecrimisil bedellerinin güncellenmesi suretiyle hesaplama yapıldığı, Mahkemelerce bu hususun dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>X-KARŞI OY:<br>Ecrimisilin; taşınmazın işgali nedeniyle mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlere göre rayiç kira değeri tutarında alınan bir tazminat niteliğinde olduğu dikkate alındığında, ecrimisil bedeli hesaplanırken, taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan emsal nitelikteki bir yerin işgalci tarafından serbest piyasada kiralanması halinde rayiç kiranın ne olacağının belirlenmesi ve işgal edenin elde ettiği yararın göz önünde tutulması gerekmektedir. <br>İdare mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sunulan ve Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda; "yapılan inceleme ve harita üzerinden yapılan ölçüm sonucu davacı şirketin parsel üzerindeki kullanım alanının 4.200,00 m² olduğu, tüm bu veriler altında taşınmazın bulunduğu yer, mevkii, konumu, yüzölçümü, diğer teknik verileri, mevcut kullanımı, mevcut kullanımına uygun konum ve yerde bulunması, idarece arsa olarak kiralanabilme durumu , getirebileceği kira miktarı, günün ekonomik koşulları, ecrimisil tespitine etken artı ve eksi yöndeki veriler, emsal ecrimisil değerleri birlikte değerlendirildiğinde, işgal döneminde şantiye yeri olarak işgal edilen yerin m² ecrimisil bedeli olarak 2014 yılı için yıllık 40,00 TL (aylık 3,33 TL/m²) ecrimisil bedelinin uygun olacağı, buna göre 2014 yılı için 4.200,00 m² işgal alanına karşılık yıllık 168.000,00 TL/(AYLIK: 14.000,00 TL) bedel baz değer alınarak ve TÜİK-ÜFE artış oranları doğru yansıtılmak suretiyle 19/11/2013-15/01/2015 tarihleri arasındaki yıllık ecrimisil bedelleri ile (1 yıl, 1 ay, 27 gün) döneme ait toplam ecrimisil bedelinin 195.001,38 TL olabileceği, aynı dönem için idarece toplam 318.502,03 TL talep edilmiş olup aradaki 123.500,65 TL'lik farkın bedelin yüksek takdir edilmesinden kaynaklandığı" görüşlerine yer verilmiş ise de, ecrimisilin; işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuz olup anılan bilirkişi raporunda ecrimisile esas kira bedelinin belirlenmesinde, dava konusu taşınmaz ile en yakın özellikleri taşıyan nitelikteki ve davacı tarafından da imzalandığı görülen 30/05/2011 tarihli kira kontratının esas alınması hukuka ve hakkaniyete daha uygun olacaktır.<br>Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında 30/05/2011 tarihli kira kontratının esas alınması suretiyle yeniden istenilecek ek rapora istinaden bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu dayanak alınarak verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
kira