<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4182 E. , 2024/7434 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/4182<br> Karar No : 2024/7434<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrini iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 213 sayılı Kanun'un 94. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, birden fazla kanuni temsilcisi olan tüzel kişilere yapılacak tebliğlerde, bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu yönündeki kuralın, tebliğin tüzel kişiler için hüküm ifade etmesinin koşullarını düzenlediği, buna göre, kanuni temsilcilerden birine tebliğ yapılması ile tüzel kişinin tebliğe konu evrakı tebellüğ etmiş olacağı, ancak, söz konusu tebliğin, 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile düzenlenen ve esasında bir kusur sorumluluğu olarak öngörülen kanuni temsilcinin sorumluluğu müessesesi bakımından diğer kanuni temsilcilere de yapılmış bir tebliğ olarak değerlendirilemeyeceği, bu sorumluluk şahsi bir sorumluluk hali olduğundan, her bir kanuni temsilcinin ödevlerini yerine getirip getirmediğinin ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, olayda, defter ve belge isteme yazısının 20/12/2019 tarihinde şirket müdürü ...'nın mernis adresinde ve aynı adreste ikamet eden ...'ya tebliğ edildiği, davacıya ise bu yönde herhangi bir tebliğ yapılmadığının görüldüğü, dolayısıyla, ibraz ödevinin davacı tarafından yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceğinden, bu sebepten doğan alacakların ödenmemesinden sorumluluğu bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçludan tahsil edilemeyen vergi alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Davacı adına, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrini iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; 2. fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.<br>Aynı Kanun'un "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinin 2. fıkrasında ise, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı; tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2015 yılı hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi kapsamında şirket müdürü ...'nın mernis adresine tebliğe çıkarılan ve aynı adreste ikamet eden ...'ya 20/12/2019 tarihinde tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısıyla defter ve belgelerinin incelemeye ibrazının istenildiği, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi üzerine ilgili dönem katma değer vergisi indirimleri reddedilerek vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yapıldığı, dava konusu edilmeksizin kesinleşen ve şirketten tahsil edilemeyen vergi alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, şirketin ... tarafından 08/06/2015 tarihinde tek ortaklı olarak kurulduğu, davacının münferiden temsil yetkisiyle 15 yıl için şirket müdürü, ...'ın ise yine münferiden temsil yetkisiyle 15 yıl için müdürler kurulu başkanı olarak seçildiği, 23/11/2015 tarihli genel kurul kararıyla, ...'ın tüm hissesini ...'e devrederek ortaklıktan ve müdürler kurulu başkanlığından, davacının ise kanuni temsilcilikten ayrıldığı, aynı tarihte ...'in münferiden temsil yetkisiyle 15 yıl için müdürler kurulu başkanı olarak seçildiği, davacının ise yine münferiden temsil yetkisiyle 15 yıl için muhasebe müdürü olarak seçilerek, "ayrıca şirketi yurt içinde ve dışında bilumum resmi ve gayri resmi daireler, müesseseler, bankalar ve özel idarelerde temsil etmeye, her türlü evrakı imzalamaya, bankalara hesap açtırmaya, hesapları kapatmaya, bankalara para yatırmaya ve çekmeye, krediler almaya, ahzu kabza, şirket adına her türlü mukaveleleri imzalamaya, çek ve senet almaya, imzalamaya, tahsil ve tediyeye, resmi ve gayri resmi dairelerde ihalelere girmeye, pey sürmeye, artırma ve eksiltmeye katılmaya, şirket alacaklarını tahsile, borçlarını tediyeye, şirket adına menkul ve gayrimenkul almaya, satmaya, kiralamaya ve gayrimenkuller için ipotek almaya, vermeye, ikinci ve üçüncü şahıslar adına ipotek almaya ve vermeye, taşıt almaya, satmaya, devir ve kiraya vermeye, şirket adına vekalet vermeye, şirket adına bayilik, temsilcilik almaya ve bunlarla ilgili düzenlenecek her türlü sözleşmeyi imzalamaya ve teminat vermeye, velhasıl şirketi her hususta temsil ve ilzama şirket unvanı altına koyacağı imzasıyla 15 yıl süre ile yetkili kılınmasına" karar verildiği, 07/06/2016 tarihli genel kurul kararıyla, ...'in tüm hissesini ...'ya devrederek ortaklıktan ve müdürler kurulu başkanlığından ayrıldığı, ...'nın münferiden temsil yetkisiyle 15 yıl için müdür olarak seçildiği, davacının unvan ve yetkilerinde ise bir değişiklik yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Temyize konu kararda; defter ve belge isteme yazısı diğer şirket müdürüne tebliğ edildiğinden, ibraz ödevinin davacı tarafından yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden kaynaklanan vergi borcundan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de, şirkete ilişkin defter ve belge isteme yazısının şirketi temsilen şirket müdürlerinden ...'nın mernis adresinde aynı adreste ikamet eden ...'ya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde kanuni temsilcilerin tüzel kişilere düşen ödevleri yerine getireceği ve yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularını varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlandığı, birden fazla kanuni temsilcisi olan tüzel kişilerin vergiye ilişkin ödevlerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan vergi borcunun kanuni temsilcilerden istenebilmesi için, bu ödevin vergi borcundan sorumlu tutulacak her bir kanuni temsilciye bildirimini zorunlu kılan yasal bir düzenleme de bulunmadığı dikkate alındığında, şirketin defter belge ibraz etmeme fiiline ilişkin amme alacağı sıfatına bürünen vergi borcundan şirketi her hususta temsil ve ilzama şirket unvanı altına koyacağı imzasıyla 15 yıl süreyle yetkili kılınan davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince 6183 sayılı kanunun 58. maddesi uyarınca ileri sürülen iddialar kapsamında yeniden bir değerlendirme yapılmak üzere kararın bozulması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kira