<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/612 E.  ,  2025/3296 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/612<br>Karar No : 2025/3296 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ankara ili, Elmadağ ilçesinde bulunan davalı idareye ait Elmadağ Kayak Merkezindeki pistte davacıların kızı olan ...'ın kızakla kayarken ağaca çarpması neticesinde vefat etmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle destekten yoksun kalınması nedeniyle anne ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 96.676,76 TL), 250.000,00 TL manevi ve baba ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 69.855,06 TL) maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 05/09/2017 tarihinden itibaren, 76.341,41 TL'lik kısmının miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kayıtlarına alındığı tarih olan 04/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılardan ...'a ödenmesine, 1.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 05/09/2017 tarihinden itibaren, 54.884,05 TL'lik kısmının miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kayıtlarına alındığı tarih olan 04/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılardan...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin toplam 33.306,36 TL maddi tazminat ve faiz talebinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 40.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 05/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin toplam 420.000,00 TL manevi tazminat ve faiz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddi kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ve maddi tazminat istemlerinin miktar artırımına yönelik kısımlarının faiz başlangıç tarihlerine yönelik kısımlarının kaldırılmasına; maddi tazminat istemlerinin kabul edilen kısımlarından miktar artırımına konu tutarların miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 10/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizle birlikte davacılara ödenmesine, davacıların her biri için manevi tazminat istemlerinin 10.000,00 TL'lik kısmının ayrı ayrı kabulü ile bu tutarların idareye başvuru tarihi olan 05/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :<br>Davacılar tarafından, yaşanan olayda tüm kusurun idareye ait olduğu, kendilerine kusur atfedilemeyeceği, manevi tazminat miktarının Bölge İdare Mahkemesince oldukça azaltıldığı ileri sürülmektedir. <br>Davalı idare tarafından, olayda idarenin kusuru olmadığı, davanın kabule ilişkin kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemine yönelik cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY: <br> Davacılar tarafından, Ankara ili, Elmadağ ilçesinde bulunan davalı idareye ait Elmadağ Kayak Merkezindeki pistte kızları olan ...'ın kızakla kayarken ağaca çarpması neticesinde vefat etmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle destekten yoksun kalınması nedeniyle anne ve baba için ayrı ayrı 150.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle 05/09/2017 tarihinde davalı idareye başvurulmuştur.<br> Bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine anne ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 96.676,76 TL), 250.000,00 TL manevi ve baba... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 69.855,06 TL) maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 25/12/2017 tarihinde bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. <br>Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Maddi Tazminat İstemi Bakımından:<br>Olayda, İdare Mahkemesince 12/12/2018 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş,<br>"1-Kazanın meydana geldiği pistin standartlara uygun olup olmadığı, pistte yeterli güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığı, 2-Pistte kullanılan kızakların standartlara ve pistin yapısına uygun olup olmadığı, 3-Pistte kızakla kaymak için belli bir yaş sınırının olup olmadığı, 9 yaşındaki bir çocuğun pistte tek başına kızakla kayması için mani bir durumun bulunup bulunmadığı, 4-Müteveffanın çarptığı ağacın pistin içinde bulunup bulunmadığı, ağacın konumunun kayış güvenliğini tehdit edecek bir konumda bulunup bulunmadığı, 5-Söz konusu kazanın oluşumunda idareye yahut müteveffanın ebeveynlerine atfı kabil bir kusurun bulunup bulunmadığı" hususları değerlendirilerek bilirkişi raporunun hazırlanması istenilmiştir.<br>Bunun üzerine bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve 19/04/2019 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren bilirkişi raporunda,<br>"Dosyadaki bilgi, belge ve ifadelerin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının... tar/say. yazısı ekindeki kamera görüntüleri ve fotoğrafların olduğu CD'nin incelenmesi sonucunda belirlenen, olayın meydana geliş sebepleri ve bu hususlarda alınması gerekli iş güvenliği tedbirleri ve mevzuat hükümleri aşağıda belirtilmiştir.<br>1- Mahkeme tarafından; Bilirkişi heyetimizden, olayla ilgili olarak; Kazanın meydana geldiği pistin standartlara uygun olup olmadığı, pistte yeterli güvenlik önlemi alınıp alınmadığı, sorulmaktadır:<br>Kızak pisti ile ilgili, Ülkemizde belli bir standart bulunmamaktadır. Olayın olduğu kızak pistinin olimpik kızak pisti ile uzaktan yakından bir benzerliği bulunmamaktadır.<br>Pistte yeterli güvenlik önlemi bulunmamaktadır.<br>>Pistin alanı net olarak belirlenmemiştir. Eğimi oldukça fazla olan bir pisttir. Eğimi ve kayış mesafesi değerlendirildiğinde durma mesafesi yeterli değildir.<br>>Pistin sonunda ağaç bulunmaktadır. Kızakla kayanların bu ağaca çarpmamaları veya çarpmaları durumunda zarar görmemeleri için alınmış herhangi bir tedbir bulunmamaktadır.<br>>Kızaklarda yönlendirme ve frenleme mekanizması bulunmamaktadır. Kızaklar emniyetsizdir.<br>2-Mahkeme tarafından; Bilirkişi heyetimizden, olayla ilgili olarak; Pistte kızakla kaymak için belli bir yaş sınırının olup olmadığı, 9 yaşındaki bir çocuğun, pistte tek başına kızakla kayması için mani bir durumun olup olmadığı, sorulmaktadır.<br>Kazanın gerçekleştiği Elmadağ Kaçma ve Kurtulma ve Kayak Eğitim Merkezi Komutanlığı Yönergesi olduğu, ancak Kızak pisti, kızak kiralanması ile ilgili bir talimat, yönerge ve kullanım kılavuzu vb. bilgiye rastlanmamıştır. (Dava konusu kazadan sonra tesiste kızakla kaymanın yasaklanmış olduğu, keşif esnasında görülen uyarı levhasından ve olay yerinde görüşülen kişilerin beyanından anlaşılmıştır.)<br>Tesiste kayacak çocuklarla ilgili yaş sınırı bulunmamaktadır. Ancak kilo sınırlaması olduğu, en çok 40kg. olan çocukların kayabileceği belirtilmiştir. (Müteveffa çocuğun 45-50kg. olduğu C.Savcılığına verilen bilirkişi raporunda belirtilmiştir.)<br>3-Mahkeme tarafından; Bilirkişi heyetimizden, olayla ilgili olarak; Müteveffanın çarptığı ağacın pistin içinde bulunup bulunmadığı, ağacın konumunun kızakla kayış güvenliğini tehdit edecek bir konumda bulunup bulunmadığı sorulmaktadır.<br>Olay yeri tespit tutanağında; Kızak pistinin genişliğinin 21 m. ve kızak pistinin yukarıdan aşağıya doğru sol tarafında bulunan emniyet şeridinin bittiği noktadan ağaca olan mesafenin 18m. olduğu, belirtilmiştir.<br>Olayla ilgili olarak Ankara C. Savcılığı tarafından yapılan soruşturmada alınan; 19.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda; Ek C olarak yazılan, "Ankara C. Başsavcılığı tarafından istenen bilgi ve belgeler başlıklı ve ... imzalı belgenin 7. Maddesinde, tesiste ayrıca çocuk kızak pisti bulunmakta olup, uzunluğu 100m. genişliği 35metredir. Denildiği, 8 Maddede ise; kızak yapan çocuklar için kızak kiraya verilmektedir." İfadesinin mevcut olduğu, ancak olay yeri tespit tutanağında pistin genişliğinin 21m olduğu tespitinin yapılmış olduğu belirtilmiştir.<br>Kazanın meydana geldiği kızak pistinin hudutları net olarak belirlenmiş değildir. Ancak kızak pistinde kaymakta olan çocukların, durabilmeleri için uygun bir emniyet mesafesi bulunmamaktadır. Kızakla kayan çocukların ağaca çarpma riski bulunmaktadır ve bu risk oldukça yüksek derecede bir risktir.<br>4- Mahkeme tarafından; Bilirkişi heyetimizden, olayla ilgili olarak; Olayda ebeveyne atfedilebilecek kusur olup olmadığı sorulmaktadır:<br>Olay yerinde yapılan incelemede; Kızakla kayma ile ilgili olarak, sadece kızak verilmekte olduğu, kızakla kayacak olan çocuklara veya Ebeveynlere herhangi bir eğitim verilediği, talimat tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Sadece ikaz levhalarında sorumluluğun ebeveyne ait olduğunun belirtildiği görülmüştür.<br>Herhangi bir yetkili, görevli, eğitici olmayan, kızakla kayma yerinde, 10-15 çocuğun kızakla kaymakta oldukları bir yerde, kayacak olan 9 yaşındaki çocuğun, ebeveyninin bu çocuğun emniyetinden sorumlu olması en tabii bir durumdur.<br>Ancak; kızakla kayma işi, aileler için çok sık yapılan, riskleri, tehlikeleri bilinen bir ameliye değildir. Bu sebeple bütün sorumluluğun ebeveyne bırakılması uygun değildir.<br>Dava konusu olayda; kızakla 40kg. dan daha ağır olan çocukların kayması yasaklanmış olmasına rağmen, 45-50kg. ağırlığındaki çocuğun kızakla kaymasına izin verilmiş olmasından dolayı, Ebeveynim, az da olsa kusurları bulunmaktadır.<br>Kayak, kızak gibi sporlar kaza riski oldukça yüksek olan sporlardır. Bu sebeple çocuklarını kızakla kaydıran ebeveynlerin, kızağın kaza riski yüksek olan sporlardan olduğu bilinciyle daha dikkatli, tedbirli davranmaları, kızakla kaymanın riskleriyle ilgili ön bilgiler edinmeleri ve çocuklarını bu hususta bilgilendirmeleri, bilinçlendirmeleri ve mutlaka kontrollü bir şekilde kaymalarını sağlamaları gereklidir.<br>Tesisi İşleten Milli Savunma Bakanlığı'nın sorumluluğu;<br>Mensuplarına ve ailelerine kızakla kaymaları için tesis kurup, tesis işletmekte olan İdarenin; Günümüz teknolojik gelişmelerine uygun şartlarda ve emniyette tesis kurması ve işletmesi gereklidir.<br>Bu tesiste, çocukların kızakla kaymaları esnasında, oluşabilecek muhtemel risklerin belirlenmesi, bu risklerin ortadan kaldırılması, emniyetli bir ortam oluşturulması için gerekli olan RİSK ANALİZİ VE DEĞERLENDİRMESİ çalışmalarının yapılması/yaptırılması gereklidir.<br>...<br>Davacı taraf; Olay yerinde ilk yardımın gereği gibi, zamanında yapılamamış olduğu, gecikmeli yapıldığı, dolayısıyla Kazalı çocuğun ölümünde, ilk yardımın zamanında ve gereği gibi yapılamamasının etkisinin olduğu iddiasında bulunmuştur.<br>İlk yardım konusuna tanımlarla başlamakta fayda vardır;<br>"İlkyardım: Herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamaları," ifade eder. (İlkyardım Yönetmeliği Madde 4)<br>*e) İlkyardıma: İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda, hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle ilaçsız uygulamaları yapan İlkyardım eğitimi alarak ilkyardıma belgesi almış kişiyi," ifade eder. (İlkyardım Yönetmeliği Madde 4)<br>ilkyardımcı bulundurulması<br>(1) İ; sağlığı ve güvenliği kapsamında;<br>a)Az tehlikeli işyerlerinde, her 20 çalışan için 1 ilkyardımcı,<br>b)Tehlikeli işyerlerinde, her 15 çalışana kadar 1 ilkyardımcı,<br>c)Çok tehlikeli işyerlerinde, her 10 çalışana kadar 1 ilkyardımcı, bulundurması zorunludur. (ilkyardım Yönetmeliği Madde 19)<br>Yukarıda belirtilen yönetmelik maddelerinden de anlaşılacağı gibi, ilk yardım, tıbbi araç gereç ilaç kullanılmadan, ilkyardımcı tarafından yapılan müdahaledir. Bu müdahale için uzman doktor bulundurulması, hatta doktor bulundurulması mecburiyeti de bulunmamaktadır. Bu sebeple olay yerindeki doktorun göz doktoru olması veya tıbbi malzemelerin yeterli olmaması şeklindeki itirazlar ve gerekçeler geçerli itirazlar ve gerekçeler değildir. Bu tür yerlerde, meydana gelebilecek kazalarda, beklenen şey, hızlı bir şekilde (tıbbı araç, gerek ve ilaç kullanılmadan) ilk yardım yapılması ve hızlı bir şekilde kazalının hastaneye naklinin sağlanmasıdır Dava konusu olayda, bu anlamda herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir." ifadelerine yer verilerek,<br>"1.Davalı (Tesisi işleten) Milli Savunma Bakanlığı'nın, tesiste, kızakla kayma ile ilgili herhangi bir yönerge, talimat olmadığı halde, çocukları kızakla kaydırmakta olması, kızak pistinin ve kızağın emniyetli olmaması, kızakla kayacak çocukları, yöneten, yönlendiren, eğiten görevlilerin olmaması, kızakla kayma esnasında muhtemel kaza risklerinin belirlenmemiş, değerlendirilmemiş, kaza olmaması için yeterli tedbir alınmamış olmasından dolayı) YÜZDE SEKSEN (%80) oranında kusurlu olduğu,<br>2.Müteveffa çocuğun ebeveyninin (..., ...), kızağa 40kg. dan daha ağır olan çocukların kayması yasaklanmış olmasına rağmen, 45-50kg. ağırlığındaki çocuğun kızakla kaymasına izin verilmiş, çocuğa, kızakla kaymanın riskleri ve korunma yolları konusunda bilgilendirilmemiş, bilinçlendirilmemiş, denetlenmemiş, emniyetli ve kontrollü şekilde kayması sağlanmamış olmasından dolayı, YÜZDE YİRMİ (%20) oranında kusurlu olduğu,<br>3.Müteveffa çocuk ...'ın olayda kusurunun olmadığı,"<br>sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiliğe yönelik maddeleri incelendiğinde; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine veyahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kural altına alınmıştır.<br>Bakılan uyuşmazlıkta bilirkişi raporunda; kayak merkezinde, kızakla 40 kilogramdan daha ağır olan çocukların kayması yasaklanmış olmasına rağmen, 45-50 kg ağırlığındaki müteveffanın kızakla kaymasına ailesince izin verildiği; kızakla kaymanın riskleri ve korunma yolları konusunda çocuğun bilgilendirilmediği, bilinçlendirilmediği, denetlenmediği, emniyetli ve kontrollü şekilde kaymasının sağlanmadığı, bundan dolayı da yaşanan olayın meydana gelmesinde davacı anne-babanın %20 kusurlu olduğu görüşüne yer verilmiş, İdare Mahkemesi de bu oranlamayı dikkate alarak tazminata hükmetmiştir.<br>Kayak merkezinde, kızak kullanımı şartlarını belirleyen talimat vb. bir düzenleme bulunmadığı, davacıların kızı ... için kızak kiralanmadan önce herhangi bir kilo ölçümü yapıldığına yönelik bilgi ve belge bulunmadığı, olayda kullanılan kızağın kayak merkezince kiralanmış olduğu, bu aşamadan sonra kilo sınırının aşılmış olması hususunda davacıların kusurundan bahsedilemeyeceği, ayrıca çocukların kızak ile kayabilmesine imkan verecek şekilde tasarlanan, daha doğrusu tasarlanmış olduğu düşünülen söz konusu pistte, davacı anne-babanın çocuklarına kızakla kayması için izin vermiş olmasının doğal bir tercih olduğu, kayak merkezinin gözetimi altındaki pistten çocukların faydalanacağı şekilde tasarlandığı düşüncesi ile davacıların çocuklarına izin vermiş olmasından dolayı kusurlu görülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle kızakla kaymanın riskleri ve korunma yolları konusunda çocuğun bilgilendirmemiş olmasından veya anılan diğer hususlardan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.<br>Bu durumda, olayın gelişimi ve idareye yönelik bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumu dikkate alındığında, söz konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarenin tam kusurlu olduğu göz önüne alınarak bir hesaplama yapılması, faiz başlangıcının (miktar artırımı tutarı da dahil) idareye başvuru tarihi olarak belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Manevi Tazminat Yönünden:<br> Dava konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; Bölge İdare Mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.<br>Söz konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarenin tam kusurlu olduğu da göz önüne alınarak manevi tazminat istemi bakımından yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Öte yandan, işbu karar üzerine maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından yeniden bir karar verileceğinden, davalı idarenin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br><br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

kira