<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5598 E. , 2024/4875 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/5598<br>Karar No : 2024/4875<br><br>KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE <br>BULUNANLAR (DAVACILAR) : 1- ... Otomotiv İnşaat Elektronik Eşya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br> 2- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/06/2024 tarih ve E:2021/6050, K:2024/3893 sayılı kararının, düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından işletilen ve İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... ve No:... adresinde bulunan işyerini 18/07/2017 tarihinde gerçekleşen yağış sonucunda altyapı yetersizliği ve hizmetin ayıplı ifa edilmesi sebebiyle su bastığı, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunmasına rağmen zararın karşılanması talebiyle yapılan idari başvuruların reddedildiği belirtilerek, uğranılan zararlara karşılık olmak üzere 3.640.121,45 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazmin edilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için Mahkemelerince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 04/04/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; (...) hasarın oluşumunda değil ama hasarın boyutlarının artmasında gerekli büyüklükte toplama kanalını zamanında yapmayan İSKİ'nin kısmi sorumluluğunun olduğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği'nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu işyerinin Likos Deresi Taşkın risk bölgesinde olmasına ve işyerinin zemininin yoldan yaklaşık 76 cm aşağıda olmasına rağmen yağmur sularının işyerine girmesini engelleyecek yapısal tedbirlerin (su basmanı gibi) olmayışı, bu tür doğal afet boyutundaki taşkınlarda etkili olmasa bile daha düşük boyuttaki taşkınlarda işe yarayabilecek olduğu, ancak İSKİ tarafından planlanan 4x2.5 metrekare kesitli yağmur suyu kanalı ile birlikte bu tedbirler de alınmış olsaydı hasarın boyutunun azaltılmasının söz konusu olabileceği, bu nedenle işyerinde oluşan hasarda İSKİ ile birlikte gerekli yapısal taşkın tedbirlerini almayan işyeri sahibinin de kısmi sorumluluğunun olduğu, sonuç olarak, dava konusu hasarların oluşumunda birinci derecede etkili olan sebebin, yağışların doğal afet boyutunda 150 yıllık tekerrür periyot ve 2 saat süreli 67.2 mm'lik şiddetli yağmurlardan kaynaklanan yüzey sularının bölgede birikerek uzaklaştırılamamasının olduğu, zararın boyutlarının artmasında ise İSKİ Genel Müdürlüğü'nün %20 oranında, iş yeri sahibinin %20 oranında sorumlu olduğunun belirtildiği; zarar miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda ise; zarar gören emtia bedeli, iş kaybı bedeli, kar kaybı bedeli, kira bedeli, demirbaş hasar bedeli, dekorasyon bedeli, suyun boşaltılması ve temizlik bedeli ve personel iş gücü kaybı bedeli bakımından yapılan incelemede, toplam zarar miktarının 1.083.849,63 TL olduğunun belirtildiği, buna göre, İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından gerekli büyüklükteki atık su kanalının inşa edilmemiş olmasının oluşan zararın artmasına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, öte yandan, davacı tarafından Fatih Belediye Başkanlığınca düzenlenmiş işyeri açma ve çalışma ruhsatına dayanılarak işletilmekte olan işyerinin, zeminin yoldan yaklaşık 76 cm aşağıda olmasına rağmen yağmur sularının işyerine girmesini engelleyecek yapısal tedbirlerin alınmaması nedeniyle davacının da zararın artması yönünden müterafik kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda, zararın artması yönünden davacının %20 ve İSKİ Genel Müdürlüğü'nün %20 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak, bilirkişi raporuyla ortaya konulan 1.083.849,63 TL zarar miktarının, %20'sine tekabül eden zarara karşılık olmak üzere 216.769,92 TL'lik kısmının kabulü gerektiği, fazlaya dair maddi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı; davacıların manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise; davacıya ait iş yerinde meydana gelen zarar boyutu, olayın vuku bulma şekli ve su baskını nedeniyle yaşanan panik hali ile olay sonrası hasar giderilinceye kadar sarfedilen emek ile davalı idarenin zararın artmasındaki kusur oranı dikkate alındığında manevi tazminat isteminin takdiren 10.000,00 TL'lik kısmının kabulü gerektiği; davanın kısmen kabulü ile 216.769,92 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 226.769,92 TL tazminatın idari başvuru tarihi olan 27/10/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı İSKİ'den alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat isteminin İSKİ yönünden, maddi ve manevi tazminat isteminin tümü yönünden ise İstanbul Valiliği ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı açısından reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br>Danıştay Sekizinci Daire Kararının Özeti: Düzeltilmesi istenilen Dairemiz 27/06/2024 tarih ve E:2021/6050, K:2024/3893 sayılı kararıyla; temyize konu kararın, manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmı dışındaki kısımları yönünden onanmasına, manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmı yönünden uyuşmazlıkta davacılar açısından manevi tazminat şartları gerçekleşmediğinden bu kısmın bozulmasına, bozulan kısım ve bozulan kısma bağlı olarak yargılama giderleri, vekalet ücretleri ve harçlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, "kesin" olarak karar verilmiştir.<br><br>KARAR DÜZELTME TALEP EDENLERİN İDDİALARI : Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>28/06/2014 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 103. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yer alan "kararın düzeltilmesi" kanun yoluna son verilmiş; 2577 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddede, "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır..." kuralına yer verilmiştir.<br>Adalet Bakanlığı tarafından 07/11/2015 günlü Resmî Gazete'de yayımlanan karar ile, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. ve Geçici 20. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen Bölge İdare Mahkemeleri'nin 20/07/2016 günü itibarıyla tüm yurtta göreve başlayacakları duyurulmuş ve anılan tarihte göreve başlamışlardar.<br>Belirtilen hukuki duruma göre, 20/07/2016 gününden sonra verilen kararlar bakımından kararın düzeltilmesi kanun yoluna başvurulamayacağı açıktır. <br>Bu durumda; 20/07/2016 gününden sonra verilen kararlar bakımından kararın düzeltilmesi kanun yoluna başvurulamayacağından, davacıların kararın düzeltilmesi istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>1. Karar düzeltme istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2. Karar düzeltme giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 27/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
kira