<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1822 E. , 2024/15464 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/1822<br>Karar No : 2024/15464<br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA <br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma alınmadan, hakkında bir mahkeme kararı olmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, tek suç kabul edilen eyleminin kışla dışına çıkarak Türk Telekom binasına giden grubun içerisinde yer almak olduğu, aynı emri uygulayan diğer ordu mensubu askerlerin görevlerine geri döndüğü, sadece astsubaylar olarak müebbet hapis cezası aldıklarını, adil yargılanma hakkının ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ön gördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan dolayı müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair verilen ve Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;<br>"...Sanık ...'nın 15/07/2016 gecesi Ardahan 25. Hudut Piyade Tugay Komutanlığı'nın yemekhanesinde toplanan askerler arasında olduğu, 23:40 sularında tugay komutanı yemekhanede U düzeninde toplanan kendisi dahil diğer askerlere "TSK'nın yönetime el koyduğu ve sıkıyönetim ilan ettiği ortamda" anayasa ve kanunlara göre suç olan emri aldığı, normalde 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 41.maddesine göre muhteviyatı itibariyle adli anlamda suç teşkil eden bu emri sanığın almasına rağmen yerine getirmemesi gerekirken yerine getirdiği, olay günü Ardahan il merkezinde Türk Telekom binasına emrindeki askerleri götürerek darbe kalkışmasına fiilen iştirak ettiği, emir komutası altındaki askerleri Türk Telekom binası önüne ve çevresine konuşlandırmak ve bina içerisine sokmak suretiyle askeri darbe kalkışması ile Ardahan ilinde fiili hakimiyet sağladığı anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar kolluk gücü sivil halka yönelik cebir şiddet içeren eylem içerisinde bulunmasa da bu yönde bir direniş ile karşılaşılmamış olması, ülke genelinde darbenin bastırılmasıyla ilgili haberlerin yayılmaya başlaması nedeniyle sanık tarafından buna tevessül edilmediği kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, darbe teşebbüsü gecesi sanık M. A.'nın emrindeki askerlerle beraber ellerinde bulunan tüfekler, kompozit başlıklar, kütüklükler ile sokağa inme şeklindeki eyleminin halk nezdinde cebir ve şiddet olarak algılandığı da mahkememiz tarafından kabul edilen bir gerçektir. Zira, böyle bir olayın yani şiddet olayından anlaşılması gereken dipçik kullanılması, ateş edilmesi ya da askerlerin çıplak elle vatandaşa yönelik bir fiili müdahalesinden ziyade psikolojik olarak da ülke genelinde yaşanan o geceki askeri kalkışmanın, uçakların kamu kurum ve kuruluşlarını bombalaması, insanların üzerine ateş etmesi, hep birlikte değerlendirilmesi gereken hususlardır. Bu açıdan, muhatap olan halkın silahların boş olduğunu bilmesi mümkün olmadığından salt silah kullanılarak dışarı çıkılmış olması Anayasayı ihlal suçu bakımından cebir ve şiddet olarak mahkememizce kabul edilmiştir.<br>Sanık ...'nın 15/07/2016 gecesi sayın Başbakan ...'ın ... isimli haber kanalında 23:05 sularında yapmış olduğu açıklamadan sonra kendi adına kayıtlı bulunan ... numaralı telefonundan 16/07/2016 tarihinde 01:04'te 154 saniye, yine 01:04'te 152 saniye internete bağlı kaldığı, 16/07/2016 tarihinde F. O. adına kayıtlı ... numaralı telefon ile 00:14'te 29 saniye görüşme yaptığı, ayrıca Türk telekom binasına girmeden önce binanın hemen önünde bulunan ... bankası ATM'sinden 1100 TL para çektiği, savunmasında Ardahan iline yeni geldiğinden ev kiraladığı için kira bedeli ya da kapora parası çekmesi şeklindeki beyanının inandırıcılıktan uzak olduğu, bu şekilde mahkememize sunulmuş bir evrak bulunmadığı, yani ev kiralamaya ilişkin bir belgenin dosyamız arasına sunulmadığı, sanık iddiasının varsayımdan öteye gitmediği, zira ülke genelinde de bilindiği üzere 15/07/2016 gecesi toplumun bir kesiminin araçlarının yakıt depolarını tamamen doldurduğu, marketlere ve bakkallara giderek ekmek, pirinç temel gıda malzemeleri aldığı, bankalardan darbe gerçekleştiğini düşünerek çekebildikleri kadar parayı çektikleri bilgisi karşısında Telekom binası önündeki güvenlik kamera kayıtları da incelendiği üzere kendisiyle beraber en az 2 kişinin daha ... bankası ATM'sinden para çekmesi karşısında bu davranışının dahi 15/07/2016 gecesi ülke genelinde yaşanan askeri hareketliliğin darbe girişimi olarak bilindiğini ve bu kapsamda tavır ve hareketler sergilediği kanaatine varılmıştır. Sanığın Türk telekom binası içerisinde bir kısım erler ile birlikte sözde istirahat amacıyla bulunduğu zaman diliminde bina içerisindeki televizyonu açarak ve oturduğu koltuktan ayrılmadan film izler gibi televizyon izlediği, bu anda dahi gönüllü vazgeçme kapsamında herhangi bir tutum ve davranış içerisine girmeyerek darbe girişimine fiilen iştirak ettiği ve fiili hakimiyetin tesisi açısından darbe girişimine destek verdiği anlaşılmıştır. Darbe girişiminin başarısız olduğuna ilişkin medyada çıkan haberlerden sonra dönemin tugay komutanı E. K.'nın iletmiş olduğu emir ile tekrar kışlaya dönmesi şeklindeki eyleminde sanık lehine gönüllü vazgeçme hükümlerinin değerlendirilmesi mahkememizce mümkün görülmemiştir. Bu açıdan, sanığın askeri tecrübesi ve deneyimi, fotoğrafçı astsubay olmasına rağmen kışla dışına tevdii edilen tüfek, kütüklükler, kompozit başlık ve askeri üniforma ile çıkması sanığı sorumluluktan kurtarmamış ve mahkememizce samimi olmayan suçtan kurtulmaya yönelik anlatımlarına itibar edilmemiştir ..." şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
kira