<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1266 E. , 2024/3231 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2022/1266<br>Karar No:2024/3231<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi <br><br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel bitişiğinde bulunan kadastral boşluk niteliğindeki taşınmaz üzerinde yer alan büfenin 3 (üç) yıl süreyle kiralanması amacıyla ihaleye çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; taşınmazın ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan kadastral bir boşluk olduğu, bu kadastral boşluğun ... ada, ... parsel sayılı ve 184 m2 alanlı arsa niteliğindeki taşınmazın sahibi tarafından yola terk edilmek suretiyle sicilden terkin edilmesi sonucunda oluştuğu, onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı'nın bulunmaması sebebiyle taşınmazın kadastral nitelikte kaldığı, ayrıca Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla Adalar'ın ''Sit Alanları Bütünü'' olarak ilan edildiği, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında sit sınırları belirlenen Adalar'da bulunan ihale konusu taşınmazın kentsel sit alanında kaldığı, bu nedenle yol olarak sicilden terkin edilen dava konusu taşınmazın davalı idarenin tasarrufunda olduğu;<br> Dava konusu ihalenin, taşınmazın satışına, dolayısıyla mülkiyet hakkının devrine ilişkin olmayıp, yalnızca taşınmazın kiralanmasına ilişkin olduğu, davacının yapı için aldığı yapı kayıt belgesinin, yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın yasal şartlar oluştuğu takdirde satış işlemi gerçekleştirilene kadar kiralanmasına ve bu yöntemle gelir elde edilmesine engel teşkil etmediği, bu itibarla, davalı idare tasarrufunda bulunan taşınmazın yine davalı idarece kiralanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanunu'na 7143 sayılı Kanun ile eklenen geçici 16. madde uyarınca düzenlenen "yapı kayıt belgesi"nin sağladığı haklar ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında bulunan alan ve taşınmazlar için kanun koyucu tarafından özel kanun hükümleri ile getirilen hukuki rejim karşılaştırıldığında; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin, aynı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hüküm gereği özel kanun olan 2863 sayılı Kanun'a aykırı hükümler içerdiği, bu haliyle tescile konu edilen bir taşınmazda ya da yapı yapılaşma sınırlaması getirilmiş sit alanı olarak tespit edilen herhangi bir mahalde 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı vurgulanmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kiralanan taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesinin alındığı ve belgenin halen geçerli olduğu, taşınmazın Hazineye, üzerindeki yapının ise kendisine ait olduğu, yapının bulunduğu taşınmaz yola terk edilmiş olsa dahi davalı idare tarafından ihaleye çıkarılarak kiraya verilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, taşınmaz Kentsel Sit Alanı'nda yer aldığından yapı kayıt belgesinin verdiği haklardan yararlanmanın mümkün olmadığı, yapının bulunduğu taşınmazın Hazineye ait olmadığı, yola terk edilen kadastral boşluk niteliğinde olduğu, mevcut 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı'nda da taşınmazın yol alanında kaldığı, bu nedenle taşınmazın belediyenin tasarrufunda olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin .... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 11/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kira