<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/1159 E.  ,  2024/2661 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1159<br>Karar No:2024/2661<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Muş Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara dayanılarak hazırlanan 2018 yılı geçiş hakkı bedeline ilişkin tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Muş Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemiyle belirlenen Ücret Tarifesi yönünden, Belediyelerin yetki ve sorumluluk alanında bulunan taşınmazlarının kira, satış ve başka suretle (geçiş hakkı vb.) değerlendirilmesi sonucunda elde edilen gelirlerin belediye gelirleri arasında sayıldığı; öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca belediye mücavir alanları içerisinde sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesine yönelik ve elektronik haberleşme istasyonlarına yer seçim belgesinin verilmesi ve bundan doğan ücretlerin belirlenmesine ilişkin yetkinin belediyelere verildiği, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesi birlikte nazara alındığında, belediyenin yetkisine giren bu hususlar yönünden tarife belirleme yetkisinin de ilgili belediyede olduğu, bu çerçevede ilgili belediyeler tarafından, mevzuat kapsamında belirtilen artırımların usulüne göre uygulanması ve konuya yönelik üst hadler aşılmadan, ilgili konularda ücret tarifesi belirlenmesi noktasında takdir yetkisi bulunduğu, <br>Uyuşmazlıkta da davalı idarece 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine dayanılarak çıkarılan Sabit ve Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan ücret tablosundaki geçiş hakkı ücretlerine ilişkin üst sınırlara uygun olarak ve yer kullanım bedellerine ilişkin Elektronik Haberleşme İstasyonlarına Yer Seçim Belgesinin Verilmesi ve Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenen sınırlar içerisinde kalacak biçimde değerlendirme yapıldığı, <br>Diğer yandan davacı tarafından, dava konusu alacağın sözleşmeden doğduğu, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsilinin yapılamayacağı, Geçiş Hakları Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrası ve 9. maddesinde geçiş hakkının kullanılmasına ilişkin şartların özel hukuk sözleşmeleri ile belirleneceği ve bu kapsamda tahakkuk edilecek ücretlerin de bu sözleşmeler ile belirlenebilineceği ileri sürülmüşse de; geçiş hakkı sağlayıcısının kamu idaresi olması durumunda anlaşmaya esas geçiş hakkı (ve buna bağlı diğer ücretlerin) ücretlerinin ilgili idarenin, dava konusu uyuşmazlıkta ise davalı Belediye'nin tabi olduğu mevzuata göre yetkili organı eliyle belirlenebileceği, bu ücretin ilgili tarafların katılımıyla belirlenmesini zorunlu kılan bir düzenleme de bulunmadığı, nitekim, Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine göre, belediyelerin Kanun'da harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili olduğu; bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> Muş Belediye Başkanlığı'nca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı tahakkuk işlemi yönünden,<br>Hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Muş Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı ücret tarifesindeki miktarlara uygun olarak tahakkuk işlemi yapıldığı nazara alındığında, bu yönde gerçekleştirilen tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Her ne kadar davacı tarafından özel hukuki statü gereği bu ücretlerin tahsil edilemeyeceği ileri sürülmüşse de, ilgili mevzuat kapsamında tanınan hukuki statünün davacı şirkete muafiyet sağlamadığı; bu durumda, Muş Belediye Başkanlığı tarafından yukarıda anılan Belediye Meclisi kararına dayanılarak yer altı montajlı menhol yer kullanım bedeli olarak 469.547,34-TL tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br>Vekalet ücretine yönünden, Muş Belediye Meclis'inin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan tarife uyarınca davacı şirket hakkında tahakkuk yapıldığı ve icmal fişleri düzenlendiği, ilgili tahakkuk icmal ve fişleri ile dayanağı Meclis kararının iptali istemiyle davacı vekili Av. ... tarafından aynı tarihlerde açılan 20 adet dava dosyasının, ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar niteliğinde olduğu, taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirmeyecek biçimde ve taraf vekillerinin harcadığı emek dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca tam ücretin (5.500,00-TL) %50'si üzerinden belirlenen 2.750,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davalı idarece geçiş hakkı bedellerine ilişkin olarak üst hukuk kuralı olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğe aykırı olmamak şartı ile tarife belirlenebilecek ise de, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkeleri açısından söz konusu tarifenin hüküm ve sonuçlarının, tesis edildiği andan itibaren geleceğe etkili olarak sonuç doğurması gerektiği, zira gerek 5809 sayılı Kanun'da gerekse anılan Yönetmelikte geçiş hakkı kapsamında ücret alınmasını zorunlu kılan bir kural bulunmadığı;<br>Geçiş hakkı ücretlerine ilişkin belirsizliğin davalı idarece geçiş hakkı ücret tarifesinin belirlenmesi ile ortadan kalktığı, söz konusu tarife ile belirlenen geçiş hakkı ücretlerinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasının, idari işlemlerin geçmişe yürümezliği ve hukuki güvenlik ilkelerin ihlâli niteliğinde olduğu; Bu itibarla, Muş Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen geçiş hakkı ücret tarifesinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasında ve bu uygulamanın bir sonucu olarak 2018 yılına yönelik olarak tesis edilen dava konusu tahakkuk işlemlerinde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden, davacı ile davalı belediyeleri arasındaki geçiş hakkı sözleşmesinin davacı tarafından gerekleri yerine getirilmediğinden feshedildiği, davacının kurduğu altyapı tesislerini diğer işletmecilere kullandırması karşılığından ücret tahsil ettiği, ayrıca tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan Belediye'nin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, metrajlar üzerinden hesaplanan geçiş hakkı ücretlerinin esas ücret, keşif, yer kullanım ücreti vb. ücretlerin tali ücret olarak belirlenmesinin mevzuatta bir dayanağının olmadığı; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, <br> 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

kira