<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/12276 E.  ,  2024/3879 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/12276<br>Karar No : 2024/3879 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Asıl borçlu ... İşletmecilik Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin 7.720.716,15,-TL ecrimisil borcunun anılan şirketten tahsil edilememesi üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesaplarına uygulanan ... tarih ve ... sayılı haciz bildiriminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada mevcut ödeme emrinin asıl borçlu ... İşletmecilik Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlendiği, bu ödeme emrine karşı açılan davanın derdest olduğu, davalı idarece dava konusu haciz işlemi öncesi davacı adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiğine dair herhangi bir evrakın ise dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla asıl borçlu Şirket bakımından usulüne uygun surette kesinleşmiş bir amme alacağı bulunmadığından şirket hakkında mal varlığı araştırmasının yapılamayacağı, asıl borçlu şirket bakımından kesinleşmiş bir amme alacağı olmaksızın kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenemeyeceği, dolayısıyla gerek asıl borçlu şirket ve gerekse davacı adına ortada kesinleşmiş bir amme alacağı bulunmaksızın tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairelerince, ecrimisil istemine karşı açılan davada usulüne uygun bir şekilde bir tespit yapılmadan ve tutanağa bağlanmadan ecrimisil istenildiği ve taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinden kaynaklanan cezai koşulun, 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilebilecek bir kamu alacağı niteliğinde olmadığı, özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıktan doğduğu gerekçeleriyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşılmakla hukuki dayanağı kalmayan bakılan dava konusu işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ve istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla hukuka ve usule uygun olduğu görülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının yetkili olduğu şirketin üzerinde herhangi bir malvarlığı bırakmaması, kendi üzerindeki malvarlığını da başka yerlere nakletmeye çalışması üzerine Mahkeme kararı doğrultusunda ecrimisil düzeltme ihbarnamesi, ihtiyati haciz ve haciz uygulama işlemlerinin tesis edildiği, kamu alacağının kaybolmaması için hızlı davranıldığı, kira süresi bittiği halde davacının yetkilisi olduğu şirket tarafından mülkiyeti belediyeye ait taşınmazın yıllarca tahliye edilmeyerek idarenin mağdur edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

kira