<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3076 E. , 2025/328 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/3076<br>Karar No : 2025/328 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; arabuluculuk siciline kaydının yapılmasına yönelik başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabulucuk Daire Başkanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçu kapsamında davacı hakkında "1 yıl 13 ay hapis cezası" verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği, davacının 6325 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde belirtilen "terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı olmamak" şartını taşımadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Bununla birlikte, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla kararı hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesince, "... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçu kapsamında davacı hakkında "1 yıl 13 ay hapis cezası" verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın yeniden ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada... tarih ve K:... sayılı karar ile "Terör Örgütü Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme" suçundan davacının yeniden "1 yıl 13 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacının üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği ve anılan hükmün 31/10/2022 tarihinde dava konusu işlem tesis edilmeden önce kesinleştiğinin görüldüğü, davacının bu sebeple 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde belirtilen terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunmamak şartını taşımadığının ileri sürülemeyeceği, ancak davalı idarece iş bu iptal kararı üzerine tesis edilecek işlemde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde belirtilen terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunmamak şartını taşıyıp taşımadığının başka sebepler yönünden de araştırılacağı, bu yönüyle iptal kararının davacının arabulucular siciline kaydedilmesi sonucunu doğurmayacağı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, "davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğunun değerlendirilmesine esas alınan ceza yargılamasında davacının beraatine karar verildiği ve anılan kararın dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten önce kesinleştiği, diğer taraftan davalı idarece, davacının terör örgütleriyle irtibatlı ya da iltisaklı olduğuna dair başkaca somut herhangi belgenin sunulamaması karşısında davacının arabuluculuk siciline kaydının yapılması talebinin terör örgütleriyle irtibat veya iltisakının bulunduğundan bahisle 6325 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde neticesi itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/01/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) - KARŞI OY :<br><br> Dava, davacı tarafından arabuluculuk siciline kaydının yapılmasına yönelik başvurusunun reddine dair... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabulucuk Daire Başkanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. <br> 22/06/2012 tarih ve 28331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun;<br> "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,<br> (1) Bu Kanunun amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir.<br> ... hükmüne;<br> "Arabulucular siciline kayıt şartları" başlıklı 20. maddesinde,<br> "(1) Sicile kayıt, ilgilinin Daire Başkanlığına yazılı olarak başvurması üzerine yapılır.<br> (2) Arabulucular siciline kaydedilebilmek için;<br> a) Türk vatandaşı olmak,<br> b) Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olmak,<br> c) Tam ehliyetli olmak,<br> ç) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak,<br> d) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak,<br> e) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı ... sınavda başarılı olmak,<br> gerekir.<br>..." hükmüne;<br>"Arabulucular sicilinden silinme" başlıklı 21. maddesinde,<br>"(1) Daire Başkanlığı, arabuluculuk için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden arabulucunun kaydını siler.<br>..." hükmüne yer verilmiştir.<br> ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "... Sanığın FETÖ/PDY ile silahlı terör örgütü ile bağlantılı olan Bank Asya adlı bankada şüpheli hesap hareketlerinin mevcut olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporları ve hesap dökümleri incelendiğinde, sanığın 13/06/2012 tarihinde banka müşterisi olduğu, 2014-2016 yılları arasında şahsın hesabına ... Gıda Hayv. Ltd Şti firması tarafından kira bedeli yatırıldığı, ayrıca yine bu yıllar arasında şahsın hesabına ... tarafından her ay düzenli olarak kira ödemesi olduğu tahmin edilen 1.333 TL tutarında para yatırıldığı, 27/01/2014 tarihinde ... hesabından ... hesabına 100,000 TL havale gönderildiği, gönderilen tutar aynı gün 82 gün vadeli katılım hesabı açıldığı, ilgili katılım hesabının vadesinden önce 14/02/2014 tarihinde kapatıldığı, kapatılan katılım hesabının aynı gün ... hesabına havale yapıldığı, 10/02/2014 tarihinde yine bu şahsın hesabına ... tarafından 175.000 TL havale gönderildiği, yatırılan tutarın aynı gün 8 no'lu katılım hesabı olarak açıldığı, açılan katılım hesabından vadesinden önce 14/02/2014 tarihinde 100.000 TL başka bir hesaba havale, 50.000 TL ise sanığın Halkbank hesabına EFT yapıldığı, hesapta kalan 25.000 TL'nin 10/03/2014 tarihinde 4000 TL, 15/10/2014 tarihinde 5.000 TL, 27/04/2016 tarihinde 5000 TL, 28/04/2016 tarihinde 5000 TL, 29/04/2016 tarihinde 3.383 TL ve 02/05/2016 tarihinde 4.994 TL nakit çekilerek katılım hesabının kapatıldığı, yine aynı hesapta 30/01/2015 tarihinde ... tarafından, ... hesabından 84.477,04 nakit olarak çekildiği, aynı gün yine ... tarafından ... hesabına '... Mah. ... ada ... parsel ... hisse satış bedeli' açıklamasıyla toplamda 150.000 TL yatırıldığı, 13/02/2015 tarihinde ... tarafından ... hesabından 40.000 TL nakit olarak çekildiği, 11/06/2015 ... tarafından ... hesabından 1.000 USD nakit olarak çekildiği, 23/07/2015 tarihinde ... tarafından ... hesabından 15.000 USD nakit olarak çekildiği, aynı tutarın ... hesabına yatırıldığı, 12/02/2016 tarihinde ... tarafından ... hesabına 963 USD yatırıldığı, 07/03/2016 tarihinde ... tarafından ... hesabına 20.000 USD yatırıldığı, 16/03/2016 tarihinde ... tarafından ... hesabından 1000 USD’nin nakit olarak çekildiğinin görüldüğü,<br>Her ne kadar sanık tarafından silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardımda bulunma suçunun işlenmediği savunulmuşsa da; 17/25 Aralık 2013 sonrası süreçte terör örgütü liderinin "Bank Asya'ya para yatırın" çağrısının tüm kamuoyunca bilindiği, sanığın avukat olması, eğitim durumu düşünüldüğünde bu tür çağrılardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, sanığın Fetö/PDY ile irtibatlı olduğunu bildiği ...'tan 10/02/2014 tarihinde gelen 175.000 TL paranın bir kısmını farklı hesaplara havale etmesine karşın kısmi çekimler dışında 02/05/2016 tarihine kadar hesabında önemli miktarda bir parayı tuttuğu, yine sanığın hissedarı olduğu gayrimenkulü 01/05/2014 yılında Bank Asya'ya kiraya verdiği, Fetö/PDY üyeliğinden haklarında kovuşturma yürütülmüş ve ... Ağır Ceza Mahkemesince hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ... ile sanık arasında yoğun bir para alışverişinin bulunduğu, sanığın Fetö/PDY'nin 2010 yılındaki baro seçimlerinde karşısına Fetö/PDY üyesi olan bir aday çıkardıkları savunması karşısında çocuklarını Fetö/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olan okullara göndermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, olağan koşullarda sanığın kendisine karşı olan bir yapıyla ticari bir ilişkisinin bulunmamasının gerektiği, sanığın gayrimenkulünü Fetö/PDY'nin kapatılan kurumlarından olan Bank Asya A.Ş.'ye kiraya verdiği, sanığın hesabına para yatırıldığını bilmediği savunmasının yatırılan para miktarı ve paranın havale edilmesinden sonraki dört günlük süreç içerisinde bizzat işlem yapması, havaleyi yapanın dayısının oğlu olan tanık Süleyman olması nazara alındığında bu savunmasının cezadan kurtulma amaçlı olduğu ve itibar edilemeyeceği, sanığın tüm faaliyetlerinin ayrı ayrı değil bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiği, sanığın bu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bildiği, örgüte destek verdiği, eylemlerinin örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunduğu, örgütün istifadesine sunulduğu ve üzerinde tasarruf imkanının bulunduğu, örgütün hareketlerini kolaylaştırdığı ve yaşantısını sürdürmeye yönelik olduğu kanaatiyle sanığın TCK'nun 220/7 maddesinde yer alan örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiği.... " yönünde tespitlere yer verildiği, bu haliyle davacının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde belirtilen "terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunmamak" şartını taşıdığından bahsedilemeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>
kira