<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3346 E. , 2025/3162 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3346<br>Karar No : 2025/3162 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... Turizm Taşımacılık ve Servis Tic. A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br> 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezinin servis taşımacılığı düzenlemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının (e), (f), (g) ve (ğ) bentlerinin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ulaşım, toplu taşıma ve trafik konularında yönlendirici karar alma, planlama yapma, koordinasyon sağlama, gereken tesisleri kurup kurdurma yetkisi doğrultusunda UKOME’nin genel karar alma ve düzenleme yapma yetkisi bulunduğu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi tarafından, büyükşehir içindeki kara yolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere söz konusu taşımacılık hizmetleri ile ilgili Yönergelerle düzenlemeler yapıldığı, bu düzenlemeler ile birtakım koşullar getirilerek yapılan taşımacılık hizmetinin daha güvenli, sürdürülebilir, etkili ve verimli olmasının amaçlandığı, bu kapsamda öğrenci ve servis plakalarının gerekli şartları sağlayan taşımacıların araçlarına yönelik olarak verildiği, dolayısıyla öğrenci ve personel servis araç plakalarını almaya hak kazanan gerçek veya tüzel kişiler tarafından bu plakaların kiraya verilmesi durumunda, plakayı kiralayan gerçek veya tüzel kişiler tarafından yukarıda anılan mevzuat hükümlerinde aranan şartları taşımamasına rağmen servis taşımacılığı yapılmasının önünün açılacağı, her ne kadar yetkili idarelerin bu kapsamda denetleme ve yaptırım uygulama yetkisi bulunmakta ise de kiraya verilerek servis plakalarının sürekli el değiştireceği ve yapılacak olan denetiminin de etkisiz hale geleceği, kamu hizmeti niteliği taşıyan toplu taşıma hizmetinin aslen sunumunun yerine başkalarına gördürülmesiyle doğabilecek olası sakıncaların önüne geçilmek istendiği dikkate alındığında, ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerinin planlaması ve her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesinin sağlanması amacıyla hizmetin asli sunucusu olmaktan da kaynaklanan kurallar koyma, düzenleme yapma yetkisi kapsamında tesis edildiği anlaşılan ve söz konusu duruma uyulmaması durumunda bir takım yaptırımlar öngören düzenlemelerde üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine, ulaşım ilke ve esaslarına, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararında; dava dosyasının incelenmesinden, Ulaşım Koordinasyon Merkezinin ... tarih ... sayılı kararının (e), (f), (g) ve (ğ) bentlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Dairelerince yapılan ... tarihli ve E:... sayılı ara kararına davalı idarece verilen cevaptan, dava konusu kararın belediye başkanı tarafından onaylanmadığının anlaşıldığı, bu durumda, dava konusu işlemin belediye başkanı tarafından onaylanmamış olması nedeniyle yürürlüğe girmediği, dolayısıyla mevcut hali ile kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliğini kazanmadığı sonucuna varıldığından davanın 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca usul yönünden reddi gerektiği sonucuna varıldığı, buna göre; davanın usul yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddi yönünde verilen kararda sonuç itibari ile hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan; idarece, onay işlemi tamamlanmayan dava konusu kararı uygulamaya koyması sonucu dava açılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, yargılama gideri ve vekalet ücretinin idareye yükletilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun işin esasına ilişkin kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda reddine, söz konusu kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmı bakımından istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın bu kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, dava konusu UKOME kararının hukuk ve usule uygun olduğu, davanın esastan reddi ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğinden bahisle, temyize konu istinaf kararının bozulması gerektiği hususları ileri sürülmektedir.<br>2- Davacı tarafından, dava konusu UKOME kararının belirtilen maddelerinin hukuk ve usule aykırı olduğu, davanın usulden reddi değil dava konusu UKOME maddelerinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1- Davalı idare tarafından, davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2- Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br>Davalı idarece yapılan değerlendirmede, Mayıs 2019 verilerine göre kara yolu ile taşımacılıkta günlük yaklaşık 11.800.000 birim seyahat gerçekleştiği ve bu seyahatlerin %24'ünün servis araçları ile yapıldığı, servis taşımacılığı yapan araçların %81'inin ise öğrenci ve personel servis araçlarından oluştuğu, İstanbul'daki servis araçlarının sayısının ulaşım projeksiyonları ile arz ve talep dengesi açısından mevcut öğrenci ve personel servislerinde kullanılan taşıt sayısının yeterli olduğu hususları tespit edilerek, bu kapsamda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi tarafından servis taşımacılığı düzenlemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın alındığı, söz konusu kararın (e) bendinde "Taşıt olmaksızın plaka devri yapılamaması", (f) bendinde "Toplu Taşıma Aracı Kullanım Belgesi olmayan gerçek kişilere ve mevcutta tahditli plaka sahiplerine (taksi, minibüs, taksi-dolmuş) devir yapılamaması", (g) bendinde "Plakaların kiralanmaması" ve (ğ) bendinde ise "Plakaların kiralandığının tespiti halinde ilgili araç plakasının iptal edilmesi ve aracını gayri yasal şekilde kiralayan ve kiracı kişilere hiçbir sebeple servis plakası edinim hakkı verilmemesi" şeklinde düzenlemeler yapıldığı, davacı tarafından anılan UKOME kararının (e), (f), (g) ve (ğ) bentlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin (f) fıkrasında; "Büyükşehir ulaşım ana planını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek" büyükşehir belediyesinin görevleri arasında sayılmış, anılan Yasanın 9. maddesinde; “Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla, büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır.<br> Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” kuralına yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Temyize konu istinaf dairesi kararıyla; Dairelerince yapılan ... tarihli ve E:... sayılı ara kararına davalı idarece verilen cevaptan, dava konusu kararın belediye başkanı tarafından onaylanmadığının anlaşıldığı, bu durumda, dava konusu işlemin belediye başkanı tarafından onaylanmamış olması nedeniyle yürürlüğe girmediği, dolayısıyla mevcut hali ile kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliğini kazanmadığı sonucuna varıldığından, davanın 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca usul yönünden reddi gerektiği sonucuna varıldığı, buna göre; davanın usul yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddi yönünde verilen kararda sonuç itibari ile hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan; idarece, onay işlemi tamamlanmayan dava konusu kararı uygulamaya koyması sonucu dava açılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, yargılama gideri ve vekalet ücretinin idareye yükletilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun işin esasına ilişkin kısım yönünden belirtilen gerekçe doğrultusunda reddine, söz konusu kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmı bakımından istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın bu kısmının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; davalı belediyece anılan 2019 tarihli UKOME kararına dayalı olarak hak sahibi kişiler hakkında çok sayıda işlem tesis edildiği, artık UKOME kararının yürürlüğe girmediğinden, kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliğini kazanmadığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda, Ulaşım Koordinasyon Merkezi Kararlarının büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe gireceğinin açıkça düzenlendiği, mevzuatta başkan ve yetkilendirdiği kişinin UKOME toplantılarına katılıp kararda yer almasının kararın yürürlüğü için yeterli görülmediği, yeterli görülseydi yürürlük için belediye başkanının açıkça onayını isteyen mevzuat hükmünün düzenlenmeyeceği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, belediye başkanınca onaylanmayan UKOME kararının yargısal denetiminin, kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliği yönüyle değil, işin esasına geçilerek şekil yönünden kararda sakatlık bulunup bulunmadığı bakımından yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin, davanın usul yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>5. Kesin olarak, 24/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
kira