<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6936 E. , 2024/3663 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/6936<br>Karar No : 2024/3663<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA <br>Vekili : Hukuk Müşaviri Tülay ...<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 9. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal zararlarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında adli yargıda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yasal olarak kurulmuş derneğe üye olduğu, dernek üyeliğinin terör örgütü destekçiliği gibi bir düşünceyle olmadığı, örgüt üyesini kabul ederek etkin pişmanlıktan faydalanmadığını, bir dönem kendisinin de sohbetlere katılması nedeniyle bildiği her şeyi anlatması gerektiği düşüncesiyle beyanda bulunduğu tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br> Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında davacının etkin pişmanlıktan faydalanarak samimi ikrarda bulunması işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır.<br> Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin ceza yargılaması neticesinde sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda, "...TCK 221 etkin pişmanlık maddesinden faydalanmak istediğini, Fetulahçı terör örgütü hakkında bildiklerini tüm samimiyeti ile anlatacağını, Fetulah Gülen'i 17-25 Aralık öncesi Gülen cemaatinin lideri olarak bildiğini, 17-25 Aralık sonrası ise kendisi için hiçbir kıymeti olmayan birisi ve 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası ise Terör Örgütü lideri olduğunu, Bayburt ilinde bulunduğu sırada 2012 yılı öncesinde toplamda 3 yıl süreyle Zaman Gazetesine abone olduğunu, kendisini Zaman gazetesine LOKMANDER Derneğinde doktorlara sohbet veren A.A., Müftülükte çalışan yine doktorlara sohbet veren B.D. ve Üniversite de çalışan yine doktorlara sohbet veren M. Ç.'nin üye yaptığını, ancak hangisi hangi yıl üye yaptı hatırlamadığını, 2014 yılında Ankara da çalıştığı esnada eşinin teyzesinin kızı D.P'nin Keçiörende bulunan adını hatırlamadığı cemaate ait bir dershaneye gidecek olduğunu, bu dershanenin Zaman gazetesine abone olunca indirim yaptığını, kendisi de sürekli bu kız çocuğunun okuması için maddi ve manevi destek olduğunu, sırf bu kız dershaneye indirimli gitsin diye Zaman gazetesine 2014 Ocak ya da Şubat ayı içerisinde 2 adet abonelik gerçekleştirdiğini, bu 2 abonelikten bir ay kadar sonra Ankara da bulunan ve Fetulah GÜLEN cemaatine ait Vefa Eğitim Sağlık Derneğine gidip geldiğini, Aile Hekimi olan A. S. isimli arkadaşının kendisini 2014 Mart ayı gibi Zaman gazetesine 1 yıl süreyle üye 1 ya da 2 adet abonelik gerçekleştirdiğini, yani toplamda 2014 yılında Ankara ilinde 3 ya da 4 adet Zaman gazetesine abone olduğunu, 2015 yılı başlarında bu gazetenin eki olan Yeni Hayat Dergisinin devam etmesi için 1 yıl daha Zaman gazetesine abone olduğunu, başka aboneliği olmadığını, 2015-2016 eğitim öğretim yılında oğlu Yi.B.A. Ankara ilinde bulunan ve Fetulah GÜLEN cemaatine ait Ankara Demet evlerde bulunan Yüksel SARIKAYA Kolejine gittiğini, ayrıca küçük oğlu Ö. B..A.'nın ise yine bu kolejin kreşine 1 hafta kadar gittiğini, okul yöneticilerinin okul ücretini ödemesi için Bank Asya'dan kendisne okulda form doldurarak hesap açtıklarını, 2016 Mart ayında 2016-2017 eğitim öğretim yılı için her iki oğlu için erken kayıt yaptırdığını, Bank Asya hesabını sadece okul ücretini ödemek için kullandığını, kolejin taksitleri biter bitmez bu hesabı kapattırdığını, okul biter bitmez de oğlunu bu kolejden alarak devlet okuluna verdiğini, 1994 yılında Trabzon da dershaneden tanıdığı ve kendisiyle Ankara Gazi Üniv. Matematik bölümünü kazanan ve şu anda nerede görev yaptığını bilmediği Trabzonlu arkadaşı H.A. isimli arkadaşının kendisini Ankara ilinde Fetulah GÜLEN cemaatine ait bir eve götürdüğünü, bu evin cemaatin Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğrencilerinden oluştuğunu, ... isimli arkadaşının kendisini getirdiği bu evde 1994-1995 eğitim öğretim yılında kaldığını, yaklaşık 1,5 yıl kaldığı bu cemaat evlerine çevre esnaflar ve öğrenci arkadaşların geldiğini ve geldiklerinde Fetulah GÜLEN kitaplarının okunduğunu, Fetulah GÜLEN videoları seyredildiğini, ayrıca diğer dini konular üzerinde konuşulup namaz kılındığını, kaldığı bu cemaat evlerine para verdiklerini ama miktarını hatırlamadığını, bu paranın sadece kendisinin kira ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılayacak kadar olduğunu, Fetulah GÜLEN Cemaatinin Ankara Dikmen de adını hatırlamadığı bir yurtta düzenlediği TUS kampına 2004 yılı sonu gibi katıldığını, 2009 yılı ortaları veya sonlarına doğru, bildiği kadarı ile Üniversitede memur olan M.Ç. simli şahsın kendilerne cemaatin öğrenci evlerinde sohbet vermeye başladığını, bu sohbet grubunun da yine sadece doktorlardan oluştuğunu, bu sohbetlerde dini konular üzerinde konuşulduğunu, ara ara Fetulah GÜLEN kitapları okunduğunu, yapılan sohbetlerde kendilerinden öğrencilere verilmek üzere para istendiğini, ancak ne kadar istendiğini, ne kadar verdiğini ya da arkadaşlarının ne kadar para verdiğini hatırlamadığını, zaten sohbete katılan her kişiden sadece 1 öğrenci bursu istediklerini, Zaman gazetesine kendisini M.Ç.'nin abone yaptığını, ancak bu burs ücretinin çok yüksek miktarda bir para olmadığını, A.A. isimli şahsın 2011 yılı ortaları ile 2012 yılı ortalarına kadar kendilerine yani doktorlara sohbet verdiğini, ... isimli şahıstan sonra 1-2 ay süreli kendisini Dershane öğretmeni olarak tanıtan ... isimli şahsın kendilerine başkanı olduğu LOKMANDER isimli dernekte sohbet vermeye hatırladığı kadarıyla 2012 yılı ortalarından 2012 Ağustos Eylül dönemine kadar geldiğini, ... isimli şahıstan sonra 2012 yılı Ağustos-Eylül ayı gibi M.Ç. simli şahsın kendilerine sohbet vermesi ve dernekle ilgilenmesi için geldiğini, sohbetlerde bulunduğu süre zarfında M.Ç.'nin sohbeti sadece Maydanoz Lokantasının üzerinde bulunan Lokmander isimli dernekte verdiğini, ... isimli şahsın 2013 Nisan ayından 2014 yılının tam hatırlayamadığı bir ayına kadar kendilerine Vefa Sağlık Derneğinde sohbet verdiğini, bu sohbetlerde dini bilgiler üzerinde konuşulduğunu, Fetulah GÜLEN kitapları okunduğunu, bir kez de Fetulah GÜLEN sohbet videosu izlendiğini hatırladığını, bu sohbetlerde yine öğrenciler için ... isimli şahsın kendilerinden cemaat evinde kalan öğrencilere verilmek üzere burs istediğini, sohbete katılanlardan aylık miktarını tam hatırlayamadığı bir burs istediklerini, bu burs ücretinin çok yüksek miktarda bir para olmadığını, hatırladığı kadarıyla 200 TL civarında olabileceğini, kendisi de düzenli olmamakla birlikte kendisinden istenilen burs ücretini ... ya da Y. S. isimli şahsa elden verdiğini, ancak kaç adet burs verdiğini hatırlamadığını, hangisi bu paraları topluyordu net olarak hatırlamadığını, ... isimli şahsın kendilerine Vefa Sağlık Merkezi isimli dernekte sohbet verdiği dönemde; ... isimli şahsın 2014 yılı tam olarak hatırlamadığı bir ayına kadar sohbet vermeye devam ettiğini, 2014 yılı ilkbahar aylarında İstanbul ilinde Türkiye genelinde cemaate bağlı derneklerin toplantısı olduğunu, bu toplantıya katıldıklarını, 2015 yılı 7 Haziran seçimlerinden hemen önce Vefa Sağlık Derneğinde yapılan sohbette, kendilerine sohbet veren ... isimli şahsın sohbete katılanlardan 7 Haziran seçimlerinde sandık oy sonuçlarının fotoğrafının çekilerek hatırladığı kadarı ile Wattsap üzerinden bilmediği ve hatırlamadığı bir GSM numarasına göndermelerini istediğini, ancak bu işe çok sıcak bakmadığını, 2015 yılı Kurban Bayramı öncesinde dernek başkanı olan Y. S. isimli şahsın sürekli kendisini aradığını, cemaate kurban bağışında bulunmasını istediğini, zaten o yıl öğrenci bursu vermediğini, kurban bağışına sıcak bakmadığını, gönülsüz olarak kendi adına kendi adına almak üzere 1 hisse sözü verdiğini, Yasin'e söz verdiği kurbanın kendisine ayrılan 5 kg lık kısmını aldığını ancak kendilerine kesinlikle bu kurbanın parasını vermediğini, Bayburt ilinde yapılan sohbetlerde kendisinden sohbet hocaları tarafından öğrencilere verilmek üzere istenilen burs parasını düzenli vermediğini, Bayburt'tan ayrıldıktan yaklaşık 10 ay kadar sonra Bayburt ilindeki son sohbet hocası olan M. Ç. isimli şahsın kendisini telefonla aradığını ve geçmişten toplamda ikibin yediyüz TL burs parası vermediğini, 2.700,00 TL borcu olduğunu söylediğini, devamında kendisine bir hesap numarası verdiğini, kendisinin o hesaba 2.700,00 TL para yatırdığını, ancak bu hesabın M.Ç. adına olduğunu söyleyip söylemediğini hatırlamadığını, hayatında 2 defa Gürcistan'a gittiğini, birinci seferde M.T. ve T.A.'nın' araçlarıyla 2 araç gittiklerini, M.Ş., A.A., T.A., M.T., M.A.D., G.Ç. ve kendisinin geziye katıldıklarını, Gürcistan'a gitme sebeplerinin ... isimli şahsın Gürcistan'ı çok iyi bildiğini ve kendilerini gezdirmek istediğini söylemesi üzerine geziye gittiklerini, bu gezinin iki gün sürdüğünü, iki günlük sürede Fetulah GÜLEN cemaatinin kolejlerinde konakladıklarını, aslında bu gezinin cemaat organizasyonu gezisi olduğunu, ancak daha çok ...'in Gürcistan'ı çok iyi bilmesi nedeniyle gittiklerini ancak bir anda gezinin cemaat gezisi olduğunu, Lokman-Der derneğin kuruluşunda Bayburt ilinde bulunduğu yıllarda doktorlara sohbet veren sohbet hocası olan ... ile birlikte hareket ettiklerini, bu dernek tamamen Fetulah GÜLEN cemaatinin ... aracılığı ile doktorlara kurdurduğu bir dernek olduğunu, isteyenin her sağlık alanı meslek grubunda olan herkesin üye olabildiğini, bu derneğin o tarihlerde Fetulah GÜLEN cemaatinin güdümüyle kurulduğunu, kesinlikle proje başvurusu yapmadığını, eğer kendisine Lokman Der derneği evrakları arasında böyle bir projenin evrakı imzalattırılmışsa da haberi olmadığını, İ.K. isimli şahsı tanımadığını ancak Lokman Der isimli dernekte üye olan ve aynı zamanda sohbet hocaları olan A. ve M.Ç. isimli şahısların imzalattırmış olabileceğini, kesinlikle bu projeyi kendisinin hazırlamadığını, zaten bu projenin içeriğinden de haberi olmadığını, bu olayın Fetulah GÜLEN cemaatinin bir oyunu olduğunu, pişman olduğu..." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür.<br>Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve davacının ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
kira