<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1438 E. , 2024/1707 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1438<br>Karar No : 2024/1707<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İşletmeleri Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen temyiz başvurusunun kesin hüküm nedeniyle reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, gerçek kişi malike yapılan gayrimenkul kira ödemeleri kapsamında ihtirazi kayıtla verilen 2021 yılının Eylül dönemine ait (2) no'lu katma değer vergisi beyannamesi istinaden tahakkuk eden ve ödenen ihtirazi kayda konu kısmının kaldırılması ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı, davacıdan tahsil edilen 16.000,00 TL katma değer vergisinin tahsil tarihinden itibaren işleyen tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin ihtirazi kayda konu edilen kısmı kaldırılmış ve ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra davanın reddine ilişkin karara yöneltilen temyiz istemi, 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, isteme konu kararın, dava konusu tutar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 13/10/2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyiz sınırına ilişkin 46. maddesinin iptal edildiği, söz konusu kararın Anayasa’ya aykırılık sorunu bölümünde bölge idare mahkemesince istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve işin esası hakkında karar verilmesi halinde bölge idare mahkemesinin ilk elden verdiği bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmamasının hükmün denetlenmesi hakkına aykırılık teşkil edeceği, zira konusu istinaf sınırının üzerinde olup 581.000,00 TL altında kalan uyuşmazlıkların tamamının tutar açısından önemsiz olduğunun söylenemeyeceği ve kural nedeniyle bölge idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamadığı, vergi, tam yargı ve iptal davasında, ilk kez bölge idare mahkemesince davacı aleyhine bir hüküm kurulması durumunda kural nedeniyle bu hükmün denetlenmemesi suretiyle Danıştay’ın iş yükünün azaltılması amacı ile davacıların hükmün denetlenmesini talep etme haklarını kullanmadaki menfaatleri arasındaki dengenin davacılar aleyhine bozulduğunun belirtildiği, davanın başka bir emsalinin olmaması ve Vergi Dava Dairesince farklı bir gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi nedeniyle kararın temyiz edildiği, adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkına ilişkin kararların da bu durumu desteklediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Vergi Dava Dairesince kesin olarak verilen kararların temyiz edilemeyeceği, dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gibi hukuka uygun işlem nedeniyle faiz ödenmesinin Hazine zararına yol açacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kira