<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/2124 E.  ,  2023/14966 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/2124<br>Karar No : 2023/14966<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : ... Kuvvetleri Komutanlığı, ... Komando Tugayında astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kararının haksız, Anayasa'ya, uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere ve açıkça hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının olmadığı, hakkında somut delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat etme ihtimalinin olduğu, ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, ByLock programı kullanmadığı, Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi: ...<br>Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. <br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın (davacının) ... Meslek Yüksek Okulunu 2006 yılında kazandıktan sonra kayıt yaptırırken orda yurt tanıtımını yapan kişilerin stant açtığını, bu kişilerin yönlendirmesi ile örgüte iltisaklı olan ve üniversiteye yakın yerde bulunan ...Yüksek Öğrenim Erkek Öğrenci Yurdu'na kayıt yaptırdığı, yaklaşık 3 ay kadar evde kaldıktan sonra maddi sorunlar yaşadığı, sanıktan (davacıdan) sorumlu belletmenin teklifi ile sanığın (davacının) örgüt evine yerleştiği, evin sorumlusunun A. adında biri olduğu, eve ara ara sohbet vermek amacıyla B. adında birinin geldiği, ev sorumlusu A.'nın kitap okuma, Kuran okuma ve video izleme gibi etkinliklerin çetelesini B.'ye verdiği, B.'nin örgüt içerisinde sorumlu biri olduğunun anlaşıldığı, sonrasında H. veya H. adındaki bir üniversite öğrencisinin sorumlu olduğu bir eve geçtiği, B.'nin yine bu eve de geldiği, sanığın (davacının) bu şekilde evlerde eğitim ve öğrenim döneminin sonuna kadar kaldığı, 2007-2008 eğitim döneminde ise sanığın (davacının) kaldığı evde 8-10 kişi olduğundan ayrılmak istediğini B.'ye söylediği, B.'nin ise 'Sen bizim kontrolümüzdeki evlerde kal, arkadaşlarını sen belirle bu evdede herhangi bir etkinlik yapmazsınız' demesi üzere sanığın (davacının) okuldan arkadaşları olan Ö.T. ve A.Ö. ile B. Kod adlı örgüt mensubunun belirlediği ve eşyalı olan bir eve geçtikleri, bir yıl boyunca bu evde kaldıkları, sanığın (davacının) kiraları toplayıp B.'ye verdiği, evin genel ihtiyaçlarını yani gıda ve benzeri malzemeleri B.'nin getirdiği ve B.'nin yine ara sıra bu evde kaldığının sanık (davacı) tarafından ifade edildiği, böylece sanığın (davacının) kaldığı bu evin B. Kod adlı örgüt mahrem sorumlusunca belirlenen 'askeri sınavlara hazırlığa yönelik örgüt tarafından ayarlanan mahrem bir ev olduğu', nitekim bu evin örgüt sorumlusu B. kod adlı şahıs tarafından ayarlandığı, evin ihtiyaçlarınında B. kod adlı şahıs tarafından temin edildiği ve B.'nin ara sıra bu evde kaldığı, kiraların da sanık (davacı) tarafından toplanarak B.'ye verildiği, böylece sanığın (davacının) da ev sorumlusu olduğunun anlaşıldığı, 2009 yılında sanığın (davacının) Kara Kuvvetleri Komutanlığı astsubaylık sınavını kazandığı ve 2011 yılında mezun olduğu, 2011-2013 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde görev yaptığı 2013 yılında genel atama ile Hakkari'ye tayini çıktığı, yine sanığın (davacının) beyanına göre bu süre zarfında B. kod adlı kişi ile görüşmelerinin devam ettiği, böylece sanığın (davacının) önce askeri sınavlara hazırlık mahrem evlerinde kaldı, ardından örgütün asker mahrem sorumlusu B.'nin yönlendirmesi ile askeri sınavlara girdiği ve astsubay olduğu irtibatlarının bu şekilde devam ettiği kanaatine varılmış, ..... Sanığın (davacının) 2013 yılında Hakkari'yi tayini çıktıktan sonra yine kendi beyanına göre, K. kod adlı asker mahrem yapılanmadan sorumlu olan kişi tarafından arandığı ve B. kod adlı kişinin arkadaşı olduğunu, görüşmek istediğini ifade ettiği, sanığın (davacının) da bu şahıs ile buluşarak görüştüğü burda yine kendi devresi olan tanık İ.K.'yi gördüğü, böylece sanık (davacı) ve yine sanığın (davacının) devre arkadaşı olan tanık İ.K.'nin asker mahrem sorumlusu K. ile Hakkari'de görüştükleri, İ.K.'nin beyanının da mahrem sorumlusunun adının H. veya H. olduğunun ve bir kaç kez görüştüklerini beyan ettiği böylece sanığın (davacının) görüştüğü kişinin gerçek adının K. mi, H. mi, H. mi olduğunun tam olarak tespit edilemediği, böylece sanığın (davacının) görüştüğü kişinin örgütün asker mahrem sorumlusu olduğu ve kod ad kullandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık (davacı) en son 2013 yılı Kasım ayında görüştüklerini ifade etmiş ise de; sanığın (davacının) bu savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, örgütten bağının kestiğine ilişkin mahkemeye somut bir delil sunmadığı gibi inandırıcı beyanda da bulunmadığı kanaatine varılmıştır. ......Sanığın (davacının) her ne kadar etkin pişmanlığa yönelik beyanları var gibi gözükse de; sanığın (davacının) örgütün mahrem sorumluları B. ve K. ile ilgili bir teşhis işleminde bulunmadığı, örgütün askeri sınavlarına hazırlık mahrem evinde birlikte kaldığı kişilerin örgüte bağlılığına ilişkin beyanda bulunmadığı, aksine bunların örgüt ile bağlılığı bulunmadığını ifade ettiği ve son duruşmadaki beyanında; ifadelerinin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirttiğinden, sanık (davacı) hakkında şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının yer olmadığına karar verilmiş ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

kira