<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3206 E. , 2023/5558 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2020/3206<br>Karar No : 2023/5558<br>TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Proje Geliştirme Anonim Şirketi<br> VEKİLLERİ:Av. ...-Av. ... <br> 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında düzenlenen ve kiraya verdiği alanda ifraz taksim işlemi sonucu gerçekleşen metrekare artışını dikkate almayıp ilişkili şirketi ... Automotive Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne bedelsiz kira hizmeti sunduğu, aktifinde bulunan prefabrik yapıya ait arsa bedeline amortisman ayırdığı, haksız yere değerleme yapıp kur farkı gideri hesapladığı ve söz konusu şirkte ile Yapı Kredi Bankası Anonim Şirketi arasında yapılan kredi sözleşmesine bedelsiz olarak kefalet verdiği yönünde saptamalar içeren inceleme raporu uyarınca geçmiş yıl zararlarının değiştiğinden bahisle 2015 ve 2016 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerinin düzeltilmesi gerektiğine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporundaki saptamalardan, ilişkili şirketi ... Automotive Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından dağıtılmasına karar verilen kar payının, hesabına tahakkuk eden kısmı dövizle yapılmış bir mal veya hizmet teslimi mahiyetinde olmadığından kur farkı hesaplanmasının mümkün olmadığı ve ilişkili şirketine kiraya verdiği alanda ifraz taksim işlemi sonucu gerçekleşen metrekare artışı karşılığında herhangi bir gelir kaydı yapılmadığından beyan dışı bırakılan kira geliri bulunduğu sonucuna varıldığı, öte yandan, ilişkili şirketi ve banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kefil olan davacı şirketin sorumluluğunun diğer şirketin sözleşmenin icaplarına aykırı davrandığı durumlarda değerlendirilmesi gerektiği ve sunulan bilgi ve belgelerden aktifinde yer alan fabrika binasının kalıcı yapı sınıfında yer aldığı, geçici prefabrik olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından yapıya ait arsa bedeline amortisman ayrılmak suretiyle kurumlar vergisi kazancının eksik beyan edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin, kiraya verilen alanda ifraz taksim işlemi sonucu gerçekleşen metrekare artışının dikkate alınmayıp ilişkili şirkete bedelsiz kira hizmeti sunulmasından ve haksız yere değerleme yapılıp kur farkı gideri hesaplanmasından kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiş, aktifte bulunan prefabrik yapıya ait arsa bedeline amortisman ayrılması ve ilişkili şirket ile banka arasında yapılan kredi sözleşmesine bedelsiz olarak kefalet verilmesinden kaynaklanan kısmı ise iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından, 2013 yılı karının dağıtıma tabi tutulmadığı, sehven gider olarak dikkate alınan tutar üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapıldıktan sonra kalan tutar olduğu, aynı vergilendirilmiş kazançtan mükerrer vergi alındığı, kiralama işlemine karşı yapılan eleştirinin sözleşme özgürlüğünün ihlali manasına geldiği, 2012 yılında yapılan ek protokolle kira kontratında değişikliğe gidildiği, bu değişiklik dikkate alınmaksızın ilk kira kontratı üzerinden değerlendirmede bulunulduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br> Davalı idare tarafından, dava konusunun kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinin bulunmadığı, davacının aktifinde bulunan prefabrik yapıya ait arsa bedeline amortisman ayrılarak kurumlar vergisi matrahının eksik hesaplandığı, yapı kullanım izin belgesinde “yapının teknik özellikleri” başlıklı bölümünde bu yapıların ve taşıyıcı sistemlerinin prefabrik ve duvar dolgularının hafif panel olduğunun belirtildiği, vergi dairesince yapılan yoklamada da yapıyla ilgili benzer tespitlerin yapıldığı, kurum temsilcisinin ikrarının göz ardı edildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : <br> Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br>Davacı tarafından, yükümlülerin inceleme dönemine ait ve izleyen yıla devreden zarar ve indirim tutarlarının azaltılması yolundaki vergi inceleme raporlarının icrai ve yürütülmesi zorunlu nitelik taşıdığı ve iptal davasına konu edilebileceği, vergi dairesi yoklamasında ve 10/05/2018 tarihinde yapılan vergi incelemesinde ve dosya içerisindeki mütalaada yapının betonarme olduğunun tespit edildiği, davalı idare iddialarının somut bir dayanağının bulunmadığı, ilişkili şirketin kullandığı kredi nedeniyle sadece kefalet verilmiş ve söz konusu şirketin kullanmış olduğu kredinin tüm masraflarına tek başına katlandığı, davacının kefalet işleminden herhangi bir gelir elde etmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin ilişkili şirketi ... Automotive Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile Yapı Kredi Bankası A.Ş. arasında yapılan genel kredi ve teminat sözleşmesine ilişkili şirketi lehine kefalet verildiği, bir risk üstlenildiği ve ticari hayatın gereklerine bakıldığında üstlenilen riskin bedelsiz olacağının düşünülemeyeceği, bu nedenle kredinin kalan anapara tutarına %2 emsal kefalet komisyon oranı uygulanmak suretiyle söz konusu kefalet hizmeti karşılığında kefalet komisyon geliri elde edildiğinin tespit edildiği, anılan komisyon geliri için herhangi bir gelir kaydı yapılmadığı, fatura düzenlenmediği ve katma değer vergisi hesaplanmadığı, ayrıca mükellef kuruma ait idari binaların bitişiğinde yer alan ve mükellef kurumun ilişkili şirketleri ... Automotive Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile... ve Anonim Şirketi'ne kiraya verilen üretim binalarının müfettişlik tarafından gezilmesi sırasında söz konusu binaların prefabrik olduğunun görüldüğü, bu gözlemden hareketle, yapı kullanma izin belgelerine bakıldığı ve yapıların prefabrik olduğunun tespit edildiği, Nilüfer Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden yapıların cins tespitinin yapılması için yoklama talep edildiği, adı geçen Müdürlükten gelen cevabi yazı ve eklerinden bu yapıların prefabrik olduğunun tespit edildiği, mevzuata göre, arsa üzerine inşa edilen ve arsanın bütünleşik unsuru olmayan prefabrik yapıların arsanın maliyet bedeli içerisinde değerlendirilmesi ve arsa bedelinin prefabrik yapı harcamalarının maliyet unsurlarına eklenerek tespit edilen toplam bedel üzerinden amortisman ayrılmasının mümkün olmadığından davacı adına tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle temyize konu Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen davalı temyiz isteminin kabulü ile kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum. <br><br> <br><br><br> ET<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
kira