<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6668 E. , 2023/7267 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6668<br>Karar No : 2023/7267 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ankara Çankaya ilçesi, ... Mahallesi ... Caddesi No:... adresinde bulunan davacıya ait 4 nolu bağımsız bölümün tüm kat maliklerinin yazılı muvafakati olmaksızın işyeri olarak işletilmesi ve süresi içerisinde tüm kat maliklerinin muvafakatinin ibraz edilmemesi nedeniyle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin Çankaya Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Olur'u ile Çankaya Belediye Encümeni'nin işyerinin faaliyetten menine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işyerinin bulunduğu bağımsız bölümün işyeri olarak kullanılabilmesi için Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararın gerekli olduğundan bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği, mevzuatta kat malikleri kurulunun oybirliği kararı ile açılabilecek işyerlerinin sayma yoluyla belirtildiği, tercümanlık hizmeti verilen dava konusu işyeri mevzuatta sayılan ya da benzer yerler arasında bulunmadığından işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilerek faaliyetten men'i ne ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacıya ait büronun bulunduğu binaya ait yönetim planının 3. maddesinde, ana gayrımenkulun bütün dairelereninin konut (mesken) olarak bizzat oturmak veya kiraya verilmek suretiyle kullanılacağı, ana gayrımenkulun tüm maliklerinin yazılı izni olmadıkça, kat maliklerinin daireleri konuttan başka bir maksatla kullanamayacakları gibi, kiraya da veremeyecekleri belirtilmiş olup, tercüme bürosu olan davacıya ait işyeri Kat Mülkiyeti Kanununun yukarıda anılan maddesinde sayma yoluyla belirtilen işyerleri arasında olmasa da, yönetim planının yönetime ait hususları düzenleyen, tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olması ve tüm kat malikleri ile onların kişiler ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçilerini de bağlayacağı, yönetim planındaki bu özel düzenleme karşısında kat maliklerinin oybirliğinin alınması gerektiği, davacıya ait işyerinin tüm kat maliklerinin muvafakatı olmadan işyeri olarak işletilmesi ve süresi içerisinde de tüm kat maliklerinin muvafakatlarının ibraz edilmemesi karşısında, davaya konu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işyerinin büro niteliğinde olduğu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesi ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24/2. maddesi kapsamında bulunmadığından tüm kat maliklerinin yazılı muvafakatinin alınmasına gerek olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY : <br> Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesinin en önemli ögelerinden biri, hukuki güvenlik ilkesidir. Bir başka deyişle, "güvenin korunması ilkesi” gereği, ilgilinin hukuki durumunun süreceğine olan güveni dolayısıyla hayal kırıklığına uğratılmaması gerekir. Güvenin korunması, her zaman mevcut hukuki durumun gözetilmesi anlamında olmasa da, her düzenleme değişikliğinde idarenin göz önünde bulundurması gereken bir konudur. Hukuki güvenlik, sadece hukuk düzeninin değil, aynı zamanda belirli sınırlar içinde, bütün Devlet davranışlarının, az çok, önceden öngörülebilir olması anlamına gelir.<br>Dosyanın incelenmesinden, Ankara Çankaya ilçesi, ... Mahallesi ... Caddesi No:... adresinde faaliyet gösteren işyerine ilişkin ilk olarak 17/02/1995 tarihinde Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, sonrasında davacının ruhsatı kaybettiğinden bahisle yenileme talebinin kabul edilerek 10/05/2011 tarihinde tekrar ruhsat düzenlendiği, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Çankaya Belediye Başkanlığı işlemi ile davacıya ait 4 nolu bağımsız bölümün tüm kat maliklerinin yazılı muvafakati olmaksızın işyeri olarak işletilmesi ve süresi içerisinde tüm kat maliklerinin muvafakatinin ibraz edilmemesi nedeniyle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, ilk olarak 1995 yılında işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen, sonrasında 2011 yılında ruhsatı yenilenerek çalışmasına devam eden işyerine ilişkin olarak, ruhsat verilmesinin üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra ve ruhsata esas alınan şartlarda herhangi değişiklik olmadan, 2018 yılında işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk görüşüne katılmıyorum.<br><br> <br><br><br></font></p></body></html>
kira