<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/5325 E.  ,  2023/7867 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2016/5325<br>Karar No : 2023/7867<br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... <br>Vekili : Av. ... <br><br>Diğer Davacılar 1-... 2- ...<br>Vekili : Av. .... <br> 3-...<br> 4- ...<br> 5- ...<br> 6-...<br> 7- ...<br> 8- ...<br> 9-...<br> 10-...<br> 11- ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Belediye Başkanlığı <br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br><br> İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.<br> İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br><br>KARŞI OY :<br> (X)- Dava; ... Belediye Meclis üyesi olan davacılar tarafından, mülkiyeti davalı idareye ait olan İstanbul ili, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınmış dava dışı bir vakfa 30 yıl süre ile dini tesis ile eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılacak yurt binası inşa edilmek üzere tahsis edilmesi hususunda protokol imzalamak üzere belediye başkanlık makamına yetki verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı belediye meclis kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br> İdare Mahkemesi'nce; davacılardan ... yönünden feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden dosyanın incelenmesinden ise; olayda, tahsise konu taşınmazın, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan imar planlarındaki fonksiyonunun "Dini Tesis Alanı" olarak belirlendiği, buna karşılık 13.03.2015 tasdik tarihli imar planı değişikliği ile fonksiyonunun, "Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı" olarak değiştirildiği, plan notlarında ise; "Sosyal ve Kültürel Tesis Alanında; kütüphane, sergi salonu, müze, sinema ve tiyatro, kreş, anaokulu, kurs, yurt, mescit vb. birimler, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, yaşlı ve engelli bakım evi, rehabilitasyon merkezi, kadın ve çocuk sığınma evi, şefkat evleri gibi kullanımlar yer alabilir" denildiğinin görüldüğü; dava konusu meclis kararına konu taşınmazın belediyenin özel mülkiyetinde olduğu, dolayısıyla 5393 sayılı Yasa'nın 15 ve 18. maddeleri kapsamında kaldığı, işlem tarihinde yürürlükte olan imar planlarındaki fonksiyonu "Dini Tesis Alanı" olarak belirlenmiş ise de dava devam ederken yapılan 13.03.2015 tasdik tarihli imar planı değişikliği ile fonksiyonunun, "Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı" olarak değiştirildiği, böylelikle imar planlarındaki fonksiyonunun, tahsis amacına uygun hale getirildiği, tahsisin ücretsiz yapılması nedeniyle dava konusu meclis kararının İçişleri Bakanlığı'nın onayına sunulduğu ve Bakanlık Makamının 07.04.2015 tarih ve 8058 sayılı olur'u ile onandığı görülmekte olup, 5393 sayılı Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle,14. maddesinde; "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. (Mülga son cümle: 12/11/2012- 6360/17 md.) (…)(Ek cümleler: 12/11/2012-6360/17 md.) Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler. b) (…) Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. (Değişik ikinci cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapar ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan öğrencilere, sporculara, teknik yöneticilere ve antrenörlere belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir." hükmüne; 15. maddesinde, "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: h) Mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek." hükmüne, 18. maddesinde; "Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır: e)Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek." hükmüne, 75. maddesinde; "Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır. b) Mahallî idareler ile merkezî idareye ait aslî görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir. c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. d) Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür. (...)" hükümlerine yer verilmiştir.<br> Yukarıda yer verilen Belediye Kanununun "Diğer Kuruluşlarla İlişkiler" başlıklı 75. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca; belediyenin 14. maddeyle kendine verilen görev konularıyla sınırlı olarak diğer kuruluşlarla ilişki kurarak, görev ve sorumluluk alanlarına giren bu konularda kanunda sayılan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernek, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Kanun kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri geliştirebileceği, aynı maddenin (d) bendi uyarınca; davalı idarenin diğer mahalli idareler ile kamu kurum ve kuruluşlarına, yine görev ve sorumluluk alanıyla sınırlı olarak taşınmaz tahsis edebileceği anlaşılmaktadır.<br> Dairemizin 04.07.2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden, dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye meclis kararının "teklif" başlıklı kısmında taşınmaz tahsisi talebinde bulunan Vakfın talep ekinde proje sunduğu belirtildiğinden, söz konusu projenin onaylı bir örneğinin gönderilmesinin istenildiği ve fakat davalı idarece yanıt verilmediği görülmektedir.<br> Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazın belediyenin görev ve sorumluluğu kapsamında bir hizmet için tahsis edildiği görülmekle birlikte, dava konusu işlemin dava dışı Vakıf ile davalı belediye arasında belli bir iş bölümü çerçevesinde gerçekleştirilecek bir ortak hizmet projesi nedeniyle tesis edilmediği; 5393 sayılı Kanunun 75. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi dikkate alındığında, dava dışı Vakıf lehine ortak hizmet projesi kapsamında olmayan bir hususta doğrudan taşınmaz tahsisinde de bulunulamayacağı; öte yandan, işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla söz konusu taşınmazın imar planında "dini tesis alanı"nda kaldığı, dolayısıyla eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere yurt binası inşa edilmesinin imar planına da aykırılık teşkil edeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

kira