<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1772 E. , 2023/4806 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2022/1772<br>Karar No:2023/4806<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Belediye Başkanlığı - ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: 33 adet Tunceli ili, ...Mahallesi minibüs hattının önceden belirlenmiş ve hâlen çalışılmakta olan aynı güzergâhta çalışılmak üzere kiralama yöntemiyle ihaleye çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı Tunceli Belediye Meclis kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararının kaldırılarak, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru üzerine verdiği karar uyarınca yeniden yargılama yapılması istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin ...tarih E:..., K:...sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/04/2018 tarih ve E:2018/1102, K:2018/1392 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, davacı tarafından söz konusu karara karşı Anayasa Mahkemesi'ne herhangi bir bireysel başvuruda bulunulmadığı, yargılamanın yenilenmesi talep edilen karara esas olarak alınan bir ilam hükmü bulunmadığı gibi yargılamanın yenilenmesi istemine dayanak gösterilen Anayasa Mahkemesi kararının taraflarının farklı olduğu anlaşıldığından, davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer almadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü'nün 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararıyla, dava konusu idari işlem ile tarafların mülkiyet haklarının ihlâl edildiğini ortaya koyduğu, bu kararın hakları ihlâl edilen bütün tarafların lehine uygulanması gerektiği, her ne kadar görülen davada Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılmamış ise de, davanın aynı kararın iptali istemine ilişkin olduğu, dava konusu edilen tek bir idari işlem olduğu, hakkı zayi olan herkes için bu idari işlemin yok hükmünde olduğu, Danıştay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, bireysel başvuru yolunun kabulünden sonra her kademedeki mahkemenin temel hak ve özgürlüklerin “dolaylı ışıma etkisiyle” anayasa hukukunu uygulamak ve uyuşmazlıklarda somutlaştırmakla yükümlü olduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin E:2018/2879 sayılı dosyasında Anayasa Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edildiği, Mahkeme'nin temyize konu bu dosya hakkında karar vermeden önce aynı konudaki 26 davada dava konusu işlemin iptaline karar verdiği, temyize konu kararın önceki 26 karara açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü'nün 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin mülkiyet hakkını ihlâl ettiği ve ihlâlin giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerektiği sonucuna varıldığı, başvurucuların açtığı davalarda yeniden yargılama yapan Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine ...tarih ve ...sayılı Tunceli Belediye Meclisi kararıyla, Mahkeme ve Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak dava konusu işlemin bir bütün olarak iptaline karar verildiği, dolayısıyla davacı bakımından da işlemin bütün sonuçlarıyla ortadan kalktığı görüldüğünden, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> (X) KARŞI OY :<br>Tunceli Belediye Meclisi'nin dava konusu olan ...tarih ve ...sayılı kararıyla; il merkezinde ...Mahallesi ile ...Mahallesi minibüs hatlarının ...tarih ve ...sayılı ile ...tarih ve ...sayılı Encümen kararları ile ihalesiz tahsis edildiği, daha sonraki yıllarda ilaveler yapılmak suretiyle Atatürk Mahallesi minibüs sayısının 33, Cumhuriyet Mahallesi minibüs sayısının 27'ye ulaştığı, gerek 1580 sayılı ve gerekse 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin (f) ve (p) bentleri gereğince şehir içi toplu taşımaya ilişkin tüm hakların belediyeye ait olduğu, ihale yapılmadan tahsis suretiyle verilen ve yıllardır devam eden bu uygulamanın yasaya uygun olmadığı ve kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği, imtiyaz hakkı veya kira ücreti ödenmeden bu hatların kullanılmasının mümkün bulunmadığı ifade edilerek, mevcutta bulunan 33 adet Atatürk Mahallesi minibüs hattı ile 27 adet Cumhuriyet Mahallesi minibüs hattının Belediye Meclisince önceden belirlenmiş ve hâlen çalışmakta olan aynı güzergâhta çalışmak üzere kiralama yöntemi ile ihaleye çıkılmasına, kira süresinin 3 yıl olarak belirlenmesine, ihale ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek için Encümen'e yetki verilmesine karar verilmiştir. <br> Aralarında davacının da bulunduğu, adlarına hat tahsisli olan ilgililer, Meclisin ...tarih ve ...sayılı kararının iptali istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar ve açtıkları bu davalar redle sonuçlanmış, ayrıca bu kararlar kanun yolundan geçerek kesinleşmiştir.<br> Bu davacılardan Atatürk Mahallesi minibüs hattında adına tahsis bulunan (26) kişi tarafından Anayasa Mahkemesi'ne ayrı ayrı bireysel başvuruda bulunulmuş olup, Anayasa Mahkemesi'nce bireysel başvuruların konu yönünden hukuki irtibatlarının bulunması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiş, 2018/20720 başvuru numaralı dosya üzerinden başvuruların incelenmesi neticesinde verilen 07/04/2021 tarihli kararıyla, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlâl edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlâlinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Erzincan İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.<br> Davacı, aleyhine neticelenen davada verilen kararın kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmamış ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuştur.<br> Anayasa Mahkemesi'nce, bireysel başvuruda bulunan (26) kişinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlâline neden olduğu saptanan işlem, Tunceli Belediye Meclisi'nin ...tarih ve ...sayılı kararıdır. Bireysel başvuruda bulunmamış olsa da, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan davacı da, Tunceli Belediye Meclisi'nin ...tarih ve ...sayılı kararının tarafı durumundadır. Dolayısıyla davacı da, Tunceli Belediye Meclisi'nin ...tarih ve ...sayılı kararı ile Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlâl edilen kişi durumundadır.<br> Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararında; başvuruculara şehir içinde ücret karşılığı yolcu taşıma imtiyazı veren hat tahsisinin ilk olarak 1987 yılında yapıldığı, ihalesiz olarak gerçekleşen bu tahsisten sonra başvurucuların iptal tarihine kadar yolcu taşıma işini yaptığı, idarenin aradan geçen bu uzun süre boyunca herhangi bir müdahalede bulunmadığı gibi işgaliye harcı ve benzeri ücretler karşılığında başvuruculara yer gösterdiği ve faaliyetlerini kolaylaştıracak çeşitli imkânlar tanıdığı, idarenin bu tutumunun başvurucularda uzun zamandan beri süregelen faaliyetlerini sürdürecekleri yönünde haklı bir beklenti oluşturmuş olduğu, dolayısıyla tahsislerin iptali şeklindeki müdahalenin başvurucular açısından öngörülebilir olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, şehir içi yolcu taşımacılığı gelir getiren bir iş olup bu işin ancak adına tahsis bulunan kişiler tarafından yapılabildiği göz önünde bulundurulduğunda tahsisin başvurucular açısından şahsi bir hak ve ekonomik bir mal varlığı değeri ifade ettiği, olayın koşulları altında minibüs hattı tahsisinin başvurucular yönünden Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülkiyet hakkı kapsamında mülk teşkil ettiği yönünde değerlendirme yapılmıştır.<br> Anayasa Mahkemesi'nin bu tespiti karşısında; başvuru konusu olayın koşulları ve mülkiyet hakkının varlığı açısından Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunanlar ile bulunmayanlar benzer durumda olup, aralarında hakkın özü açısından bir farklılık bulunmamaktadır. Bireysel başvuruda bulunanlar da bulunmayanlar da, mülkiyet hakkının ihlâline neden olan Belediye Meclisi'nin ...tarih ve ...sayılı kararının tarafıdır. Anayasa Mahkemesi, Belediye Meclisi'nin bu kararının adına tahsis bulunan bu kişilerin özel durumlarından bağımsız olarak mülkiyet haklarının ihlâl edildiğine karar vermiştir. Dolayısıyla mülkiyet hakkı ihlâl edilenler yalnızca bireysel başvuruda bulunanlar değildir. Bireysel başvuruda bulunmamış olmakla birlikte dava konusu işlemin tarafı olan ve adına minibüs hattı tahsisi bulunan diğer kişiler de, Anayasa Mahkemesinin tespitleri ışığında mülkiyet hakkı ihlâl edilen durumundadır. Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi'nin ihlâl kararı, idari işlemin tarafı olan ancak bireysel başvuruda bulunmayanlar açısından da mülkiyet hakkının ihlâli noktasında bir hükmü ifade etmektedir. <br> Anayasa Mahkemesi'nce temel bir hakkın ihlâl edildiğine karar verilmesinden sonra, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (ı) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü, yalnızca bireysel başvuruda bulunanlar ile sınırlı tutulabilir ise de; hak ihlâlinin konusunu oluşturan bir idari işleme taraf olan herkesin aynı koşullar altında bulunduğu ve hepsinin de mülkiyet hakkının ihlâl edildiği bir durumda, bireysel başvuruda bulunmamış olanların da yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekir. Aksine yapılacak katı bir yorum ile aynı idari işlemin tarafı olan ve hakları ihlâl edilen kişilerden bireysel başvuruda bulunanların mülkiyet hakkının ihlâl edilmesinin sonuçları yeniden yapılacak yargılama ile ortadan kaldırılırken, bireysel başvuruda bulunmayanlar açısından mülkiyet haklarının ihlâl edilmesinin sonuçlarının ortadan kaldırılamamasına ve ihlâlin devam etmesine neden olacaktır.<br> Diğer yandan, bireysel başvuruda bulunmayanlar açısından, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru üzerine verdiği ihlâl kararının sonuçlarından faydalanmak için bu durumu yeni bir hukuki durum olarak nitelendirmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında işlemi tesis eden idareye başvurabileceği savunulabilir ise de, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuruların, başvuru tarihinden ileriye yönelik hukuki sonuç doğurduğu; 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (ı) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü durumunda ise, hak ihlâlinin, bu ihlâle neden olan idari işlemin tesis edildiği tarihten itibaren sonuçlarının ortadan kaldırılmasına imkân verdiği anlaşılmaktadır. Bir hukuk devletinde adaletli ve hakkaniyete uygun olanın ise, idari bir işlem ile temel bir insan hakkı ihlâl ediliyorsa, ihlâl tarihinden itibaren ihlâlin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve hakkı ihlâl edilen kişilerin üzerinde katlanması gereken aşırı bir yük bırakılmamasıdır. <br> Belirtilen nedenlerle, dava konusu işlem ile mülkiyet hakkının ihlâl edildiğinde kuşku bulunmayan davacının, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.</font></p></body></html>
kira