<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/549 E.  ,  2023/4647 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2019/549<br>Karar No:2023/4647<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı (… Müsteşarlığı)<br>VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Havalimanı'nda faaliyet göstermek için yapılan yetkili müessese (döviz bürosu) kuruluş izni başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 11/11/1998 tarihli Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı onayı ile yetkili döviz bürosu açılış işlemlerinin durdurulduğu, akabinde … tarih ve … sayılı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı onayı ile bu kez sadece yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük kapılarında ve uluslararası hava yolu trafiğine açık uluslararası hava terminallerinde duyulan ihtiyaca binaen yine sadece bu yerlerde faaliyet gösterme şartıyla izin verilebilmesinin kabul edildiği;<br>Davacı tarafından, … Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde döviz bürosu açma talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, döviz bürolarının açılmasına izin verme noktasında dava açma tarihi itibarıyla Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın yetkili olduğu, davalı idarenin zamanla değişen ekonomik şartlar karşısında 11/11/1998 tarihinde döviz bürosu açılış işlemlerini durdurduğu, daha sonra 22/05/2000 tarihinde piyasa ihtiyacı nedeniyle sadece yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük kapılarında ve uluslararası hava yolu trafiğine açık uluslararası hava terminallerinde duyulan ihtiyaca binaen ve yine sadece bu yerlerde faaliyet gösterme şartıyla izin verilmesinin kabul edildiği, düzenlemedeki yolcu yoğunluğu ibaresinin sözel ve amaçsal yorum gereği hem gümrük kapıları için hem de uluslararası hava terminalleri için geçerli olduğu, dolayısıyla davacının yolcu yoğunluğu ibaresinin sadece gümrük kapıları için geçerli olduğu yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği;<br>Davalı idarece sunulan 2013 yılı dış hat yolcu yoğunluğuna ilişkin verilere göre … Havalimanı'nın dış hat yolcu yoğunluğu 23.111 yolcu ile emsallerine nazaran oldukça düşük olduğundan anılan Havalimanı'nda dış hat yolcu yoğunluğundan bahsedilmesi olanağının bulunmadığı;<br>Bu itibarla, zamanla değişen ekonomik şartlar dikkate alınarak davalı idarenin herhangi bir yerde döviz bürosu açılmasına izin verilip verilmemesi konusunda takdir yetkisi bulunması ve bu konuda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmaması karşısında davacının döviz bürosu açma izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nce döviz bürosu açma ihalesi yapıldığı, gerekli şartları sağlayarak ihaleye girdiği ve ihaleyi kazandığı, dükkân kiraladığı ve parasını peşin olarak ödediği, 32 Sayılı Karar'da, kuruluş izni verilmeme gerekçesi olarak yolcu sayısı ile ilgili herhangi bir ibareye yer verilmediği, dava konusu işlemin tamamen idarenin tasarrufu olduğu, çok daha az sayıda yolcusu bulunan Nevşehir Kapadokya Havalimanı'nda döviz bürosu açma izni verilirken kendisine verilmemiş olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, 22/05/2000 tarihli Müsteşarlık makamı onayında, yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı tanımlamasının gümrük kapıları için geçerli olduğu, hava terminalleri yönünden ise uluslararası hava yolu trafiğine açık uluslararası hava terminali olma şartının arandığı, 754 şirket merkezi ve 60 şubeye Hazine Müsteşarlığı'nca izin verildiği, davalı idarece anılan Havalimanı'nda döviz bürosu açma ihalesinin yapıldığı biliniyor olmasına rağmen ihalenin yapılmasına herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Bursa gibi yurt içi ve yurt dışından yoğun turist alan bir ilde dış hat yolcu yoğunluğunun az olmasının düşünülemeyeceği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, 2006-32/32 sayılı Tebliğ uyarınca verilen yetki kapsamında, Tebliğ'de öngörülen hâller dışında kaldığı aşikâr olan yeni yetkili müessese açılıp açılmayacağına ya da hangi şartlar altında açılacağına ilişkin değerlendirmenin Müsteşarlık makamı onayıyla belirlendiği, subjektif ve keyfî bir uygulamanın söz konusu olmadığı, … tarih ve … sayılı onay metninde görüleceği üzere yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı ifadesinin yoğun hava terminallerini kapsamakta olduğu, gümrük kapılarının uluslararası trafiğe açık olmaması gibi bir durum söz konusu olmayacağından ve hava terminallerinin uluslararası hava yolu trafiğine açık olanları belirtilmek istenildiğinden havaalanı terminalleri için hem yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapılması hem de uluslararası hava yolu trafiğine açık olma şartının birlikte arandığı, söz konusu onayda duyulan ihtiyaca binaen ibaresi ile izin verilme konusunda takdir yetkisi tanındığı, ne ön izin aşamasında ne de faaliyet izni aşamasında kira kontratı talep edilmediği, yazışmalarda Bursa Yenişehir Havalimanı ile ilgili bir bildirimde bulunulmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı (3. mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 16. maddesiyle Hazine Müsteşarlığı kaldırılmış, 703 sayılı KHK ile mevzuatta Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'na verilen görev ve yetkilere ilişkin olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na atıf yapılmış, 703 sayılı KHK'nın Geçici 1. maddesinin 19. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılan veya bünyesinde bulunduğu bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşu değiştirilen birimlerin görevlerinden dolayı yapılan işlem ya da taraf olunan sözleşmelerde bu birimlerin veya görevlerinin devredildiği bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları taraf olur. Söz konusu birimlerin bünyesinde bulundukları bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının leh ve aleyhlerine açılmış olan davalar, başlatılmış olan takipler ile başvurulan alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında devredildikleri bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları kendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Söz konusu görevlere ilişkin olarak bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce anılan birimler veya bunların bünyesinde bulundukları bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davalar devredildikleri bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yöneltilir." kuralına yer verilmiş, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 217. maddesinin (ı) bendinde, "kambiyo rejimine ilişkin faaliyetleri düzenlemek, uygulamak, uygulamanın izlenmesi ve geliştirilmesine ilişkin esasları tespit etmek" Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın görev ve yetkileri arasında belirtilmiştir. <br>31/08/2018 tarih ve 30521 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 57 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Karar'ın 1. maddesinin (ğ) bendiyle, 32 sayılı Kararın Hazine ve Maliye Bakanı'nca yürütüleceği kurala bağlanmıştır.<br>Bu düzenlemelere göre kaldırılan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yerine Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın davalı sıfatıyla taraf olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildi.<br><br>HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br>5.2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br>(X) KARŞI OY:<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından … Havalimanı'nda yetkili müessese açmak amacıyla ön izin talebinde bulunulduğu, bu başvurunun 1998 ve 2000 yıllarında alınan kararlar uyarınca, söz konusu Havalimanı'nda dış hat yolcu yoğunluğunun yeterli düzeyde olmadığından bahisle davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı İdare Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 1. maddesinde, "Kambiyo, nukut, esham ve tahvilat alım ve satımının ve bunlar ile kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin ve ticari senetlerle tediyeyi temine yarayan her türlü vasıta ve vesikaların memleketten ihracı veya memlekete ithalinin tanzim ve tahdidine ve Türk parasının kıymetinin korunması zımnında kararlar ittihazına Bakanlar Kurulu salahiyetlidir." kuralına yer verilmiştir.<br>1567 sayılı Kanun'un uygulanması bağlamında çıkarılan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Türk parasının kıymetini korumak amacıyla, Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesine, döviz ve dövizi temsil eden belgelere (menkul değerler ve diğer sermaye piyasası araçları dâhil) ilişkin tüm işlemler ile dövizlerin tasarruf ve idaresine, Türk parası ve Türk parasını temsil eden belgelerin (menkul değerler ve diğer sermaye piyasası araçları dâhil) ithal ve ihracına, kıymetli maden, taş ve eşyalara ilişkin işlemlere, ihracata, ithalata, özelliği olan ihracat ve ithalata, görünmeyen işlemlere, sermaye hareketlerine ilişkin kambiyo işlemlerine ait düzenleyici, sınırlayıcı esaslar bu Karar ile tayin ve tespit edilmiştir." kuralı yer almış; 2. maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinde, yetkili müesseselerin, Bakanlıkça tespit edilen usûl ve esaslar çerçevesinde dövize ilişkin işlemler yapmasına izin verilen ve kıymetli maden, taş ve eşyalara ilişkin işlemler de yapabilen anonim şirketleri ifade edeceği belirtilmiş; 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, PTT, yetkili müesseseler ve İstanbul Altın Borsası bünyesindeki piyasalarda borsa ile ilgili mevzuat kapsamında olmak üzere kıymetli maden aracı kuruluşları efektif alım satımı yapabilecekleri ifade edilmiş; 20. maddesinin birinci fıkrasında, "Bakanlık bu kararın tatbikatını temin etmek ve Türk parasının kıymetini korumak maksadıyla lüzumlu göreceği her türlü tedbiri almaya, Karar'da öngörülen hâller dışında kalan özel durumları inceleyip sonuçlandırmaya, haklı ve mücbir sebeplerin varlığı hâlinde döviz getirme sürelerini uzatmaya ve döviz getirme zorunluluğunu kısmen veya tamamen kaldırmaya, bu Karar'da öngörülen miktarları değiştirmeye ve miktar belirlemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.<br>11/11/1998 tarihli Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı onayı ile yetkili müesseselerin kuruluşları ile denetimlerine ilişkin esaslar yeniden düzenleninceye kadar yetkili döviz bürosu açılış işlemlerini durdurmuş, akabinde … tarih ve … sayılı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı onayı ile bu kez sadece yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük kapılarında ve uluslararası havayolu trafiğine açık uluslararası hava terminallerinde duyulan ihtiyaca binaen yine sadece bu yerlerde faaliyet göstermek şartıyla izin verilebilmesi kabul edilmiştir.<br>Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (Tebliğ No: 2006-32/32) 4-8. maddelerinde yer alan düzenlemeler incelendiğinde, yetkili müessese kurmak isteyen kişilerin Müsteşarlığa başvurarak ön izin alacağı, başvuruları uygun görülenlere ön izin verildikten sonra ilgililerin Türk Ticaret Kanunu'na göre anonim şirket kuracakları, 5. maddedeki şartları yerine getiren ve anonim şirket kuran kişilerin Müsteşarlığa başvurarak faaliyet izni alacağı, faaliyet izninin alınmasından sonra bu alanda faaliyette bulunabilecekleri anlaşılmaktadır.<br>Yetkili müessese kurulabilmesi için aranılan mali ve hukukî şartlar, dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2006-32/32 sayılı Tebliğ'de düzenlenmiş olup, faaliyet izni almak amacıyla Müsteşarlığa başvuran kişilerin Tebliğ'de yer alan şartları taşıyıp taşımadığı yönünde bir değerlendirme yapıldıktan sonra başvuru hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Uyuşmazlıkta ise, davacının faaliyet izni başvurusu üzerine davalı idare tarafından davacının durumu hakkında Tebliğ'de yer alan düzenlemeler yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın Bursa Yenişehir Havalimanı'nda dış hat yolcu yoğunluğunun yeterli düzeyde olmadığından bahisle davacının başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.</font></p></body></html>

kira