<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3269 E. , 2023/6335 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2018/3269<br>Karar No:2023/6335<br><br>TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) … Kurumu <br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- (DAVACI) … İnşaat Turizm Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından esas; davalı idare tarafından vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, … tarih ve … sayılı ihrakiye teslim lisansının 21/08/2014 tarihinde davalı idarece iptal edildiği, lisansın iptal edilmesine ilişkin işlemin ise Mahkeme kararıyla iptal edildiği, bu süreçte davalı idarenin TÜPRAŞ üzerinde kurduğu baskının da etkisiyle akaryakıt alamadığı, lisansının iptalinden sonra sözleşme ilişkisi kurdukları firmalara karşı zor durumda kaldığı ve yükümlülüklerini yerine getiremediği, Antalya ve Bursa Havaalanlarındaki depolarının kiralarını ödeyemez duruma geldiği, maddi ve manevi olarak çok zor durumda kaldığı gibi iflas tehlikesi yaşadığı ve ticari itibarını kaybettiğinden bahisle, 1.000.000,00-TL tutarındaki zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından zararın oluşumu; 21/08/2014 tarihinde lisansının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından iptal edilmesi üzerine açılan davada iptal kararı verildiği, bu süreçte davalı idarenin … Petrol Rafineleri A.Ş. (…) üzerinde kurduğu baskının da etkisiyle akaryakıt alamadığı, davalı idare yetkilileri ile yapılan görüşmelerde "biz bir şirketin üstünü çizersek bir daha asla ve asla geri dönüşü olmaz" cevabını aldığı, ihrakiye lisansının iptalinden sonra sözleşme ilişkisi kurdukları firmalara karşı zor durumda kaldığı, yükümlülüklerini yerine getiremediği, Antalya ve Bursa Havaalanlarındaki depolarının kiralarını ödeyemez duruma geldiği, elemanlarını işten çıkarmak zorunda kaldığı, maddi ve manevi olarak çok zor durumda kaldığı gibi iflas tehlikesi yaşadığından ticari itibarını kaybettiği iddialarıyla açıklanmakta ise de gerçek zararın oluşup oluşmadığı, davalı idarece tesis edilen işlemin hizmet kusuru yaratıp yaratmadığı, işlem ile zarar arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği;<br>Bu durumda, ihrakiye teslim lisansı sahibi firmaların 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının onaltıncı bendi kapsamında, ihrakiyeyi, yurt içinden (TÜPRAŞ ya da ihrakiye teslimi lisansı sahiplerinden) veya yurt dışından (ithalat yoluyla) temin edebileceği, davalı idarenin, ticari faaliyetlerini Kanun çerçevesinde ikili anlaşma ve ilişkilerle yürüten bir ticari şirket konumunda olan TÜPRAŞ veya diğer lisans sahiplerinin ticari faaliyetleri üzerinde müdahalede bulunarak baskı oluşturduğu yönünde soyut ve başka bir bilgi ve belge ortaya koyulmaksızın ileri sürülen iddialar olduğu, bu sebeple TÜPRAŞ'tan ya da diğer lisans sahiplerinden akaryakıt temin edilememesi neticesinde oluştuğu iddia edilen zarar ile lisansın iptaline ilişkin olarak Mahkeme kararıyla iptal edilen Kurul kararı arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, açılan davanın idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmine ilişkin olduğu, davalı idarenin lisansın iptaline ilişkin kararı Mahkeme kararı ile iptal edilmesine rağmen mal tedariği yapılmasına izin verilmediği, zararın sebebinin idarenin Mahkeme kararıyla hukuka aykırı olduğu ortaya konulan lisansın iptaline ilişkin işlem olduğu, bu konudaki Mahkeme kararının da uygulanmadığı, idarenin engellemesi nedeniyle halen yakıt alınamadığı, mevcut zararın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiği, lisans iptaline ilişkin süreç nedeniyle başka firmalarında kendilerine yakıt vermediği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, dava dilekçesinde talep edilen 1.000.000,00-TL zararın ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğunun belirtilmediği, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> MADDİ OLAY : <br> 1- Davacı tarafından 21/10/2013 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruya istinaden … tarih ve … sayılı İhrakiye Teslim Lisansı verilmiştir.<br> 2- TÜPRAŞ'ın davalı idareye gönderdiği … tarih ve … sayılı yazı ile davacı şirket hakkında Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen inceleme kapsamında yapılan sözlü bildirimler üzerine davacıya yapılan Jet A-l yakıtı ikmalinin 19/12/2013 tarihi itibarıyla durdurulduğu bildirilmiş, bunun üzerine davalı idare tarafından ihrakiye teslim lisansının aldığı 11/11/2013 tarihinden 02/04/2014 tarihine kadar ki döneme ilişkin olarak konuyla ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesi davacıdan istenilmiştir.<br> 3- Davacı şirket tarafından söz konusu talebe istinaden sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının 05/12/2013-18/12/2013 arasındaki dönemde TÜPRAŞ'tan ikmal ettiği Jet A-l yakıtının tamamını … tarih ve … sayılı ihrakiye teslim lisansı ile faaliyet gösteren ... Akaryakıt Madeni Yağ Lpg Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye sattığı ve davacının bahsi geçen dönem dışında başka bir akaryakıt alış ya da satışının bulunmadığı tespit edilmiştir.<br> 4- Davacının akaryakıt satışı yaptığı ... Akaryakıt Madeni Yağ Lpg Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ise, hakkında Jet A-l yakıtını hava taşıtlarına fiilen ikmal etmeksizin üçüncü kişilere satarak sahip olunan lisansın amacı dışında kullanılarak kanuna karşı hile yaptığı gerekçesiyle soruşturma başlatılan bir firma olduğu ve söz konusu firmaya davacı tarafından yapılan satışın TÜPRAŞ tarafından anılan şirkete Jet A-l yakıtı tesliminin durdurulmasını müteakiben gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. <br> 5- Aktarılan süreç sonrasında, davacı şirketin, esas olarak yurt içinden veya yurt dışından temin ettiği ihrakiyeyi deniz ve hava taşıtlarına ikmal etmek üzere kendisine verilmiş olan lisansını esas amacı dışında ve Kanuna karşı hile yoluyla tamamen başka bir ihrakiye teslim lisansı sahibine ihrakiye teslim etmek amacıyla kullandığının tespit edildiğinden bahisle … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile davacı adına düzenlenen İhrakiye Teslim Lisansı'nın iptal edilmesine karar verilmiştir.<br> 6- Davacı şirket tarafından söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında verilen 06/11/2014 tarihli karar ile dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, davacı şirketin lisansı 21/11/2014 tarihinde tekrar geçerli hale gelmiştir. <br> 7- Devam eden süreçte ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının lisansının iptaline ilişkin Kurul kararının iptaline karar verilmiş, bu karar Dairemizin 18/06/2015 tarih ve E:2015/968, K:2015/2361 sayılı kararıyla onanmıştır.<br> 8- Bunun üzerine davacı şirket tarafından bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kurala bağlanmıştır.<br> Temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesiinde "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." kuralı yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Aktarılan düzenlemelerden, idari yargıda açılacak davalarda hukuki denetimin eksiksiz bir biçimde yapılabilmesi için dava konusu işlemin veya işlemler ile davanın konusunun dava dilekçesinde tartışmaya yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmesi, tam yargı davalarında ise uyuşmazlık konusu miktarın gösterilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.<br> İdari eylem ve işlemler nedeniyle hakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında yer almaktadır. Bu tür davalar maddi zararların yahut manevi zararların tazmini talebiyle açılabilmektedir. <br> Maddi zarar, kişinin malvarlığında meydana gelen ve parasal karşılığı ölçülebilen eksilme olup, maddi zararlar mevcut-muhtemel, fiili-mahrum kalınan kâr-normatif zarar olarak birçok ayrıma tâbi tutulmaktadır.<br> Manevî zarar ise; idarenin bir eylem veya işlemi ile bir kimsenin kişi olarak haiz olduğu ve hukukça korunan hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, hürriyet, isim, şeref, haysiyet, cinsel ve ruhsal bütünlük gibi kişilik değerlerine yapılan saldırılar sonucu kişinin bu saldırıdan dolayı duyduğu bedenî ve/veya ruhsal acı ve üzüntü olarak tanımlanmakta olup, manevî tazminatla kişinin bu acı ve üzüntüsünün kısmen de olsa tatmin edilmesi amaçlanmaktadır.<br> Manevi tazminat kişilerin malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi veya kazanılması kesin olan bir gelirden mahrum kalmayı karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü tazmin yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir.<br> Maddi ve manevi zararların belirtilen nitelikleri nedeniyle idari yargı yerlerince maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan tam yargı davalarında talep edilen zararın türü ve niteliğine göre ayrı ayrı değerlendirme yapılmaktadır. Başka bir anlatımla maddi ve manevi tazminat talebi ile tazmin edilmesi amaçlanan zararların farklı olması ve buna bağlı olarak zarar kalemleri bakımından ayrı irdeleme yapılmasına ihtiyaç duyulması nedeniyle idari yargı yerlerinde açılan tam yargı davalarında maddi zarar talebi bakımından ayrı manevi zarar talebi bakımından ayrı değerlendirme yapılmaktadır. <br> Bu durum Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde de öngörülmüş ve manevi tazminat davasının maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması halinde manevi tazminat talebine ilişkin olarak maddi tazminat talebi bakımından hükmedilecek vekalet ücretinden ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. <br> Bu kapsamda idari yargı yerlerinde açılan tam yargı davalarında belirtilen kıstaslar çerçevesinde sağlıklı bir yargılama yapılabilmesi ve hüküm verilebilmesi bakımından, davada talep edilen zarar türünün ne olduğunun (maddi zarar mı yoksa manevi zarar mı yoksa her ikisinin birlikte mi istenildiğinin yahut farklı bir zarar talebinin mi) belirtilmesi, ayrıca her bir zarar kalemi bakımından tazmin talebinin dayandığı sebeplere ilişkin açıklamalara yer verilerek talep edilen miktarın açık ve net bir biçimde dava dilekçesinde gösterilmesi gerekmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinin "Konu" kısmında, davalı idarenin haksız ve hukuka aykırı eylemi sonucu doğan zararların tazminine ilişkin dava açıldığının belirtildiği, davanın değerinin ise 1.000.000-TL olarak gösterildiği, "Açıklamalar" kısmında ise lisansın davalı idare tarafından iptali ve lisansın iptaline ilişkin işleme karşı açılan davadan bahsedilerek belirtilen süreçte davalı idarenin TÜPRAŞ üzerinde kurduğu baskının etkisiyle akaryakıt alamadığı ve halen de alamamakta olduğu, davalı idare yetkililerince kendilerine “biz bir şirketin üzerini çizersek bir daha asla ve asla geri dönüşü olmaz, piyasada çalışamaz" denildiği ve bu ifadenin fiilen uygulanması sonucunda şirketin madden ve manen mahvolmasına sebep olunduğu, lisansının iptalinden sonra sözleşmesi olan firmalara karşı zor durumda kalındığı ve yükümlülüklerin yerine getirilemediği, Antalya ve Bursa havaalanlarındaki depolarının kirasının ödenemez hale geldiği, madden ve manen çok zor durumda kalındığı gibi ticari itibarın da kaybedildiği, iflas tehlikesi yaşandığı, bu nedenle davalı idarenin vermiş olduğu zararların tazmini gerektiği şeklinde açıklamalarda bulunulduğu, dilekçenin "Sonuç ve İstem" kısmında ise lisansın iptaline ilişkin eylem ve işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmininin istenildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan ancak karşı tarafa tebliğ edilmeyen ve fiziki olarak dosyaya eklenmeyen savunmaya cevap dilekçesinde ise davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle maddi zarara uğranıldığı, oluşan maddi zararların karşılanması için dava açıldığı, uğranılan zararın tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği şeklinde beyanda bulunulduğu, yine davacı vekili tarafından 28/06/2017 tarihinde UYAP üzerinden sunulan dilekçe ile muhtelif belgelerin sunularak şirketin uğradığı maddi zararın bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiği şeklinde beyanda bulunulduğu, davacının istinaf ve temyiz dilekçelerinde ise talep edilen zararın lisansın iptaline ilişkin işlemden ve bu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının uygulanmamasından kaynaklandığı yönünde beyanlarda bulunularak dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.<br> Olayda, davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen 1.000.000,00-TL tutarındaki zararın maddi zarar mı yoksa manevi zarar mı olduğu açık bir biçimde belirtilmediği gibi talep edilen zararın lisansın iptal edildiği tarihten lisansın iptaline ilişkin kararın Mahkeme kararı ile iptali sonrasında lisansın tekrar aktif hale getirildiği tarihe kadar geçen sürede uğranılan zararlardan mı yoksa lisansın iptaline ilişkin kararın iptaline dair Mahkeme kararının uygulanmamasından mı yahut idarenin yakıt alım satımına iilişkin fiili engellemede bulunulduğu yönündeki iddiadan mı kaynaklandığına ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı, öte yandan davacının sonraki dilekçelerinde "maddi" zararlarının tazmininin talep edildiği yönünde beyanlarının bulunduğu, bu bakımdan davacının talep ettiği zararın türünün maddi zarar mı yoksa manevi zarar mı olduğu ile bu zararın dayanağının idarenin hangi işlemi veya eylemi olduğuna ilişkin çelişki ve tereddütün mevcut olduğu, bununla birlikte İdare Mahkemesi tarafından bu çelişki ve tereddütün giderilmesi ve dava konusu tazmin talebi ile gerekçelerinin açık bir biçimde belirlenmesi suretiyle tazmin talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken davacının tazmin talebinin manevi tazminat olarak kabul edildiği (davacının maddi zararının tazminini talep ettiği yönündeki sonraki beyanlarına rağmen) ve manevi tazminata ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verildiği görülmektedir.<br> Bu durumda, davacının dava dilekçesinde tazmin talebi bakımından eksikliklerin yer aldığı, maddi zararın talep edildiğine ilişkin sonradan beyanlarda bulunulduğu, talep edilen zararın idarenin hangi işlem ve eyleminden kaynaklandığına ilişkin olarak ise çelişki ve tereddütün mevcut olduğu dikkate alınarak, tazmin edilmesi istenilen zararın türü (maddi mi yoksa manevi mi yoksa her ikisi birlikte mi) ve bu zararın dayanağının ne olduğuna ilişkin eksiklikler ile çelişki ve tereddütlerin giderilmesi, ayrıca talep edilen zararın türü ile dayandığı sebeplerin açık ve net bir biçimde belirlenmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, davacının talep ettiği zararın manevi zarar olduğu kabul edilip bu çerçevede değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Öte yandan, davalı idare tarafından vekâlet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunulmuş ise de, yukarıda gerekçesi açıklanan Dairemiz kararı üzerine İdare Mahkemesi'nce yeniden bir karar verileceğinden davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br> 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,<br> 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
kira