<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2190 E. , 2023/4043 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2020/2190<br>Karar No:2023/4043<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri A.Ş.<br>VEKİLLERİ : Av. …<br> Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluk sınırları içerisinde kalan otoyollarda fiber optik kablo geçişi yapabilmek amacıyla davacı şirket ile Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü arasında yapılan protokolden kaynaklı fark kira protokol bedelinin yatırılmasına ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı davacı şirket tarafından 24/06/2014 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce "davanın görev yönünden reddi" yolundaki kararının Dairemizin 09/10/2018 tarih ve E:2018/2849, K:2018/2750 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak işin esasına yönelik verilen kararda; Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluk sınırları içerisinde kalan otoyollarda fiber optik kablo geçişi yapabilmek amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü ile davacı şirket arasında 11 adet protokol imzalandığı, bu protokollerde davacı şirket tarafından kullanım bedeli olan kira bedellerinin ödeneceğine yer verildiği, Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısında, bu protokollerin kira bedellerinin Genel Müdürlüğün yazısı ile güncellenerek yıllık ÜFE oranında arttırıldığının ve her yılın Ocak ayında yatırılması gerektiğinin belirtildiği, davacı tarafından 04/04/2014 tarihli dilekçe ile, yeni bedel artışlarının hangi mevzuat kapsamında yapıldığı konusunda bilgi talebinde bulunulduğu, bunun üzerine … tarih ve … sayılı işlemle, kira artışları hakkında Karayolları Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ilgi tutularak, bu kira bedellerinin güncellenerek arttırılması sebebiyle fark kira protokol bedelinin yatırılması gerektiğinin, yatırılmadığı takdirde protokolün tek taraflı feshedilerek tesislerin söktürüleceğinin belirtildiği, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve …sayılı yazısı incelendiğinde, eski protokollere ek protokol yapılacağının belirtilerek, ek protokolde belirlenen asgari kiralama tutarının kiralayan tarafından ödenmediği takdirde protokolün tek taraflı feshedilmesinin uygun görüldüğüne yer verildiği, davacı şirket tarafından 24/06/2014 tarihli dilekçe ile, haksız söküm tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan bedellere ilişkin olarak söz konusu işlemin geri alınması talebiyle başvurulduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı;<br>Davacı şirket ile davalı idare arasında imzalanan protokoller kapsamında davacı şirket tarafından ödemelerin gerçekleştirildiği, devam eden süreçte 30/03/2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Genel Müdürlüğü Tasarrufundaki Taşınmazların Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik'in yürürlüğe girmesi üzerine dava konusu … tarih ve … sayılı işlem ile mevzuat değişikliği öncesi imzalanan protokollere ilişkin fark kira protokol bedellerinin Banka idarenin hesabına yatırılmasının ve dekontunun gönderilmesinin gerektiği, aksi takdirde protokolün tek taraflı feshedilerek tesislerin söküleceği hususuna yer verildiği, uyuşmazlığın davalı idare ile davacı şirket arasında sözleşme hukuku çerçevesinde imzalanan protokolde belirlenen "geçiş hakkı" bedeline ilişkin olduğu ve anılan protokolün 10. maddesinde, protokolün uygulanmasından doğan ihtilaflara yönelik olarak düzenlemeye yer verildiği;<br>Bu itibarla, davalı idare ile davacı şirket arasında imzalanan protokol hükümleri uyarınca belirlenen "geçiş hakkı" bedeline ilişkin olarak davalı idarece, anılan protokolün 10. maddesinde belirtildiği üzere, davacı şirkete yönelik olarak belirlenen bedel farkının genel hükümlere göre adli yargı yerinde takip ve tahsili yoluna gidilmesi gerekir iken, bedel artışları hakkında mevzuatta gerçekleşen değişiklik dayanak alınarak salt Karayolları Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ilgi tutularak, bu kira bedellerinin güncellenerek arttırılması sebebiyle fark protokol bedelinin yatırılması gerektiğinin, yatırılmadığı takdirde protokolün tek taraflı feshedilerek tesislerin söktürüleceğinin bildirilmesine yönelik olarak işlem tesisi yoluna gidildiği dikkate alındığında, tesis edilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan işleme yönelik başvurunun zımnen reddine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, davanın süre yönünden reddi gerektiği; esas yönünden, davacının işbu davayı açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı gibi, protokolün imzalanmış olması nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca Karayolları Genel Müdürlüğü Tasarrufundaki Taşınmazların Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik'in 1. maddesi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d), (f) ve (j) bentleri, 6. maddesinin 1. fıkrası, 71. maddesinin 1. ve 2. fıkraları, 76. maddesinin amir olduğu, her aşamada dava açmak yerine karşılıklı yazışmalar ve taleplerle de uyuşmazlıkların giderilebildiği, uyuşmazlıkların bu şekilde çözümlenememesi hâlinde davanın son aşama olduğu, işbu davada neden dava açılmadığının sorgulanması ve bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi hukuken kabul edilebilir bir yaklaşım olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Karayolları Genel Müdürlüğü Tasarrufundaki Taşınmazların Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik geriye yürütülemeyeceğinden, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden sakat olduğu, 30/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik kapsamında artış yapıldığı kabul edilebilecek olsa dahi bu kez de talep edilen bedellerin dayandırılan Yönetmelikte düzenlenmediği ve hatta tam aksini düzenlediğinin anlaşıldığı, anılan Yönetmelik’in 76. maddesinin 3. fıkrasında, bedelin idare tarafından ancak ve ancak bir defa alınabileceğinin belirtildiği, ayrıca, anılan Yönetmelik gereği ÜFE oranında artış yapıldığı belirtilmiş ise de ÜFE oranından fazla artış yapıldığı, protokollerin 7.1. maddesi uyarınca bedelde artış yapabilmek amacıyla ek protokol imzalanması yoluna gidileceği bildirilmiş ise de, protokolün çift taraflı anlaşma neticesinde kurulan bir sözleşme olduğu ve tek taraflı değiştirilemeyeceği gibi tek taraflı feshedilemeyeceği, haksız bir şekilde kira artışı ödemek zorunda bırakıldığından dava konusu işlemin konu unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, davalı idarece kamu gücünü kullanılarak ek protokol imzalamaya, imzalanmaması hâlinde hâlihazırdaki protokollerin de feshedileceği tehdidi ile zorlanması ve aksi hâlde alt yapı tesislerinin söküleceğinin bildirilmesi, bu sayede artış yaptığı bedellerin tahsili yoluna gitmesinin de kamu yararı ile ilgisinin bulunmadığı, davalı idarenin usul saptırması yoluyla hukuka aykırı davrandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kira