<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/3333 E.  ,  2023/5842 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2019/3333<br>Karar No : 2023/5842<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen Güzergah Kullanım İzin Belgelerinin/Geçici Çalışma Ruhsatnamelerinin amacı dışında kullanımının tespiti halinde UKOME kararları ile belirtilen hükümler doğrultusunda yaptırımlar uygulanarak belgenin iptal edilmesi ve ilgili taşımacıya 6 ay süre ile belge düzenlenmemesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezinin … tarih ve … sayılı kararının ve anılan karar doğrultusunda davacıya ait ... plakalı araca verilen … tarih ve … sayılı Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesinin iptal edilmesine ve 6 ay süre ile izin belgesi düzenlenmemesine (12/02/2018-11/08/2018 tarihleri arası) ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yukarıda yer verilen düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, belediye meclis ve encümenlerince kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın temini amacıyla belirlenen kurallara uyulmasının bir zorunluluk olduğu, aksi eylemlerde bulunanlara Kabahatler Kanununun 32. maddesi hükmüne göre belediye encümeni tarafından idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin men'ine karar verileceğinin hüküm altına alındığı, uyuşmazlık konusu olayda da, izin/ruhsatta öngörülen amaca aykırı faaliyette bulunmak şeklinde gerçekleşen eylemin, 1608 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 1608 sayılı Kanunun uygulanmak suretiyle davacının tespite ve cezalandırmaya konu olan faaliyetine son verilmesi ya da başka bir deyişle yasak fiilin sonlandırılması şeklinde karar verilmesinin mümkün olduğu, tesbite konu fiil için ruhsatlı faaliyetin tamamına yönelik "izin/ruhsat iptali yoluna gidilerek, 6 ay belge düzenlenmemesine " ilişkin ceza verilmesi yönünde bir düzenlemenin mevzuatta yer almadığı açık olduğundan dava konusu UKOME kararında ve bu karara dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya verilen iznin amacı dışında internet üzerinden mobil uygulamalar ile korsan taşımacılık faaliyetinde bulunduğunun tespit edilmesi üzerine UKOME kararına uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği, UKOME nin trafiğin düzenlenmesi ve buna ilişkin her türlü tedbiri alma yetkisi ve görevi bulunduğu, davacının verilen izin uyarıca yapılması gereken taşımacılığı suistimal ettiği, dava konusu işlemler hukuk ve usule uygun olduğundan, temyize konu kararın bozulması gerektiği hususları ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Sonucu itibarıyla hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının, gerekçesinde değişiklik yapılmak suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>23/07/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin f bendi; "f) Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek." şeklinde, "Ulaşım hizmetleri" başlıklı 9. maddesi; "Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır.<br> Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır.<br>Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer.<br> Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır.<br> Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir.<br> Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.<br>15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin, "Görev ve yetkileri" başlıklı 18. maddesinde; "(1) UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerini haizdir. Bu amaçla; a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla, ... ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; ... d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle, ... ğ) Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun belirlediği sınırlar içinde araçların kullanacağı şeritleri ve yol kullanım esaslarını tespit etmek ve gerekli yasakları koymak, gerekli hal ve yerlerde en çok ve en az hız limitlerini belirlemekle, görevli ve yetkilidir."<br>18/10/1983 tarih ve 18195 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinde "(Ek: 17/10/1996-4199/43 md.) (Değişik:18/10/2018-7148/26 md.) <br><br>Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. (Mülga cümle:21/2/2019-7166/5 md.) (…)<br>(Ek fıkra:21/2/2019-7166/5 md.) Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten menedilir.<br>10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden;<br>a) Çalışma izni/ruhsatı almadan,<br>b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında,<br>c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında,<br>belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır.<br>İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının;<br>a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün,<br>b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün,<br>c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün<br>süreyle trafikten menedilir.<br>(...) " hükmüne yer verilmiştir.<br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Dava konusu UKOME kararında, 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesi hükmüne yer verildiği, buna göre idarece anılan Kanun maddesi hükmünde öngörülen idari para cezası ve trafikten men cezaları yaptırımlarının uygulanması gerekirken, anılan Kanunda yeri bulunmayan izin/ruhsat belgesi iptali ve 6 ay süreyle belge düzenlenmemesi yaptırımlarının UKOME kararında düzenlendiği ve buna dayalı olarak dava konusu işlemle kanuni dayanağı bulunmayan izin/ruhsat belgesi iptali ve 6 ay süreyle belge düzenlenmemesi yaptırımlarının uygulandığı anlaşılmaktadır.<br> İdare Mahkemesi kararında özetle; belediye meclis ve encümenlerince kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın temini amacıyla belirlenen kurallara uyulmasının bir zorunluluk olduğu, aksi eylemlerde bulunanlara Kabahatler Kanununun 32. maddesi hükmüne göre belediye encümeni tarafından idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin men'ine karar verileceğinin hüküm altına alındığı, uyuşmazlık konusu olayda da, izin/ruhsatta öngörülen amaca aykırı faaliyette bulunmak şeklinde gerçekleşen eylemin, 1608 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 1608 sayılı Kanunun uygulanmak suretiyle davacının tespite ve cezalandırmaya konu olan faaliyetine son verilmesi ya da başka bir deyişle yasak fiilin sonlandırılması şeklinde karar verilmesinin mümkün olduğu, tesbite konu fiil için ruhsatlı faaliyetin tamamına yönelik "izin/ruhsat iptali yoluna gidilerek, 6 ay belge düzenlenmemesine" ilişkin ceza verilmesi yönünde bir düzenlemenin mevzuatta yer almadığı açık olduğundan dava konusu UKOME kararında ve bu karara dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu UKOME kararının ve bu karara dayalı olarak tesis edilen işlemin, Kabahatler Kanununun 32. maddesi ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğinin 13. maddesi belirtilerek, uyuşmazlığın 1608 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve anılan Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesine dayalı olarak dava konusu işlemlerin iptal edildiği görülmekte ise de;<br>Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu UKOME kararında belirtilen 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesi hükmünde öngörülen idari para cezası ve trafikten men cezaları yaptırımlarının uygulanması gerekirken, anılan Kanunda yeri bulunmayan izin/ruhsat belgesi iptali ve 6 ay süreyle belge düzenlenmemesi yaptırımlarının UKOME kararında düzenlendiği ve buna dayalı olarak da dava konusu işlemle kanuni dayanağı bulunmayan izin/ruhsat belgesi iptali ve 6 ay süreyle belge düzenlenmemesi yaptırımlarının uygulandığı anlaşıldığından, buna göre; 2918 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümlerinde, taşımacılık faaliyetinin hangi tür ve şekilde ruhsatlandırılacağı, ilgili ruhsatlara aykırı faaliyetlerin ise ne şekilde yaptırıma tabi tutulacağının hüküm altına alındığı, ilgili mevzuatta amaç dışı kullanım halinde ruhsatların iptal edileceği ve fiili gerçekleştirene 6 ay süresince belge düzenlenmeyeceğine dair yaptırımların bulunmadığı, yaptırıma tabi tutulacak fiillerin ve söz konusu fiillerin karşılığı yaptırımların kanunla veya kanunun izin verdiği ölçüde idarenin düzenleyici işlemleriyle belirleneceği yönündeki hukukun genel kaidesi doğrultusunda, Belediye veya Büyükşehir Belediye Kanunu'nda yada Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nde, davalı idarenin bu yönde bir düzenleme yapabileceğine dair herhangi bir hükmün mevcut olmadığı açık olduğundan, dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesine yer verilmesi gerekmektedir.<br>Bu bakımdan, sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerekmektedir.<br> Nitekim; İstanbul İlinde servis taşımacılığı alanında faaliyet gösteren bir başka davacı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin "Ulaşım Hizmetlerine İlişkin İzin Belgelerinin Amaç Dışı Kullanılmasının Engellenmesine" dair kararının iptali istemiyle açılan benzer bir davada da, aynı gerekçe ile işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih, E:… ve K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi kararı, Dairemizin 30/03/2023 tarih, E:2019/6119 ve K:2023/1548 sayılı kararıyla onanmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 15/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>

kira