<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10679 E. , 2023/5561 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/10679<br>Karar No : 2023/5561 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ürn. Teks. Mob. Oto. Nak. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMLERİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Samsun ili, Canik ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada, … parsel sayılı taşınmazın ön kısmına, davalı idarenin denetim ve sorumluluğunda bulunan "Samsun-Çarşamba Devlet Yolu Petrol Ofisi Farklı Seviyeli Kavşak Köprüsü, Örnek Sanayi Farklı Seviyeli Kavşak Köprüsü ve Bağlantı Yolları Yapım İşi" kapsamında farklı seviyeli köprülü kavşak inşa edilmesi sebebiyle meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı zararına karşılık 2.331.395,18 TL ile doğmuş ve doğacak kira kaybı nedeniyle 593.970,81 TL olmak üzere toplamda 2.925.365,99 TL tazminatın; taşınmazın ön cephesinin tamamen kapandığı, aşırı gürültülü hale getirildiği, taşınmazın ön kısmında bulunan ön bahçenin kullanılamaz hale getirildiği, peyzajının harap olduğu, arsanın ve binanın etkin görünümünün, niteliğinin, prestijinin olumsuz etkilendiği ve taşınmazın değerinde önemli derecede azalma meydana geldiği, 3 katlı mağaza niteliğinde yapıyı ... Mobilya'nın 01/08/2013 tarihinden itibaren kiracı olarak kullandığı halde 31/07/2017 tarihi itibariyle kira sözleşmesini tek taraflı feshettiği ve binayı boşalttığı, aylık 34.000,00 TL olan kira gelirinden mahrum kaldıkları ileri sürülerek idareye başvuru tarihi olan 18/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı şirketin maliki olduğu Samsun ili, Canik ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada, … parselde yer alan taşınmazın ve üzerinde bulunan yapının davalı idarece yapılan Samsun-Çarşamba-Ordu Karayolu üzerinde farklı seviyeli kavşak köprüsü ve bağlantı yolları nedeniyle ulaşım, etkin görünüm ve prestij, çevre emniyeti ve gürültü kirliliği, ekonomik kazanım ve doğal afetler yönünden olumsuz etkilendiği, bilirkişi raporunda belirlenen %19 değer kaybının hakkaniyete uygun olduğu, davacının 2.331.395,18 TL tazminat talebinden; meydana gelen değer kaybına karşılık toplam 563.445,84 TL'lik kısmının kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde davalı idarece davacıya ödenmesine, 1.767.949,34 TL'lik kısmının reddine, öte yandan, davacı tarafın dava konusu zararı nedeniyle 16/08/2017 tarihinde davalı idareye başvuru yaptığı halde, 18/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu, değer kaybı zararına yönelik olarak dava dilekçesinde talep ettiği 140.000,00 TL'lik tazminata; taleple bağlılık kuralı gereğince 18/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazda bulunan kiracının, sözleşmesini feshetmesinin ve taşınmazın kiralanmada tercih edilme değerinin azalmasının, taşınmazın değer kaybından kaynaklandığı, taşınmazın değer kaybı nedeniyle hükmedilecek tazminat dışında, kira kaybı nedeniyle tazminata karar verilmesi durumunda mükerrer tazminata hükmedilmesi sonucunu doğuracağı, davacının doğmuş ve doğacak kira kaybı zararına uğradığından bahisle tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle; 563.445,84 TL değer kaybı tazminatının 140.000,00 TL'lik kısmına 18/08/2017 tarihinden, 423.445,84 TL'lik kısmına ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 13/12/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının bu miktarı aşan 1.767.949,34 TL değer kaybına ve 593.970,81 TL doğmuş ve doğacak kira kaybına uğradığından bahisle toplam 2.361.920,15 TL tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından, değer kaybı tespiti için gayrimenkul rayiç değerinin esas alınması gerektiği, değer kaybı oranının %19'un üzerinde olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporunun hakkaniyete aykırı olduğu ve yeterli olmadığı, hükmedilen maddi tazminatın tümüne idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br> Davalı idare tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluklarını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı, değer kaybı zararı belirlenirken arsa değerinin ve yapı değerinin ayrı ayrı hesaplanmasının hatalı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. <br> Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. Maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. <br> Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.<br> Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı 18/08/2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurularının reddine" ibaresinin, "... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf taleplerinin reddiyle hükmedilen 563.445,84 TL maddi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 18/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>2. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>
kira