<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3452 E. , 2023/5770 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/3452<br>Karar No : 2023/5770<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … Otomotiv Gıda İnşaat Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, … Kimyevi Maddeler Gıda ve Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait muhtelif vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen ve tebliğ edilen haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemesi üzerine borç zimmetinde sayılmak suretiyle tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirkete tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içerisinde itiraz edilmemiş ise de davacı tarafından Mahkemelerine sunulan fatura, tahsilat makbuzu, muavin defteri ve sair belgelerin tetkikinden, davacıya tebliğ edilen haciz bildirisinden önce muhtelif tarihlerde davacı tarafından asıl amme borçlusu şirkete borcun ödendiği, bu hususun da 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi gereğince "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … takip numaralı haciz bildirisinin 1.089.956,41 TL tutarlı düzenlendiği ancak … Kimyevi Maddeler Gıda ve Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nin 2017 Form Bs bildirimleri üzerinden yapılan araştırmada, davacı şirkete 205.599,00 TL tutarında mal/hizmet satışı yapıldığının tespit edilmesine rağmen davacıya değinilen şirketin tüm vergi borcu üzerinden haciz bildirisi ve ödeme emri tanzim edildiği anlaşılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesinin üçüncü fıkrasında, kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>6183 sayılı Kanun'un 79.maddesi uyarınca düzenlenmesi gereken haciz bildirisinin, davacı ile asıl amme borçlusu … Kimyevi Maddeler Gıda ve Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi arasındaki borç tutarını içermesi gerekirken, tüm vergi borcu üzerinden tanzim edildiği dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)- KARŞI OY :<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Üçüncü Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak ve Hakların Haczi" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasında, hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacak ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle, haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczinin, borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı, tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu, ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağının bildirileceği; üçüncü fıkrasında, haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı ve haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusur olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirilmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı; dördüncü fıkrasında, herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahsın haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda olduğu, menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10. maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebileceği; altıncı fıkrasında da, üçüncü şahsın, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresinin bir yıl içinde, yapılan itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338. maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.<br> Sözü edilen düzenlemelere göre, haciz bildirisine konu borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğunun, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirme zorunluluğunun yerine getirilmemiş olması halinde borcun, adına haciz bildirisi düzenlenenin zimmetinde sayılarak ödeme emrine konu yapılacağı 6183 sayılı Yasanın sözü edilen düzenlemesinin gereğidir. <br>Haciz bildirilerine karşı üçüncü kişilerce herhangi bir nedenle yedi günlük itiraz süresinin itirazsız geçirilmesi halinde ise, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde açılacak menfi tespit davası ile borçlu olunmadığını veya malın elinde bulunmadığının ispat edilebilmesi imkanı bulunmaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davalı idareye vergi borcu bulunan ... Kimyevi Maddeler Gıda ve Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nin hak ve alacağı bulunduğu tespit edilen davacıya, tebliğ edilen haciz bildirisi ile söz konusu hak ve alacağın haczedildiği bildirildiği halde yedi gün içinde itirazda bulunulmadığından mal elinde ve borç zimmetinde sayılarak … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, haciz bildirisinin tebliğinden başlayarak mezkur yasada belirtilen usule uyulmaksızın yedi günlük itiraz süresinin geçirildiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Ancak 6183 sayılı Kanunun 79. maddesiyle, yedi günlük sürede alacaklı tahsil dairesine itirazda bulunmayan üçüncü şahıslara, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla borçlu olmadığını veya malı elinde bulundurmadığını ispat etme imkanı tanınmış olup, itiraz süresi geçtiği için bunu ancak adli yargı yerinde açacağı bir tespit davasıyla ortaya koyabilecek olması karşısında davacı tarafından menfi tespit davasıda açılmadığından kesinleşen haciz bildirimi üzerine adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum. </font></p></body></html>
kira