<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/5490 E.  ,  2023/5199 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/5490<br>Karar No : 2023/5199 <br><br>DAVACI : ... <br><br>DAVALI : ... Bakanlığı <br><br>İSTEMİN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 27/05/2014 tarihli ve 29012 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin iptal edilmesi, Yönetmeliğin gelişen bilişim teknolojilerine uyum sağlayacak şekilde değiştirilerek Çiftçi Kayıt Sistemi işlemlerinin (Türk Medeni Kanunu'nun 691. maddesine uygun kiralama) www.turkiye.gov.tr üzerinden mobil olarak yapılması, bu kapsamda tarımsal desteklerin ( ürün, mazot, gübre ve toprak analizi işlemleri, fark ödeme işlemleri....), icmal işlemleri ile parsellerin kullanımlarının online olarak görülebilmesi, UYAP'ta devam eden davalar arasında Tarım Bakanlığı'nın koordinasyonun sağlanması, muhtar onayının kaldırılması, kiracıya verilen tarımsal destekte hisse sahibinin onayının alınması, Çiftçi Kayıt Sistemi ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarla sulama kayıtlarının birlikte düzenlenmesi, "taahhütname” ve “muvafakatname” belgelerinin kullanılmaması, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde hisse sahibinin taşınmazlarının şeffaf şekilde bizzat kendisi tarafından takip edebilmesinin sağlanması istenilmektedir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... <br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü: <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.<br>İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. <br>Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi halinde, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, her durumda iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusu ortaya konulmalıdır. <br>Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" ve "netice" kısmında Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin iptali istemine yer vermiş ise de, dilekçe içeriğinde dava konusu edilen Yönetmeliğin Ek-6 numaralı ekinde yer alan matbu kira sözleşmesi sebebiyle her hissedarın kendi başına hissesini kiraya verebilmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 691. maddesine ve ilgili Yargıtay kararlarına aykırı olduğu, yine anılan Yönetmeliğin gelişen bilişim teknolojilerine uyum sağlamadığının ileri sürüldüğü, dava dilekçesinin "talebim" kısmında ise Yönetmeliğin tamamı ya da belirli bir kısmına yönelik olarak herhangi bir hukuka aykırılık iddiasına yer verilmeksizin yalnızca Yönetmeliğin bilişim teknolojilerine uygun hale getirilmesinin talep edildiği görülmektedir. <br>Bu haliyle dava dilekçesi kendi içerisinde tutarlılık göstermediğinden, 27/05/2014 tarih ve 29012 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, eğer Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımların dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi, dava konusu işlemin dava dilekçesine eklenmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.<br>Öte yandan, davacı dilekçesinin "talebim" kısmında dava konusu Yönetmeliğin bilişim teknolojilerine uygun hale getirilmesine yönelik taleplerde bulunulmuş ise de, Danıştay ve idare mahkemelerinin yargı yetkisi ''hukuka uygunluk denetimi'' ile sınırlı olup, idari işlem mahiyetinde yargı kararı tesis edilemeyeceğinden, dava dilekçesinin yenilenmesi halinde bu husus da göz önünde bulundurulmalıdır. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,<br>2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, <br>3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> </font></p></body></html>

kira