<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/71 E. , 2023/4613 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/71<br> Karar No : 2023/4613<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediyesi-…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … Reklam Pazarlama A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2017/Ocak ila Aralık dönemleri için ikmalen tarh edilen ilan ve reklam vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun geçici 7. maddesi kapsamında alınan ... tarih ve ... sayılı Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile belirlenen tarifeler doğrultusunda dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı belirtilmiş ise de, söz konusu geçici 7. maddede öngörülen "Cumhurbaşkanınca (02/07/2018 öncesinde Bakanlar Kurulunca) tespit edilecek karar yürürlüğe girinceye kadar" şartının 18/02/2014 tarih ve 28917 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10/02/2014 tarih ve 2014/5896 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin eki karar ile yerine getirildiği ve ışıklı veya projeksiyonlu ilân ve reklamların yıllık m² fiyatının bulvar ve cadde ayrımı yapılmaksızın 80,00 TL olarak belirlendiği, dolayısıyla bu tarihten itibaren 13/12/2013 tarih ve 2296 sayılı Meclis Kararının uygulanmasının mümkün olmadığı, bu durumda, 18/02/2014 tarih ve 28917 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10/02/2014 tarih ve 2014/5896 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin eki karar ile ışıklı veya projeksiyonlu ilân ve reklamların yıllık m² fiyatı 2014 yılı için bulvar ve cadde ayrımı yapılmaksızın 80,00-TL olarak belirlendiği için 2464 sayılı Kanunun 96. maddesinin (A) fıkrasının ikinci paragrafı uyarınca yeniden değerleme oranlarına (2014, 2015, 2016 yılları için sırasıyla %10,11, %5,58, %3,83) göre Mahkemelerince yapılan hesaplama neticesinde dava konusu tarhiyatların ilişkin olduğu 2017 yılı ilân ve reklamların yıllık m2 fiyatının 96,55 TL olduğu, yasal düzenleme uyarınca söz konusu matrahın bu tutarın yarısı olan 48,27 TL olması gerektiği sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu ikmalen tarhiyatın tespit edilen 48,27-TL'lik tarife tutarına göre hesaplanacak kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı, vergi ziyaı cezası yönünden ise; olayda, ihale yoluyla davacı şirkete kiraya verilen reklam alanlarından alınan verginin davacı ile davalı idare arasında imzalanan kira sözleşmesi ve Belediye Meclis Kararıyla belirlendiği, dolayısıyla vergiyi doğuran olayın idarenin tasarrufuna bağlı olarak gerçekleştiğinin açık olduğu, buna göre, davacı şirketin vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi sonucunda verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesinden bahsedilemeyeceğinden, davacı şirket adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu tarhiyatların 48,27/m² TL matraha isabet eden kısmın aşan kısımları ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacıya gönderilen ihbarnamede yer alan vergilerin davacının beyanından sonraki bir tarihte ve re'sen yapılan hesaplamalar sonucunda gerçekleştiğinden, ikmalen tarhiyat niteliğinde olduğunun açık olduğu, re'sen veya ikmalen tarhiyatların ise, ilgiliye ihbarnameyle tebliğ edildiği ve ihbarnamede bulunması gereken unsurların da Yasada teker teker sayıldığı, bu bağlamda, tarhiyatın nedeni, verginin matrahı ve verginin hesaplanma şekli gibi Yasada yer alan zorunlu şartlar bulunmaksızın, sadece belli tutarda verginin tarh edilmesi suretiyle yapılan dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı ilan ve reklam vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davalı İdarenin, davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, dava konusu ilan ve reklam vergisi tarhiyatının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin yaptığı reklamlar için belediyelerine vermiş oldukları beyannamelerin doğruluğunu tesvik etmek ve vergilendirmeye ilişkin yapılacak işlemlere esas teşkil etmek üzere belediyelerinin sınırları içerisinde yapmış oldukları ilan ve reklam işlerine ait faturaların 15 gün süre verilerek ibrazının istenildiği, Covid-19 sebebiyle idarelerinden 2 ay süre istenilmesine rağmen faturaların ibraz edilmediği, bunun üzerine ilgili döneme ilişkin olarak daha önce davacı tarafından düzenlenen ve belediyelerine sunulan bildirimler esas alınmak suretiyle vergi matrahının hesaplanarak dava konusu ihbarnamenin tebliğ edildiği, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 13. maddesindeki ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenlerin, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumlu oldukları düzenlemesi gereği, ilan ve reklam işini mutat meslek olarak yapan davacı şirketin, ilan ve reklam vergisini mükellefler adına belediye yatırmaktan sorumlu olduğu, ayrıca sözleşmeyle vergiye ilişkin hususların belirlenmesinin vergilendirmenin temel ilkesi olan Kanunilik ilkesine aykırı olduğu, bu sebeple de, vergi ceza ihbarnamesine konu ilan ve reklam vergisinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 29. maddesi uyarınca, davacı tarafından 2017 yılında verilen beyanname gereği tespit edilen matrah farkı üzerinden tarh ettirildiğinden sözleşmeyle ilan ve reklam vergisinin belirlendiği gerekçesiyle vergi ziyaı cezasının kesilmesinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmasının yerinde olmadığı, davacının ihbarnameye ilişkin iddia ettiği şekil eksikliklerinin Kanunen ihbarnameyi geçersiz kılmadığı, taraflarınca yapılan işlemlerin Anayasa'ya ve Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, işlem dayanağının hukuki gerekçelerinin somut maddi gerekçeler ile ortaya koyulduğundan yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu vergi ceza ihbarnamesinde, verginin neye göre tahakkuk ettirildiği, nasıl hesaplandığı gösterilmediğinden, ihbarnamede bulunması gerekli unsurları ihtiva etmeyen ihbarname konusu ilan ve reklam vergisi tarhiyatının hukuka aykırı olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Daire kararında belirtilen gerekçe ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, 2017/Ocak ila Aralık dönemleri için ikmalen tarh edilen ilan ve reklam vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 29. maddesinde, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin ikmalen tarh olunacağı, 34.maddesinde, ikmalen ve re'sen tarh edilen vergilerin ihbarname ile ilgililere bildirileceği, 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir.<br> 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 12. maddesinde, Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü İlan ve reklamın ilan ve reklam vergisine tabi olduğu, "Mükellef ve sorumlu" başlıklı 13. maddesinde, ilan ve reklam vergisinin mükellefinin, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişiler olduğu, ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumlu olduğu, 15. maddesinde ise, ilan ve reklam vergisinin tarifeye göre alınacağı, ışıklı veya projeksiyonlu ilân ve reklamlardan her metrekare için yıllık olarak: en az 30,00-TL en fazla 150,00-TL ilan ve reklam vergisi alınacağı, metre kare üzerinden yapılan hesaplamalarda, yarım metreye kadar olan kesirlerin, yarım metrekareye, yarım metrekareyi aşanların ise tam metre kareye tamamlanacağı, ilan ve reklam süresi 6 aydan az olursa vergi miktarının yarısının alınacağı, 6 ayı geçen sürelerin 1 yıl sayılacağı hükme bağlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dosyanın, davacıya ait Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nin E:2023/72 sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile birlikte incelenmesinden; davacı şirketin Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki kent mobilyalarının kiralanması ve bu alanlara ilan ve reklam asma hakkına ilişkin, 12/06/2014 tarihinde yapılan Kent Mobilyalarına Reklam Asma Hakkı İhalesini kazanması üzerine davalı idare ile sözleşme imzaladığı, ilan ve reklam işini mutat meslek olarak yapan davacı şirketin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 13. maddesi gereği, başkaları adına yaptığı ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumlu olması sebebiyle, ilan ve reklamları yaptıran her bir mükelleften, her bir ilan ve reklam için kullanılan birim alana bağlı olarak tarifede 6 aydan kısa süreli kullanımlar için öngörülen tutarda vergi kesip beyanname vermek suretiyle davalı idareye beyan edip ödemesi gerekirken, verginin mükellefiymiş gibi, ilan ve reklam yapılan alanlar üzerinde tüm yıl boyunca tek bir reklam yapılmış gibi hesaplayarak beyan ettiği vergiyi eksik tahakkuk ettirmek suretiyle ödediğinin tespit edilmesi üzerine, davacı şirketten, vergilendirmeye ilişkin yapılacak işlemlere esas teşkil etmek üzere belediyelerinin sınırları içerisinde yapmış oldukları ilan ve reklam işlerine ait faturaların 15 gün süre verilerek ibrazının istenildiği ancak Covid-19 sebebiyle 2 ay süre talep edilmesine rağmen faturaların ibraz edilmediği, bunun üzerine ilgili döneme ilişkin olarak daha önce davacı tarafından davalı belediyeye yapılan reklam alanlarına ilişkin bildirimler esas alınmak suretiyle hesaplanarak, 2017 yılına ilişkin olarak verilen beyannameye göre tarh edilen verginin çıkartılması sonucu bulunan matrah farkı üzerinden 213 sayılı Kanunun 29. maddesi uyarınca ikmalen tarhiyat yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Olayda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu ihbarnamede tarhiyatın nedeni, verginin matrahı ve verginin hesaplanma şekli gibi Yasada yer alan zorunlu şartlar bulunmaksızın, sadece belli tutarda verginin tarh edilmesi suretiyle yapılan dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı ilan ve reklam vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf isteminin reddine, davacının istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ilan ve reklam vergisine konu ihbarnamede tarhiyatın nedeni olarak, 213 sayılı Kanunun 29. maddesi uyarınca tespit olunan matrah farkı üzerinden yapılan ikmalen tarh ve 341. maddede yazılan hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi olduğunun belirtildiği, ayrıca davalı belediyece, davacı şirket tarafından daha önce ilan ve reklamlara ilişkin yapılan bildirimler esas alınmak suretiyle ihbarnamede yer alan ilan ve reklam vergisi tarhiyatının hesaplanmasına ilişkin excel tablolarının dosyaya ibraz edildiği ve anılan tablolarda 2017/Ocak ila Aralık dönemlerinde hangi tarih aralıklarında, hangi mükelleflere ait, hangi reklamları, kaç adet ve hangi tür kent mobilyası kullanılarak, ne kadar süreyle ilan ve reklam yayınlandığının tek tek belirtilmesi suretiyle kullanılan reklam alanlarının toplam m2'sinin hesaplandığı ve yapılan reklamlar 6 aydan kısa süreli olduğu için de hesaplanan verginin yarısının tarh ettirildiğinin belirtildiğinin anlaşıldığı, 2017/Ocak ila Aralık dönemlerinde davacı şirket tarafından yapılan çok sayıda reklamın bulunduğu (örneğin, Aralık dönemi için 71845,50 m2 alanın kullanılması suretiyle yapılan 2513 adet reklamın bulunduğu) ve bu reklamlara ait ayrıntılı hesaplamaların yer aldığı ilan ve reklam vergisi tarhiyatının hesaplanış şeklini gösteren excel tablolarının davalı idare tarafından dava dosyasına sunulması üzerine, davacı tarafından incelenmek ve haklılığını ortaya koymaya yönelik delillerini sunmasına imkan verilmek suretiyle bu eksikliğin yargılama aşamasında giderilebileceği de göz önüne alındığında dava konusu ihbarnamede, binlerce reklama ilişkin yapılan hesaplamanın yer almamasının esasa etkili bir şekil hatası olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, yukarıda belirtilen gerekçeyle davacının istinaf isteminin kabulüne, davalı idarenin ise istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden bozulması gerekmektedir.<br><br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
kira